Rusya gerçekten süper güç değil mi? Kallas neden bu kadar net konuştu?
AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Münih Güvenlik Konferansı'nda Rusya'nın askeri ve ekonomik olarak yıprandığını savundu.
Almanya’da düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Avrupa’nın küresel sahnede daha güçlü bir aktör olması gerektiğini vurguladı. “Avrupalılar toplanın!” başlıklı panelde konuşan Kallas, Marvel evrenine gönderme yaparak Avrupa’yı “Yenilmezler” benzeri bir birlik ruhuna davet etti.
Avrupa’nın içinde bulunduğu dönemin zorlu olduğuna dikkat çeken Kallas, mücadelenin yalnızca refah ya da yaşam standartları için değil, Avrupa tarihinden çıkarılan dersler için de verildiğini söyledi. Avrupa’nın değerlerini savunma konusunda kararlı olması gerektiğini belirten Kallas, kıtanın “medeniyet açısından çöküşte” olduğu yönündeki eleştirileri reddetti. AB’ye katılım isteğinin hâlâ güçlü olduğunu ifade eden Kallas, Birliğin küresel rolünü daha da artırması gerektiğini dile getirdi.
Avrupa’nın yeniden “özne olma kapasitesini” kazanması gerektiğini belirten Kallas, bunun temel şartının savunma alanında güçlenmek olduğunu söyledi. Ukrayna’daki savaşın yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını vurgulayan Kallas, Rusya’nın siber saldırılar, enerji politikaları, dezenformasyon ve sabotaj girişimleriyle Avrupa’yı istikrarsızlaştırmaya çalıştığını ifade etti. Bu çerçevede AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile birlikte yeni bir Avrupa güvenlik stratejisi üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
Rusya’ya ilişkin değerlendirmesinde ise oldukça net konuşan Kallas, “Rusya bir süper güç değil” dedi. On yılı aşkın süredir devam eden çatışma ve dört yılı aşan tam ölçekli savaşın ardından Moskova’nın 2014 sınırlarının ötesinde kayda değer bir ilerleme sağlayamadığını belirten Kallas, savaşın Rusya’ya ağır bir maliyet yüklediğini savundu. Ekonominin baskı altında olduğunu, Avrupa enerji piyasalarından kopuş yaşandığını ve ciddi insan kayıpları verildiğini ifade etti. En büyük riskin ise Rusya’nın savaş alanında elde edemediğini müzakere masasında kazanması olduğunu dile getirdi.
Kallas, olası bir barış sürecinde Rusya’nın maksimalist taleplerinin kabul edilemeyeceğini belirterek, Ukrayna ordusuna getirilecek sınırlamaların tek taraflı olmaması gerektiğini söyledi. Savaş suçlarının cezasız kalmaması, zararların tazmin edilmesi ve zorla götürülen Ukraynalı çocukların iade edilmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa’nın ikinci önceliğinin doğu ve güney komşuluk bölgesinde istikrar olduğunu belirten Kallas, genişleme politikasını “Rus emperyalizminin panzehiri” olarak tanımladı. Sovyet etkisinden çıkarak AB’ye katılan ülkelerin ekonomik olarak Rusya’dan daha hızlı büyüdüğünü hatırlatan Kallas, genişlemenin yalnızca teknik değil, aynı zamanda jeopolitik bir karar olduğunu söyledi.
Üçüncü önceliğin ise küresel ortaklıklar olduğunu belirten Kallas, AB’nin yaklaşık 80 ülkeyle serbest ticaret anlaşması bulunduğunu ve güvenlik ile savunma alanlarında da iş birliklerini artırdıklarını ifade etti.
ABD ile ilişkiler konusunda da değerlendirmelerde bulunan Kallas, transatlantik bağların süreceğini ancak her konuda tam mutabakatın mümkün olmadığını dile getirdi. Ortak Avrupa ordusu fikrine temkinli yaklaşan Kallas, mevcut ulusal orduların NATO çatısı altında zaten koordineli olduğunu belirterek yeni bir yapılanma yerine NATO’nun Avrupa ayağının güçlendirilmesine odaklanılması gerektiğini söyledi.
Avrupa’nın küresel bir süper güç olabilmesi için birlik içinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kallas, 27 üye ülkenin farklı siyasi dinamiklere sahip olmasının karar alma süreçlerini zorlaştırdığını ifade etti. Daha etkili ve hızlı karar alma mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu belirten Kallas, bunun siyasi cesaret gerektirdiğini kaydetti.
AB’nin genişlemesinin her zaman jeopolitik bir boyutu olduğunu söyleyen Kallas, Ukrayna’nın üyeliğinin de yalnızca teknik reform süreciyle sınırlı değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Karadağ ve Arnavutluk gibi uzun süredir bekleyen ülkelerle sürecin ilerleyebileceğini belirten Kallas, Ukrayna için ise henüz somut bir üyelik tarihi verilmediğini sözlerine ekledi.
Bakmadan Geçme