• Haberler
  • Teknoloji
  • Savaşın gölgesinde şirketler dijital ikizle ayakta kalmaya çalışıyor

Savaşın gölgesinde şirketler dijital ikizle ayakta kalmaya çalışıyor

Küresel krizlerin derinleştiği dönemde şirketler, tedarik zincirlerini korumak için dijital ikiz teknolojisine yöneliyor.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Küresel jeopolitik gerilimler ve savaşlar, tedarik zincirlerinde ciddi kırılmalara yol açarak şirketlerin maliyetlerini artırıyor.
  • Şirketler, artan riskleri yönetmek ve stratejik stok yönetimi yapmak için dijital ikiz teknolojisine yöneliyor.
  • TÜSAYDER Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan, 1400 üyesiyle firmaların risk yönetimine odaklanmasının önemini vurguladı.

Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, tedarik zincirlerinde ciddi kırılmalara yol açarken, şirketler bu belirsizliğe karşı teknolojik çözümlerle ayakta kalmaya çalışıyor. Özellikle savaşın etkisiyle lojistik hatlarda yaşanan aksaklıklar, firmaları “dijital ikiz” teknolojisine yönlendiriyor. Bu sistemler sayesinde şirketler, tedarik süreçlerinin sanal kopyalarını oluşturarak olası riskleri önceden analiz edebiliyor.

Türkiye’nin önde gelen satın alma profesyonellerini bir araya getiren ve 1400 üyesiyle faaliyet gösteren TÜSAYDER, bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Türkiye’nin en büyük ilk 500 firmasının satın alma yöneticilerini aynı çatı altında buluşturan dernek, şirketlerin krizlere karşı daha dayanıklı hale gelmesi için yeni nesil çözümleri gündeme taşıyor.

ABD-İsrail ittifakı ile İran arasında yaşanan savaşın ardından Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin büyük ölçüde azalması, küresel enerji akışını neredeyse durma noktasına getirdi. Bu gelişme yalnızca enerji piyasalarını değil, üretimden lojistiğe kadar pek çok sektörü etkileyerek maliyetlerin hızla yükselmesine neden oldu.

TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan, yaşanan sürecin tedarik zincirlerinde domino etkisi yarattığını belirterek, “Enerji fiyatlarındaki artış yalnızca nakliyeyi değil, üretimin tüm aşamalarını etkiliyor. Bu durum, şirketlerin maliyetlerini öngörülemez hale getirirken, finansal yükü de artırıyor. Artık firmalar sadece üretime değil, aynı zamanda risk yönetimine de odaklanmak zorunda kalıyor” dedi.

Küresel ticaretteki yavaşlamaya da dikkat çeken Sarıdoğan, mal ticaretindeki büyümenin ciddi şekilde gerilediğini belirterek, özellikle ithalata bağımlı üretim yapan şirketlerin bu süreçten daha fazla etkilendiğini ifade etti. Artan maliyetler ve lojistik gecikmeler, şirketlerin tedarik planlarını yeniden şekillendirmesine neden oluyor.

Bu süreçte klasik “tam zamanında üretim” modelinin yerini daha temkinli yaklaşımların aldığını vurgulayan Sarıdoğan, firmaların artık stratejik stok yönetimine yöneldiğini söyledi.

Sarıdoğan, “Eskiden stok yapmak maliyet olarak görülüyordu ancak bugün üretimin durmasının maliyeti çok daha yüksek. Bu nedenle şirketler ‘her ihtimale karşı’ stok yapmaya başladı. Ancak burada önemli olan depoyu doldurmak değil, doğru ürünü doğru miktarda stoklayabilmektir. Bunu sağlayan en önemli araç ise dijital ikiz teknolojisidir” ifadelerini kullandı.

Dijital ikiz sistemlerinin sunduğu avantajlara değinen Sarıdoğan, bu teknolojinin şirketlere hızlı karar alma imkânı sağladığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Dijital ikiz, bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturur. Bu sayede olası kriz senaryoları önceden test edilebilir. Örneğin bir lojistik hattı kapandığında alternatif rotalar saniyeler içinde belirlenebilir. Günümüzde bu sistemler yalnızca analiz yapmakla kalmıyor, aynı zamanda otonom kararlar alarak süreçleri yönetebiliyor. Gelecekte güçlü olan şirketler, bu teknolojileri hızlı adapte edebilenler olacak.”

Şirketlerin artık manuel süreçlerle yönetilemeyeceğini vurgulayan Sarıdoğan, satın alma süreçlerinin stratejik bir savunma hattına dönüştüğünü belirtti. Türkiye’nin üretim gücünün korunması için alternatif tedarik kaynaklarının oluşturulmasının önemine dikkat çeken Sarıdoğan, firmaların dijital dönüşümle birlikte krizlere karşı daha dirençli hale gelebileceğini ifade etti.

Öte yandan yapay zekâ ve dijital dönüşümün satın alma süreçlerine etkisi, 11 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’da düzenlenecek “Satın Almanın Yeni Çağı” temalı zirvede ele alınacak. Sektör temsilcilerinin bir araya geleceği etkinlikte, tedarik zincirinde otonom sistemlerin rolü ve geleceğin iş modelleri kapsamlı şekilde değerlendirilecek.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme