Trabzon Kanaryaotu ve Allı Gelin bitkisi hastalara şifa olacak

Doğu Karadeniz'in zengin bitki florasını ilaç endüstrisine kazandırmak için yürütülen çalışmalar kapsamında yörede yetişen endemik bitki türlerinden...

Doğu Karadeniz'in zengin bitki florasını ilaç endüstrisine kazandırmak için yürütülen çalışmalar kapsamında yörede yetişen endemik bitki türlerinden Trabzon Kanaryaotu ve Allı gelin bitkisi hastaların derdine çare olmaları için inceleniyor. Çalışmalar olumlu sonuç verirse bu bitkiler kas gevşeticiden yaraların tedavisine kadar olan bir çok şikâyetleri dindirmede ilaç sanayisine kazandırılacak.

Doğu Karadeniz Bölgesinde yetişen endemik bitkilerin ilaç sanayisine kazandırılması için çalışmalar sürüyor.

Yapılan çalışmalar ile ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İlaç Farmasötik Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Sena Sezen, Doğu Karadeniz Bölgesi'nin bitki florasının çeşitlilik bakımından dünyada önemli bir yeri olduğunu söyledi. Sezen, "Türkiye, flora bakımından dünya ülkelerine oranla oldukça güçlü ve ön sıralarda. Özellikle bölgemiz Türkiye'de hatta dünyada ilk sırada yer alıyor diyebiliriz. Dolayısıyla ulusal ve uluslararası seviyede son derece zengin florası olan çok şanslı bir coğrafyadayız. Biz de bu yönde bu bitkilerin ilaç etkilerinin olup olmadığı yönünde araştırmalar yapıyoruz. Bu alanda çeşitli bitki türleri üzerinde çalışan uzman öğretim üyelerimiz var. Bölgemiz endemik bitki bakımından çok zengin. Endemik bitkileri gerek gıda kaynaklı gerek bitkisel kaynaklı, baharat, yiyecek olarak kullanabiliriz. Tabi ki bunların bizi ilgilendiren tarafı ilaç olma potansiyelleri. Dolayısıyla merkezimizde araştırma alanımız kapsamında bölgemizde 2018 yılında Doğa Koruma Milli Parklar tarafından üzerinde çalıştay yapılan bir endemik bitki türü olan Trabzon Kanaryaotu üzerinde bir takım çalışmalar başlattık. Bu bir endemik bitki. Dolayısıyla dünyada çeşitli farklı türleri var ancak bölgemize has endemik bir türü var. Dünyada çeşitli amaçlarla başka ülkelerde kullanılıyor ya da yayılım gösteriyor. Bölgemizdekinin içeriği bilimsel olarak henüz çok net bir araştırması yok. Dolayısıyla bizde içinde ilaç olabilecek etken maddeler var mıdır? sorusuna bilimsel bir cevap vermek üzere bir araştırma grubu oluşturduk. Bu konuda uzman araştırmacılarımız öğretim üyelerimiz çalışmalara başladı" dedi.

"TRABZON KANARYAOTU VE ALLI GELİN BİR ÇOK DERDE DERMAN OLACAK MI?"

Trabzon Kanaryaotu ve Allı gelin türleri üzerinde çalışmaların sürdüğünü ve bunların ilaç etkisinin olup olmadığının en geç 8 ay sonra ortaya çıkacağını ifade eden Sezen, "Trabzon Kanaryaotu ve Allı gelin diye endemik bitkimiz var. Bunlarla ilgili çalışma başlattık. Bunun halk arasında "Böyle birkaç nesildir gelen bir kullanımı var mı ? Bundan hareket edebilir miyiz" dedik ve Bu iki bitkiden bir tanesinin halk arasında karın ağrısı, kramp bazen hamilelik döneminde kullanılma gibi bir takım etkileri olduğunu öğrendik. Literatürden de gördük. Diğer bitki de yarayı iyi edici amaçla kullanılıyor. Bu halk arasında böyle bir değişik bu bitkinin değişik türlerinin kullanıldığı ülkelerde de benzer bir kullanım var. Dolayısıyla bizde bundan hareketle bilimsel hipotezlerimizi kuruyoruz. Bu bitkilerin içerisinde bir takım kas gevşetici etkisi var mıdır? diye bakıyoruz. Trabzon Kanarya otu için. Allı gelin içinde antienflamatuar enflamasyon giderici bir etkisi var mıdır? varsa bu hangi maddeden kaynaklanıyordur ? şeklinde bilimsel sistematik yöntemlerle araştırıyoruz. Böyle bir etki çıkabilir, çıkmayadabilir. Bizim amacımız bunu araştırmak" diye konuştu.

Bu yöndeki çalışmaların imzalanan protokolle geçen yılın Nisan ayında başladıklarını belirten Sezen, "Çalışmalara 2019 yılının Nisan ayında başladık. Yaklaşık 18 aylık bir süre ön görüyoruz. Çünkü uygun dönemde bitkilerin toplanması gerekiyor. Bitkilerin izinlerini özel alarak kontrollü bir şekilde topladık. Bununla ilgili projedeki ekibimiz ekstrelerini hazırladı. Biz onları deney hayvanları üzerinde yine özel izinlerle alınan bilimsel bir takım çalışmaları deneysel olarak laboratuvarlarımızda yapmaya başladık. Şu aşamada yaklaşık 6-8 ay içerisinde net sonuçlar alacağımızı planlıyoruz. Bunun garantisini veremiyoruz ancak bir işi bilimsel doğru sistematik yaptığımız zaman bu kullanımın altında gerçek bir neden var mıdır? yada sadece halk arasında gelen alışkanlık mıdır amacımız bunu bulmak. Bir şey çıkmasını umut ediyoruz. Bir moleküle ulaşabilmeyi umut ediyoruz" ifadelerini kullandı.

(Bekir Koca/İHA)

Kaynak: İHA

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sağlık Haberleri