<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Ağrı Haber | Ağrı Haberleri | Karaköse Haber</title>
      <link>https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Ağrı haber sitesi, Ağrı son dakika haberlerini, güncel haberleri en hızlı şekilde tarafsız olarak sunar. Ağrı haberlerini Karaköse Haber'de takip edin.</description>
      <category>Newspaper - Teknoloji</category>
      <lastBuildDate>Fri, 18 Sep 2026 16:27:53 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.karakosehaber.com/rss/haberler/teknoloji/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Okula dönüş telaşı dolandırıcıların hedefinde: Ailelere 5 kritik uyarı]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/okula-donus-telasi-dolandiricilarin-hedefinde-ailelere-5-kritik-uyari/232615/</link>
            <description><![CDATA[Okulların açılmasıyla artan alışveriş, kargo ve cihaz kullanımını fırsata çevirmeye çalışan dolandırıcılara karşı uyaran Alev Akkoyunlu, ailelerin çocuklarını ve hesaplarını korumak için alması gereken 5 önlemi sıraladı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/okula-donus-telasi-dolandiricilarin-hedefinde-ailelere-5-kritik-uyari/232615/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 15:36:58 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla ailelerin kırtasiye, kıyafet, tablet, bilgisayar ve diğer ihtiyaçlara yönelik alışverişleri hız kazanırken, internet üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde dolandırıcılık riski de artıyor.</p><p>Üniversite öğrencilerinin ders kitabı, yurt, kiralık ev, staj ve yarı zamanlı iş arayışları da kötü niyetli kişilerin kullanabileceği alanlar arasında bulunuyor. Sosyal medyada piyasa değerinin çok altında fiyatlarla sunulan elektronik ürünlerden gerçekte var olmayan kiralık evlere, sahte kargo mesajlarından kişisel bilgileri ele geçirmeyi amaçlayan bağlantılara kadar farklı yöntemler kullanılabiliyor.</p><p>Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, okula dönüş dönemindeki yoğunluğun dolandırıcıların kullandığı aciliyet ve cazip teklif yöntemlerini daha etkili hale getirebildiğine dikkat çekti.</p><p>Akkoyunlu, 'Bu dönemdeki tuzakların en tehlikeli yanı, günlük hayatın olağan işlerinin arasına gizlenmeleridir. Bir indirim kampanyası, bir kargo bildirimi veya resmi bir kurumdan geliyormuş gibi görünen bir mesaj şeklinde karşımıza çıkarlar. Bu nedenle para ya da kişisel bilgi söz konusu olduğunda ilk yapılması gereken şey yavaşlamaktır. Alışılmadık derecede iyi bir fırsat veya aciliyet hissi yaratan her mesaj bir uyarı işareti olarak görülmelidir' dedi.</p><strong>Sahte kampanya ve kargo mesajlarına dikkat</strong><p>Alev Akkoyunlu, özellikle tablet, dizüstü bilgisayar ve telefon gibi fiyatı yüksek ürünlerin alışverişinde sosyal medya üzerinden karşılaşılan aşırı indirimli tekliflere karşı dikkatli olunmasını istedi.</p><p>Alışveriş yapılacak satıcının araştırılması, ürün fiyatının bilinen mağazalardaki rakamlarla karşılaştırılması ve internet sitesindeki adres ile iletişim bilgilerinin kontrol edilmesi gerekiyor. Ödemeyi yalnızca doğrudan IBAN üzerinden isteyen, geri sayım sayaçlarıyla müşteriyi hızlı karar vermeye zorlayan veya sadece sosyal medya hesabı üzerinden satış gerçekleştiren hesaplara karşı temkinli olunması önem taşıyor.</p><p>Okula dönüş döneminde alışverişlerin artmasıyla sahte kargo bildirimleri de başka bir risk oluşturuyor. 'Kargonuz teslim edilemedi' veya 'Teslimat ücretini ödeyin' şeklindeki mesajlarda bulunan bağlantılar kişisel veya banka bilgilerini ele geçirmek amacıyla kullanılabiliyor.</p><p>Akkoyunlu, bu tür mesajlardaki bağlantılara tıklamak yerine sipariş durumunun doğrudan kargo firmasının resmi uygulamasından veya alışveriş yapılan platformdan kontrol edilmesini öneriyor.</p><strong>Çocukların cihaz ve hesaplarını kontrol edin</strong><p>Yeni eğitim döneminde çocukların kullanacağı telefon, tablet ve bilgisayarların güvenlik açısından da hazırlanması gerekiyor. İşletim sistemleri ve uygulamaların güncel tutulması, mümkünse otomatik güncellemenin aktif hale getirilmesi alınabilecek önlemler arasında yer alıyor.</p><p>E-posta, sosyal medya ve oyun hesaplarında güçlü ve birbirinden farklı şifrelerin kullanılması ile iki aşamalı doğrulamanın etkinleştirilmesi hesap güvenliğini artırabiliyor. Çocuklara doğrulama kodlarını başka kişilerle paylaşmamaları gerektiğinin anlatılması da önem taşıyor.</p><p>Sosyal medya paylaşımlarında kişisel bilgilerin farkında olmadan açığa çıkabileceğine dikkat çeken Akkoyunlu, okulun ilk gününde paylaşılan sıradan bir fotoğrafın dahi çocuğun okulu, sınıfı veya bulunduğu yer hakkında bilgi verebileceğini belirtiyor. Bu nedenle takipçi listelerinin kontrol edilmesi, gereksiz konum paylaşımının kapatılması ve uygulamaların kamera, mikrofon ile fotoğraflara erişim izinlerinin gözden geçirilmesi öneriliyor.</p><p>Özellikle üniversiteye yeni başlayan ve başka bir şehre taşınan gençler açısından kiralık ev ve iş ilanları da risk oluşturabiliyor. Akkoyunlu, öğrencilerin evi görmeden ve kiraya veren kişinin bilgilerini doğrulamadan depozito göndermemesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p><p>Piyasa değerinin çok altında kiraya verilen evler, konutu göstermeyi reddeden veya şehir dışında bulunduğunu öne süren ilan sahipleri karşısında dikkatli olunması gerekiyor. Benzer yöntemlerin staj ve yarı zamanlı iş ilanlarında da kullanılabileceğini belirten Akkoyunlu, gerçek bir işverenin işe alım karşılığında adaydan ücret istemeyeceğini hatırlatıyor.</p><strong>Şüpheli bağlantılarda acele karar vermeyin</strong><p>Akkoyunlu, ailelerin okula dönüş döneminde yalnızca fiziksel ihtiyaçlara değil, dijital güvenliğe de hazırlık yapmasının önem taşıdığını belirtiyor. Şüpheli mesaj, e-posta ve bağlantıların açılmadan önce kontrol edilmesi, zararlı ve oltalama amaçlı internet sitelerine karşı güvenlik önlemlerinin alınması gerekiyor.</p><p>Çocukların internette geçirdiği sürenin ve erişebildiği içeriklerin yaşlarına uygun şekilde yönetilmesi de dijital güvenliğin önemli parçaları arasında gösteriliyor.</p><p>Alev Akkoyunlu, özellikle ödeme yapılmasını veya kişisel bilgi paylaşılmasını isteyen mesajlarda acele edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, cazip indirimler, acil ödeme talepleri ve beklenmedik kargo bildirimlerinin doğruluğunun işlem yapılmadan önce resmi kanallardan kontrol edilmesini öneriyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/okula-donus-telasi-dolandirici_1789303016_f4XeKV.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Okula dönüş telaşı dolandırıcıların hedefinde: Ailelere 5 kritik uyarı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/okula-donus-telasi-dolandirici_1789303016_f4XeKV.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bu marketlerde kasiyer yok, çalışan yok: Marketleri artık robotlar işletiyor]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/bu-marketlerde-kasiyer-yok-calisan-yok-marketleri-artik-robotlar-isletiyor/232614/</link>
            <description><![CDATA[Hong Kong’da eylül ayında hizmete giren ve tüm operasyonları yapay zekâ destekli robotlar tarafından yürütülen 3 market, 24 saat kesintisiz hizmet ve çok dilli iletişim özellikleriyle müşterilerin ve teknoloji meraklılarının yoğun ilgisini çekti.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/bu-marketlerde-kasiyer-yok-calisan-yok-marketleri-artik-robotlar-isletiyor/232614/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 14:56:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yapay zek ve robot teknolojilerinin günlük yaşamda kullanım alanı genişlemeye devam ederken, Hong Kong&#39;da perakende sektöründe dikkat çeken yeni bir uygulama hayata geçirildi. Tamamen robotlar tarafından işletilen ilk marketler eylül ayında müşterilerine kapılarını açtı.</p><p>Pekin merkezli robot teknolojileri şirketi Galbot tarafından geliştirilen yapay zek destekli 'Xiao Gai' adlı robotların görev yaptığı 3 markette, geleneksel mağazacılık anlayışından farklı bir sistem uygulanıyor.</p><p>İnsan çalışanların yerine robotların görev yaptığı marketler, açılışlarının ardından özellikle yeni teknolojileri deneyimlemek isteyen ziyaretçilerin ilgi odağı haline geldi. Müşteriler alışveriş yaparken aynı zamanda yapay zek destekli robotların çalışma biçimini yakından görme fırsatı buluyor.</p><strong>Marketlerde bütün görevleri robotlar üstleniyor</strong><p>Projeyi farklı kılan en önemli özelliklerden biri, market içerisindeki görevlerin robotlar tarafından yerine getirilmesi oldu. Yapay zek desteğiyle çalışan sistem, perakende sektöründe insan gücüne ihtiyaç duyulmadan hizmet sunulmasına yönelik yeni bir model ortaya koyuyor.</p><p>'Xiao Gai' adı verilen robotların farklı dillerde iletişim kurabilmesi de sistemin dikkat çeken özellikleri arasında yer alıyor. Hong Kong gibi farklı ülkelerden çok sayıda ziyaretçinin bulunduğu bir bölgede çok dilli iletişim kabiliyetinin müşteri deneyimini kolaylaştırması hedefleniyor.</p><p>Robotların yorulmadan ve vardiya değişimine ihtiyaç duymadan çalışabilmesi sayesinde marketler 24 saat kesintisiz hizmet verebiliyor. Bu özellik, geleneksel market işletmeciliğindeki çalışma saatleri ve personel planlamasından farklı bir model oluşturuyor.</p><strong>24 saat robotlu alışveriş dönemi</strong><p>Hong Kong&#39;da uygulamaya konulan sistem henüz deneme aşamasında bulunuyor. Bu nedenle robotların günlük operasyonlardaki performansı kadar müşterilerin sisteme yaklaşımı ve projenin ekonomik sürdürülebilirliği de yakından takip ediliyor.</p><p>İlk günlerde ortaya çıkan yoğun ilgi ise robotların yalnızca endüstriyel üretim alanlarında değil, tüketicilerle doğrudan iletişim kurulan hizmet sektörlerinde de daha görünür hale gelebileceğini gösteriyor.</p><p>Robotların çok dilli iletişim yeteneği ve günün 24 saati hizmet sunabilmesi marketleri ziyaret eden müşterilerin de ilgisini çekti. Uygulamanın başarılı olması halinde benzer sistemlerin farklı noktalarda yaygınlaştırılması planlanıyor.</p><strong>Başarılı olursa robot marketlerin sayısı artacak</strong><p>Tamamen robotlar tarafından işletilen marketlerin geleceğinin, deneme sürecinden elde edilecek sonuçlara göre şekillenmesi bekleniyor. Modelin ticari açıdan uygulanabilir olduğunun ortaya konulması durumunda robot marketlerin sayısının artırılması hedefleniyor.</p><p>Hong Kong&#39;daki uygulama, yapay zek ile robot teknolojilerinin günlük hayatın sıradan bir parçası haline gelmesi açısından da dikkat çekiyor. Daha önce fabrikalar, depolar ve lojistik merkezlerinde yoğun şekilde kullanılan robotların doğrudan müşterilere hizmet veren marketlerde görev almaya başlaması, perakende sektöründeki teknolojik dönüşümün yeni örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><p>Deneme sürecinin başarılı sonuçlanması halinde tamamen robotlarla çalışan market modelinin daha geniş bir alana yayılması ve benzer uygulamaların perakende sektöründe daha fazla kullanılmaya başlanması bekleniyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bu-marketlerde-kasiyer-yok-cal_1789300586_OetJXW.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bu marketlerde kasiyer yok, çalışan yok: Marketleri artık robotlar işletiyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/bu-marketlerde-kasiyer-yok-cal_1789300586_OetJXW.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Anthropic CEO’sundan yapay zekâ için kritik çağrı: Kontrollü şekilde yavaşlatılmalı]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/anthropic-ceo-sundan-yapay-zeka-icin-kritik-cagri-kontrollu-sekilde-yavaslatilmali/232613/</link>
            <description><![CDATA[Anthropic CEO’su Dario Amodei, yapay zekânın mevcut gelişim hızının kontrol kaybı, siber saldırılar, biyoterörizm ve ekonomik bozulma gibi ciddi riskler doğurabileceğini belirterek sektörün bilinçli ve koordineli biçimde yavaşlatılması çağrısında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/anthropic-ceo-sundan-yapay-zeka-icin-kritik-cagri-kontrollu-sekilde-yavaslatilmali/232613/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 14:51:43 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Claude adlı yapay zek sohbet aracının geliştiricisi ABD merkezli Anthropic&#39;in CEO&#39;su Dario Amodei, yapay zek teknolojilerindeki hızlı ilerlemenin beraberinde getirebileceği tehlikelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Kendi internet sitesinde yayımladığı makalede yapay zeknın insanların yaşam kalitesini önemli ölçüde yükseltebilecek bir teknoloji olduğunu belirten Amodei, bununla birlikte hızlı gelişimin kontrol edilmemesi halinde ciddi güvenlik sorunlarının ortaya çıkabileceğini savundu.</p><p>Amodei, olası riskler arasında yapay zek sistemleri üzerindeki insan kontrolünün kaybedilmesi, teknolojinin siber saldırılarda veya biyoterörizm amacıyla kullanılması ve geniş çaplı ekonomik bozulmaların yaşanmasını gösterdi.</p><p>Yapay zeknın gelişim hızının bilinçli şekilde azaltılması gerektiğini savunan Amodei, 'Yapay zeka modellerinin yeteneklerini geliştirme hızımızı yavaşlatmamız gerekiyor. Bu şekilde de ilerleme hızlı görünmeye devam edecektir. Bu şekilde kazandığımız zamanı ise akıllıca kullanmamız gerekecek' ifadelerini kullandı.</p><strong>'Kontrol kapasitemizi aşabilir'</strong><p>Yapay zek teknolojilerinin son aylarda dikkat çekici ölçüde hızlı ilerlediğini belirten Amodei, sistemlerin kendi performanslarını geliştirebilme yeteneklerinin de giderek güçlendiğine dikkat çekti.</p><p>Yapay zeknın dinamik şekilde kendisini iyileştirebilmesinin yeni riskler ortaya çıkarabileceğini savunan Amodei, kontrolsüz ilerleme halinde sistemlerin insanlar tarafından anlaşılması ve denetlenmesinin giderek zorlaşabileceğini ifade etti.</p><p>Amodei, 'Kontrol edilmeden bırakılırsa, bu durum bu sistemleri anlama ve kontrol etme kapasitemizi aşabilir. Bu nedenle, ilerlemeyi sürdürmek gerekiyorsa bile bu, son derece dikkatli bir şekilde yapılmalı' değerlendirmesinde bulundu.</p><strong>Amodei&#39;den 'yapay zek ajanları' uyarısı</strong><p>Amodei, makalesinde deneysel yapay zek ajanlarının test ortamlarındaki davranışlarına ilişkin örneklere de yer verdi. Yapay zek ajanlarının belirlenen görevlerin dışına çıkarak beklenmeyen davranışlar sergilemesinin gelecekte daha büyük güvenlik sorunlarına dönüşebileceğini öne sürdü.</p><p>Bazı deneysel sistemlerde yapay zek ajanlarının kolektif hareket ederek kendilerine doğrudan saldırı talimatı verilmemesine rağmen farklı hedeflere yöneldiğini aktaran Amodei, bu tür olayların mevcut sistemlerde sınırlı sonuçlar doğurmasının gelecekte de aynı şekilde kalacağı anlamına gelmediğini savundu.</p><p>Yapay zek yeteneklerinin gelişme hızına işaret eden Amodei, '6-12 ay içinde kontrolden çıkmış yapay zeka ajanlarından oluşan böyle bir sürünün kalıcı bir botnet aracılığıyla tüm interneti ele geçirebilecek kapasiteye ulaşmasından ve potansiyel olarak yüz milyarlarca dolarlık zarara yol açmasından endişe ediyorum' ifadelerini kullandı.</p><strong>Şirketlere bağımsız denetçi önerisi</strong><p>Dario Amodei, yapay zek teknolojilerindeki ilerlemenin tamamen durdurulması yerine kontrollü ve dengeli şekilde sürdürülmesi gerektiğini savundu. Bunun için güvenlik tedbirlerinin güçlendirilmesi ve yapay zek sektöründe küresel ölçekte koordinasyon sağlanmasını önerdi.</p><p>Amodei&#39;nin önerileri arasında yapay zek şirketlerinde bağımsız denetçilerin görev yapması, sektör genelinde ortak güvenlik standartlarının oluşturulması ve gelişim hızına belirli sınırlar getirilmesi de yer aldı.</p><p>Yeni yapay zek modellerinin kullanıma sunulmadan önce kapsamlı güvenlik testlerinden geçirilmesi gerektiğini belirten Amodei, sistemlerin özellikle siber güvenlik, biyoloji ve uyum riskleri açısından değerlendirilmesini istedi.</p><p>Amodei, yapay zekdaki ilerlemenin devam edebileceğini ancak teknolojinin ulaştığı hız nedeniyle güvenlik ve kontrol mekanizmalarının da aynı ölçüde güçlendirilmesi gerektiğini savundu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/anthropic-ceo-sundan-yapay-zek_1789300302_xG7Y9M.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Anthropic CEO’sundan yapay zekâ için kritik çağrı: Kontrollü şekilde yavaşlatılmalı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/anthropic-ceo-sundan-yapay-zek_1789300302_xG7Y9M.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İşe alımda yapay zeka dönemi: 22 bin başvuru değerlendirildi]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/ise-alimda-yapay-zeka-donemi-22-bin-basvuru-degerlendirildi/232592/</link>
            <description><![CDATA[Doğuş Teknoloji, işe alımdan kariyer planlamasına kadar insan kaynakları süreçlerinde yapay zekanın kullanımını artırırken, “Geleceğe Giriş 2026” programına yapılan 22 binin üzerindeki başvurunun değerlendirilmesinde kullanılan yapay zeka destekli sistemlerle görüşme sürecinin yüzde 30 daha kısa sürede tamamlandığını açıkladı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/ise-alimda-yapay-zeka-donemi-22-bin-basvuru-degerlendirildi/232592/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 21:21:40 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yapay zekanın iş dünyasındaki kullanım alanları genişlerken, şirketlerin çalışan seçme, geliştirme ve kariyer planlama yöntemleri de değişmeye başladı. Doğuş Teknoloji de yapay zekayı işe alım, yetenek gelişimi, performans ve kariyer yönetimi süreçlerinin bir parçası haline getiriyor.</p><p>Şirket, yapay zeka destekli araçlardan yalnızca mevcut süreçleri hızlandırmak için değil, gelecekte ihtiyaç duyulabilecek yetkinlikleri belirlemek ve çalışanlara kişiselleştirilmiş gelişim yolları oluşturmak amacıyla da yararlanıyor.</p><p>Uygulamanın en dikkat çeken örneklerinden biri Doğuş Teknoloji&#39;nin genç yeteneklere yönelik 'Geleceğe Giriş 2026' programında yaşandı.</p><p>Programa yapılan 22 binin üzerindeki başvurunun yönetilmesinde yapay zeka tabanlı video mülakat araçları ile aday arama ajanları kullanıldı. Böylece yüksek sayıdaki başvurunun daha hızlı ve sistematik biçimde değerlendirilmesi sağlandı.</p><p>Yapay zeka desteğiyle yürütülen süreç sonucunda görüşmelerin planlanan süreden yüzde 30 daha kısa zamanda tamamlandığı belirtildi.</p><strong>Son kararı yine insan veriyor</strong><p>Sistemde yapay zekanın özellikle yüksek hacimli verilerin analiz edilmesi, sınıflandırılması ve önceliklendirilmesi aşamalarında kullanıldığı kaydedildi.</p><p>Bu yöntemle işe alım ekiplerinin operasyonel iş yükünün azaltılması, çalışanların insan değerlendirmesi gerektiren aşamalara ve stratejik kararlara daha fazla zaman ayırması amaçlanıyor. Şirketin uyguladığı modelde teknoloji değerlendirme sürecine destek verirken nihai karar insan tarafından veriliyor.</p><p>Doğuş Teknoloji, yapay zekadan yalnızca yeni çalışanların işe alınması aşamasında yararlanmıyor. Aynı yaklaşım yetenek gelişimi ve kariyer yönetiminde de kullanılıyor.</p><p>Çalışanların mevcut görevlerinin yanı sıra sahip oldukları yetkinlikler, gelişime açık yönleri ve gelecekte üstlenebilecekleri roller değerlendiriliyor.</p><p>Şirket, çalışanların kariyer ve gelişim planları ile önümüzdeki iki-üç yıllık dönemde ortaya çıkabilecek yetkinlik ihtiyaçlarını bir araya getirmeyi hedefliyor. Yapay zeka destekli ajanlar da mevcut yetkinliklerin belirlenmesinden gelecekte ihtiyaç duyulacak becerilerin öngörülmesine ve kişiselleştirilmiş gelişim alanlarının oluşturulmasına kadar farklı aşamalarda kullanılıyor.</p><strong>'Geleceğin organizasyonlarını bugünün tanımlarıyla yönetemeyiz'</strong><p>Doğuş Teknoloji Yetenek ve Kültürden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nağme Babalık, iş dünyasındaki dönüşümün yalnızca pozisyonları değil, çalışanlardan beklenen yetkinlikleri de değiştirdiğini belirtti.</p><p>Babalık, 'Geleceğin organizasyonlarını bugünün tanımlarıyla yönetemeyiz. Önümüzdeki dönemde pozisyonlardan çok yetkinlikleri ve potansiyeli, deneyimden çok öğrenme çevikliğini konuşacağız. Bu nedenle yalnızca bugünün yetenek ihtiyacına değil; yapay zeka ile hangi rollerin dönüşeceğine, hangi yetkinliklerin önem kazanacağına ve çalışma arkadaşlarımızı bu değişime nasıl hazırlayacağımıza da bakıyoruz.' dedi.</p><strong>İki-üç yıl sonrasının ihtiyaçları dikkate alınıyor</strong><p>Çalışanların kariyer planlamasında yalnızca mevcut pozisyonların esas alınmadığını vurgulayan Babalık, yapay zeka destekli ajanlarla gelecekte ihtiyaç duyulacak yetkinliklerin de belirlenmeye çalışıldığını ifade etti.</p><p>Babalık, çalışanlar için daha kişiselleştirilmiş gelişim ve kariyer planları oluşturduklarını belirterek, bu planlamalarda organizasyonun önümüzdeki iki-üç yıl içerisinde ihtiyaç duyacağı yetkinliklerin de hesaba katıldığını kaydetti.</p><strong>Yapay zeka okuryazarlığı tüm çalışanları ilgilendiriyor</strong><p>Doğuş Teknoloji&#39;de yapay zeka okuryazarlığının temel yetkinliklerden biri olarak değerlendirildiğini aktaran Babalık, yapay zekanın yalnızca teknik ekiplerin çalışma alanı olmadığına dikkat çekti.</p><p>İnsan kaynaklarından finansa, pazarlamadan satışa kadar farklı birimlerin yapay zekayla dönüşüm içerisinde olduğunu belirten Babalık, çalışanlardan yalnızca yeni teknolojik araçları kullanmalarının değil, doğru problemi tespit ederek yapay zeka desteğiyle elde ettikleri sonuçları iş çıktısına dönüştürmelerinin beklendiğini ifade etti.</p><strong>'Teknik uzmanlık tek başına yeterli olmayacak'</strong><p>Yapay zekanın merkezde olduğu yeni çalışma döneminde teknik bilgi ve uzmanlığın önemini koruyacağını ancak tek başına yeterli olmayacağını belirten Babalık, teknik yetkinliklerini işin bağlamıyla birleştirebilen çalışanların gelecekte daha fazla öne çıkacağını söyledi.</p><p>Babalık, rekabet avantajının teknolojiyle güçlendirilmiş hibrit yetkinlikleri kurum genelinde geliştirebilen şirketlerde olacağını belirterek, Doğuş Teknoloji&#39;nin de insan ile teknolojinin birlikte daha fazla değer ürettiği bir çalışma modeli oluşturmayı hedeflediğini kaydetti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ise-alimda-yapay-zeka-donemi-2_1789237298_yPEN9e.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İşe alımda yapay zeka dönemi: 22 bin başvuru değerlendirildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ise-alimda-yapay-zeka-donemi-2_1789237298_yPEN9e.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yapay zekada kontrolsüz kullanım yeni güvenlik açıklarına kapı aralıyor]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/yapay-zekada-kontrolsuz-kullanim-yeni-guvenlik-aciklarina-kapi-araliyor/232542/</link>
            <description><![CDATA[Kaspersky uzmanı Maher Yamout, kontrolsüz yapay zeka kullanımının kamu kurumları ve kritik altyapılarda ciddi güvenlik açıkları oluşturabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/yapay-zekada-kontrolsuz-kullanim-yeni-guvenlik-aciklarina-kapi-araliyor/232542/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 11:23:18 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yapay zekanın şirketlerden kamu kurumlarına kadar birçok alanda hızla yaygınlaşması, beraberinde yeni siber güvenlik risklerini de getiriyor. Kaspersky Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) Baş Güvenlik Araştırmacısı Maher Yamout, özellikle kritik altyapılarda gerekli güvenlik önlemleri alınmadan kullanılan yapay zeka sistemlerinin ciddi açıklar oluşturabileceğine dikkat çekti.</p><p>Yapay zeka teknolojileri günlük iş süreçlerinin yanı sıra siber güvenlik alanında da giderek daha fazla kullanılmaya başlandı. Sistemlerin sağladığı hız ve kolaylık kurumlara önemli avantajlar sunarken, güvenlik boyutunun göz ardı edilmesi durumunda hassas verilerin ve kritik sistemlerin saldırganların hedefi haline gelebileceği belirtiliyor.</p><p>Kaspersky Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi Baş Güvenlik Araştırmacısı Maher Yamout, yapay zekanın hem siber saldırganların hem de saldırılara karşı savunma yapan kuruluşların kullandığı önemli araçlardan biri haline geldiğini söyledi.</p><strong>'Şirketler riskleri tam olarak bilmiyor olabilir'</strong><p>Yapay zekanın hızla benimsenmesinin beraberinde bazı tehlikeler getirdiğini ifade eden Yamout, asıl riskin sistemlerin yeterli güvenlik değerlendirmesi yapılmadan devreye alınması olduğunu belirtti.</p><p>Yamout, 'Riskli olan, çok sayıda şirketin yapay zekayı gelişigüzel biçimde kullanmaya, kurmaya ve devreye almaya başlaması. Kuruluşlar, bazen bu sistemleri nasıl güvenli hale getirecekleri veya karşılaşabilecekleri riskler konusunda kapsamlı bilgiye sahip olmayabiliyor.' dedi.</p><p>Özellikle yapay zeka sistemlerine gereğinden fazla erişim yetkisi verilmesinin ciddi sonuçlara yol açabileceğini kaydeden Yamout, saldırganların sistemi ele geçirmesi halinde yapay zekaya tanımlanan yetkileri kendi amaçları doğrultusunda kullanabileceğine işaret etti.</p><strong>Yapay zekanın topladığı veriler de hedefte</strong><p>Riskin yalnızca sistemlere erişimle sınırlı olmadığına dikkat çeken Yamout, yapay zeka uygulamalarının çalışırken topladığı veya eriştiği bilgilerin de saldırganlar açısından değerli olabileceğini ifade etti.</p><p>Bir kuruluşun yapay zeka sistemine geniş kapsamlı yetkiler vermesi durumunda olası bir saldırının etkisinin büyüyebileceğini belirten Yamout, 'Bir kuruluş, yapay zeka sistemini devreye alarak ihtiyaç duyduğu bütün erişim yetkilerini verebilir. Saldırgan, bu sistemi ele geçirirse kuruluşun yapay zekaya tanıdığı yetkileri kullanabilir. Aynı zamanda yapay zekanın topladığı ek bilgilere erişerek verileri de çalabilir.' ifadelerini kullandı.</p><strong>Kritik altyapılarda risk analizi önem taşıyor</strong><p>Kamu kurumları ve kritik altyapıları yöneten kuruluşların yapay zeka kullanımında daha kapsamlı güvenlik değerlendirmeleri yapması gerektiğini vurgulayan Yamout, öncelikle sistemin hangi amaçla kullanıldığının ve hangi verilere erişebildiğinin açık şekilde belirlenmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Yapay zekanın diğer sistemlerle kurduğu bağlantıların da kontrol altında tutulması gerektiğine işaret eden Yamout, erişim yetkilerinin mümkün olan en düşük seviyede tutulmasının önemini vurguladı.</p><p>Yamout, 'Yapay zekaya yalnızca çalışması için ihtiyaç duyduğu veriler sağlanmalı, her şeye erişim yetkisi verilmemeli. İnternet erişimi de kontrol altında tutulmalı çünkü sistem hassas bilgilerin internete sızmasına neden olabilir.' değerlendirmesinde bulundu.</p><strong>Türkiye de siber casusluk gruplarının hedefinde</strong><p>Yapay zeka kaynaklı güvenlik risklerinin yanı sıra devlet destekli siber casusluk faaliyetlerine de değinen Yamout, gelişmiş kalıcı tehdit gruplarının (APT) jeopolitik gelişmelere göre saldırı yöntemlerini sürekli değiştirdiğini belirtti.</p><p>Bu grupların kamu kurumları, finans kuruluşları ve hassas verilere sahip yapıları hedef aldığını aktaran Yamout, saldırganların temel amaçlarından birinin hedef sistemlerde mümkün olduğunca uzun süre fark edilmeden kalarak bilgi toplamak olduğunu söyledi.</p><p>Jeopolitik gerilimlerin arttığı dönemlerde elde edilen verilerin daha değerli hale geldiğini belirten Yamout, son aylarda ve geçen yıl boyunca bölgede faaliyet gösteren farklı APT gruplarının Türkiye&#39;yi de hedef aldığının görüldüğünü ifade etti.</p><p>Yamout, 'Bu gruplar, kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak amacıyla mümkün olduğunca fazla veri elde etmeye çalışıyor.' dedi.</p><strong>Teknoloji tek başına yeterli değil</strong><p>Siber tehditlere karşı yalnızca teknolojik güvenlik çözümlerinin yeterli olmayacağına dikkat çeken Yamout, çalışanların da güvenlik zincirinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.</p><p>Özellikle kimlik avı ve sosyal mühendislik yöntemleriyle gerçekleştirilen saldırılara karşı personelin bilinçlendirilmesi gerektiğini belirten Yamout, kurumların teknolojik tedbirlerle birlikte çalışan farkındalığını artıracak eğitimlere de ağırlık vermesi gerektiğini kaydetti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yapay-zekada-kontrolsuz-kullan_1789114997_FmUOiH.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yapay zekada kontrolsüz kullanım yeni güvenlik açıklarına kapı aralıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yapay-zekada-kontrolsuz-kullan_1789114997_FmUOiH.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kaspersky: Türkiye’de işletmelerin yüzde 58’i siber saldırıyla karşılaştı]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/kaspersky-turkiye-de-isletmelerin-yuzde-58-i-siber-saldiriyla-karsilasti/232448/</link>
            <description><![CDATA[Kaspersky’nin 18 ülkede gerçekleştirdiği araştırma, Türkiye’de katılımcıların yüzde 58’inin son bir yılda en az bir siber olay yaşadığını, maddi kayıp bildirenlerin oranının ise yüzde 26’ya ulaştığını ortaya koydu.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/kaspersky-turkiye-de-isletmelerin-yuzde-58-i-siber-saldiriyla-karsilasti/232448/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 17:43:13 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kaspersky, küçük ve orta ölçekli işletmelerin karşı karşıya kaldığı siber güvenlik risklerini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirdiği küresel araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Araştırma, siber saldırıların KOBİ&#39;lerde yalnızca teknik sorunlara değil, maddi kayıplardan veri hırsızlığına kadar işletmelerin faaliyetlerini doğrudan etkileyebilecek sonuçlara yol açabildiğini gösterdi.</p><p>Brezilya, Meksika, Kolombiya, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Rusya, Hindistan, Endonezya, Malezya, Çin, Tayland, Vietnam, Mısır, Güney Afrika, Suudi Arabistan ve Türkiye&#39;nin dahil edildiği araştırma, toplam 1800 katılımcıyla gerçekleştirildi. BT ve BT güvenliği alanındaki çalışanların katıldığı araştırmada KOBİ segmentini 616 temsilci oluşturdu.</p><p>Elde edilen sonuçlara göre küresel ölçekte katılımcıların yüzde 58&#39;i son bir yıl içerisinde en az bir siber güvenlik olayıyla karşı karşıya kaldığını bildirdi. Orta Doğu, Türkiye ve Afrika&#39;yı kapsayan META bölgesinde ise bu oran yüzde 82&#39;ye kadar yükseldi.</p><p>Araştırmanın Türkiye sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 58&#39;i geçen yıl içerisinde en az bir siber olay yaşadı. Ülkeler bazında bakıldığında oran Mısır&#39;da yüzde 99, Suudi Arabistan&#39;da yüzde 93 ve Güney Afrika&#39;da yüzde 78 olarak ölçüldü.</p><p>İşletmelere en fazla zarar veren saldırı türleri arasında kimlik avı girişimleri, yazılım ve web uygulamalarındaki güvenlik açıklarının kötüye kullanılması, kitlesel kötü amaçlı yazılım saldırıları, fidye yazılımları, harici uzaktan erişim yöntemleri ve yapay zek kaynaklı güvenlik açıkları sıralandı.</p><p>Siber olayların şirketlerde oluşturduğu en önemli sonuçlardan birinin maddi kayıp olduğu görüldü. Dünya genelindeki katılımcıların yüzde 22&#39;si en ciddi siber olayın sonucunda maddi kayıp yaşadığını belirtirken, META bölgesinde bu oran yüzde 26 oldu.</p><p>Türkiye&#39;de de maddi kayıp bildirenlerin oranı yüzde 26 olarak kayıtlara geçti. Aynı oran Suudi Arabistan&#39;da yüzde 35, Güney Afrika&#39;da yüzde 16 ve Mısır&#39;da yüzde 15 olarak belirlendi.</p><strong>Saldırganların hedefinde müşteri ve şirket verileri var</strong><p>Araştırma, siber saldırganların yalnızca doğrudan para elde etmeye değil, işletmelerin sahip olduğu kritik verileri ele geçirmeye de yoğunlaştığını ortaya koydu.</p><p>Katılımcıların verdiği yanıtlara göre finansal kimlik bilgileri ve hukuki belgeler gibi hassas kurum içi bilgiler yüzde 38 ile saldırganların öne çıkan hedefleri arasında yer aldı. Müşterilere ait verilerin hedef alınma oranı yüzde 35, çalışanların kimlik bilgilerinin hedef alınma oranı yüzde 25, şirketlerin iş stratejilerine yönelik saldırıların oranı ise yüzde 23 olarak ölçüldü.</p><p>Türkiye sonuçlarında ise müşterilere ve çalışanlara ait kişisel verilerin çalınması yüzde 35 ile saldırganların en sık karşılaşılan motivasyonları arasında ilk sırada yer aldı. Para sızdırmaya yönelik saldırılar ise yüzde 30 ile bunu takip etti.</p><p>Siber suçluların şirket içerisindeki hedefleri incelendiğinde teknik birimlerin ön plana çıktığı görüldü. Küresel ölçekte en ciddi saldırıların yüzde 61&#39;i BT departmanlarına, yüzde 46&#39;sı ise BT güvenliği ekiplerine yöneldi.</p><p>Türkiye&#39;de de BT departmanları yüzde 61 ile en fazla hedef alınan birimler oldu. BT güvenliği birimleri yüzde 39, araştırma ve geliştirme departmanları ise yüzde 22 oranında hedef alındı.</p><p>Küresel sonuçlarda muhasebe ve finans departmanları yüzde 24 ile en fazla hedef alınan üçüncü alan olarak öne çıktı. En ciddi siber güvenlik olaylarında ortalama üç farklı departmanın aynı anda etkilendiği tespit edildi.</p><p>KOBİ&#39;lerde müşteri hizmetleri kanalları da saldırıların dikkat çeken giriş noktaları arasında yer aldı. KOBİ&#39;lerin müşteri hizmetleri üzerinden saldırıya uğrama oranı yüzde 21 olurken, bu oran orta ölçekli şirketlerde yüzde 15, büyük işletmelerde ise yüzde 17 olarak ölçüldü.</p><strong>Türkiye&#39;de şirketler eğitim ve çok faktörlü doğrulamaya yöneldi</strong><p>Yaşanan güvenlik ihlallerinin ardından şirketlerin insan kaynağı, teknoloji ve iş süreçlerini kapsayan yeni önlemleri devreye almaya başladığı görüldü.</p><p>Küresel ölçekte şirketlerin aldığı önlemlerin başında yüzde 24 ile BT güvenliği izleme çözümlerinin kullanılması geldi. Katılımcıların yüzde 23&#39;ü üçüncü taraflara yönelik uyumluluk gerekliliklerini güçlendirmeye ve kimlik bilgisi yönetimi uygulamalarını geliştirmeye yöneldi.</p><p>Türkiye&#39;de ise çalışanların siber güvenlik konusunda bilinçlendirilmesi öne çıktı. Katılımcıların yüzde 39&#39;u tüm çalışanlar için zorunlu BT güvenliği eğitimlerini başlattığını veya mevcut eğitimleri güncellediğini bildirdi. Çok faktörlü kimlik doğrulamanın devreye alınması da yüzde 39 ile ilk sıradaki önlemler arasında yer aldı.</p><p>Türkiye&#39;de parola politikalarını başlatan veya güncelleyenlerin oranı ise yüzde 35 olarak kaydedildi.</p><p>Küresel ölçekte kuruluşların yüzde 22&#39;sinin çalışanların kullandığı tüm cihazlarda güvenlik yazılımlarını devreye almaya ve BT ekiplerinin uzmanlık seviyesini artırmaya yönelik özel eğitimlere yatırım yapmaya odaklandığı belirtildi.</p><p>Kaspersky, özellikle KOBİ&#39;lerin olası siber olaylardan kaynaklanabilecek kayıpları azaltabilmesi için düzenli yedeklemeyi işletmelerin günlük operasyonlarının bir parçası haline getirmesini önerdi. Kritik verilerin yedeklenmesinin, acil durumların yanı sıra fidye yazılımı saldırılarının oluşturabileceği risklere karşı da önem taşıdığı vurgulandı.</p><strong>Markelov: 'KOBİ&#39;ler için doğrudan varoluş tehdidine dönüşebilir'</strong><p>Kaspersky Birleşik Platform Ürün Grubu Başkanı İlya Markelov, siber güvenlik olaylarının küçük ve orta ölçekli şirketler üzerindeki etkisinin büyük şirketlere kıyasla daha ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.</p><p>Kısıtlı insan kaynağı, bütçe ve teknik imkanlarla faaliyet gösteren KOBİ&#39;lerde ciddi bir siber olayın işletmenin faaliyetlerini doğrudan tehdit edebileceğini belirten Markelov, 'KOBİ&#39;lerin farklılaşan yoğun tehditler, operasyonel sınırlandırmalar ve ticari büyüme hedefleri karşısında acil olarak ölçeklenebilir ve ihtiyaçlarına özel geliştirilmiş çözümlere ihtiyacı var' ifadelerini kullandı.</p><p>Markelov, şirketin KOBİ segmentine yönelik Kaspersky Next Optimum çözümünün büyüyen işletmelerin esnek ve uzman seviyesinde güvenliğe erişebilmesi amacıyla geliştirildiğini belirterek, özelleştirilebilir güvenlik modülleri aracılığıyla işletmelerin değişen risk ve ihtiyaçlara karşı güvenlik yeteneklerini genişletebildiğini kaydetti.</p><strong>Kaspersky, GITEX AI Türkiye 2026&#39;da KOBİ&#39;lerle buluşacak</strong><p>Kaspersky, araştırmadan elde edilen sonuçları ve KOBİ&#39;lerin karşı karşıya kaldığı siber güvenlik sorunlarına yönelik değerlendirmelerini 9-10 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek GITEX AI Türkiye 2026 kapsamında da paylaşacak.</p><p>Şirket, etkinliğe Türkiye pazarındaki iş ortağı Redington Türkiye ile katılacak. Etkinlik süresince Kaspersky uzmanlarının müşteriler ve iş ortaklarıyla bilgi güvenliğinde karşılaşılan temel sorunlar, yeni siber tehdit eğilimleri ve güncel güvenlik teknolojileri üzerine görüş alışverişinde bulunacağı belirtildi.</p><p>Ziyaretçiler de işletmelerinin mevcut siber güvenlik önceliklerini değerlendirme ve kullanılabilecek güvenlik çözümleri hakkında bilgi edinme imknı bulacak.</p><p>Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, dijitalleşmenin hızlandığı iş dünyasında KOBİ&#39;lerin de siber saldırganların önemli hedeflerinden biri haline geldiğini gösterirken, özellikle çalışan eğitimi, güçlü kimlik doğrulama, güncel güvenlik çözümleri ve düzenli veri yedekleme uygulamalarının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kaspersky-turkiye-de-isletmele_1788878591_rYU5Ol.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kaspersky: Türkiye’de işletmelerin yüzde 58’i siber saldırıyla karşılaştı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kaspersky-turkiye-de-isletmele_1788878591_rYU5Ol.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gençler dijital dünyada hızlı ama siber tehditlere karşı savunmasız]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/gencler-dijital-dunyada-hizli-ama-siber-tehditlere-karsi-savunmasiz/232443/</link>
            <description><![CDATA[Teknolojiyle iç içe büyüyen gençlerin internet ve dijital cihazları etkin kullanması siber güvenlik konusunda yeterli koruma sağlamazken, hesap ele geçirme, dolandırıcılık, zararlı yazılımlar ve dijital şantaj önemli riskler arasında yer alıyor.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/gencler-dijital-dunyada-hizli-ama-siber-tehditlere-karsi-savunmasiz/232443/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 14:33:33 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Akıllı telefonlar, sosyal medya, çevrimiçi oyunlar ve dijital platformlar gençlerin günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası haline geldi. 'Dijital yerliler' olarak tanımlanan genç nesiller teknoloji kullanımında oldukça deneyimli olsa da bu durum çevrimiçi tehditleri doğru tanıdıkları veya bu tehditlere karşı yeterince korundukları anlamına gelmiyor.</p><p>Siber güvenlik şirketi ESET tarafından paylaşılan değerlendirmelerde, gençlerin çevrimiçi dolandırıcılık ve farklı siber tehditlere karşı savunmasız kalabildiğine dikkat çekildi. İnternette geçirilen sürenin ve kullanılan platformların artması, gençlerin kötü niyetli kişilerle veya zararlı içeriklerle karşılaşma ihtimalini de artırabiliyor.</p><p>Genç kullanıcıların karşılaştığı siber riskler yetişkinlerdekilerle büyük ölçüde benzerlik gösterse de ortaya çıkan sonuçların gençler üzerindeki duygusal ve psikolojik etkilerinin daha ağır olabileceği belirtiliyor.</p><strong>Korsan içerikler ve zayıf parolalar tehlike oluşturuyor</strong><p>Gençlerin karşılaşabileceği risklerin başında güvenilir olmayan kaynaklardan gerçekleştirilen indirmeler geliyor. Ücretsiz uygulama ve oyunlar ile korsan olarak sunulan içerikler, cihazlara kötü amaçlı yazılım bulaştırmak amacıyla kullanılabiliyor.</p><p>Bu tür yazılımlar kullanıcıların parolalarının ele geçirilmesine, istenmeyen reklam yazılımlarının cihaza yüklenmesine veya bazı durumlarda cihaz üzerindeki kontrolün kötü niyetli kişilerin eline geçmesine yol açabiliyor.</p><p>Hesap güvenliği de dikkat edilmesi gereken başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Sosyal medya ve oyun hesaplarında kolay tahmin edilebilir veya farklı platformlarda tekrar kullanılan parolalar tercih edilmesi riski artırıyor. Çok faktörlü kimlik doğrulamanın kullanılmaması da hesapların ele geçirilmesini kolaylaştırabiliyor.</p><p>Gençlerin karşılaşabileceği daha ciddi tehditlerden biri ise cinsel şantaj. Kötü niyetli kişiler, gençleri özel fotoğraf veya video göndermeye ikna ettikten sonra bu görüntüleri kullanarak para ya da başka taleplerde bulunabiliyor.</p><p>Yapay zek teknolojilerindeki gelişmeler de bu tehdidin farklı biçimlere dönüşmesine neden oluyor. Gerçek olmayan uygunsuz görüntülerin üretilmesi veya kişiye izlendiğini düşündüren sahte mesajların gönderilmesi şantaj yöntemleri arasında kullanılabiliyor.</p><p>Sosyal medya platformları üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılıklar da gençlerin karşı karşıya kaldığı riskler arasında bulunuyor. Özellikle kısa sürede yüksek kazanç vaat eden yatırım teklifleri, sahte kampanyalar ve kişisel bilgi isteyen mesajlar kullanıcıları hedef alabiliyor.</p><p>Yapay zek destekli deepfake teknolojileri ise dolandırıcılık girişimlerinin daha gerçekçi görünmesine yol açabiliyor. Tanınmış kişilerin görüntü veya sesleri taklit edilerek hazırlanan içeriklerle sahte yatırım ve kazanç fırsatları gerçekmiş gibi sunulabiliyor.</p><p>ESET, kullanıcıların gerçek olamayacak kadar avantajlı görünen tekliflere karşı şüpheci yaklaşması gerektiğine dikkat çekiyor. Tanınan kişilerden veya arkadaşlardan gelmiş gibi görünen mesajlarda bile para, parola veya kişisel bilgi talep edilmesi halinde mesajın farklı bir iletişim kanalı üzerinden doğrulanması güvenliği artırabiliyor.</p><strong>Dijital güvenlik için temel önlemler ihmal edilmemeli</strong><p>Gençlerin siber tehditlerden korunmasında dijital araçları iyi kullanmaktan çok güvenli kullanım alışkanlıklarının geliştirilmesi önem taşıyor.</p><p>Uygulamaların yalnızca resmi uygulama mağazalarından indirilmesi ve korsan içeriklerden uzak durulması kötü amaçlı yazılım riskini azaltabilecek önlemler arasında bulunuyor. Yeni bir uygulama yüklenmeden önce geliştiricinin ve kullanıcı yorumlarının kontrol edilmesi de öneriliyor.</p><p>Telefon, bilgisayar ve diğer cihazlarda işletim sistemleri ile kullanılan yazılımların güncel tutulması, bilinen güvenlik açıklarının kapatılması açısından önem taşıyor. Güvenilir güvenlik yazılımlarının kullanılması da zararlı dosya ve uygulamalara karşı ek koruma sağlayabiliyor.</p><p>Kimlik avı saldırılarına karşı e-posta ve mesajlarda gönderilen bağlantıların dikkatle kontrol edilmesi, şüpheli eklerin açılmaması ve gönderen adresinin incelenmesi gerekiyor. Bir kurumdan geldiği iddia edilen şüpheli mesajların ise doğrudan ilgili kurumun resmi iletişim kanallarından doğrulanması öneriliyor.</p><p>Sosyal medya hesaplarındaki gizlilik ayarlarının düzenli olarak kontrol edilmesi ve gereğinden fazla kişisel bilgi paylaşılmaması da alınabilecek önlemler arasında. İnternette paylaşılan fotoğraf, video ve kişisel bilgiler kötü niyetli kişiler tarafından hedefli dolandırıcılık girişimlerinde veya sahte içerik üretiminde kullanılabiliyor.</p><p>Dijital dünyada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte gençlerin yalnızca teknolojiyi kullanmayı değil, karşılaşabilecekleri riskleri tanımayı da öğrenmesi önem kazanıyor. Güçlü ve benzersiz parolalar, çok faktörlü kimlik doğrulama, güncel cihazlar ve şüpheli içeriklere karşı temkinli yaklaşım, çevrimiçi güvenliğin temel adımları arasında yer alıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gencler-dijital-dunyada-hizli-_1788867211_oGLscW.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gençler dijital dünyada hızlı ama siber tehditlere karşı savunmasız ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gencler-dijital-dunyada-hizli-_1788867211_oGLscW.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Xiaomi IFA 2026’ya ilk kez çıktı: Avrupa için 2027 planını açıkladı]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/xiaomi-ifa-2026-ya-ilk-kez-cikti-avrupa-icin-2027-planini-acikladi/232401/</link>
            <description><![CDATA[IFA 2026’ya ilk kez katılan Xiaomi, 380’den fazla ürünle “Human x Car x Home” ekosistemini sergilerken, Xiaomi Auto’nun 2027’de Avrupa pazarına girmesinin planlandığını duyurdu.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/xiaomi-ifa-2026-ya-ilk-kez-cikti-avrupa-icin-2027-planini-acikladi/232401/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 23:36:13 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Xiaomi, Almanya&#39;nın başkenti Berlin&#39;de düzenlenen IFA 2026&#39;da ilk kez yerini aldı. Şirket, fuarda 380&#39;den fazla ürünü, yeni teknolojilerini ve günlük yaşama yönelik kullanım senaryolarını ziyaretçilerle buluşturdu.</p><p>Xiaomi&#39;nin IFA 2026&#39;daki sunumunun merkezinde kişisel cihazları, otomobilleri ve akıllı ev ürünlerini birbirine bağlayan 'Human x Car x Home' akıllı ekosistemi yer aldı. Şirket fuar alanını 'Human x Car x Home', 'AI Tomorrow' ve 'AI Today' olmak üzere üç ana bölümde kurguladı.</p><strong>380&#39;den fazla ürün aynı ekosistemde buluştu</strong><p>Xiaomi, 'Human x Car x Home' ürün portföyünde mutfak ve gıda saklama, ev temizliği, hava yönetimi, görsel-işitsel eğlence, güvenlik, kişisel cihazlar ve akıllı mobilite olmak üzere 7 farklı alanda 380&#39;den fazla ürünü sergiledi.</p><p>Ekosistemde yapay zeka ve Xiaomi HyperOS aracılığıyla farklı ürün ve hizmetlerin birbiriyle bağlantılı şekilde çalışması hedefleniyor.</p><p>Fuarın 'AI Tomorrow' bölümünde Xiaomi Vision Gran Turismo öne çıktı. Akıllı mobilitenin geleceğine odaklanan bölümde otomotiv tasarımı, performans teknolojileri ve dijital deneyimlerin kesişiminde geliştirilebilecek yeni çözümler sergilendi.</p><p>Xiaomi Vision Gran Turismo, Gran Turismo serisi için geliştirilen tamamen sanal bir elektrikli hiper otomobil konsepti olarak ziyaretçilerin karşısına çıktı. Xiaomi, Vision Gran Turismo programına katılan ilk teknoloji şirketi olma özelliğini de taşıyor.</p><strong>Yapay zekanın günlük yaşamdaki kullanımını gösterdi</strong><p>'AI Today' bölümünde ise yapay zekanın bugün günlük yaşamda nasıl kullanılabileceğine yönelik senaryolara yer verildi.</p><p>Xiaomi SU7 Max ile mutfak, salon, yatak odası ve çalışma odası gibi farklı yaşam alanlarının bir araya getirildiği bölümde, yapay zekanın kişisel cihazlar, otomobiller ve akıllı ev ürünleri arasında nasıl bağlantı kurabildiği gösterildi.</p><p>Xiaomi, akıllı mobilite alanındaki çalışmalarını da IFA 2026&#39;ya taşıdı. Şirket, gelecek konseptleri ve mevcut akıllı sürüş teknolojilerini temsil eden üç farklı otomobili fuarda sergiledi.</p><p>Xiaomi Vision Gran Turismo&#39;nun yanı sıra yeni nesil Xiaomi SU7 ve Xiaomi SU7 Ultra da ziyaretçilerle buluştu.</p><p>Sürüş odaklı bir model olarak konumlandırılan Xiaomi SU7, Xiaomi HyperOS ve akıllı ekosistem entegrasyonu sayesinde kişisel cihazlar ve akıllı ev ürünleriyle bağlantı kurabiliyor. Xiaomi SU7 Ultra ise Xiaomi Auto&#39;nun amiral gemisi modelleri arasında yer alıyor.</p><strong>Xiaomi Auto için Avrupa&#39;da 2027 hazırlığı</strong><p>Xiaomi&#39;nin IFA 2026 kapsamında yaptığı dikkat çekici açıklamalardan biri de Avrupa otomobil pazarına yönelik oldu.</p><p>Xiaomi Auto, Berlin&#39;de aralarında Almanya&#39;nın önde gelen 8 otomotiv bayi grubunun da bulunduğu ilk grupla mutabakat anlaşmaları imzaladı. Anlaşmaların, şirketin Almanya dahil Avrupa pazarlarına 2027&#39;de gerçekleştirmeyi planladığı giriş öncesinde satış ve servis ağının oluşturulmasını kapsadığı belirtildi.</p><p>Xiaomi, IFA 2026&#39;da akıllı ev markası Mijia&#39;nın Avrupa genelindeki genişleme planını da duyurdu.</p><p>Dünya genelinde 500&#39;den fazla uluslararası tasarım ödülüne layık görülen Mijia&#39;nın daha fazla ürün ve deneyiminin Avrupa&#39;daki kullanıcılarla buluşturulması planlanıyor.</p><strong>Ar-Ge yatırımları 24 milyar avroyu aşacak</strong><p>Xiaomi&#39;nin gelecek dönem teknoloji yatırımlarına ilişkin hedefleri de IFA 2026&#39;da paylaşıldı. Şirket, 2026-2030 döneminde küresel Ar-Ge yatırımlarının 24 milyar avroyu aşmasını bekliyor.</p><p>Yatırımların yapay zeka, işletim sistemleri, şirket bünyesinde geliştirilen çip teknolojileri, akıllı araçlar, robotik ve akıllı üretim alanlarında yoğunlaşması öngörülüyor.</p><p>Xiaomi Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Xu Fei, IFA 2026&#39;ya ilk katılımlarının şirket açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.</p><p>Xiaomi&#39;nin akıllı telefonların ötesine geçerek akıllı ev ve akıllı araç alanlarına genişlediğini ifade eden Fei, yapay zeka, işletim sistemleri, çip ve akıllı üretim gibi temel teknolojilere de önemli yatırımlar yaptıklarını söyledi.</p><p>Xu Fei, 'Bugün tüm bu alanlar ve yetkinlikler, &#39;Human x Car x Home&#39; akıllı ekosistemimiz çatısı altında bir araya geliyor. IFA&#39;da bu ekosistemi küresel ölçekte kullanıcılarla buluşturuyoruz. Avrupa, Xiaomi&#39;nin küresel stratejisinde önemli bir pazara sahip.' dedi.</p><strong>'Xiaomi Auto&#39;nun 2027&#39;de Avrupa pazarına girmesini bekliyoruz'</strong><p>Avrupa&#39;daki büyüme planlarına ilişkin bilgi veren Fei, Mijia&#39;nın bölge genelinde yaygınlaşacağını ve otomobil tarafında da 2027&#39;nin hedeflendiğini belirtti.</p><p>Fei, 'Mijia Avrupa genelinde yaygınlaşıyor. Xiaomi Auto&#39;nun 2027&#39;de Avrupa pazarına girmesini bekliyoruz. Bu sayede &#39;Human x Car x Home&#39; akıllı ekosistemimizin üç temel alanı olan kişisel cihazlar, akıllı araçlar ve akıllı ev çözümleri bölgede bir araya gelecek.' ifadelerini kullandı.</p><p>Xu Fei, Xiaomi&#39;nin Avrupa planının yalnızca yeni ürünleri pazara sunmaktan ibaret olmadığını vurgulayarak, 'Amacımız, Xiaomi&#39;nin teknolojisini ve ekosistem yetkinliklerini bölgedeki daha fazla kullanıcıyla buluşturmak.' değerlendirmesinde bulundu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/xiaomi-ifa-2026-ya-ilk-kez-cik_1788726972_sg4EMu.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Xiaomi IFA 2026’ya ilk kez çıktı: Avrupa için 2027 planını açıkladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/xiaomi-ifa-2026-ya-ilk-kez-cik_1788726972_sg4EMu.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[LG, IFA 2026’ya damga vurdu: “En İyi Marka” ödülünün sahibi oldu]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/lg-ifa-2026-ya-damga-vurdu-en-iyi-marka-odulunun-sahibi-oldu/232400/</link>
            <description><![CDATA[LG Electronics, IFA 2026 İnovasyon Ödülleri’nde “En İyi Marka” seçilirken televizyon ve ses sistemleri başta olmak üzere farklı ürün gruplarıyla çok sayıda ödül kazandı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/lg-ifa-2026-ya-damga-vurdu-en-iyi-marka-odulunun-sahibi-oldu/232400/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 23:23:57 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>LG Electronics (LG), tüketici elektroniği ve ev aletleri alanının önemli organizasyonlarından IFA 2026 kapsamında düzenlenen İnovasyon Ödülleri&#39;nde 'IFA 2026&#39;nın En İyi Markası' ödülüne layık görüldü.</p><p>Bu yıl ikinci kez gerçekleştirilen IFA İnovasyon Ödülleri&#39;nde şirket; teknoloji, tasarım ve pazar etkisi kriterleri doğrultusunda değerlendirildi. LG, ana ödülün yanı sıra televizyon ve ses teknolojilerindeki farklı ürünleriyle 'En İyi Ürün' ve onur ödüllerinin de sahibi oldu.</p><p>LG OLED evo AI W6&#39;ya 'En İyi' ödülü</p><p>LG&#39;nin Wallpaper TV konseptini yeniden yorumladığı LG OLED evo AI W6, 'Ev ve Eğlence' kategorisinde 'En İyi' ödülüne layık görüldü.</p><p>Yaklaşık 9 milimetre sınıfındaki ince yapısıyla dikkat çeken televizyon, kablosuz görüntü ve ses iletimi ile Hyper Radiant Color Teknolojisini bir araya getiriyor. LG&#39;nin 'Sadeleşen Teknoloji' yaklaşımını yansıtan model, televizyonun yaşam alanıyla daha bütünleşik şekilde kullanılmasına yönelik tasarımıyla öne çıkıyor.</p><strong>LG Sound Suite AI ses kategorisinde ödülü aldı</strong><p>Şirketin LG Sound Suite AI ürünü de 'Ses' kategorisinde 'En İyi' ödülünü kazandı. Dolby Atmos FlexConnect ses ekosistemini kullanan sistem, evdeki ses deneyiminin farklı hoparlör yerleşimleriyle kişiselleştirilmesine imkan sağlıyor.</p><p>Kullanıcıların hoparlörlerini yaşam alanlarının farklı noktalarında bir araya getirebilmesine ve konumlandırabilmesine yönelik geliştirilen ürün, esnek kullanım yapısıyla ödüle değer bulundu.</p><p>LG&#39;nin görüntü ve ses teknolojileri alanındaki 5 farklı ürünü de IFA 2026 İnovasyon Ödülleri&#39;nde onur ödülü aldı.</p><p>LG OLED evo G6, Hyper Radiant Color Teknolojisi ile yüksek parlaklık, güçlü kontrast ve hassas renk üretimini bir araya getirmesiyle ödüllendirildi. Modelde OLED teknolojisinin temelini oluşturan kendinden ışık yayan piksel yapısı korunuyor.</p><p>LG Micro RGB evo (MRGB96) ise RGB tabanlı aydınlatma teknolojisiyle yüksek renk hacmi, parlaklık ve büyük ekran performansı sunması nedeniyle onur ödülüne layık görüldü.</p><p>LG Mini RGB evo (MRGB88) de gelişmiş görüntü kalitesi, enerji verimliliği ve günlük kullanım kolaylığını bir araya getiren özellikleriyle ödül kazanan modeller arasında yer aldı.</p><strong>Taşınabilir ekran da ödülle döndü</strong><p>LG&#39;nin taşınabilir yaşam tarzı ekranı StanbyME 2 Max de IFA 2026&#39;dan onur ödülüyle ayrıldı. Kullanıcıların içerik tüketimini yalnızca oturma odasıyla sınırlandırmadan farklı yaşam alanlarına taşımasını amaçlayan ürün, taşınabilir yapısıyla öne çıktı.</p><strong>LG xboom Stage 501&#39;e ses ödülü</strong><p>Partiler, canlı etkinlikler ve sosyal buluşmalar düşünülerek geliştirilen LG xboom Stage 501 ise 'Ses' kategorisinde onur ödülünün sahibi oldu.</p><p>LG Electronics böylece IFA 2026 İnovasyon Ödülleri&#39;nde 'En İyi Marka' ödülünün yanı sıra farklı televizyon ve ses ürünleriyle aldığı ödüllerle organizasyondan çok sayıda başarıyla ayrıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/lg-ifa-2026-ya-damga-vurdu-en-_1788726236_NSA6Ga.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ LG, IFA 2026’ya damga vurdu: “En İyi Marka” ödülünün sahibi oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/lg-ifa-2026-ya-damga-vurdu-en-_1788726236_NSA6Ga.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çocuğunuz ödevinde yapay zekâ kullanıyorsa Kaspersky’nin bu uyarılarına dikkat]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/cocugunuz-odevinde-yapay-zeka-kullaniyorsa-kaspersky-nin-bu-uyarilarina-dikkat/232302/</link>
            <description><![CDATA[Yeni eğitim-öğretim yılı yaklaşırken çocukların ders ve ödevlerde yapay zekâ kullanımının artacağına dikkat çeken Kaspersky, ebeveynlere yapay zekâ tarafından oluşturulan bilgilerin doğrulanması ve çocukların kişisel verilerini bu sistemlerle paylaşmaması çağrısında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/cocugunuz-odevinde-yapay-zeka-kullaniyorsa-kaspersky-nin-bu-uyarilarina-dikkat/232302/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 20:55:55 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yapay zek araçlarının öğrencilerin günlük eğitim hayatındaki yeri giderek genişliyor. Konu anlatımından ödev hazırlığına, matematik problemlerinden sunum ve kompozisyon çalışmalarına kadar birçok alanda kullanılan yapay zek, öğrenciler açısından önemli kolaylıklar sağlarken beraberinde yeni riskleri de getiriyor.</p><p>Kaspersky, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde aileleri çocukların yapay zek kullanımı konusunda uyardı. Şirketin gözlemlerine göre teknolojinin daha erişilebilir hale gelmesi ve eğitim süreçlerine dahil olmasıyla çocukların yapay zek araçlarına ilgisi de düzenli olarak artıyor.</p><p>Kaspersky, yapay zeknın öğrenciler tarafından doğrudan 'ödev yaptırma aracı' olarak değil, öğrenmeyi destekleyen bir yardımcı olarak kullanılmasının önemine dikkat çekiyor.</p><strong>Yapay zek ödevi yapmamalı, öğrenmeye yardımcı olmalı</strong><p>Öğrencilerin saniyeler içerisinde hazır kompozisyonlara veya matematik problemlerinin sonuçlarına ulaşabilmesi, ödevlerin geliştirmeyi amaçladığı temel becerilerin geri planda kalmasına neden olabiliyor.</p><p>Kaspersky, ailelerin çocuklarıyla yapay zeknın hangi amaçlarla kullanılabileceği konusunda açık kurallar belirlemesini öneriyor. Buna göre öğrenciler yapay zekdan bir konuyu açıklamasını, farklı fikirler üretmesini, hazırladıkları taslağın eksiklerini göstermesini veya pratik sorular oluşturmasını isteyebilir.</p><p>Matematik problemlerinde ise yalnızca sonucu almak yerine çözüm yönteminin öğrenilmesi ve ardından öğrencinin soruyu kendi başına çözmeye çalışması öneriliyor.</p><p>Kaspersky Siber Okuryazarlık Proje Lideri Andrey Sidenko, yapay zeknın öğrencinin kendi emeğinin yerine geçmemesi gerektiğini belirterek, teknolojinin bir konuyu daha ayrıntılı öğrenmek, bilgi düzeyini ölçmek ve hazırlanan çalışmayı geliştirmek amacıyla kullanıldığında değerli bir eğitim aracına dönüşebileceğini ifade ediyor.</p><strong>Kaspersky&#39;den 'Her cevabı doğru kabul etmeyin' uyarısı</strong><p>Kaspersky&#39;nin dikkat çektiği önemli konulardan biri de yapay zek sistemlerinin gerçeğe oldukça yakın görünen ancak yanlış bilgiler üretebilmesi.</p><p>Yapay zek tarafından oluşturulan bir cevap son derece akıcı ve ikna edici görünmesine rağmen içerisinde yanlış bilgiler, gerçekte bulunmayan kaynaklar veya mantık hataları yer alabiliyor. 'Yapay zek halüsinasyonu' olarak adlandırılan bu durum nedeniyle öğrencilerin karşılarına çıkan her bilgiyi doğrudan doğru kabul etmemesi gerekiyor.</p><p>Andrey Sidenko, çocukların yapay zekdan aldıkları önemli bilgileri ders kitapları ve güvenilir kaynaklarla karşılaştırmalarının önemli olduğunu belirterek, yapay zek tarafından verilen yanıtların sorgulanmasının çocukların eleştirel düşünme yeteneklerini de geliştireceğine dikkat çekiyor.</p><p>Kaspersky, öğrencilerin yapay zekdan aldıkları bilgileri kullanmadan önce kaynağın gerçekten bulunup bulunmadığını araştırmasını, verilen cevabın soruyla örtüşüp örtüşmediğini değerlendirmesini ve bilgiyi kendi cümleleriyle açıklayıp açıklayamadığını kontrol etmesini öneriyor.</p><p>Önemli bilgilerin farklı güvenilir kaynaklardan doğrulanması gerektiğini belirten Kaspersky, sağlık ve güvenlik gibi hassas konularda ise çocukların ebeveynlerinden veya öğretmenlerinden destek istemelerinin önemli olduğunu vurguluyor.</p><strong>Kişisel bilgiler yapay zekyla paylaşılmamalı</strong><p>Kaspersky&#39;nin ailelere yönelik bir diğer önemli uyarısı çocukların kişisel bilgilerinin korunmasına ilişkin oldu.</p><p>Çocukların sohbet botlarıyla yaptıkları konuşmaları tamamen özel bir alan olarak değerlendirebileceğine dikkat çeken Kaspersky, kullanılan hizmetin politikalarına bağlı olarak sisteme girilen bilgilerin ve sohbet geçmişinin sunucularda saklanabileceğini veya hizmetlerin geliştirilmesinde kullanılabileceğini belirtiyor.</p><p>Bu nedenle çocukların ad-soyad, ev adresi, telefon numarası, okul bilgileri, şifreler, kimlik belgeleri ve banka kartı bilgileri gibi kişisel veya gizli verileri yapay zek araçlarına girmemesi gerekiyor.</p><p>Kaspersky ayrıca başka kişilere ait fotoğraf, mesaj veya belgelerin de izin alınmadan yapay zek sistemlerine yüklenmemesi gerektiğinin çocuklara anlatılmasını öneriyor.</p><p>Yapay zek çağında çocukların eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesinin yanı sıra temel dijital güvenlik önlemlerinin alınması da önem taşıyor.</p><p>Kaspersky, çocukların kullandığı hesaplarda iki faktörlü kimlik doğrulamanın etkinleştirilmesini, her hesap için farklı ve güçlü şifreler oluşturulmasını ve uygulamaların yalnızca resmî kaynaklardan indirilmesini öneriyor.</p><p>Uygulamaların güncel tutulmasının yanı sıra çocukların kullandığı cihazlardaki gizlilik ayarlarının ebeveynlerle birlikte gözden geçirilmesi de tavsiye ediliyor. Böylece kişisel bilgilere kimlerin erişebildiğinin kontrol altında tutulabileceği belirtiliyor.</p><strong>'Amaç yapay zekyı yasaklamak değil, doğru kullanmayı öğretmek'</strong><p>Kaspersky Siber Okuryazarlık Proje Lideri Andrey Sidenko, yapay zek kullanımında temel noktanın çocukların karşılarına çıkan her cevabı olduğu gibi kabul etmemeyi öğrenmeleri olduğunu vurguladı.</p><p>Sidenko, yapay zek tarafından oluşturulan metinlerin düzenli ve güvenilir görünmesine rağmen kurgusal bilgiler, sahte kaynaklar veya mantık hataları içerebileceğine dikkat çekti.</p><p>Ebeveynlerin bu süreçte önemli bir rol üstlendiğini belirten Sidenko, çocukların kritik bilgileri ders kitapları ve güvenilir kaynaklardan kontrol etmeye, aldıkları cevapları kendi ifadeleriyle anlatmaya ve tereddüt ettikleri noktalarda yardım istemeye teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Kaspersky, bu alışkanlıkların öğrencilerin yalnızca yapay zekyı daha güvenli ve verimli kullanmasına değil, yeni eğitim-öğretim yılı boyunca ihtiyaç duyacakları eleştirel düşünme ve dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmelerine de katkı sağlayacağını belirtiyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cocugunuz-odevinde-yapay-zeka-_1788458154_1zLJgq.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çocuğunuz ödevinde yapay zekâ kullanıyorsa Kaspersky’nin bu uyarılarına dikkat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/cocugunuz-odevinde-yapay-zeka-_1788458154_1zLJgq.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yapay zekâ siber saldırıların hızını değiştirdi]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/yapay-zeka-siber-saldirilarin-hizini-degistirdi/232206/</link>
            <description><![CDATA[WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, yapay zekânın bilinen siber saldırı yöntemlerini hızlandırarak saldırganların daha geniş ölçekte ve daha uyumlu operasyonlar yürütmesine imkân sağladığını belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/yapay-zeka-siber-saldirilarin-hizini-degistirdi/232206/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 22:31:37 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yapay zeknın kullanım alanlarının hızla genişlemesi, siber güvenlik dünyasında saldırı ve savunma yöntemlerini de yeniden şekillendiriyor. Kimlik avı, kimlik bilgisi saldırıları, kötü amaçlı yazılımlar ve hedef sistemlere yönelik keşif faaliyetleri uzun süredir kullanılan yöntemler arasında bulunurken, yapay zek bu saldırıların çok daha hızlı, geniş ölçekli ve değişen koşullara uyum sağlayabilecek şekilde yürütülmesine olanak tanıyor.</p><p>WatchGuard Technologies tarafından yapılan değerlendirmede, yapay zeknın siber güvenlik açısından oluşturduğu temel değişimin tamamen yeni saldırı yöntemleri ortaya çıkarmaktan ziyade mevcut yöntemlerin daha verimli kullanılmasını sağlaması olduğu belirtildi.</p><p>Yapay zek sayesinde saldırganların daha önce önemli ölçüde zaman, teknik bilgi ve insan gücü gerektiren bazı işlemleri daha kısa sürede gerçekleştirebildiğine dikkat çekildi. Tekrarlanan görevlerin otomatikleştirilmesi, büyük miktardaki verinin hızla analiz edilmesi ve hedeflere yönelik mesajların kişiselleştirilmesi saldırıların ölçeğini büyütebiliyor.</p><p>WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez&#39;in değerlendirmelerine göre yapay zeknın etkisi, saldırının yalnızca belirli bir aşamasıyla sınırlı kalmıyor. Hedefin belirlenmesinden bilgi toplamaya, sosyal mühendislik girişimlerinden kimlik bilgilerini ele geçirmeye kadar saldırı yaşam döngüsünün birçok aşaması hızlanıyor.</p><p>Özellikle keşif faaliyetlerinde önemli bir değişim yaşanıyor. Geçmişte saldırıdan önce tamamlanan bir hazırlık aşaması olarak değerlendirilen keşif süreci, yapay zek destekli sistemlerle birlikte sürekli güncellenebilen ve yeni bilgilere göre şekillendirilebilen bir yapıya dönüşüyor.</p><p>Sosyal mühendislik saldırılarında da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Kurumların çalışma biçimi, çalışanların iletişim tarzı ve kullanılan kurumsal dil hakkında elde edilen bilgilerin analiz edilmesi, daha inandırıcı mesajların hazırlanmasını kolaylaştırıyor. Böylece saldırı amacıyla hazırlanan e-postaların veya mesajların gerçek kurumsal yazışmalardan ayırt edilmesi güçleşebiliyor.</p><strong>Kimlik saldırılarında yöntem değişiyor</strong><p>Yapay zeknın etkisinin belirginleştiği alanlardan biri de kullanıcı kimlik bilgilerinin hedef alındığı saldırılar olarak öne çıkıyor. Saldırganların faaliyetlerini farklı zamanlara yayabilmesi ve girişimleri belirli kalıpların dışına çıkarabilmesi, geleneksel güvenlik sistemlerinin tespit süreçlerini zorlaştırabiliyor.</p><p>Kötü amaçlı yazılımlarda ise kısa süre içerisinde farklı varyasyonların oluşturulabilmesi saldırganların güvenlik önlemlerine daha hızlı uyum sağlamasına imkn verebiliyor.</p><p>WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, bu değişimin saldırıları gerçekleştirmek için gereken teknik uzmanlık seviyesini de etkilediğine dikkat çekiyor. Daha önce ileri düzey bilgi ve önemli kaynak gerektiren bazı saldırı yöntemlerinin yapay zek destekli araçlarla daha geniş bir saldırgan kitlesi tarafından uygulanabilir hale gelmesi, kurumların karşı karşıya bulunduğu risk alanını genişletiyor.</p><p>Siber saldırılardaki bir başka değişim ise farklı saldırı yöntemlerinin birbirleriyle daha koordineli şekilde kullanılabilmesi olarak gösteriliyor. Kimlik sistemleri, uç nokta cihazları, e-posta hesapları, bulut altyapıları, uygulamalar ve kurumsal veriler aynı saldırı zincirinin farklı parçaları haline gelebiliyor.</p><p>Tek başına değerlendirildiğinde olağan veya birbiriyle ilgisiz görülebilecek hareketlerin birlikte incelendiğinde daha geniş çaplı bir saldırının işareti olabileceğine dikkat çekiliyor.</p><p>Bu nedenle güvenlik operasyonlarında yalnızca tek bir alarmı veya sistemi takip etmek yerine farklı kaynaklardan gelen sinyaller arasındaki bağlantının kısa sürede kurulması önem kazanıyor.</p><strong>'Sofistike saldırılar artık sofistike tehdit aktörleri gerektirmiyor'</strong><p>WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, yapay zeknın siber saldırıların temel yöntemlerini değiştirmekten ziyade saldırganların mevcut teknikleri kullanma kapasitesini önemli ölçüde artırdığına işaret etti.</p><p>Evmez, 'Bugün savunduğumuz tehditlerin isimleri değişmedi, ancak arkalarındaki hız, ölçek ve uyum kabiliyeti tamamen farklı bir seviyeye taşındı. Sofistike saldırılar artık sofistike tehdit aktörleri gerektirmiyor. Bu tabloda kurumların ihtiyaç duyduğu şey sinyaller arasındaki ilişkiyi kurabilen ve kararı hızla alabilen bir operasyonel kapasite' ifadelerini kullandı.</p><p>Yapay zeknın siber saldırılarda zaman ve uzmanlık gereksinimini azaltmasıyla birlikte kurumların güvenlik operasyonlarında hız, koordinasyon ve farklı sistemlerden gelen verileri birlikte değerlendirebilme yeteneğinin önemi de giderek artıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yapay-zeka-siber-saldirilarin-_1788204695_zQeZmO.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yapay zekâ siber saldırıların hızını değiştirdi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yapay-zeka-siber-saldirilarin-_1788204695_zQeZmO.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türkiye’de KOBİ’lere siber saldırı alarmı: Her 10 işletmeden yaklaşık 6’sı hedef oldu]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/turkiye-de-kobi-lere-siber-saldiri-alarmi-her-10-isletmeden-yaklasik-6-si-hedef-oldu/232197/</link>
            <description><![CDATA[Kaspersky’nin araştırmasına göre Türkiye’deki KOBİ’lerin yüzde 58’i son bir yılda en az bir siber güvenlik olayı yaşarken, işletmelerin yüzde 70’i güvenlik bütçesini artırdı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/turkiye-de-kobi-lere-siber-saldiri-alarmi-her-10-isletmeden-yaklasik-6-si-hedef-oldu/232197/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:00:47 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte siber saldırganların hedefinde artık yalnızca büyük şirketler bulunmuyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler de yazılım açıklarından kimlik avına, deepfake saldırılarından çalınmış hesap bilgilerine kadar farklı yöntemlerle karşı karşıya kalıyor.</p><p>Kaspersky tarafından Türkiye&#39;nin de aralarında bulunduğu 18 ülkede gerçekleştirilen araştırma, KOBİ&#39;lerin karşı karşıya olduğu siber risklerin boyutunu ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye&#39;de 100 ila 499 çalışanı bulunan işletmelerin yüzde 43&#39;ü son bir yıl içerisinde herhangi bir siber güvenlik olayı yaşamadığını belirtti. Buna göre işletmelerin yaklaşık yüzde 58&#39;i en az bir güvenlik olayıyla karşı karşıya kaldı.</p><p>Küresel ölçekte ise işletmelerin yalnızca yüzde 14&#39;ünün son bir yılda herhangi bir siber güvenlik olayıyla karşılaşmadığı belirlendi. Araştırmaya katılan kuruluşların ortalama üç farklı güvenlik olayı yaşadığı tespit edildi.</p><strong>Türkiye&#39;de ilk sırada yazılım açıkları var</strong><p>Türkiye&#39;deki KOBİ&#39;lerin karşılaştığı saldırı türlerinde yazılımlardaki güvenlik açıklarının istismar edilmesi yüzde 20 ile ilk sırada yer aldı.</p><p>Deepfake saldırıları ve kimlik avı girişimleri yüzde 15&#39;er oranla ikinci sırayı paylaşırken, zayıf veya ele geçirilmiş kullanıcı bilgilerinin kullanıldığı saldırıların oranı yüzde 13 olarak kaydedildi.</p><p>Küresel sonuçlarda ise yüzde 20 ile kimlik avı ilk sırada bulunurken, bunu yüzde 17 ile yazılım açıklarının istismarı ve yüzde 16 ile harici uzaktan erişim kaynaklı olaylar takip etti.</p><p>Daha az karşılaşılmasına rağmen ciddi sonuçlara yol açabilen sıfır gün açıklarının istismarı ve güven ilişkisini kullanan tedarik zinciri saldırılarının her birinin işletmelerin yüzde 8&#39;inde görüldüğü bildirildi.</p><p>Araştırmada fidye yazılımları, kitlesel zararlı yazılımlar, kurumsal e-posta dolandırıcılığı ve yapay zek güvenlik açıklarının istismarı gibi saldırıların ise büyük işletmelerde daha yaygın olduğu görüldü.</p><p>Araştırma Türkiye&#39;deki KOBİ&#39;lerin yalnızca dışarıdan gelen saldırılarla değil, kurum içindeki güvenlik eksiklikleriyle de mücadele ettiğini ortaya koydu.</p><p>Türkiye&#39;de işletmelerin siber riskini artıran faktörlerin başında yüzde 35 ile yetersiz BT güvenlik politikaları geldi. Seyrek parola değişimi ve yetersiz veri yedekleme uygulamaları bu başlık altında öne çıktı.</p><p>BT ve BT güvenliği ekiplerindeki yüksek iş yükü yüzde 30 ile ikinci sırada yer alırken, BT altyapısı üzerinde merkezi kontrolün bulunmaması ve kurum içinde siber güvenlik konusunda yeterli liderlik ve sahiplenmenin olmaması yüzde 28&#39;er oranında bildirildi.</p><p>Çalışanların siber güvenlik farkındalığındaki eksiklik, güvenlik riskleri yeterince dikkate alınmadan verilen iş kararları ve yeni nesil güvenlik çözümlerini kullanmaya yönelik isteksizlik ise yüzde 25&#39;er oranla dikkat çeken diğer riskler oldu.</p><strong>Şirketlerin yüzde 70&#39;i bütçesini artırdı</strong><p>Artan tehditler, KOBİ&#39;leri siber güvenlik yatırımlarını büyütmeye yöneltti. Türkiye&#39;de araştırmaya katılan KOBİ&#39;lerin yüzde 70&#39;i BT güvenliği fonksiyonlarını geliştirmeyi planladığını belirtirken, yine yüzde 70&#39;inin 2026 yılında siber güvenlik bütçesini artırdığı bildirildi.</p><p>İşletmelerin yüzde 36&#39;sı ek bütçesini BT ve siber güvenlik ekiplerini büyütmek için kullanırken, yüzde 36&#39;sı çalışanlarına yeni güvenlik eğitimleri sağlamayı tercih etti. XDR, NDR ve SIEM gibi daha gelişmiş güvenlik teknolojilerine geçiş için bütçe ayıranların oranı ise yüzde 29 oldu.</p><p>Kaspersky Birleşik Platform Ürün Grubu Başkanı Ilya Markelov, saldırganların artık farklı büyüklükteki şirketleri çeşitli yöntemlerle hedef alabildiğine dikkat çekti.</p><p>Markelov, gelişmiş saldırıların parçalı güvenlik sistemlerini aşabildiğini, bu nedenle teknolojik araçların yanında yeterli uzmanlığa sahip ekiplerin de önem kazandığını belirtti. Büyüme aşamasındaki şirketlerin bütçe sınırlamaları ve bilgi güvenliği alanındaki uzman açığı nedeniyle zorlandığını ifade eden Markelov, siber güvenlik çözümlerinin daha az kaynakla daha fazla koruma sağlayacak şekilde geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.</p><p>Kaspersky, KOBİ&#39;lerin saldırılara karşı ilk olarak kurum içi güvenlik süreçlerini güçlendirmesini öneriyor. Kurumsal kaynaklar ve bulut sistemlerine erişimin sıkı kurallara bağlanması, işten ayrılan çalışanların erişim yetkilerinin zamanında kaldırılması ve kritik verilerin düzenli olarak yedeklenmesi öneriler arasında bulunuyor.</p><p>Çalışanların kimlik avı, deepfake ve sesli kimlik avı olarak bilinen 'vishing' gibi yeni saldırı yöntemlerini tanıyabilecek şekilde eğitilmesinin de insan kaynaklı güvenlik açıklarının azaltılmasında önemli rol oynadığı belirtiliyor.</p><p>Şirketlerin büyüklüklerine, bütçelerine ve faaliyet alanlarına uygun güvenlik teknolojilerini tercih etmeleri; sistemlerini güncel tutmaları, güçlü parola politikaları oluşturmaları ve e-posta kaynaklı tehditlere karşı çok katmanlı koruma kullanmaları tavsiye ediliyor.</p><p>Kaspersky&#39;nin araştırması kapsamında Türkiye dahil 18 ülkede toplam 1.800 görüşme gerçekleştirildi. Çalışmaya Türkiye&#39;nin yanı sıra Brezilya, Meksika, Kolombiya, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Rusya, Hindistan, Endonezya, Malezya, Çin, Tayland, Vietnam, Mısır, Güney Afrika ve Suudi Arabistan&#39;dan katılımcılar dahil edildi.</p><p>Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, siber saldırıların şirket büyüklüğünden bağımsız şekilde ciddi bir işletme riski haline geldiğine işaret ederken, özellikle güvenlik politikaları, çalışan farkındalığı ve düzenli veri yedeklemenin KOBİ&#39;ler açısından giderek daha kritik hale geldiğini gösteriyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/turkiye-de-kobi-lere-siber-sal_1788181245_C6pANI.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türkiye’de KOBİ’lere siber saldırı alarmı: Her 10 işletmeden yaklaşık 6’sı hedef oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/turkiye-de-kobi-lere-siber-sal_1788181245_C6pANI.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yapay zekâdaki güvenlik açıklarında 10 katlık artış]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/yapay-zekadaki-guvenlik-aciklarinda-10-katlik-artis/232131/</link>
            <description><![CDATA[Kaspersky’nin 2026 verileri, yapay zekâ ve büyük dil modeli hizmetlerinde tespit edilen güvenlik açıklarının kısa sürede 10 kat arttığını, kritik seviyedeki açıkların sayısının ise 119’a ulaştığını ortaya koydu.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/yapay-zekadaki-guvenlik-aciklarinda-10-katlik-artis/232131/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 19:23:48 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yapay zek teknolojilerinin iş dünyasından günlük kullanıma kadar hızla yayılması, siber güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Kaspersky tarafından yayımlanan İstismar ve Güvenlik Açıkları Raporu, özellikle yapay zek ve büyük dil modellerini kullanan servislerde tespit edilen güvenlik açıklarının dikkat çekici biçimde arttığını gösterdi.</p><p>Kaspersky Zafiyet Yönetimi verilerine göre, 2026&#39;nın ikinci çeyreğinde yapay zek ve büyük dil modeli (LLM) servislerinde kaydedilen güvenlik açıklarının sayısı, 2025&#39;in son çeyreğine kıyasla 10 kat artarak 935&#39;e yükseldi.</p><p>Artış yalnızca toplam güvenlik açığı sayısıyla sınırlı kalmadı. Kritik seviyede değerlendirilen açıkların sayısı da 2026&#39;nın ikinci çeyreğinde 119&#39;a ulaştı. Bu rakamın 2025&#39;in sonundaki seviyenin yaklaşık 5 katına karşılık geldiği belirtildi.</p><strong>Erişim ve kimlik doğrulama açıkları öne çıktı</strong><p>Kaspersky&#39;nin incelemesi, yapay zek tabanlı yazılımlarda karşılaşılan güvenlik sorunlarının belirli alanlarda yoğunlaştığını gösterdi. Kritik sistem nesnelerine yönelik erişim kontrollerinin yetersiz olması, hatalı kimlik doğrulama ve yetkilendirme yapılandırmaları ile enjeksiyon açıkları başlıca riskler arasında yer aldı.</p><p>Yapay zek sistemlerinin giderek daha fazla kurumsal veriye ve iş sürecine entegre edilmesi, bu alanlardaki bir güvenlik açığının oluşturabileceği etkinin de büyümesine neden oluyor.</p><p>Kaspersky Zararlı Yazılım Uzmanı Alexander Kolesnikov, yapay zek araçlarının iş süreçlerini hızlandırmasına rağmen yaygınlaşmayla birlikte yeni güvenlik sorunlarının ortaya çıktığına dikkat çekti.</p><p>Kolesnikov, 'Araçlar, eklentiler ve yapay zek teknolojileri görevlerin daha verimli şekilde otomatikleştirilmesine yardımcı oluyor. Ancak yapay zeknın kurumlar genelinde hızla yaygınlaşması, beraberinde yeni güvenlik sorunlarını da getiriyor' dedi.</p><p>Kolesnikov, erişim kontrolü, kimlik doğrulama ve enjeksiyon süreçlerindeki zayıflıkların en sık karşılaşılan güvenlik açıkları arasında bulunduğunu belirterek, kurumların yalnızca geleneksel yama yönetimine güvenmemesi gerektiğini kaydetti.</p><p>Kolesnikov, altyapının ve erişim kontrollerinin gerçek zamanlı olarak görünür hale getirilmesinin tehditlerin zamanında belirlenmesi ve engellenmesi açısından önem taşıdığını ifade etti.</p><strong>Yapay zek adı kullanılarak 33 bin 300&#39;den fazla saldırı girişimi</strong><p>Kaspersky&#39;nin KOBİ&#39;lere yönelik yayımladığı başka bir rapor ise saldırganların yapay zek hizmetlerinin popülerliğinden nasıl yararlanmaya başladığını ortaya koydu.</p><p>2026&#39;nın ilk dört ayında Kaspersky güvenlik çözümleri tarafından 33 bin 300&#39;den fazla saldırı girişimi tespit edildi. Bu saldırılarda kötü amaçlı veya istenmeyen yazılımların, kullanıcıların ilgisini çekmek amacıyla popüler yapay zek hizmetleri gibi gösterildiği belirlendi.</p><p>Tespit edilen saldırı girişimlerinin sayısının 2025&#39;in aynı dönemine kıyasla yaklaşık 5 kat arttığı bildirildi. Kaspersky, yapay zek hizmetlerinin kullanım alanının genişlemesiyle saldırganların da bu platformların isimlerinden ve popülerliğinden daha fazla yararlanmaya çalışabileceğine dikkat çekti.</p><p>Kullanıcıların yapay zek araçlarına yönelik yoğun ilgisi, sahte uygulamalar, zararlı yazılımlar veya güvenilir hizmetleri taklit eden içeriklerin saldırılarda kullanılmasını daha cazip hale getiriyor.</p><strong>Kurumlarda yapay zek güvenliği yeni bir başlık haline geliyor</strong><p>Yapay zeknın şirketlerin günlük iş süreçlerine dahil edilmesiyle bu sistemlerin güvenliğinin yalnızca kullanılan yazılımla sınırlı olmadığına dikkat çeken Kaspersky, erişim yetkilerinden kurumsal altyapının izlenmesine kadar daha kapsamlı bir güvenlik yaklaşımına ihtiyaç bulunduğunu belirtti.</p><p>Kaspersky, kurumların altyapılarını sürekli takip etmelerini, güvenlik açıklarını erken aşamada belirlemelerini ve olası saldırılara hızlı müdahale edebilecek sistemlerden yararlanmalarını öneriyor.</p><p>2026&#39;nın ikinci çeyreğinde yapay zek ve LLM servislerindeki güvenlik açıklarının 935&#39;e, kritik seviyedeki açıkların ise 119&#39;a yükselmesi, yapay zek kullanımının hızla genişlediği bir dönemde siber güvenlik önlemlerinin de aynı hızla geliştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yapay-zekadaki-guvenlik-acikla_1788020626_dTJ4qS.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yapay zekâdaki güvenlik açıklarında 10 katlık artış ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yapay-zekadaki-guvenlik-acikla_1788020626_dTJ4qS.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fidye yazılımında ilk saatler kritik: İşletmelerin atması gereken 6 adım]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/fidye-yaziliminda-ilk-saatler-kritik-isletmelerin-atmasi-gereken-6-adim/232130/</link>
            <description><![CDATA[Fidye yazılımı saldırısına uğrayan işletmelerde ilk saatlerde alınan kararlar zararın boyutunu ve verilerin kurtarılma ihtimalini doğrudan etkilerken, Alev Akkoyunlu fidyenin hemen ödenmemesi ve etkilenen cihazların hızla ağdan ayrılması gerektiğini belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/fidye-yaziliminda-ilk-saatler-kritik-isletmelerin-atmasi-gereken-6-adim/232130/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 19:17:16 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dijital sistemlere yönelik en ciddi tehditlerden biri olan fidye yazılımı saldırıları, işletmeler açısından veri kaybından faaliyetlerin tamamen durmasına kadar uzanan ciddi sonuçlara neden olabiliyor. Saldırının ardından özellikle ilk birkaç saat içerisinde atılan adımlar, zararlı yazılımın diğer cihazlara yayılmasının önlenmesi ve verilerin kurtarılması açısından kritik önem taşıyor.</p><p>Fidye yazılımlarının sisteme girmesi için çoğu zaman karmaşık bir saldırıya ihtiyaç duyulmuyor. Bir çalışanın oltalama e-postasındaki bağlantıya tıklaması, ele geçirilen bir kullanıcı parolası veya güvenlik güncellemesi yapılmamış tek bir cihaz saldırganlara şirket ağına giriş imknı sağlayabiliyor.</p><p>Sisteme sızılmasının ardından önemli dosyalar kısa süre içerisinde şifrelenebiliyor, çalışanların verilere ve uygulamalara erişimi engellenebiliyor. Son aşamada ise ekranda dosyaların yeniden açılması karşılığında para talep eden fidye notu beliriyor.</p><p>Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, böyle bir durumda panikle hareket edilmesinin saldırının oluşturduğu zararı daha da büyütebileceğine dikkat çekti.</p><strong>Fidyenin ödenmesi verilerin kurtarılacağını garanti etmiyor</strong><p>Saldırganların ekranda geri sayım başlatması veya yüksek miktarda ödeme talep etmesinin işletmeleri hızlı karar vermeye zorlayabileceğini belirten Alev Akkoyunlu, fidye ödemesinin dosyaların geri alınacağı anlamına gelmediğini söyledi.</p><p>Akkoyunlu, 'Ekranda beliren bir geri sayım sayacı veya yüksek bir ödeme talebi işletme sahiplerini korkutabiliyor. Oysa fidyeyi ödemek, dosyaların geri geleceği anlamına gelmiyor. Bazı işletmeler çalışan bir şifre çözme anahtarına hiçbir zaman ulaşamıyor. Bazıları ise ödeme yaptıktan sonra daha yüksek taleplerle karşılaşıyor' dedi.</p><p>Dosyaların geri alınmasının da tek başına tehlikenin geçtiği anlamına gelmediğine işaret eden Akkoyunlu, saldırganların şifreleme işleminden önce şirketin hassas verilerini kopyalamış olabileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydetti.</p><p>İlk müdahalenin saldırının yayılmasını önlemede belirleyici olduğunu söyleyen Akkoyunlu, 'İlk adım her zaman sakin kalmak olmalı. Ardından enfekte cihaz ağdan izole edilerek saldırının yayılması durdurulmalı. Doğru sıralamayla ve bir uzman desteğiyle hareket etmek, kaybı sınırlamanın en etkili yoludur' ifadelerini kullandı.</p><strong>Akkoyunlu&#39;dan işletmelere 6 kritik adım</strong><p>Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, fidye yazılımıyla karşılaşan işletmelerin izlemesi gereken yolu 6 başlık altında sıraladı:</p><p>1. Panikle fidye ödemesi yapılmamalı</p><p>Alev Akkoyunlu, saldırganların oluşturduğu zaman baskısına rağmen ödeme konusunda acele edilmemesi gerektiğini belirtti. Fidyenin ödenmesi dosyaların geri alınacağını garanti etmediği gibi işletmenin ilerleyen dönemlerde yeniden hedef haline gelmesine de neden olabilir. Bu nedenle mevcut seçenekler değerlendirilmeden ödeme kararı verilmemesi gerekiyor.</p><p>2. Etkilenen cihaz hemen ağdan çıkarılmalı</p><p>Fidye yazılımı bulaştığından şüphelenilen bilgisayarın mümkün olan en kısa sürede internet ve şirketin yerel ağıyla bağlantısının kesilmesi gerekiyor. Ethernet kablosunun çıkarılması, Wi-Fi bağlantısının kapatılması ve harici disklerin cihazdan ayrılması saldırının diğer sistemlere sıçramasını engellemek açısından önem taşıyor. Etkilenen cihaz üzerinden paylaşılan ağ klasörlerine erişimin de durdurulması gerekiyor.</p><p>3. Fidye notu ve şifrelenen dosyalar silinmemeli</p><p>Saldırının ardından sistemi tamamen silerek yeniden kurmaya çalışmak önemli dijital kanıtların kaybolmasına yol açabiliyor. Akkoyunlu, fidye notlarının, şifrelenmiş dosyaların ve ekranda görülen hata mesajlarının saldırının hangi fidye yazılımı ailesinden kaynaklandığının belirlenmesine yardımcı olabileceğine dikkat çekti.</p><p>Fidye notunun ekran görüntüsünün alınması, saldırının ilk fark edildiği saatin kaydedilmesi ve saldırıyla bağlantılı olabileceği düşünülen şüpheli e-postaların korunması da yapılması gerekenler arasında yer alıyor.</p><p>4. Profesyonel destek için zaman kaybedilmemeli</p><p>İşletmede siber güvenlik konusunda yetkin bir bilgi teknolojileri ekibi bulunmuyorsa dışarıdan profesyonel destek alınması gerekiyor. Akkoyunlu, 7 gün 24 saat sistemlerin takip edilmesini ve olası saldırılara müdahale edilmesini sağlayan yönetilen tespit ve müdahale hizmetlerinin bu süreçte işletmeler açısından önemli olduğunu ifade etti.</p><p>5. Saldırı yetkili kurumlara bildirilmeli</p><p>Sistemin kontrol altına alınmasının ardından olayın ilgili kurumlara raporlanması gerekiyor. Türkiye&#39;de siber olaylarla ilgili USOM ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele birimlerine başvuru yapılabiliyor.</p><p>Siber sigorta poliçesi bulunan işletmelerin de poliçelerinde belirtilen bildirim sürelerini kontrol ederek sigorta şirketlerine zamanında bilgi vermesi önem taşıyor.</p><p>6. Sistem yalnızca temiz yedeklerden geri yüklenmeli</p><p>Fidye yazılımı saldırılarında güncel ve saldırıdan etkilenmemiş yedekler, işletmenin faaliyetlerine yeniden başlamasını önemli ölçüde hızlandırabiliyor. Ancak yedeklerin sisteme yüklenmesinden önce zararlı yazılımın tamamen temizlendiğinden emin olunması gerekiyor.</p><p>Alev Akkoyunlu, fidye yazılımı sistemde aktifken yapılan veri geri yükleme işlemlerinin dosyaların yeniden şifrelenmesiyle sonuçlanabileceğine dikkat çekti.</p><strong>İşletmeler saldırı yaşanmadan önlem almalı</strong><p>Akkoyunlu, saldırı gerçekleştikten sonra doğru müdahalenin önemli olduğunu ancak işletmelerin asıl olarak olay gerçekleşmeden önce güvenlik altyapılarını güçlendirmeleri gerektiğine işaret etti.</p><p>Oltalama e-postalarına ve zararlı internet sitelerine karşı güvenlik önlemlerinin artırılması, cihazların ve yazılımların düzenli güncellenmesi, güçlü parola politikalarının uygulanması ve verilerin düzenli olarak yedeklenmesi fidye yazılımlarına karşı işletmelerin dayanıklılığını artırabilecek önlemler arasında bulunuyor.</p><p>Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından tek bir saldırının iş süreçlerini uzun süre aksatabileceğine dikkat çeken Akkoyunlu, saldırının ilk dakikalarından itibaren doğru adımların doğru sırayla uygulanmasının hem veri kaybını hem de işletmenin karşılaşabileceği maddi zararı sınırlandırmada belirleyici olduğunu vurguladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/fidye-yaziliminda-ilk-saatler-_1788020234_DCdVWN.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fidye yazılımında ilk saatler kritik: İşletmelerin atması gereken 6 adım ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/fidye-yaziliminda-ilk-saatler-_1788020234_DCdVWN.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yapay zekâ çağında dijital ayak izi tehlikesi: Paylaştığınız her bilgi hedefe dönüşebilir]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/yapay-zeka-caginda-dijital-ayak-izi-tehlikesi-paylastiginiz-her-bilgi-hedefe-donusebilir/232113/</link>
            <description><![CDATA[Yapay zekâ araçlarının gelişmesiyle birlikte sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar, konumlar ve kişisel bilgiler siber suçlular tarafından çok daha hızlı analiz edilebilir hale gelirken, uzmanlar dijital ayak izinin sınırlandırılması gerektiği konusunda uyarıyor.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/yapay-zeka-caginda-dijital-ayak-izi-tehlikesi-paylastiginiz-her-bilgi-hedefe-donusebilir/232113/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 21:54:49 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yapay zek teknolojileri günlük yaşamı kolaylaştıran birçok yenilik sunarken, siber güvenlik alanında yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Özellikle internette herkese açık şekilde bulunan kişisel bilgilerin yapay zek araçlarıyla kısa sürede analiz edilebilmesi, dolandırıcılık ve sosyal mühendislik saldırılarının daha kolay hazırlanmasına imkan tanıyor.</p><p>Siber güvenlik şirketi ESET, kullanıcıların internette bıraktıkları dijital ayak izlerine karşı daha dikkatli olmaları gerektiğine dikkat çekti. Sosyal medya paylaşımlarından fotoğraf ve videolara, iş bilgilerinden arkadaşlık ilişkilerine kadar birçok verinin kötü niyetli kişiler tarafından bir araya getirilebileceği belirtildi.</p><strong>Yapay zek siber suçluların işini hızlandırıyor</strong><p>Geçmişte açık kaynaklı istihbarat toplama (OSINT) yöntemleriyle bir kişi hakkında ayrıntılı bilgi edinmek ciddi zaman ve teknik bilgi gerektiriyordu. Saldırganların sosyal medya hesaplarını tek tek incelemesi, arkadaş ve aile bağlantılarını belirlemesi, iş hayatı ve ilgi alanlarına ilişkin verileri bir araya getirmesi gerekiyordu.</p><p>Yapay zeknın gelişmesiyle bu süreç önemli ölçüde hızlandı. Çok sayıda açık kaynaktaki veriyi kısa sürede inceleyebilen sistemler, farklı platformlarda bulunan bilgileri ilişkilendirerek kişilere yönelik ayrıntılı profiller oluşturabiliyor.</p><p>Özellikle fotoğraf ve videolardaki ayrıntılar da önemli bir risk oluşturuyor. Kullanıcı tarafından önemsiz görülen bir görüntünün arka planındaki adres, araç, iş yeri, okul veya başka bir ayrıntı, kişinin yaşamına ilişkin önemli ipuçları verebiliyor.</p><strong>Dolandırıcılık yöntemleri daha ikna edici hale gelebiliyor</strong><p>Büyük dil modelleri ve diğer yapay zek araçları, internette bulunan dağınık bilgilerin bir araya getirilmesini kolaylaştırıyor. Böylece saldırganlar hedef aldıkları kişinin ailesi, arkadaşları, mesleği, ilgi alanları ve günlük yaşamına ilişkin bilgileri kullanarak daha inandırıcı dolandırıcılık senaryoları hazırlayabiliyor.</p><p>Yapay zek aynı zamanda farklı dillerde daha doğal ve ikna edici mesajlar oluşturulmasına da imkan sağlıyor. Bu durum sahte e-postalar, sosyal medya mesajları ve çeşitli dijital iletişim kanalları üzerinden gerçekleştirilen sosyal mühendislik girişimlerinin fark edilmesini zorlaştırabiliyor.</p><strong>İş hayatındaki bilgiler de risk altında</strong><p>Dijital ayak izi yalnızca kişisel hayat açısından tehlike oluşturmuyor. Hibrit ve uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaşmasıyla kişisel ve profesyonel yaşam arasındaki sınırların giderek azalması, kurumsal bilgileri de hedef haline getirebiliyor.</p><p>Kişisel cihazların iş amacıyla kullanılması, profesyonel ve kişisel sosyal medya hesaplarının birbirine bağlanması veya çalışılan kurum hakkında fazla bilgi paylaşılması, kötü niyetli kişilerin çalışan ile kurum arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarmasını kolaylaştırabiliyor.</p><p>Bu nedenle dijital ortamdaki dikkatsiz paylaşımların yalnızca kişisel veri kaybına değil, mesleki itibar ve kurumsal güvenlik açısından da ciddi sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor.</p><strong>Dijital ayak izini azaltmak için 6 önemli önlem</strong><p>ESET, yapay zek destekli bilgi toplama ve dolandırıcılık girişimlerine karşı kullanıcıların alabileceği önlemleri şöyle sıraladı:</p> Sosyal medya hesaplarını mümkün olduğunca herkese açık kullanmamak ve gizlilik ayarlarını düzenli olarak kontrol etmek. Doğum tarihi, çocukların okulu, tatil planları ve günlük rutinler gibi kişisel bilgileri paylaşmaktan kaçınmak. Paylaşılan fotoğraf ve videoların arka planında adres, plaka, araç veya konum belirlemeye yarayabilecek ayrıntılar bulunup bulunmadığını kontrol etmek. Kişisel ve profesyonel hayat arasındaki bağlantıyı gereksiz yere ortaya çıkaracak paylaşımlardan uzak durmak. Hesaplarda güçlü ve birbirinden farklı parolalar kullanmak, mümkün olan durumlarda çok faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirmek. Tanınmayan kişilerden gelen arkadaşlık ve takip isteklerini kabul etmemek, şüpheli durumlarda kişinin kimliğini farklı bir iletişim kanalı üzerinden doğrulamak.Uzmanlara göre internette yayılan bilgilerin tamamen geri alınması her zaman mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle kullanıcıların bir fotoğraf, video veya kişisel bilgiyi paylaşmadan önce söz konusu içeriğin yapay zek sistemleri tarafından bulunabileceğini, analiz edilebileceğini ve başka bilgilerle ilişkilendirilebileceğini göz önünde bulundurması önem taşıyor. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yapay-zeka-caginda-dijital-aya_1787943288_A46w5Y.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yapay zekâ çağında dijital ayak izi tehlikesi: Paylaştığınız her bilgi hedefe dönüşebilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yapay-zeka-caginda-dijital-aya_1787943288_A46w5Y.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yapay zekâ iletişim sektörünü dönüştürüyor: Yeni meslekler kapıda]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/ani-ve-cok-siddetli-bas-agrisi-beyin-anevrizmasinin-habercisi-olabilir/232083/</link>
            <description><![CDATA[Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekânın iletişim mesleklerini ortadan kaldırmak yerine gazetecilikten reklamcılığa kadar birçok alanda yeni uzmanlık ve istihdam fırsatları oluşturduğunu belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/ani-ve-cok-siddetli-bas-agrisi-beyin-anevrizmasinin-habercisi-olabilir/232083/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 23:58:42 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yapay zek teknolojilerinin hızla gelişmesi, gazetecilikten reklamcılığa, halkla ilişkilerden sinema ve yeni medyaya kadar iletişim sektöründeki çalışma biçimlerini değiştiriyor. Rutin görevlerin giderek otomatikleştiği sektörde, iletişim fakültesi mezunlarının rolünün içerik üretmenin ötesine geçerek doğrulama, analiz, strateji geliştirme ve dijital güven yönetimi gibi alanlara kayması bekleniyor.</p><p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zek çağında iletişim sektöründeki istihdam yapısını ve gelecekte öne çıkması beklenen meslekleri değerlendirdi.</p><p>Teknolojik gelişmelerin iletişim alanındaki insan ihtiyacını ortadan kaldırmadığını belirten Atalay, aksine hiper bağlantılı dijital dünyada doğru anlam oluşturmanın ve güvenilir iletişim kurmanın daha önemli hale geldiğini söyledi.</p><p>'Bugün tam anlamıyla bir iletişim çağında yaşıyoruz.' diyen Atalay, 'İletişim elbette her zaman önemliydi ancak bugün akıllı telefonlar, sosyal ağlar ve dijital platformlar sayesinde herkesin her an ulaşılabilir olduğu hiper bağlantılı bir dünyadayız. Teknoloji iletişim kurmayı kolaylaştırırken anlam yaratmayı, güven oluşturmayı ve ortak bir zeminde buluşmayı zorlaştırıyor. Bu nedenle iletişim becerileri konusunda eğitimli olmak profesyonel yaşamda giderek daha büyük bir fark yaratıyor' ifadelerini kullandı.</p><strong>Yapay zek iletişimcinin rolünü değiştiriyor</strong><p>Yapay zeknın saniyeler içerisinde metin, görsel ve farklı içerik alternatifleri oluşturabilmesi, iletişim profesyonellerinin görev tanımlarını da yeniden şekillendiriyor. Prof. Dr. Atalay, gelecekte iletişimcilerin yalnızca içerik üreten kişiler olmayacağını, yapay zek tarafından oluşturulan seçenekleri değerlendiren, doğrulayan ve stratejik kararlar veren profesyonellere dönüşeceğini kaydetti.</p><p>Atalay, yapay zeknın insan davranışlarına ilişkin büyük miktarda veriyi analiz edebildiğini ancak insanın duygusal ve toplumsal deneyimini birebir karşılayamadığını belirterek iletişimcinin yorumlama gücünün önemini koruyacağını söyledi.</p><p>'Eskiden iyi bir reklam fikri bulmak, o fikri görsele dökmek ve metnini yazmak günler, hatta haftalar alabiliyordu. Bugün yapay zek araçlarına doğru komutlar verdiğinizde saniyeler içinde çok sayıda alternatif elde edebiliyorsunuz. Ancak o alternatiflerden hangisinin insanın kalbine dokunacağını, hangisinin toplumsal bir karşılığı olduğunu veya hangisinin insanı gerçekten güldüreceğini algoritmalar tek başına belirleyemiyor. Yapay zek insan davranışını analiz edebilir ama insan gibi hissedemez.' dedi.</p><p>Bu dönüşümle birlikte seçme, doğrulama, yorumlama, anlamlandırma ve strateji geliştirme becerilerinin iletişim mezunlarının çalışma hayatındaki konumunu belirleyen önemli unsurlar arasına gireceğini ifade etti.</p><strong>Gazetecilikte doğrulama ve araştırma öne çıkacak</strong><p>Yapay zeknın en fazla etkilediği mesleklerden birinin gazetecilik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Atalay, rutin haberlerin otomatik olarak hazırlanabildiği bir ortamda gazetecilerin araştırmacılık ve doğrulama görevlerinin daha fazla önem kazanacağını belirtti.</p><p>Atalay, 'Haber yazan gazeteciden doğrulayan ve anlamlandıran gazeteciye doğru bir dönüşüm gerçekleşiyor. Rutin ajans haberlerini artık yapay zek yazabiliyor. Gazetecinin yeni rolü dezenformasyonu filtrelemek, derinlemesine araştırma yapmak, veri gazeteciliği yapmak ve ham verinin arkasındaki insan hikyesini yakalamak olacak' ifadelerini kullandı.</p><p>Deepfake içeriklerin ve yapay zekyla üretilen yanıltıcı bilgilerin yaygınlaşması da gazetecilikte dijital doğrulama becerilerini daha kritik hale getiriyor. Atalay, geleceğin iletişim profesyonellerinin veri ve algoritma okuryazarlığına sahip olmasının önem kazanacağını ifade etti.</p><p>Reklamcılıkta da benzer bir dönüşümün yaşandığını belirten Atalay, yapay zeknın çok sayıda reklam metni ve görseli oluşturabildiğini ancak hangi çalışmanın markanın kimliğine ve hedef kitlesine uygun olduğuna ilişkin stratejik kararların iletişim profesyonellerinin sorumluluğunda kalacağını söyledi.</p><p>Atalay, 'Reklamcının işi artık yalnızca sıfırdan üretmek olmayacak. Yapay zeknın oluşturduğu alternatifler arasından markanın ruhuna, hedef kitlenin psikolojisine ve toplumsal bağlama en uygun olanı seçmek; doğru promptları oluşturmak ve yaratıcı stratejiyi kurmak daha önemli hle gelecek' dedi.</p><strong>Dijital güven yeni çalışma alanlarından biri olacak</strong><p>Yapay zek destekli manipülasyon, deepfake ve dezenformasyonun yaygınlaşmasıyla halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim alanında dijital güven ve itibar yönetiminin daha fazla önem kazanması bekleniyor.</p><p>Prof. Dr. Atalay, geleneksel medya takibi ve bülten dağıtımı gibi bazı görevlerin otomatikleşmesine karşılık, dijital krizleri yönetebilecek ve kurumlarla toplum arasında güven ilişkisi oluşturabilecek iletişim profesyonellerine duyulan ihtiyacın artacağını ifade etti.</p><p>'Bülten dağıtımı ve medya takibi gibi geleneksel görevler giderek otomatikleşirken, bilişsel kriz yönetimi ve güven mimarlığı daha fazla önem kazanıyor. Deepfake ve manipülasyonun bu kadar kolaylaştığı bir çağda PR profesyonelleri yapay zek hızında yayılan itibar krizlerini yönetmek ve toplumla kurumlar arasında sahici bağlar kurmak zorunda' diye konuştu.</p><strong>İletişim eğitiminde yapay zek dönemi</strong><p>İletişim sektöründeki değişimin üniversite eğitimine de yansıdığını belirten Atalay, öğrencilerin yalnızca geleneksel mesleki becerilerle değil, yapay zekyı doğru ve etik şekilde kullanabilecek yetkinliklerle hazırlanması gerektiğini söyledi.</p><p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesinde farklı bölümlerde yapay zek odaklı zorunlu derslerin bulunduğunu aktaran Atalay; gazetecilikte yapay zek, üretken yapay zekyla görsel iletişim tasarımı, yapay zek destekli film yapımı, halkla ilişkilerde yapay zek uygulamaları ve dijital reklamcılık gibi alanlarda eğitim verildiğini kaydetti.</p><p>Atalay, 'Öğrencilerimize her şeyden önce &#39;Yapay zek iletişimcinin rakibi değil, onun akıllı asistanıdır.&#39; diyoruz.' ifadelerini kullanarak öğrencilerin yapay zek modellerine doğru komut verme, ortaya çıkan sonuçları değerlendirme, bilgileri teyit etme ve algoritmik manipülasyonları fark etme becerilerinin geliştirilmesine önem verdiklerini dile getirdi.</p><strong>Yeni iletişim meslekleri ortaya çıkıyor</strong><p>Önümüzdeki yıllarda medya kuruluşları, reklam ve sosyal medya ajansları, dijital platformlar, yapım şirketleri ve kurumsal iletişim birimlerinde teknolojiyle iletişimi birleştiren yeni pozisyonların daha görünür hale gelmesi bekleniyor.</p><p>Prof. Dr. Atalay, yeni çalışma alanları arasında yapay zek içerik stratejistliği, dijital itibar yöneticiliği, dezenformasyon analistliği, veri hikyeleştiriciliği, insan-yapay zek etkileşimi tasarımcılığı, dijital doğrulama uzmanlığı, yapay zek destekli yaratıcı strateji, algoritmik içerik yönetimi ve dijital kriz iletişimini sıraladı.</p><p>Atalay, iletişim alanındaki dönüşümün gençler açısından yalnızca meslek kaybı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, 'Geleceğin iletişim mezunları algoritmaları yöneten, yapay zekyı anlamlandıran ve dijital güven inşa eden profesyoneller olacak. Meslekler değişiyor ama iyi iletişim kurabilme becerisi her zamankinden daha değerli hle geliyor. Yapay zekyı doğru ve dozunda kullanabilen, eleştirel düşünebilen, insan psikolojisini anlayan, etik sınırları gözeten ve özgün fikir üretebilen iletişimciler iş dünyasında öne çıkacak. Aklını ve yaratıcılığını tamamen yapay zekya devredenler değil, yapay zekyı kendi yaratıcılığını güçlendiren bir araç olarak kullananlar geleceğin iletişim dünyasında yerlerini alacak.' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ani-ve-cok-siddetli-bas-agrisi_1787864788_gBsXFx.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yapay zekâ iletişim sektörünü dönüştürüyor: Yeni meslekler kapıda ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ani-ve-cok-siddetli-bas-agrisi_1787864788_gBsXFx.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Akıllı telefonların bakımı bilgisayarlardan daha fazla yapılıyor]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/akilli-telefonlarin-bakimi-bilgisayarlardan-daha-fazla-yapiliyor/232039/</link>
            <description><![CDATA[Kaspersky’nin 18 ülkede 7 bin 200 kişiyle gerçekleştirdiği araştırma, kullanıcıların akıllı telefonlarını güncelleme ve gereksiz uygulamalardan temizleme konusunda bilgisayarlara göre daha düzenli hareket ettiğini ortaya koydu.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/akilli-telefonlarin-bakimi-bilgisayarlardan-daha-fazla-yapiliyor/232039/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 18:24:10 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Akıllı telefon ve bilgisayarlar günlük yaşamın vazgeçilmez parçaları haline gelirken, kullanıcıların bu cihazların dijital bakımına yaklaşımı farklılık gösteriyor. Kaspersky tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre akıllı telefon sahipleri, cihazlarını güncel tutma ve gereksiz içeriklerden arındırma konusunda bilgisayar kullanıcılarından daha aktif davranıyor.</p><p>Kaspersky&#39;nin pazar araştırma merkezi tarafından 2026 yılında gerçekleştirilen çalışmaya Türkiye&#39;nin de aralarında bulunduğu 18 ülkeden toplam 7 bin 200 kişi katıldı. Araştırmada cihaz güncellemelerinden dosya yönetimine, kullanılmayan uygulamaların kaldırılmasından şifre ve gizlilik ayarlarına kadar farklı dijital alışkanlıklar karşılaştırıldı.</p><strong>Telefon kullanıcılarının yüzde 77&#39;si güncellemeleri düzenli yapıyor</strong><p>Araştırmaya göre akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 77&#39;si işletim sistemi ve uygulama güncellemelerini düzenli şekilde gerçekleştiriyor. Bilgisayar kullanıcılarında ise bu oran yüzde 53 seviyesinde kalıyor.</p><p>Benzer bir farklılık fotoğraf ve video gibi dijital içeriklerin yönetiminde de görülüyor. Akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 72&#39;si fotoğraf ve videolarını belirli aralıklarla düzenlediğini veya gereksiz olanları sildiğini belirtirken, bilgisayar kullananlarda bu oran yüzde 49 olarak ölçüldü.</p><p>Kullanılmayan uygulamaların kaldırılmasında da telefon sahipleri öne çıktı. Akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 73&#39;ü nadiren kullandığı uygulamaları cihazından kaldırdığını bildirirken, bilgisayarlarda kullanılmayan programları silenlerin oranı yüzde 47&#39;de kaldı.</p><p>Telefonların sınırlı depolama kapasitesinin kullanıcıları gereksiz uygulama ve içerikleri daha sık gözden geçirmeye yönelttiği değerlendiriliyor. Bilgisayarlarda biriken ve uzun süre kullanılmayan programların ise cihaz performansının yanı sıra güvenlik açısından da gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.</p><p>Dosyaları belirli klasörler altında toplama ve adlandırma konusunda ise bilgisayar kullanıcılarının daha düzenli olduğu görüldü. Akıllı telefon sahiplerinin yüzde 46&#39;sı dosya ve e-postalarını klasörler halinde düzenlediğini veya belirli bir adlandırma sistemi kullandığını belirtirken, bilgisayar kullanıcılarında bu oran yüzde 57&#39;ye yükseldi.</p><strong>Şifre ve yedekleme alışkanlıkları düşük seviyede</strong><p>Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de doğrudan güvenlikle bağlantılı dijital bakım alışkanlıklarının her iki cihaz grubunda düşük seviyelerde kalması oldu.</p><p>Akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 33&#39;ü, bilgisayar kullanıcılarının ise yüzde 31&#39;i şifrelerini düzenli olarak değiştirdiğini bildirdi. Önemli verilerinin yedeğini alanların oranı telefon kullanıcılarında yüzde 29, bilgisayar kullanıcılarında ise yüzde 28 olarak kaydedildi.</p><p>Uygulamaların hangi verilere erişebildiğini kontrol eden, izinleri ve gizlilik ayarlarını düzenli olarak gözden geçirenlerin oranı daha da düşük çıktı. Bu işlemleri gerçekleştirenlerin oranı mobil cihazlarda yüzde 20, bilgisayarlarda ise yüzde 16 seviyesinde kaldı.</p><p>Kaspersky, cihazlarda kişisel fotoğraflardan banka bilgilerine, kimlik belgelerinden iş dosyalarına kadar çok sayıda hassas verinin saklandığına dikkat çekerek yedekleme, hesap kontrolü ve gizlilik ayarlarının düzenli şekilde gözden geçirilmesini öneriyor.</p><p>Araştırmaya göre cep telefonu, katılımcıların yüzde 58&#39;i için internete erişimde kullanılan birincil cihaz konumunda bulunuyor. Bilgisayarlar ise özellikle çalışma, dosya yönetimi ve program kullanımı gibi alanlarda önemini koruyor. 61 yaş ve üzerindeki katılımcıların yüzde 58&#39;i internete erişimde temel cihaz olarak bilgisayarı tercih ediyor.</p><strong>'Cihazlarımız giderek daha fazla kişisel bilgi barındırıyor'</strong><p>Kaspersky Bireysel Ürünlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Marina Titova, cihaz türünden bağımsız olarak dijital güvenlik alışkanlıklarının önem taşıdığını belirtti.</p><p>Titova, 'Telefon, bilgisayar veya başka bir cihaz fark etmeksizin, kullandığımız cihazlar giderek daha fazla kişisel ve finansal bilgi barındırıyor. Fotoğraflar, mesajlar, banka bilgileri, iş belgeleri, şifreler… Bunların tamamı değerli ve siber suçluların hedefinde.' ifadelerini kullandı.</p><p>Kullanılmayan hesapların kapatılması, önemli verilerin yedeklenmesi ve gizlilik ayarlarının yönetilmesi gibi temel işlemlerin ihmal edilmesinin kişisel bilgilerin açığa çıkması riskini artırabileceğine dikkat çeken Titova, kullanıcıların dijital ayak izleri üzerindeki kontrollerini güçlendirmeleri gerektiğini kaydetti.</p><strong>Dijital bakımın düzenli yapılması öneriliyor</strong><p>Kaspersky, kullanıcıların dijital bakım işlemlerini unutmamak için aylık veya üç aylık hatırlatıcılar oluşturmasını öneriyor. Eski ve kullanılmayan hesaplarla kayıtlı ödeme yöntemlerinin düzenli şekilde kontrol edilerek ihtiyaç duyulmayanların kaldırılması tavsiye ediliyor.</p><p>Önemli dosyalar için otomatik yedekleme özelliklerinin etkinleştirilmesi, cihazların ve uygulamaların güncel tutulması, güçlü şifrelerin kullanılması ve uygulamaların erişim izinlerinin belirli aralıklarla kontrol edilmesi de öneriler arasında yer alıyor.</p><p>Araştırma sonuçları, kullanıcıların telefonlarında depolama ve güncelleme gibi günlük bakım işlemlerine daha fazla önem verdiğini ancak kişisel verilerin korunması açısından kritik öneme sahip yedekleme, şifre ve gizlilik kontrollerinin hem telefonlarda hem de bilgisayarlarda daha düşük oranlarda kaldığını ortaya koyuyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/akilli-telefonlarin-bakimi-bil_1787757848_yUZjtr.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Akıllı telefonların bakımı bilgisayarlardan daha fazla yapılıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/akilli-telefonlarin-bakimi-bil_1787757848_yUZjtr.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İnternet şikayetleri son 4 yılın zirvesinde: Kesintiler kullanıcıları bezdirdi]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/internet-sikayetleri-son-4-yilin-zirvesinde-kesintiler-kullanicilari-bezdirdi/231956/</link>
            <description><![CDATA[İnternet servis sağlayıcılarına yönelik şikayetler 2026’nın ilk 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artarak 78 bin 610’a ulaştı. Şikayetvar verilerinde uzun süren internet kesintileri, düşük hız ve bağlantı kopmaları kullanıcıların en fazla dile getirdiği sorunlar arasında yer aldı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/internet-sikayetleri-son-4-yilin-zirvesinde-kesintiler-kullanicilari-bezdirdi/231956/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 23:07:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İnternetin günlük yaşamdan çalışma hayatına, eğitimden bankacılık işlemlerine kadar birçok alanda vazgeçilmez hale gelmesiyle bağlantıda yaşanan sorunlar da tüketicilerin gündeminde daha fazla yer almaya başladı.</p><p>Şikayetvar tarafından açıklanan verilere göre internet servis sağlayıcıları hakkında platforma yapılan başvurular 2026 yılında belirgin şekilde yükseldi. 2025&#39;in ilk 7 ayında 67 bin 642 olan şikayet sayısı, bu yılın aynı döneminde 78 bin 610&#39;a çıktı.</p><p>Böylece bir yılda şikayet sayısında 10 bin 968 artış yaşanırken, yıllık artış oranı yüzde 16 olarak hesaplandı.</p><p>Verilerde özellikle temmuz ayında yaşanan artış dikkat çekti. Haziran 2026&#39;da 10 bin 656 olan şikayet sayısı, temmuzda yüzde 36&#39;lık yükselişle 14 bin 498&#39;e ulaştı.</p><p>Bu rakamla temmuz, yılın ilk 7 aylık bölümünde internet servis sağlayıcıları hakkında en fazla şikayetin kaydedildiği ay oldu. Ocak ayında 13 bin 420 olarak kaydedilen başvurular sonraki aylarda gerilerken, haziran sonrasında yeniden yükselişe geçti.</p><strong>Haftalık şikayet sayısı 3 bin 448&#39;e çıktı</strong><p>Artış haftalık verilere de yansıdı. 2026&#39;nın 31&#39;inci haftasında internet servis sağlayıcıları hakkında 3 bin 448 şikayet platforma ulaştı. Bu rakam bir önceki haftaya kıyasla yüzde 11&#39;lik yükselişe işaret etti.</p><p>İlk 7 aylık dönemler karşılaştırıldığında internet hizmetlerine ilişkin tüketici memnuniyetsizliğindeki yükseliş daha net ortaya çıktı.</p><p>Şikayetvar&#39;a ulaşan şikayet sayısı 2023&#39;ün aynı döneminde 49 bin 864 olurken, 2024&#39;te 71 bin 34&#39;e yükseldi. 2025&#39;te 67 bin 642&#39;ye gerileyen sayı, 2026&#39;da 78 bin 610&#39;a çıkarak son 4 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.</p><p>2023 ile 2026&#39;nın aynı dönemleri karşılaştırıldığında şikayetlerde yaklaşık yüzde 58 artış yaşandı.</p><strong>En büyük sorun uzun süren kesintiler</strong><p>Kullanıcıların en fazla tepki gösterdiği konuların başında günlerce devam edebilen internet kesintileri geliyor. Bağlantının tamamen kesilmesinin yanı sıra abonelik sırasında belirtilen internet hızının sağlanamaması da şikayetlerin önemli bölümünü oluşturuyor.</p><p>Sürekli bağlantı kopması, hız dalgalanmaları ve yüksek ping sorunları özellikle internet üzerinden çalışan, eğitim alan veya çevrim içi oyun oynayan kullanıcıların şikayetlerinde öne çıkıyor.</p><p>Arıza kaydı açılmasına rağmen sorunların giderilmeden kayıtların kapatılması ve müşteri hizmetlerine ulaşmakta yaşanan güçlükler de tüketicilerin sık dile getirdiği konular arasında bulunuyor.</p><p>Fiber altyapının bulunmaması veya port yetersizliği nedeniyle hizmet alamayan kullanıcıların yanı sıra yeni aboneliklerde kurulum ve aktivasyon sürelerinin uzaması da şikayetlere yansıdı.</p><p>Taşınma sonrasında internet naklinin gerçekleştirilememesi, altyapı konusunda farklı bilgiler verilmesi, kullanılmayan hizmet için fatura çıkarılması ve aboneliğin sonlandırılması sırasında talep edilen cayma bedelleri de öne çıkan sorunlar arasında yer aldı.</p><p>Platforma başvuran bazı kullanıcılar, günlerce internet hizmeti alamamalarına rağmen faturalarının değişmediğini belirtirken, kesinti yaşanan dönemlerin ücretlendirmeden düşürülmesini talep etti.</p><p>Şikayetlerde kullanıcıların ortak beklentisi ise yaşanan teknik problemlerin kısa sürede ve kalıcı şekilde giderilmesi oldu. Özellikle arıza kayıtlarına daha hızlı müdahale edilmesi, müşteri hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve altyapı kaynaklı problemlerde abonelerin daha açık şekilde bilgilendirilmesi taleplerde öne çıktı.</p><p>2026&#39;nın ilk 7 ayında ortaya çıkan 78 bin 610 şikayetlik tablo, internet servis sağlayıcılarına ilişkin tüketici başvurularının son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştığını ortaya koydu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/internet-sikayetleri-son-4-yil_1787515614_8Hfy6X.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İnternet şikayetleri son 4 yılın zirvesinde: Kesintiler kullanıcıları bezdirdi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/internet-sikayetleri-son-4-yil_1787515614_8Hfy6X.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[5G ile TCG Anadolu’dan Kocaeli’ye sağlık köprüsü: Robotik cerrahide yeni dönem]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/5g-ile-tcg-anadolu-dan-kocaeli-ye-saglik-koprusu-robotik-cerrahide-yeni-donem/231955/</link>
            <description><![CDATA[Turkcell, TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında TCG Anadolu ile Kocaeli Üniversitesi arasında 5G bağlantısı kurarak, ağ dilimleme teknolojisinin kullanıldığı uzaktan robotik cerrahi uygulamasını gerçekleştirdi.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/5g-ile-tcg-anadolu-dan-kocaeli-ye-saglik-koprusu-robotik-cerrahide-yeni-donem/231955/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 23:02:18 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye&#39;nin 5G teknolojilerinin sağlık alanındaki kullanımına yönelik çalışmalarına bir yenisi eklendi. Turkcell tarafından Gölcük Tersanesi Komutanlığı ev sahipliğinde düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan etkinlikleri kapsamında, TCG Anadolu ile Kocaeli Üniversitesi arasında yüksek hızlı ve güvenli bağlantı oluşturuldu.</p><p>Uygulama kapsamında TCG Anadolu&#39;da gerçekleştirilen robotik cerrahi işleminde Da Vinci robotik sistemi üzerinden elde edilen yüksek kaliteli görüntü ve ses, Turkcell&#39;in 5G altyapısı kullanılarak Kocaeli Üniversitesindeki hekimlere anlık olarak aktarıldı.</p><strong>Hekimler işlemi gerçek zamanlı takip etti</strong><p>Sistemde 5G&#39;nin 'ağ dilimleme' teknolojisinden yararlanıldı. Genel internet trafiğinden bağımsız olarak oluşturulan bağlantı sayesinde Kocaeli Üniversitesindeki hekimler, TCG Anadolu&#39;da gerçekleştirilen işlemi gerçek zamanlı takip etti.</p><p>Üniversitedeki hekimler, görüntü ve ses aktarımı üzerinden gemide robotik sistemi kullanan cerraha anlık yönlendirmelerde bulundu. Böylece robotik cerrahi konusunda yetkin bir cerrahın, farklı bir noktada bulunan hekimlerden canlı konsültasyon ve destek alarak ileri uzmanlık gerektiren işlemleri gerçekleştirebilmesine yönelik teknoloji uygulamalı olarak gösterildi.</p><p>Cerrahi işlemden gerçekleştirilen canlı yayın aynı zamanda Gölcük Tersanesi&#39;ndeki TEKNOFEST ana ekranına aktarılarak etkinliğe katılan ziyaretçiler tarafından da izlendi.</p><strong>TCG Anadolu&#39;ya robotik cerrahi altyapısı</strong><p>Gerçekleştirilen çalışmayla TCG Anadolu&#39;nun robotik cerrahi altyapısı da yeni bir seviyeye taşındı. Turkcell tarafından yapılan açıklamada, kurulan sistem sayesinde TCG Anadolu&#39;nun Akdeniz&#39;e kıyısı bulunan ülkeler arasında robotik cerrahi altyapısına sahip ilk ve tek askeri gemi niteliği kazandığı belirtildi.</p><p>Uygulamada kullanılan ağ dilimleme teknolojisi, 5G şebekesinin belirli bir bölümünün özel bir hizmet için ayrılmasına imkan tanıyor. Bu sayede yoğun genel internet trafiğinden etkilenmeden yüksek hızlı ve güvenli veri aktarımı gerçekleştirilebiliyor.</p><p>Turkcell, 5G destekli uzaktan sağlık uygulamasını daha önce Muş&#39;ta da gerçekleştirmişti. Mayıs ayında Muş Devlet Hastanesinde bulunan bir hastanın ameliyatına, yaklaşık 1500 kilometre uzaklıktaki İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesindeki doktorlar 5G teknolojisi üzerinden destek vermişti.</p><p>TCG Anadolu&#39;daki uygulamayla birlikte benzer teknoloji bu kez askeri gemi ile üniversite hastanesi arasında kullanıldı.</p><strong>'5G ile mesafe engel olmaktan çıkıyor'</strong><p>Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, Muş ile İstanbul arasında kurulan sağlık köprüsünün ardından TCG Anadolu&#39;da yeni bir uygulamayı hayata geçirdiklerini belirtti.</p><p>Koç, 'Bu proje kapsamında sağlık sektörü için özel bir ağ dilimleme yaptık. 5G&#39;de bu teknolojiyi canlı şebekede ilk defa kullanan operatör Turkcell oldu. Böylece genel internet trafiğinden tamamen bağımsız, çok yüksek hızlı ve güvenli bir hat sağladık. 5G&#39;nin gerçek gücü, mesafe sınırı olmadan ihtiyaç duyulan uzmanlığı her yere taşımasında yatıyor' ifadelerini kullandı.</p><strong>5G&#39;de yerli teknoloji vurgusu</strong><p>5G teknolojisini yalnızca yüksek hızlı mobil bağlantı olarak değerlendirmediklerini belirten Koç, veri merkezleri, bulut hizmetleri, siber güvenlik ve yapay zeka çözümlerinin de yeni nesil iletişim altyapısının önemli parçaları olduğunu ifade etti.</p><p>Turkcell&#39;in 5G altyapısında yerli ürün, yazılım ve teknolojilerin payını artırmayı hedeflediğini kaydeden Koç, projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan Milli Savunma Bakanlığı, T3 Vakfı, Gölcük Tersanesi Komutanlığı, Kocaeli Üniversitesi, hekimler ve çalışma ekiplerine teşekkür etti.</p><p>Gerçekleştirilen uygulamanın, 5G&#39;nin özellikle uzak mesafelerde uzman hekim desteğine ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerinde nasıl kullanılabileceğine yönelik önemli örneklerden biri olduğu belirtildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/5g-ile-tcg-anadolu-dan-kocaeli_1787515336_ip3AXb.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 5G ile TCG Anadolu’dan Kocaeli’ye sağlık köprüsü: Robotik cerrahide yeni dönem ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/5g-ile-tcg-anadolu-dan-kocaeli_1787515336_ip3AXb.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[TCG Anadolu ile üniversite arasında 5G destekli sağlık köprüsü kuruldu]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/tcg-anadolu-ile-universite-arasinda-5g-destekli-saglik-koprusu-kuruldu/231920/</link>
            <description><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında TCG Anadolu ile Kocaeli Üniversitesi arasında kurulan 5G bağlantısıyla robotik cerrahi görüntüleri uzman hekimlere gerçek zamanlı aktarıldı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/tcg-anadolu-ile-universite-arasinda-5g-destekli-saglik-koprusu-kuruldu/231920/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 21:31:55 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>TEKNOFEST Mavi Vatan etkinlikleri kapsamında sağlık ve iletişim teknolojilerini buluşturan dikkat çekici bir uygulama gerçekleştirildi. Turkcell tarafından Gölcük Donanma Limanı&#39;nda bulunan TCG Anadolu ile Kocaeli Üniversitesi arasında 5G destekli sağlık bağlantısı kuruldu.</p><p>Uygulama kapsamında TCG Anadolu&#39;daki Da Vinci robotik cerrahi sisteminden alınan yüksek kaliteli görüntü ve ses, 5G altyapısı üzerinden Kocaeli Üniversitesi&#39;ndeki uzman hekimlere anlık olarak ulaştırıldı.</p><p>Üniversitedeki hekimler, gemide gerçekleştirilen robotik cerrahi işlemini gerçek zamanlı takip ederek gemideki hekime yönlendirmelerde bulundu. Böylece Da Vinci robotik cerrahi sistemini kullanabilen bir cerrahın, ihtiyaç halinde farklı bir noktadaki uzmanlardan canlı konsültasyon ve destek alabilmesinin örneği sergilendi.</p><strong>5G ağı içerisinde özel bağlantı oluşturuldu</strong><p>Uygulamada 5G&#39;nin 'network slicing' olarak bilinen ağ dilimleme teknolojisinden yararlanıldı. Da Vinci robotik cerrahi sistemi ile üniversite arasında genel internet trafiğinden bağımsız, yüksek hızlı ve güvenli bir bağlantı oluşturuldu.</p><p>Gerçekleştirilen uygulamanın görüntüleri aynı zamanda Gölcük Tersanesi&#39;ndeki TEKNOFEST ana ekranından katılımcılara aktarıldı.</p><p>Kurulan altyapıyla TCG Anadolu&#39;nun, Akdeniz&#39;e kıyısı bulunan ülkelerde robotik cerrahi altyapısına sahip ilk ve tek askerî gemi niteliği kazandığı belirtildi.</p><strong>Muş&#39;taki uygulamanın ardından bir ilk daha</strong><p>Turkcell, benzer bir 5G sağlık uygulamasını mayıs ayında Muş ile İstanbul arasında gerçekleştirmişti. Muş Devlet Hastanesi&#39;ndeki bir hastanın ameliyatına, yaklaşık bin 500 kilometre uzaklıktaki İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde bulunan doktorlar 5G teknolojisi üzerinden destek vermişti.</p><p>Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Muş&#39;taki uygulamanın ardından bu kez TCG Anadolu&#39;da yeni bir sağlık köprüsü oluşturduklarını belirterek, 'Her iki örnek de gösteriyor ki 5G ile birlikte mesafe artık bir engel olmaktan çıkıyor. Bu proje kapsamında sağlık sektörü için özel bir ağ dilimleme yaptık. Böylece genel internet trafiğinden bağımsız, çok yüksek hızlı ve güvenli bir hat sağladık.' ifadelerini kullandı.</p><p>Koç, 5G teknolojisinin uzmanlığı mesafeden bağımsız olarak ihtiyaç duyulan noktalara taşıma potansiyeline dikkat çekerek yerli teknoloji, yazılım ve çözümlerin kullanımını artırmaya yönelik çalışmaların süreceğini kaydetti.</p><p>20-23 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan etkinliklerinde denizcilik, savunma ve su altı teknolojileri başta olmak üzere çeşitli yerli ve millî teknolojiler katılımcılarla buluşturuluyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/tcg-anadolu-ile-universite-ara_1787423514_PpHXAJ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ TCG Anadolu ile üniversite arasında 5G destekli sağlık köprüsü kuruldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/tcg-anadolu-ile-universite-ara_1787423514_PpHXAJ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kart ve cüzdan taşımaya yeni alternatif: İş Bankası MaxSticker’ı kullanıma sundu]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/kart-ve-cuzdan-tasimaya-yeni-alternatif-is-bankasi-maxsticker-i-kullanima-sundu/231773/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye İş Bankası, kredi kartı özelliklerini küçük bir etikette bir araya getiren ve POS cihazlarında temassız ödeme imkânı sağlayan MaxSticker’ı müşterilerinin kullanımına açtı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/kart-ve-cuzdan-tasimaya-yeni-alternatif-is-bankasi-maxsticker-i-kullanima-sundu/231773/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 13:35:30 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye İş Bankası, ödeme teknolojileri alanındaki ürünlerine MaxSticker Kart&#39;ı ekledi. Günlük hayatta kullanılan eşyalara veya cep telefonuna yapıştırılabilen MaxSticker, kullanıcıların fiziksel kart taşımadan temassız ödeme gerçekleştirmesine olanak sağlıyor.</p><p>Bankadan yapılan açıklamaya göre kredi kartının ödeme özelliklerini etiket formuna taşıyan MaxSticker ile fiziksel POS cihazlarında mobil uygulamaya giriş yapmaya gerek kalmadan ödeme yapılabiliyor. Sistem, telefonun şarjının bulunmadığı durumlarda da kullanılabiliyor.</p><p>Kullanıcılar MaxSticker için kullanmak istedikleri limiti İşCep üzerinden kredi kartlarından tanımlayabiliyor. Güvenlik amacıyla etiketin üzerinde kart numarası, son kullanma tarihi ve CVV gibi hassas kart bilgileri bulunmuyor.</p><strong>Maximum avantajları MaxSticker&#39;da da geçerli</strong><p>Bağlı bulunduğu kredi kartının MaxiPuan ve Maximil özelliklerinden yararlanabilen MaxSticker, Maximum kartlara sunulan avantaj ve ayrıcalıkları da beraberinde getiriyor.</p><p>Temassız ödemelerde uygulanan standart işlem limitleri MaxSticker için de geçerli olacak. Belirlenen limitin üzerindeki alışverişlerde ise işlemin tamamlanabilmesi için POS cihazından kart şifresinin girilmesi gerekecek.</p><p>MaxSticker ayrıca İşCep veya diğer bankacılık kanalları üzerinden e-ticaret işlemlerinde kullanıma açılabilecek.</p><strong>'Kart ve cüzdan ihtiyacı yok'</strong><p>Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, bankanın ödeme sistemlerinde kullanıcıların günlük hayatını kolaylaştıracak çözümlere odaklandığını belirtti.</p><p>Yüz, akıllı saat ve mobil temassız ödeme seçeneklerinin ardından MaxSticker&#39;ı da kullanıma sunduklarını ifade eden Lüle, 'Maximum&#39;un tüm avantaj ve ayrıcalıklarını küçük ve şık bir etikete sığdırdık. MaxSticker ile fiziksel ödemelerde kart ve cüzdan ihtiyacı yok. Üstelik cep telefonunun şarjına ihtiyaç duymadan ya da mobil uygulamaya giriş yapmadan anında ödeme yapılabiliyor' dedi.</p><p>Lüle, esnek limit yapısı ve güvenlik standartlarıyla geliştirilen MaxSticker&#39;ın bankanın ödeme teknolojilerindeki dönüşüm çalışmalarının yeni ürünlerinden biri olduğunu kaydetti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kart-ve-cuzdan-tasimaya-yeni-a_1787049329_BVu2ix.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kart ve cüzdan taşımaya yeni alternatif: İş Bankası MaxSticker’ı kullanıma sundu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kart-ve-cuzdan-tasimaya-yeni-a_1787049329_BVu2ix.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Penta Teknoloji yılın ilk yarısında 1,3 milyar lira brüt kara ulaştı]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/penta-teknoloji-yilin-ilk-yarisinda-1-3-milyar-lira-brut-kara-ulasti/231721/</link>
            <description><![CDATA[Penta Teknoloji, 2026 yılının ilk altı ayında cirosunu yüzde 23 artırarak 17,3 milyar liraya çıkarırken, brüt karını yüzde 30 artışla 1,3 milyar liraya yükseltti.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/penta-teknoloji-yilin-ilk-yarisinda-1-3-milyar-lira-brut-kara-ulasti/231721/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 19:21:39 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Teknoloji ürünleri dağıtımı alanında faaliyet gösteren Penta Teknoloji, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Kamuyu Aydınlatma Platformu&#39;na (KAP) bildirilen verilere göre şirket, yılın ilk altı ayında hem ciro hem de karlılık göstergelerinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla büyüme kaydetti.</p><p>Penta Teknoloji&#39;nin konsolide cirosu, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 23 artarak 17,3 milyar liraya ulaştı. Şirketin brüt karı ise yüzde 30&#39;luk yükselişle 1,3 milyar lira olarak gerçekleşti.</p><strong>FAVÖK 616,5 milyon liraya yükseldi</strong><p>Şirketin faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) yılın ilk yarısında yüzde 24 artarak 616,5 milyon liraya çıktı. Aynı dönemde FAVÖK marjı yüzde 3,6 olarak kaydedilirken, vergi öncesi kar 155,1 milyon lira seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Açıklanan sonuçlarda şirketin satış faaliyetlerinden tedarik zincirine kadar uzanan süreçlerde gerçekleştirdiği yatırımlar ile dijitalleşme odaklı iş modelinin büyüme performansına katkısı öne çıktı.</p><strong>İkinci yarıda yapay zeka ve bulut teknolojilerine odaklanacak</strong><p>Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, şirketin 35 yılı aşan deneyimiyle dünyanın önde gelen teknoloji üreticilerinin ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına sunduğunu belirtti.</p><p>Yılın ilk yarısındaki finansal performansın sürdürülebilir büyüme stratejilerinin sonuçlarını ortaya koyduğunu ifade eden Erünsal, güçlü iş ortaklıkları ve geniş ürün portföyü sayesinde değişen pazar koşullarına hızlı şekilde uyum sağladıklarını kaydetti.</p><p>Erünsal, 'Yılın ikinci yarısında da yapay zeka, veri yönetimi ve bulut teknolojileri başta olmak üzere, odaklandığımız alanlarda büyüme istikrarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz' ifadelerini kullandı.</p><strong>'Büyüme hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz'</strong><p>Dijital yatırımların şirketin verimliliğinin artırılmasında önemli rol oynadığını vurgulayan Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, önümüzdeki dönemde de teknoloji ekosistemine yönelik yatırımların devam edeceğini belirtti.</p><p>Erünsal, 'Verimliliğimizi artıran dijital yatırımlarımız, operasyonel mükemmellik anlayışımız ve insan odaklı kurum kültürümüzle büyüme hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz. Önümüzdeki dönem, iş ortaklarımızın dijital dönüşüm yolculuğunu desteklemeye ve teknoloji ekosistemine uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/penta-teknoloji-yilin-ilk-yari_1786897298_XKuaTo.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Penta Teknoloji yılın ilk yarısında 1,3 milyar lira brüt kara ulaştı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/penta-teknoloji-yilin-ilk-yari_1786897298_XKuaTo.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hyundai Motor Türkiye ilk elektrikli aracı IONIQ 3'ün seri üretimine başladı]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/hyundai-motor-turkiye-ilk-elektrikli-araci-ioniq-3-un-seri-uretimine-basladi/231720/</link>
            <description><![CDATA[Hyundai Motor Türkiye, İzmit fabrikasında tamamen elektrikli IONIQ 3 modelinin seri üretimine başlayarak Türkiye’deki üretim faaliyetlerinde yeni bir dönemin kapısını açtı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/hyundai-motor-turkiye-ilk-elektrikli-araci-ioniq-3-un-seri-uretimine-basladi/231720/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 19:07:43 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Hyundai Motor Türkiye (HMTR), elektrikli araç üretimine yönelik uzun süredir devam eden hazırlıklarının ardından IONIQ 3 modelini seri üretim hattına aldı. İzmit fabrikasında düzenlenen törenle başlayan üretim, hem tesisin dönüşümü hem de Hyundai&#39;nin Avrupa pazarına yönelik elektrikli araç stratejisi açısından önemli bir adım oldu.</p><p>'IONIQ 3 Seri Üretim Başlangıç Töreni'ne Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Güney Kore Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Boo Sukjong, Hyundai Motor Europe CEO&#39;su Xavier Martinet, Hyundai Motor Türkiye CEO&#39;su Alex Kim, Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar ile kamu ve iş dünyasından temsilciler katıldı.</p><strong>Fabrikanın yaklaşık yarısı modernize edildi</strong><p>Tamamen elektrikli IONIQ 3&#39;ün üretilebilmesi için İzmit fabrikasında son iki yılda kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirildi. Yeni nesil elektrikli araçların üretimine uygun altyapı oluşturulurken fabrikanın yaklaşık yüzde 50&#39;si modernize edildi. Dönüşüm sürecinde 1000&#39;den fazla çalışan farklı görevler üstlendi.</p><p>Hyundai&#39;nin 1997&#39;den bu yana faaliyet gösterdiği İzmit fabrikası, şirketin Güney Kore dışındaki en uzun süre faaliyet gösteren üretim tesislerinden biri olma özelliğini taşıyor. Yıllık 200 bin araç üretim kapasitesine sahip fabrikada bugüne kadar 3,4 milyonun üzerinde araç üretildi.</p><p>İzmit&#39;te üretilen otomobillerin yaklaşık yüzde 80&#39;i ihraç edilirken, bugüne kadar başta Avrupa ülkeleri olmak üzere 2,6 milyondan fazla araç yurt dışına gönderildi.</p><strong>Türkiye&#39;ye yönelik yatırımlar devam edecek</strong><p>Hyundai&#39;nin 1997&#39;den bu yana Türkiye&#39;deki üretim faaliyetlerine yaptığı yatırımın 1,47 milyar avroya ulaştığı belirtildi. IONIQ 3 ile yenilenecek i20 ve BAYON modellerini kapsayan yeni dönem için ise elektrikli, hibrit ve içten yanmalı motorlu araçlar dahil olmak üzere 715 milyon avroluk yatırım planlanıyor.</p><p>Yeni IONIQ 3 'Aero Hatch' modelinin seri üretime geçmesiyle birlikte İzmit fabrikasında yeni bir dönem başlarken, yeni nesil BAYON ve i20 modellerinin üretimi için de hazırlıklar sürüyor. Yapılacak yatırımların Türkiye&#39;deki otomotiv tedarik sanayisine de katkı sağlaması hedefleniyor.</p><p>Hyundai Motor Türkiye CEO&#39;su Alex Kim, IONIQ 3&#39;ün Türkiye&#39;de üretilmesinden gurur duyduklarını belirterek, 'IONIQ 3, Hyundai Motor Company, Hyundai Motor Europe ve Hyundai Motor Türkiye için uzun vadeli bir taahhüdü temsil ediyor. Önümüzdeki yıllarda üretim kapasitemizi daha da artırmak için çeşitli alanlara yatırım yapmaya devam etmeyi hedefliyoruz' ifadelerini kullandı.</p><strong>Avrupa&#39;nın elektrikli araç dönüşümünde Türkiye vurgusu</strong><p>Hyundai Motor Europe CEO&#39;su Xavier Martinet ise Türkiye&#39;nin otomotiv üretimindeki birikimi, nitelikli iş gücü, güçlü tedarikçi yapısı ve Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumuna dikkat çekti.</p><p>IONIQ 3&#39;ün Türkiye&#39;de üretilmesi kararının Hyundai&#39;nin ülkeye duyduğu güvenin göstergesi olduğunu ifade eden Martinet, bu yaklaşımın yalnızca IONIQ 3 modeliyle sınırlı olmadığını belirtti.</p><p>Türkiye&#39;nin Avrupa&#39;daki mobilite dönüşümünde önemli bir üretim merkezi olma potansiyeline dikkat çeken Hyundai, İzmit fabrikasındaki yeni yatırımlarla elektrikli araç üretimindeki kapasitesini geliştirmeyi ve tesisi markanın bölgedeki önemli üretim merkezlerinden biri olarak konumlandırmayı hedefliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hyundai-motor-turkiye-ilk-elek_1786896461_T0HARw.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hyundai Motor Türkiye ilk elektrikli aracı IONIQ 3'ün seri üretimine başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/hyundai-motor-turkiye-ilk-elek_1786896461_T0HARw.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türk futbolunda teknoloji dönemi yeni sezonda da devam edecek]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/turk-futbolunda-teknoloji-donemi-yeni-sezonda-da-devam-edecek/231719/</link>
            <description><![CDATA[Türk Telekom, VAR’dan Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi’ne, 5G yayınlarından akıllı stadyum uygulamalarına kadar sunduğu teknolojik altyapıyla yeni sezonda da Türk futboluna desteğini sürdürecek.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/turk-futbolunda-teknoloji-donemi-yeni-sezonda-da-devam-edecek/231719/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 18:58:03 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türk futbolunda teknolojinin kullanım alanı her geçen sezon genişlerken, Türk Telekom da Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile yürüttüğü çalışmalar kapsamında yeni sezonda teknoloji ve altyapı desteğine devam edecek.</p><p>Trendyol Süper Lig&#39;in teknoloji sponsoru olan şirket, fiber altyapısından yayıncılık çözümlerine kadar farklı alanlarda geliştirdiği teknolojilerle hem müsabakaların yönetimine hem de futbolseverlerin seyir deneyimine katkı sunmayı hedefliyor.</p><p>Türk Telekom&#39;un bugüne kadar Türk futboluna sağladığı teknolojik destekler arasında Video Yardımcı Hakem (VAR) sistemi, akıllı stadyum projeleri, eSüper Lig ve Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi gibi uygulamalar bulunuyor.</p><strong>Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi fiber altyapıyla destekleniyor</strong><p>Trendyol Süper Lig&#39;de 2023-2024 sezonunun ikinci yarısında kullanılmaya başlanan Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi&#39;nin altyapısında da Türk Telekom&#39;un teknolojisi kullanıldı. Sistem, Süper Lig ekiplerinin stadyumları ile TFF&#39;nin Riva&#39;daki VAR merkezi arasında fiber internet altyapısı ve teknolojik donanımlarla entegre edildi.</p><p>Bu altyapıyla birlikte hakem karar süreçlerinde teknolojiden daha fazla yararlanılması sağlanırken, yeni sezonda da sistemin teknolojik altyapısına yönelik destek devam edecek.</p><p>Türk Telekom ayrıca futbol dünyasında kullanılan yeni teknolojileri yakından takip ederek, 2026 FIFA Dünya Kupası&#39;nda öne çıkacak yeni nesil uygulamaların Türkiye&#39;de kullanılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p><strong>5G teknolojisi futbol sahalarına taşındı</strong><p>Şirketin spor alanındaki çalışmalarının önemli başlıklarından birini de 5G teknolojisi oluşturuyor. Trendyol Süper Lig&#39;in teknoloji sponsoru olan Türk Telekom, 2024-2025 sezonunda 5G üzerinden ilk canlı televizyon yayın bağlantısını gerçekleştirmişti.</p><p>Stadyumlardaki teknolojik dönüşümün yanı sıra futbolun daha erişilebilir hale getirilmesine yönelik projeler de yürütülüyor. 'Engelsiz Tribün' uygulamasıyla tribün atmosferinin daha geniş kitlelere ulaştırılması amaçlanıyor.</p><p>Teknoloji ve yayın desteği yalnızca Süper Lig ile sınırlı kalmıyor. Nesine 2. Lig ve 3. Lig karşılaşmaları da Tivibu ve Yaay üzerinden futbolseverlerle buluşturularak Anadolu kulüplerinin mücadelelerinin daha geniş kitlelere ulaşması sağlanıyor.</p><strong>'Türk sporunun dijital dönüşümüne katkı sunuyoruz'</strong><p>Türk Telekom CEO&#39;su Ebubekir Şahin, şirketin teknolojik birikimini spor alanına da taşıdıklarını belirterek, 'Türkiye Futbol Federasyonu ile işbirlikleri yürütüyor, Türk futbolunun destekçisi olarak teknolojimizi tüm futbolseverlerin hizmetine sunmaktan mutluluk duyuyoruz' ifadelerini kullandı.</p><p>Şahin, geçmişten bugüne Türkiye&#39;nin ilk stadyum isim anlaşması, akıllı stadyum projeleri, taraftar paketleri ve futbol kulüpleriyle gerçekleştirilen marka işbirlikleri gibi birçok çalışmaya imza attıklarını kaydetti.</p><p>VAR sisteminin Türkiye&#39;de uygulanmaya başladığı 2018 yılında stadyumlar ve Riva&#39;daki merkezin teknolojik altyapısına katkı sunduklarını hatırlatan Şahin, Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi&#39;nin de Türk Telekom&#39;un güçlü fiber altyapısı ve teknoloji desteğiyle Süper Lig stadyumlarına kurulduğunu belirtti.</p><strong>Yeni nesil futbol teknolojileri Türkiye&#39;ye getirilecek</strong><p>Futboldaki teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade eden Şahin, 2026 FIFA Dünya Kupası&#39;nda kullanılacak yeni nesil teknolojilerin de Türkiye&#39;ye kazandırılması için çalışmalar yürüttüklerini bildirdi.</p><p>Yeni sezonda fiber altyapı, 5G, dijital yayıncılık ve saha içi teknolojilere yönelik çalışmalarını sürdürecek Türk Telekom, Türk futbolunun dijital dönüşümünde yeni uygulamaları hayata geçirmeyi hedefliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/turk-futbolunda-teknoloji-done_1786895882_xRFYCi.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türk futbolunda teknoloji dönemi yeni sezonda da devam edecek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/turk-futbolunda-teknoloji-done_1786895882_xRFYCi.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yapay zekâ öğretmenler çocuklar için ne kadar güvenli?]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/yapay-zeka-ogretmenler-cocuklar-icin-ne-kadar-guvenli/231651/</link>
            <description><![CDATA[Eğitimde kullanımı hızla yaygınlaşan yapay zekâ araçları öğrencilere kişiselleştirilmiş öğrenme imkânı sunarken ESET, çocukların bilişsel gelişimi, kişisel verilerinin korunması ve dijital güvenliği konusunda ailelerin dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/yapay-zeka-ogretmenler-cocuklar-icin-ne-kadar-guvenli/231651/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:32:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yapay zek artık yalnızca iş dünyasında veya teknoloji sektöründe değil, çocukların eğitim hayatında da giderek daha fazla yer alıyor. Soruları yanıtlayan, ödevlere yardımcı olan ve öğrencinin seviyesine göre çalışma programları oluşturabilen yapay zek destekli eğitim araçlarının sayısı hızla artıyor.</p><p>Bu sistemler öğrencilerin anlamakta zorlandığı konuları tekrar etmesine ve kendi öğrenme hızına göre ilerlemesine yardımcı olabiliyor. Ancak yapay zeknın çocuklar tarafından kontrolsüz kullanılması beraberinde farklı riskleri de getiriyor.</p><p>Siber güvenlik şirketi ESET, yapay zek destekli öğretmen ve özel ders uygulamalarının çocukların eğitiminde nasıl kullanılması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak aileleri özellikle gizlilik, güvenlik ve bilişsel gelişim konusunda uyardı.</p><strong>Yapay zek destekli eğitim pazarı büyüyor</strong><p>Yapay zek tabanlı özel ders sistemlerine yönelik ilgi dünya genelinde hızla artıyor. Paylaşılan tahminlere göre yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde olan pazarın 2033 yılına kadar 17,7 milyar doların üzerine çıkabileceği öngörülüyor.</p><p>Günümüzde 'yapay zek öğretmeni' adı altında birbirinden oldukça farklı sistemler bulunuyor. Bazıları öğrencilerin sorularını doğrudan yanıtlayan genel amaçlı sohbet uygulamalarından oluşurken, daha gelişmiş sistemler belirli bir müfredat doğrultusunda öğrencinin öğrenme sürecini takip edebiliyor.</p><p>ESET, özellikle doğrudan cevabı vermek yerine öğrencinin sonuca ulaşmasını sağlayacak ipuçları sunan ve öğrenme sürecini destekleyen sistemlerin tercih edilmesinin önemine dikkat çekiyor.</p><strong>Çocuğun yerine düşünmeye başlamaması gerekiyor</strong><p>Yapay zeknın eğitimde sağladığı kolaylıkların yanında en fazla tartışılan konulardan biri, öğrencilerin düşünme ve problem çözme becerileri üzerindeki etkisi.</p><p>ESET&#39;in değerlendirmesinde, çocukların ödev veya sorularının yanıtlarına hiçbir zihinsel çaba göstermeden ulaşmasının zaman içerisinde yapay zekya aşırı bağımlılık oluşturabileceğine dikkat çekiliyor.</p><p>Yapay zeknın öğrencinin yerine problemi çözmesi yerine, çözüm yolunu bulmasına yardımcı olacak şekilde kullanılması önem taşıyor. Çocuğun sürekli hazır cevaplara yönelmesi; araştırma, sorgulama, yazma ve problem çözme süreçlerine daha az zaman ayırmasına yol açabiliyor.</p><p>ESET ayrıca çocukların yapay zeknın verdiği cevapları her zaman doğru kabul etmemesi gerektiğini vurguluyor. Yapay zek sistemlerinin yanlış bilgileri oldukça kendinden emin bir şekilde sunabilmesi, özellikle çocukların hatalı bilgiyi ayırt etmesini zorlaştırabiliyor.</p><strong>İnsan öğretmenin yerini tamamen alamıyor</strong><p>Yapay zek bir sorunun yanıtını saniyeler içerisinde verebilse de eğitim yalnızca doğru cevaba ulaşmaktan oluşmuyor.</p><p>Öğrencinin bir konuyu neden anlamadığını fark etmek, motivasyon kaybını görmek, duygusal durumunu değerlendirmek ve gerektiğinde farklı bir anlatım yöntemi kullanmak eğitim sürecinin önemli parçaları arasında bulunuyor.</p><p>ESET, bu nedenle yapay zek araçlarının insan öğretmenin yerine geçen bir sistemden çok öğrenmeyi destekleyen yardımcı bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.</p><p>Çocukların yapay zek uygulamalarıyla uzun süre iletişim kurması da dikkat edilmesi gereken başka bir konu olarak öne çıkıyor. Çocuğun bir sohbet robotunu gerçek bir arkadaş veya duygusal bağ kurulabilecek bir kişi gibi algılamaması için ailelerin yapay zeknın nasıl çalıştığını yaşına uygun biçimde anlatması önem taşıyor.</p><p>Yapay zek destekli eğitim araçlarında en önemli başlıklardan biri de kişisel verilerin korunması.</p><p>Bir uygulama yalnızca öğrencinin sorduğu soruları kaydetmeyebilir. Kullanılan sisteme bağlı olarak okul ödevleri, öğrenme performansı, ilgi alanları, hesap bilgileri, cihaz bilgileri ve hatta ses kayıtları gibi farklı veriler de toplanabilir.</p><p>ESET, ailelerin çocuklarının kullanacağı uygulamanın gizlilik politikasını incelemesini ve toplanan verilerin ne kadar süre saklandığını, üçüncü taraflarla paylaşılıp paylaşılmadığını ve yapay zek modellerinin geliştirilmesinde kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmesini öneriyor.</p><p>Özellikle sesle çalışan uygulamalarda çocuklara ait ses verilerinin toplanabilmesi, gizlilik ve güvenlik açısından daha dikkatli hareket edilmesini gerektiriyor.</p><strong>ESET&#39;ten ailelere önemli uyarılar</strong><p>ESET, çocukların yapay zek destekli eğitim araçlarını kullanması durumunda ebeveynlerin sürece doğrudan dahil olmasının önemine dikkat çekiyor.</p><p>Ailelerin mümkünse çocuğun okulu tarafından kabul edilen veya eğitim alanında güvenilirliği ortaya konmuş uygulamaları tercih etmesi, yaşa uygun güvenlik ayarlarını aktif hale getirmesi ve kullanım süresini sınırlandırması öneriliyor.</p><p>Çocuklara ad, adres, telefon numarası, okul bilgileri, fotoğraf veya diğer kişisel bilgilerini yapay zek sistemleriyle paylaşmamaları gerektiğinin de erken yaşlardan itibaren anlatılması gerekiyor.</p><p>ESET ayrıca yapay zeknın verdiği önemli bilgilerin ders kitapları, öğretmenler veya güvenilir kaynaklarla karşılaştırılarak doğrulanmasını öneriyor.</p><p>Ebeveynlerin zaman zaman çocuklarıyla birlikte bu araçları kullanması ve kullanım geçmişini kontrol etmesi de olası risklerin daha erken fark edilmesine yardımcı olabiliyor.</p><p>Yapay zek destekli eğitim araçları hızla gelişmeye devam ederken ESET, teknolojinin geleneksel öğrenmenin ve insan etkileşiminin tamamen yerine geçirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Yapay zeknın çocuğun yerine düşünen bir araç değil, çocuğun öğrenmesini destekleyen kontrollü bir yardımcı olarak kullanılması güvenli ve verimli kullanım açısından önem taşıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yapay-zeka-ogretmenler-cocukla_1786696326_SK8dOl.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yapay zekâ öğretmenler çocuklar için ne kadar güvenli? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yapay-zeka-ogretmenler-cocukla_1786696326_SK8dOl.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yapay zekâ sosyal bilimcilere yeni kariyer alanları açıyor]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/yapay-zeka-sosyal-bilimcilere-yeni-kariyer-alanlari-aciyor/231479/</link>
            <description><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, yapay zekâ çağında insan davranışını ve toplumsal dinamikleri anlayabilen sosyal bilimcilere duyulan ihtiyacın giderek arttığını belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/yapay-zeka-sosyal-bilimcilere-yeni-kariyer-alanlari-aciyor/231479/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 22:10:37 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yapay zek ve dijital teknolojiler çalışma hayatını hızla dönüştürürken, bu değişim sosyal bilimler alanında da yeni kariyer fırsatlarını beraberinde getiriyor. Yapay zek etiğinden kullanıcı deneyimi araştırmalarına, davranış analizinden dijital toplum çalışmalarına kadar birçok yeni alan sosyal bilimler mezunlarının kariyer seçenekleri arasına giriyor.</p><p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, teknolojinin günlük yaşamın hemen her alanına girmesiyle birlikte insan ve toplum odaklı bilgiye duyulan ihtiyacın daha da önemli hale geldiğini söyledi.</p><p>Yapay zek, büyük veri ve dijital teknolojilerin sağlık, eğitim, hukuk, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler ve iş dünyasında karar süreçlerinin bir parçası haline geldiğini belirten Özdin, teknolojinin başarısının yalnızca teknik kapasiteyle ölçülemeyeceğini ifade etti.</p><p>Özdin, 'Yapay zek, büyük veri ve dijital teknolojiler yaşamın her alanını hızla dönüştürürken, bu dönüşüm yalnızca teknik değil; aynı zamanda toplumsal, kültürel, psikolojik ve etik boyutlarıyla da değerlendirilmesi gereken çok yönlü bir süreci ifade etmektedir' dedi.</p><p>Psikoloji, sosyoloji, felsefe, tarih ve siyaset bilimi gibi alanların teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerinin anlaşılmasında önemli rol üstlendiğini kaydeden Özdin, algoritmik adalet, bireysel haklar, dijital etik ve toplumsal eşitsizlikler gibi başlıkların teknoloji geliştirme süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini söyledi.</p><p>Özdin, 'İnsanı ve toplumu anlamadan geliştirilen teknolojilerin sürdürülebilir, güvenilir ve toplumsal kabul gören çözümler üretmesi oldukça güçtür' ifadelerini kullandı.</p><p>Dijital dönüşümün sosyal bilimler mezunlarının çalışma alanlarını da çeşitlendirdiğini belirten Özdin, geleneksel mesleklerin yanında teknolojiyle doğrudan bağlantılı yeni kariyer yollarının oluştuğunu dile getirdi.</p><p>Yapay zek etiği, kullanıcı deneyimi (UX) araştırmaları, davranış analistliği, dijital toplum araştırmaları, veri temelli sosyal araştırmalar, kamu politikaları, kültürel mirasın dijitalleştirilmesi ve dijital içerik yönetimi bu alanların başında geliyor.</p><p>Özdin, 'Günümüzde kurumlar, teknik bilgi kadar insan davranışını anlayabilen, eleştirel düşünebilen ve veri yorumlayabilen uzmanlara ihtiyaç duymaktadır' diye konuştu.</p><p>Yapay zeknın insanlar hakkında karar verilen süreçlerde giderek daha fazla kullanılmasının etik konuları da öne çıkardığını ifade eden Özdin, algoritmaların adil olması, insan haklarının korunması ve teknolojinin mevcut toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmemesinin önem taşıdığını kaydetti.</p><p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinde öğrencilerin teknolojiyi yalnızca kullanan değil, toplumsal etkilerini değerlendirebilen bireyler olarak yetiştirilmesinin hedeflendiğini belirten Özdin, eğitim programlarının da bu doğrultuda güncellendiğini söyledi.</p><p>Araştırma yöntemleri, veri okuryazarlığı, akademik yazım ve yapay zek destekli araştırma araçlarının etik kullanımının eğitim sürecinde yer aldığını ifade eden Özdin, 'Amacımız, teknolojiyi tüketen değil; onu insan ve toplum yararına değerlendirebilen mezunlar yetiştirmektir' dedi.</p><p>Fakültedeki derslerde yapay zeknın yalnızca teknolojik yönüyle ele alınmadığını kaydeden Özdin; algoritmik önyargılar, dijital mahremiyet, dezenformasyon, sosyal medya kültürü, dijital bağımlılık, dijital vatandaşlık ve yapay zek etiğinin de eğitim içeriklerinde bulunduğunu aktardı.</p><p>Psikoloji ve Sosyoloji öğrencilerinin klasik araştırma yöntemlerinin yanı sıra veri analizi, istatistik programları ve dijital araştırma teknikleri konusunda da eğitim aldığını belirten Özdin, sosyal medya verilerinin analizi ve dijital davranış araştırmalarının da giderek önem kazandığını ifade etti.</p><p>Öğrencilerin TÜBİTAK 2209-A başta olmak üzere araştırma projelerinde görev alarak lisans döneminde bilimsel çalışma deneyimi kazanabildiğini de sözlerine ekledi.</p><p>Yapay zeknın etkilediği alanlardan birinin de mütercim ve tercümanlık olduğunu belirten Özdin, yapay zek destekli çeviri sistemlerinin süreçleri önemli ölçüde hızlandırdığını ancak dilin yalnızca kelimelerin bir dilden diğerine aktarılmasından ibaret olmadığını vurguladı.</p><p>Kültürel bağlam, iletişim amacı ve anlamdaki ince ayrıntıların doğru aktarılmasında insan yorumunun önemini koruduğunu ifade eden Özdin, 'Yapay zek destekli çeviri araçları ve bilgisayar destekli çeviri sistemleri çeviri süreçlerini önemli ölçüde dönüştürmektedir. Ancak dil yalnızca kelime aktarmaktan ibaret değildir; kültürel bağlamı, iletişim amacını ve anlamın inceliklerini doğru aktarabilmek hl insan uzmanlığını gerektirmektedir' dedi.</p><p>Özdin, gelecekte yalnızca teknolojiyi geliştiren kişilerin değil, teknolojinin insanlar ve toplum üzerindeki etkilerini analiz ederek onu insan yararına yönlendirebilen sosyal bilimcilerin de çalışma hayatında daha önemli roller üstleneceğini ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yapay-zeka-sosyal-bilimcilere-_1786216235_l08WGM.jfif" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yapay zekâ sosyal bilimcilere yeni kariyer alanları açıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yapay-zeka-sosyal-bilimcilere-_1786216235_l08WGM.jfif"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Küçük işletmeler büyük siber risklerle karşı karşıya]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/kucuk-isletmeler-buyuk-siber-risklerle-karsi-karsiya/231474/</link>
            <description><![CDATA[ESET, KOBİ’lerin giderek daha karmaşık hale gelen siber saldırılara karşı güvenlik önlemlerini güçlendirmesi gerektiğine dikkat çekti.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/kucuk-isletmeler-buyuk-siber-risklerle-karsi-karsiya/231474/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 21:32:45 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dijitalleşmenin işletmelere sunduğu avantajlar artarken siber tehditlerin hedef kitlesi de genişliyor. Geçmişte ağırlıklı olarak büyük şirketleri hedef alan siber suçlular, kurumsal firmaların savunmalarını güçlendirmesiyle birlikte rotalarını güvenlik kaynakları daha sınırlı olabilen küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ) çevirebiliyor.</p><p>Siber güvenlik şirketi ESET, küçük işletmelerin karşı karşıya bulunduğu riskleri değerlendirerek alınabilecek önlemleri sıraladı. ESET, siber saldırıların KOBİ&#39;ler açısından yalnızca veri kaybı anlamına gelmediğini; finansal zarar, iş süreçlerinin aksaması ve kurumsal itibarın zedelenmesi gibi sonuçlara da yol açabileceğine dikkat çekti.</p><p>Yapay zek araçlarının yaygınlaşmasıyla dolandırıcılık girişimlerinin daha hızlı ve ikna edici biçimde hazırlanabilmesi de işletmeler açısından yeni bir risk alanı oluşturuyor.</p><p>ESET&#39;in değerlendirmesinde KOBİ&#39;lerin karşı karşıya kaldığı yaygın tehditlerin başında kimlik avı saldırıları geliyor. Sahte e-posta, mesaj veya internet siteleri aracılığıyla çalışanların kullanıcı adı, parola ve finansal bilgilerinin ele geçirilmesi amaçlanabiliyor.</p><p>Bir diğer önemli risk ise iş e-postalarının ele geçirilmesi olarak bilinen BEC saldırıları. Bu yöntemde saldırganlar şirket yöneticisi, iş ortağı veya güvenilir bir kişi gibi davranarak çalışanlardan para transferi yapmalarını ya da gizli bilgileri paylaşmalarını isteyebiliyor.</p><p>Virüsler, casus yazılımlar ve Truva atları da şirket sistemlerine zarar verebiliyor, verilerin ele geçirilmesine veya iş süreçlerinin kesintiye uğramasına neden olabiliyor.</p><p>Fidye yazılımlarında ise şirket verileri şifrelenerek yeniden erişim sağlanması karşılığında para talep edilebiliyor. Özellikle sınırlı kaynaklara sahip küçük işletmeler için bu tür saldırılar ciddi operasyonel ve finansal sonuçlar doğurabiliyor.</p><p>ESET, aynı parolanın farklı hesaplarda tekrar tekrar kullanılması ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın devreye alınmamasının da saldırganların işini kolaylaştırabileceğini belirtiyor. Güncellenmeyen yazılımlar ve giderilmeyen güvenlik açıkları da sistemlere izinsiz erişimin önünü açabiliyor.</p><p>Tedarikçiler veya üçüncü taraf hizmet sağlayıcılar üzerinden gerçekleştirilen tedarik zinciri saldırıları ise KOBİ&#39;lerin doğrudan kendi sistemlerinden kaynaklanmayan güvenlik sorunlarıyla karşılaşmasına yol açabiliyor.</p><p>ESET, etkili bir siber güvenlik stratejisinin ilk aşamasında işletmenin karşı karşıya bulunduğu risklerin belirlenmesini öneriyor. Müşteri bilgileri, finansal kayıtlar ve fikri mülkiyet gibi kritik verilerin tespit edilmesi, olası saldırıların ve mevcut güvenlik açıklarının değerlendirilmesi gerekiyor.</p><p>Teknik güvenlik önlemlerinin de birlikte uygulanması önem taşıyor. Antivirüs yazılımları, güvenlik duvarları, VPN, parola yöneticileri, veri şifreleme ve tehdit tespit sistemleri bu önlemler arasında bulunuyor.</p><p>Düzenli ve otomatik veri yedeklemeleri ise olası bir saldırı sonrasında iş süreçlerinin yeniden ayağa kaldırılmasında kritik rol oynuyor.</p><p>Bulut hizmetlerinden yararlanan işletmeler açısından bulut ortamlarındaki yanlış yapılandırmaların ve güvenlik açıklarının belirlenmesi de önem kazanıyor. Yapay zek ve makine öğrenimi tabanlı sistemler ise olağan dışı hareketlerin erken tespit edilmesinde kullanılabiliyor.</p><p>ESET, teknik önlemler kadar çalışan eğitimlerinin de siber güvenliğin önemli parçalarından biri olduğunu vurguluyor. Çalışanların şüpheli e-postaları, bağlantıları ve olağan dışı para veya bilgi taleplerini tanıyabilmesi, birçok saldırının daha başlangıç aşamasında engellenmesine katkı sağlayabiliyor.</p><p>İşletmelerin hassas verilere erişimi yalnızca yetkili çalışanlarla sınırlandırması, güçlü parola politikaları oluşturması ve mümkün olan bütün hesaplarda çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) etkinleştirmesi öneriliyor.</p><p>ESET ayrıca 'asla güvenme, her zaman doğrula' yaklaşımına dayanan sıfır güven modelinin de işletmelerin güvenlik yapısını güçlendirebileceğini belirtiyor. Bu modelde kullanıcı ve cihazların sisteme erişimleri sürekli doğrulamaya tabi tutuluyor.</p><p>Siber saldırının tamamen engellenemediği durumlar için önceden hazırlanmış bir olay müdahale planının bulunması da önem taşıyor. Saldırının nasıl tespit edileceği, kimlerin müdahale edeceği, sistemlerin nasıl kontrol altına alınacağı ve ilgili tarafların nasıl bilgilendirileceğinin önceden belirlenmesi, kriz anındaki zaman kaybını azaltabiliyor.</p><p>Sistemlerin düzenli olarak denetlenmesi ve yazılım güncellemelerinin zamanında yapılması da güvenlik açıklarının saldırganlar tarafından kullanılmasının önüne geçilmesine yardımcı oluyor.</p><p>ESET, KOBİ&#39;lerde siber güvenliğin yalnızca bilgi teknolojileri birimlerinin görevi olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Siber güvenliğin, şirketin verilerini korumanın ötesinde iş sürekliliğini ve kurumsal itibarı güvence altına alan stratejik bir yatırım olarak ele alınması gerektiğini belirtiyor.</p><p>Güçlü güvenlik çözümlerinin kullanılması, çalışanların düzenli olarak bilinçlendirilmesi, çok faktörlü kimlik doğrulamanın etkinleştirilmesi, verilerin yedeklenmesi ve risklerin sürekli takip edilmesi küçük işletmelerin büyüyen siber tehditlere karşı savunmasını güçlendiren temel adımlar arasında yer alıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kucuk-isletmeler-buyuk-siber-r_1786213963_HmwtP9.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Küçük işletmeler büyük siber risklerle karşı karşıya ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kucuk-isletmeler-buyuk-siber-r_1786213963_HmwtP9.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yapay zekâ iletişimcinin rakibi değil en güçlü çalışma arkadaşı]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/yapay-zeka-iletisimcinin-rakibi-degil-en-guclu-calisma-arkadasi/231404/</link>
            <description><![CDATA[İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekânın iletişim mesleklerini dönüştürdüğünü ancak insan yaratıcılığı, etik ve güven inşasının gelecekte çok daha önemli hale geleceğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/yapay-zeka-iletisimcinin-rakibi-degil-en-guclu-calisma-arkadasi/231404/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 17:18:19 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Dijitalleşme ve yapay zek teknolojilerindeki hızlı gelişim, iletişim sektöründe köklü değişimleri beraberinde getiriyor. İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, geleceğin iletişim dünyasında başarılı olmanın yalnızca teknoloji kullanmakla değil, teknolojiyi doğru yönetmek ve insan odaklı bakış açısını korumakla mümkün olacağını belirtti.</p><p >Günümüzde iletişim teknolojilerinin hayatın her alanına nüfuz ettiğini ifade eden Prof. Dr. Atalay, insanların artık sürekli bağlantı halinde yaşadığı bir dönemde iletişim becerilerinin geçmişe kıyasla çok daha kritik hale geldiğini söyledi. Teknolojik gelişmelerin iletişimi kolaylaştırırken ortak anlam üretmeyi ve doğru bilgiye ulaşmayı zorlaştırdığına dikkat çeken Atalay, bu nedenle iletişim eğitiminin öneminin giderek arttığını vurguladı.</p><p >Yapay zeknın içerik üretiminde büyük kolaylık sağladığını belirten Prof. Dr. Gül Esra Atalay, reklam metinlerinden görsel tasarımlara kadar birçok çalışmanın artık saniyeler içerisinde hazırlanabildiğini ifade etti. Ancak teknolojinin sunduğu seçenekler arasından hangisinin insanlara gerçekten dokunacağını, hangi mesajın toplumsal karşılık bulacağını ve hangi içeriğin duygusal etki oluşturacağını belirleyecek olanın yine insan olduğunu söyledi.</p><p >Atalay, yapay zeknın büyük veri analizleri yapabildiğini ancak insanın duygu dünyasını, sezgilerini ve yaşanmışlıklarını birebir yansıtamayacağını dile getirerek, gelecekte en değerli üretimlerin teknoloji ile insan yaratıcılığının birleşmesiyle ortaya çıkacağını kaydetti.</p><strong>Sahicilik her zamankinden daha değerli olacak</strong><p >İçerik üretiminin kolaylaşmasıyla birlikte dijital ortamda bilgi yoğunluğunun hızla arttığını ifade eden Prof. Dr. Atalay, yapay zek ile hazırlanan standart içeriklerin çoğalmasının insanların özgün ve samimi çalışmalara olan ilgisini artıracağını söyledi.</p><p >Gerçek deneyimlere, güçlü hikyelere ve duygusal bağ kurabilen içeriklere olan ihtiyacın önümüzdeki yıllarda daha da yükseleceğini belirten Atalay, yapay zekyı bilinçli kullanan iletişimcilerin avantaj sağlayacağını, tüm üretim sürecini teknolojiye bırakanların ise rekabette geride kalacağını ifade etti.</p><p >Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zeknın artık iletişim fakültelerindeki eğitim anlayışını da değiştirdiğini belirterek öğrencilerin yalnızca teorik bilgiyle değil, uygulamalı eğitimlerle de desteklendiğini söyledi.</p><p >İletişim Fakültesi bünyesindeki tüm bölümlerde yapay zek odaklı derslerin müfredata dahil edildiğini aktaran Atalay, öğrencilerin yapay zek araçlarına doğru komut verme, üretilen içerikleri değerlendirme, bilgi doğrulama, algoritmik önyargıları tespit etme ve etik ilkeler doğrultusunda içerik üretme konularında uygulamalı eğitim aldıklarını ifade etti.</p><p >Çizgi Film ve Animasyon, Gazetecilik, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Görsel İletişim Tasarımı, Reklamcılık, Radyo Televizyon ve Sinema ile Yeni Medya ve İletişim bölümlerinde yapay zek odaklı zorunlu derslerin bulunduğunu belirten Atalay, öğrencilerin ayrıca seçmeli derslerle de bu alanda kendilerini geliştirebildiğini söyledi.</p><strong>Deepfake çağında güven yönetimi öne çıkıyor</strong><p >Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zeknın gelişmesiyle birlikte deepfake içerikler, dezenformasyon ve algoritmik manipülasyon risklerinin de arttığını belirtti. Bu nedenle veri ve algoritma okuryazarlığının artık iletişim mesleklerinin temel becerileri arasında yer aldığını ifade eden Atalay, iletişim profesyonellerinin doğrulama araçlarını etkin kullanabilmesi, tersine görsel arama tekniklerine hakim olması ve dijital itibar krizlerini hızlı şekilde yönetebilmesi gerektiğini söyledi.</p><p >Gazetecilikten reklamcılığa, halkla ilişkilerden kurumsal iletişime kadar tüm alanlarda meslek tanımlarının değiştiğini dile getiren Prof. Dr. Gül Esra Atalay, gelecekte iletişim profesyonellerinin yalnızca içerik üreten kişiler olmayacağını ifade etti.</p><p >Atalay, yapay zek içerik stratejisti, dijital itibar yöneticisi, dezenformasyon analisti, veri hikyeleştiricisi ve insan-yapay zek etkileşimi tasarımcısı gibi yeni meslek alanlarının ön plana çıkacağını belirterek, geleceğin iletişim mezunlarının algoritmaları yöneten, yapay zekyı doğru kullanan ve toplumla kurumlar arasında güven oluşturan profesyoneller olacağını sözlerine ekledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yapay-zeka-iletisimcinin-rakib_1786025894_D9vnrI.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yapay zekâ iletişimcinin rakibi değil en güçlü çalışma arkadaşı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yapay-zeka-iletisimcinin-rakib_1786025894_D9vnrI.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yapay zekâyı kullananlar geleceğin iş dünyasında öne çıkacak]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/yapay-zekayi-kullananlar-gelecegin-is-dunyasinda-one-cikacak/231377/</link>
            <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, yapay zekânın meslekleri tamamen ortadan kaldırmayacağını, asıl farkı teknolojiyi etkin kullananların oluşturacağını belirterek, üniversitelerin artık öğrencileri yalnızca mesleğe değil hayata da hazırlaması gerektiğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/yapay-zekayi-kullananlar-gelecegin-is-dunyasinda-one-cikacak/231377/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 22:05:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yapay zek teknolojilerinin hızla gelişmesi, iş dünyasında köklü değişimleri de beraberinde getiriyor. Günümüzde birçok meslek dijital dönüşümden etkilenirken, uzmanlar geleceğin rekabet ortamında yalnızca akademik başarının yeterli olmayacağına dikkat çekiyor. Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, üniversitelerin değişen dünyadaki rolünü, yapay zeknın istihdama etkisini ve öğrencilerin geleceğe hazırlanırken sahip olması gereken yetkinlikleri değerlendirdi.</p><strong>Üniversiteler artık bilgi aktaran kurumların ötesine geçti</strong><p>Üniversitelerin klasik eğitim anlayışından uzaklaşarak küresel rekabetin önemli aktörlerinden biri haline geldiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, günümüzde üniversitelerin yalnızca bilgi veren kurumlar olmadığını, girişimciliği, inovasyonu ve uluslararası iş birliklerini destekleyen güçlü ekosistemlere dönüştüğünü söyledi.</p><p>Bu değişimin öğrencilerin eğitim anlayışını da dönüştürdüğünü ifade eden Ergüzel, mezuniyetin artık yalnızca diploma sahibi olmak anlamına gelmediğini vurgulayarak şunları söyledi:</p><p>'Üniversite bir ekosistemdir. Bu ekosistemin akademisyenleri, öğrencileri ve üniversite-sanayi iş birlikleri gibi birçok bileşeni vardır. Birinci nesil üniversiteler bilgi aktarmaya odaklıydı. İkinci nesil üniversiteler Ar-Ge odaklı hale geldi. Üçüncü nesil üniversiteler ise üretilen bilginin ürüne dönüşmesini hedefleyen girişimcilik odaklı kurumlara dönüştü. Bugün ise dördüncü nesil üniversiteler girişimciliğin küresel ağlar içerisinde rekabet edebilmesini destekleyen yapılara dönüştü.'</p><p>Teknolojinin hızla değiştiği bir dönemde proje geliştirme becerisinin her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, öğrencilerin üniversitenin ilk yılından itibaren proje kültürüyle tanışmaları gerektiğini ifade etti.</p><p>Projelerin yalnızca akademik başarı sağlamadığını, aynı zamanda ekip çalışması, problem çözme ve iletişim becerilerini de geliştirdiğini belirten Ergüzel şöyle konuştu:</p><p>'Bir projenin dört temel özelliği vardır. Özgün olması gerekir. Bilimsel yöntemlere dayanması gerekir. Yaygınlaştırılabilir olması gerekir. Elde edilen sonuçların da tekrar üretilebilir olması gerekir. Öğrencilerimizin bu yetkinlikleri kazanması için birinci sınıftan itibaren sistematik şekilde ilerleyen bir eğitim modeli uyguluyoruz.'</p><strong>Proje kültürü üniversitenin ilk gününde başlıyor</strong><p>Üsküdar Üniversitesi&#39;nde proje odaklı eğitim modelinin ilk sınıftan itibaren uygulandığını anlatan Ergüzel, öğrencilerin dört yıl boyunca aşamalı olarak proje geliştirme becerileri kazandığını belirtti.</p><p>Bu süreci şu sözlerle anlattı:</p><p>'İlk olarak Üniversite Kültürü dersini veriyoruz. Üniversite nedir, öğrenciden beklenti nedir, üniversitenin hayata katacağı değerler nelerdir; bunları konuşuyoruz. Ardından Girişimcilik ve Proje Kültürü dersimiz geliyor. Üçüncü sınıfta projeli seçmeli derslerimiz var. Son sınıfta ise öğrencilerimiz mezuniyet projelerini hazırlıyor. Böylece dört yıl boyunca adım adım gelişen bir proje kültürü oluşturuyoruz.'</p><p>Öğrencilerin yalnızca derslerle değil, uygulamalı çalışmalarla da desteklendiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, üniversite bünyesinde BrainPark kuluçka merkezi, araştırma grupları ve öğrenci kulüpleri gibi birçok platformun aktif olarak faaliyet gösterdiğini söyledi.</p><p>Hackathon yarışmaları ve Bilim Fikir Festivali gibi etkinliklerin öğrencilerin gerçek hayat problemlerine çözüm üretme becerilerini geliştirdiğini belirten Ergüzel, bu organizasyonların mezuniyet sonrası kariyer süreçlerine de önemli katkılar sunduğunu ifade etti.</p><strong>İş dünyası artık sadece diploma aramıyor</strong><p>Mezuniyet sonrasında iş bulma kaygısının öğrenciler açısından son derece doğal olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergüzel, işverenlerin artık yalnızca diploma ya da teorik bilgiye değil, uygulama becerilerine de önem verdiğini belirtti.</p><p>Bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:</p><p>'İyi bir bölümde okumak tek başına yeterli değil. Eğer bunu güçlü projelerle ve uluslararası iş birlikleriyle desteklerseniz mezuniyet sonrasında çok önemli avantajlar elde ediyorsunuz.'</p><p>Ergüzel, proje deneyiminin öğrencilerin liderlik, ekip çalışması ve iletişim becerilerini geliştirdiğini de sözlerine ekledi.</p><p>Yapay zeknın sağlık, mühendislik ve sosyal bilimler başta olmak üzere hemen her alanda dönüşüm oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, teknolojinin bazı mesleklerde doğrudan, bazılarında ise destekleyici rol üstlendiğini söyledi.</p><p>Ergüzel, üniversitelerin temel görevinin öğrencileri kendi alanlarında güçlü yetkinliklerle donatmak olduğunu vurguladı.</p><strong>'Yapay zek bir tehdit değil, güçlü bir iş ortağı'</strong><p>Yapay zeknın istihdam üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ergüzel, teknolojiyi doğru kullanan kişilerin gelecekte önemli avantaj sağlayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Yapay zeknın bazı mesleklerdeki istihdam alanını daraltacağı muhakkak. Ancak endişe edilmesi gereken şey yapay zek mesleği alacak mı sorusu değil. Yapay zekyı doğru kullananlar, hiç kullanmayan veya zayıf kullanan meslektaşlarının önüne geçecekler. Eğer yapay zek araçlarını iyi kullanabiliyorsanız istihdam anlamında avantajlı olacaksınız. Mutlak surette birkaç yıl içerisinde yapay zek araçlarına hkim olmayan, bunu bir iş ortağı olarak kullanmayan herhangi bir meslek alanı kalmayacak. Dolayısıyla yapay zek bir tehdit değil, zaman kazandıran, analiz gücü sağlayan, işleri kolaylaştıran güçlü bir iş ortağıdır. Yapay zekyı tehdit olarak görmek yerine fırsat olarak görmek ve bu aracı sağlıklı kullanmak gerekiyor.'</p><p>İş dünyasının klasik öz geçmiş anlayışından uzaklaştığını belirten Ergüzel, öğrencilerin üniversite yıllarında gerçekleştirdikleri projeleri dijital ortamda sergilemelerinin büyük avantaj sağlayacağını ifade etti.</p><p>Dijital öz geçmişlerin yalnızca metinlerden oluşmaması gerektiğini belirten Ergüzel, öğrencilerin proje videoları, başarı hikyeleri ve geliştirdikleri uygulamaları da portfolyolarına eklemelerinin işverenler açısından önemli bir referans oluşturacağını söyledi.</p><p>Üniversite tercih sürecindeki adaylara da tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, tercih yaparken yalnızca bölümün değil üniversitenin öğrenciye sunduğu proje imknları, akademik kadro, sosyal yaşam, öğrenci kulüpleri ve uluslararası iş birliklerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p><p>Üniversitenin öğrenciyi yalnızca mesleğe hazırlayan bir kurum olmadığını vurgulayan Ergüzel, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:</p><p>'Bir bölümü kazanmak mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor. Hayat beklenmedik zorluklar çıkaracak. Üniversitenin temel misyonlarından biri öğrenciyi bu güçlüklerle baş edebilecek şekilde yetiştirmektir. Sadece mesleğe değil, hayata hazırlayan üniversiteler gerçek farkı oluşturacaktır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yapay-zekayi-kullananlar-gelec_1785956730_31wPyg.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yapay zekâyı kullananlar geleceğin iş dünyasında öne çıkacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yapay-zekayi-kullananlar-gelec_1785956730_31wPyg.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yapay zeka çeviri sektörünü dönüştürüyor]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/yapay-zeka-ceviri-sektorunu-donusturuyor/231341/</link>
            <description><![CDATA[Biruni Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi İngilizce Mütercim ve Tercümanlık Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Nesrin Onur, yapay zekanın çeviri süreçlerini hızlandırdığını ancak dijital oyun uyarlamaları gibi yaratıcı alanlarda insan uzmanlığının vazgeçilmez olmaya devam ettiğini belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/yapay-zeka-ceviri-sektorunu-donusturuyor/231341/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 18:30:38 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yapay zeka teknolojilerindeki hızlı gelişim, çeviri sektöründe önemli bir dönüşüm başlatırken, özellikle dijital oyunların farklı dillere ve kültürlere uyarlanması çevirmenler için yeni kariyer alanları oluşturuyor. Çeviri mesleği teknolojiyle birlikte değişirken, yaratıcılık gerektiren alanlarda insan katkısı önemini koruyor.</p><p>Biruni Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi İngilizce Mütercim ve Tercümanlık Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Nesrin Onur, üniversitelerde düzenlenen seminerler, uygulamalı atölyeler ve öğrenci etkinliklerinde en fazla ilgi gören konuların başında dijital oyunların yerelleştirilmesi ve kültürel uyarlamalarının geldiğini söyledi.</p><strong>Dijital oyun sektörü yeni fırsatlar sunuyor</strong><p>Dr. Öğr. Üyesi Nesrin Onur, öğrencilerin bu alana yönelmesinin yalnızca oyunlara duydukları ilgiden kaynaklanmadığını, bunun aynı zamanda sektörün değişen ihtiyaçlarının bir sonucu olduğunu ifade etti.</p><p>Dünya genelinde milyarlarca dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaşan dijital oyun sektöründe, Türkçe konuşan oyuncu kitlesine yönelik yatırımların artmasıyla birlikte oyun çevirisi ve kültürel uyarlama alanında uzman çevirmenlere olan ihtiyacın da yükseldiğini belirten Onur, oyun yerelleştirmenin yalnızca metin çevirisinden ibaret olmadığını vurguladı.</p><p>Onur, karakterlerin konuşma biçimlerinin, mizah anlayışının, kültürel göndermelerin ve oyun deneyimini doğrudan etkileyen dil kullanımının hedef kitlenin kültürüne uygun şekilde yeniden oluşturulmasının başarılı bir yerelleştirme için büyük önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca metinlerin yazılım altyapısıyla uyumlu hale getirilmesi ve dil kalite kontrol süreçlerinin de bu çalışmaların ayrılmaz parçaları arasında yer aldığını kaydetti.</p><strong>Yapay zeka hız kazandırıyor, insan uzmanlığı fark oluşturuyor</strong><p>Dr. Öğr. Üyesi Nesrin Onur, yapay zeka destekli çeviri araçlarının sektörün verimliliğini önemli ölçüde artırdığını belirterek, bu teknolojilerin özellikle rutin çeviri süreçlerinde zaman kazandırdığını söyledi.</p><p>Bununla birlikte Onur, yaratıcılık gerektiren alanlarda insan uzmanlığının hl belirleyici olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p><p>'Yapay zeka araçları çeviri sürecini destekliyor ancak mizah, karakter dili, kültürel göndermeler ve oyuncu deneyimini doğrudan etkileyen yaratıcı kararlar konusunda insan uzmanlığına duyulan ihtiyaç devam ediyor.'</p><p>Çeviri mesleğinin yapay zek nedeniyle ortadan kalkacağı yönündeki değerlendirmelerin gerçeği tam olarak yansıtmadığını ifade eden Onur, mesleğin teknolojik gelişmeler doğrultusunda yeni uzmanlık alanları kazanarak dönüşüm geçirdiğini belirtti.</p><strong>Eğitim programları değişen ihtiyaçlara göre güncelleniyor</strong><p>Dr. Öğr. Üyesi Nesrin Onur, çeviri sektöründeki dönüşümün üniversitelerdeki eğitim programlarına da yansıdığını söyledi.</p><p>Yapay zeka araçlarını etkin kullanabilen, dijital medya ve oyun teknolojileri konusunda bilgi sahibi çevirmenlere duyulan ihtiyacın arttığını belirten Onur, bu doğrultuda öğrencilerin yalnızca teorik bilgiyle değil, uygulamaya dönük becerilerle de donatıldığını ifade etti.</p><p>Üniversitelerde oluşturulan dijital oyun çevirisi ve yerelleştirme laboratuvarları, uygulamalı eğitimler ve sektör iş birlikleri sayesinde öğrencilerin mezuniyet öncesinde gerçek projeler üzerinde deneyim kazandığını belirten Onur, bu çalışmaların genç çevirmenleri geleceğin mesleklerine hazırladığını kaydetti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yapay-zeka-ceviri-sektorunu-do_1785857437_sDnjBq.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yapay zeka çeviri sektörünü dönüştürüyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yapay-zeka-ceviri-sektorunu-do_1785857437_sDnjBq.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türkiye'de casus yazılım saldırıları yüzde 32 arttı]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/turkiye-de-casus-yazilim-saldirilari-yuzde-32-artti/231312/</link>
            <description><![CDATA[Kaspersky'nin yayımladığı son değerlendirmeye göre, Türkiye ve META bölgesinde siber casusluk faaliyetleri hız kazanırken, özellikle casus yazılım ve arka kapı saldırılarında dikkat çekici artış yaşandı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/turkiye-de-casus-yazilim-saldirilari-yuzde-32-artti/231312/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 19:54:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kaspersky Global Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT), Cyber Security Weekend – META etkinliğinde paylaştığı son verilerle, Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesinde siber casusluk faaliyetlerinin giderek daha büyük bir tehdit haline geldiğini ortaya koydu. Şirketin değerlendirmesine göre, birçok siber tehdit türünde gerileme görülmesine rağmen casusluk amaçlı saldırılar hem kurumları hem de bireysel kullanıcıları daha yoğun şekilde hedef almaya devam ediyor.</p><p>Kaspersky&#39;nin verilerine göre Türkiye&#39;de son bir yıl içerisinde casus yazılım tespitleri yüzde 32, arka kapı (backdoor) saldırıları yüzde 17 ve parola hırsızı saldırıları ise yüzde 3 oranında arttı. Bu zararlı yazılımlar, kurumların ağlarına sızarak hassas bilgileri ele geçirmek, sistemlerde uzun süre fark edilmeden kalmak ve yeni saldırılar gerçekleştirmek amacıyla kullanılıyor.</p><strong>META bölgesi siber casusluğun odağında</strong><p>Kaspersky, META bölgesindeki siber casusluk ekosisteminin jeopolitik gelişmeler, bölgesel çatışmalar ve ideolojik motivasyonlarla şekillendiğini belirtti. İstihbarat toplama amacıyla hareket eden gelişmiş kalıcı tehdit (APT) gruplarının faaliyetlerini artırdığına dikkat çeken şirket, bu grupların kurumlara uzun süreli erişim sağlayabilen daha gelişmiş zararlı yazılımlar geliştirdiğini bildirdi.</p><p>Kaspersky, 2026 yılı itibarıyla META bölgesindeki kuruluşları aktif olarak hedef alan 20&#39;den fazla APT grubunu takip ettiğini açıkladı.</p><p>Kaspersky tarafından yürütülen son araştırmalarda, MuddyWater adlı APT grubunun Körfez bölgesindeki çatışmalar sırasında Orta Doğu&#39;daki kurumları daha önce görülmemiş zararlı yazılım zincirleriyle hedef aldığı tespit edildi.</p><p>Şirketin analizine göre saldırılarda özel geliştirilen yükleyiciler, uzaktan erişim sağlayan truva atları (RAT), kimlik bilgisi hırsızları ve modüler veri sızdırma altyapıları kullanıldı. Bu yöntemlerin saldırganların hem daha fazla veri toplamasını hem de güvenlik sistemlerinden daha uzun süre gizlenmesini sağladığı belirtildi.</p><strong>Bireysel kullanıcılar da hedefte</strong><p>Kaspersky, siber casusluk faaliyetlerinin yalnızca kurumlarla sınırlı kalmadığını, bireysel kullanıcıların da giderek daha fazla hedef alındığını açıkladı.</p><p>Şirket verilerine göre META bölgesinde parola hırsızı yazılımlarla gerçekleştirilen saldırılar son bir yılda yüzde 12 arttı. Türkiye&#39;de ise sıradan kullanıcıları hedef alan casus yazılım saldırılarında yüzde 10&#39;luk artış kaydedildi.</p><p>Ele geçirilen kullanıcı verilerinin hesapların ele geçirilmesi, kimlik bilgilerinin çalınması, yeni saldırıların düzenlenmesi, şantaj girişimleri ve yasa dışı pazarlarda satış amacıyla kullanıldığı ifade edildi.</p><p>Kaspersky, mobil cihazlara yönelik casusluk faaliyetlerinin de hızla arttığını bildirdi. Akıllı telefonlarda kişisel yazışmalar, kurumsal belgeler, finansal bilgiler ve kimlik doğrulama verilerinin bulunmasının saldırganlar açısından bu cihazları öncelikli hedef haline getirdiği belirtildi.</p><p>Şirket, Android cihazların mobil casus yazılımların en sık hedefi olmaya devam ettiğini, bununla birlikte Operation Triangulation ve Coruna gibi gelişmiş saldırılarla iPhone kullanıcılarını hedef alan kampanyalarda da artış yaşandığını kaydetti.</p><strong>Katmanlı güvenlik önerisi</strong><p>Kaspersky, siber casusluk tehdidine karşı kurumların tek bir güvenlik çözümü yerine çok katmanlı bir savunma modeli oluşturması gerektiğini belirtti.</p><p>Şirket; düzenli zafiyet yönetimi, güvenlik yamalarının zamanında uygulanması, çalışanlara yönelik siber farkındalık eğitimleri, tehdit istihbaratı hizmetleri ve gelişmiş güvenlik platformlarının birlikte kullanılmasının, gelişmiş casusluk saldırılarının erken tespit edilmesi ve uzun süreli sistem ihlallerinin önlenmesinde kritik rol oynadığını vurguladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/turkiye-de-casus-yazilim-saldi_1785776070_bJ3LfE.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türkiye'de casus yazılım saldırıları yüzde 32 arttı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/turkiye-de-casus-yazilim-saldi_1785776070_bJ3LfE.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türkiye'deki kurumların yüzde 84'ü yapay zekâdan endişeli]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/turkiye-deki-kurumlarin-yuzde-84-u-yapay-zekadan-endiseli/231264/</link>
            <description><![CDATA[Kaspersky'nin 18 ülkede gerçekleştirdiği araştırmaya göre, Türkiye'deki kurumların yüzde 84'ü yapay zekâ kullanımının beraberinde getirdiği siber güvenlik risklerinden endişe duyarken, şirketler verimlilik ile güvenlik arasında denge kurmaya çalışıyor.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/turkiye-deki-kurumlarin-yuzde-84-u-yapay-zekadan-endiseli/231264/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:20:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yapay zek teknolojileri iş dünyasında hızla yaygınlaşırken, kurumlar bu dönüşümün sağladığı verimlilik avantajlarının yanı sıra siber güvenlik riskleriyle de karşı karşıya kalıyor. Kaspersky&#39;nin Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesinde düzenlediği Siber Güvenlik Hafta Sonu etkinliğinde paylaştığı küresel araştırma sonuçları, şirketlerin yapay zekyı hızla benimsediğini ancak güvenlik konusundaki kaygılarının da aynı hızla arttığını ortaya koydu.</p><p>18 ülkede farklı sektörlerden 1.800 bilgi teknolojileri ve siber güvenlik yöneticisi ile uzmanının katıldığı araştırmaya göre, kurumların büyük bölümü yapay zek destekli teknolojileri iş süreçlerine entegre etmeyi tercih ediyor.</p><strong>Yapay zek artık iş süreçlerinin vazgeçilmez parçası</strong><p>Araştırmada katılımcıların yüzde 69&#39;u, yapay zek özelliklerine sahip teknolojileri tercih ettiğini belirtirken, yapay zek destekli çözümlerden uzak duranların oranı yalnızca yüzde 5 olarak ölçüldü.</p><p>Kaspersky, bu verilerin yapay zeknın artık işletmeler için yalnızca yeni bir teknoloji değil, verimliliği artıran temel araçlardan biri haline geldiğini gösterdiğini belirtti.</p><p>Araştırmaya göre yapay zek en çok; Veri analizi ve görselleştirme (%55), Proje yönetimi (%51), Bilgi arama (%47), Departmanlara özel görevler (%46), Metin oluşturma ve düzenleme (%43) alanlarında aktif olarak kullanılıyor.</p><p>Kaspersky&#39;nin araştırmasına göre, yapay zekdan sağlanan faydalara rağmen katılımcıların yüzde 84&#39;ü bu teknolojilerin oluşturduğu güvenlik risklerinden kaygı duyuyor.</p><p>Araştırmada dünya genelindeki kurumların yüzde 72&#39;sinin son bir yıl içinde en az bir siber güvenlik olayı yaşadığı, bunların yüzde 8&#39;inin ise doğrudan yapay zek kaynaklı güvenlik açıklarından etkilendiği ortaya çıktı.</p><p>Bununla birlikte katılımcıların yüzde 81&#39;i, çalışanların bilinçli ve sorumlu davranması halinde bu risklerin önemli ölçüde azaltılabileceğine inanıyor.</p><strong>Kaspersky: Tehditler giderek çeşitleniyor</strong><p>Kaspersky META Bölgesi Kıdemli Güvenlik Danışmanı Brandon Muller, yapay zek kullanımının hızla yaygınlaştığını ancak güvenlik tedbirlerinin de aynı hızda geliştirilmesi gerektiğini belirtti.</p><p>Muller, popüler yapay zek uygulamalarını taklit eden kötü amaçlı yazılımlar, güvenli olmayan yazılım geliştirme süreçleri, kurumsal yapay zek platformlarına ait hesap bilgilerinin ele geçirilmesi ve kötü amaçlı yapay zek ajanlarının günümüzde öne çıkan tehditler arasında yer aldığını ifade etti.</p><p>Bu risklerin yalnızca güvenlik yazılımlarıyla değil, kurum içinde oluşturulacak net kullanım politikaları ve çalışanların bilinçlendirilmesiyle yönetilebileceğini vurguladı.</p><p>Kaspersky&#39;den kurumlara üç önemli öneri</p><p>Kaspersky, yapay zeknın sunduğu avantajlardan güvenli şekilde yararlanabilmek için kurumlara şu tavsiyelerde bulundu:</p>Yapay zek kullanımına ilişkin açık ve net kurum içi kurallar oluşturulması.Gerçek zamanlı tehdit tespiti, EDR ve XDR özelliklerine sahip gelişmiş siber güvenlik çözümlerinin kullanılması.Çalışanların oltalama saldırıları, veri güvenliği ve yapay zeknın güvenli kullanımı konusunda düzenli eğitimlerden geçirilmesi.<p>Kaspersky, yapay zeknın iş dünyasında kalıcı bir dönüşüm başlattığını ancak bu dönüşümün sürdürülebilir olabilmesi için teknoloji yatırımlarının güvenlik politikaları ve çalışan farkındalığıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/turkiye-deki-kurumlarin-yuzde-_1785673207_msdPqG.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türkiye'deki kurumların yüzde 84'ü yapay zekâdan endişeli ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/turkiye-deki-kurumlarin-yuzde-_1785673207_msdPqG.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ESET'ten ekran görüntüsü uyarısı: "Doğrulamadan işlem yapmayın"]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/eset-ten-ekran-goruntusu-uyarisi-dogrulamadan-islem-yapmayin/231209/</link>
            <description><![CDATA[ESET, yapay zekâ destekli sahte ekran görüntülerinin hızla yaygınlaştığına dikkat çekerek, ödeme, rezervasyon ve mesajlaşma kayıtlarının yalnızca ekran görüntüsüne bakılarak doğrulanmaması gerektiğini bildirdi.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/eset-ten-ekran-goruntusu-uyarisi-dogrulamadan-islem-yapmayin/231209/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 16:27:13 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Siber güvenlik şirketi ESET, son dönemde yapay zek destekli araçlarla hazırlanan sahte ekran görüntülerinin dijital dolandırıcılık vakalarında daha sık kullanılmaya başlandığını belirterek hem bireyleri hem de işletmeleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.</p><p>ESET&#39;e göre, banka dekontları, rezervasyon onayları, sosyal medya yazışmaları ve kurumsal mesajlaşma uygulamalarındaki konuşmalar artık gerçeğinden ayırt edilmesi oldukça güç şekilde üretilebiliyor. Bu nedenle ekran görüntüleri tek başına güvenilir bir kanıt olarak değerlendirilmemeli.</p><strong>Ekran görüntüsü her zaman gerçeği yansıtmayabilir</strong><p>ESET, bir ekran görüntüsünün yalnızca ekranda görünen bilgilerin kopyası olduğunu, işlemin gerçekten gerçekleştiğini veya mesajın gerçekten gönderildiğini kanıtlamadığını vurguladı.</p><p>Kolayca erişilebilen düzenleme programları ve üretken yapay zek teknolojileri sayesinde logolar, tarih, saat, işlem tutarı ve onay bilgileri gerçeğe çok yakın şekilde hazırlanabiliyor. Bu durum özellikle ikinci el alışverişler, banka transferleri, rezervasyon işlemleri ve çevrim içi satışlarda dolandırıcıların işini kolaylaştırıyor.</p><p>ESET, yalnızca bireylerin değil şirketlerin de ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Müşteriler tarafından gönderilen sahte ödeme dekontları, teslimat ekran görüntüleri veya düzenlenmiş yazışmaların işletmeleri maddi zarara uğratabileceğine dikkat çekildi.</p><p>Şirket içinde ise yönetici onayı verilmiş gibi hazırlanan sahte mesaj görüntülerinin acil para transferleri veya gizli bilgilerin paylaşılması amacıyla kullanılabileceği ifade edildi.</p><p>ESET, özellikle internet üzerinden alışveriş yapan vatandaşlara, ödeme yapıldığı veya ürünün kargoya verildiği iddiasını gösteren ekran görüntülerine güvenmemeleri çağrısında bulundu.</p><p>Şirket, doğrulamanın mutlaka banka hesabı, resmi mobil uygulama veya ilgili kurumun internet sitesi üzerinden yapılmasını tavsiye etti. Karşı tarafın gönderdiği bağlantılar yerine doğrudan resmi platformların kullanılmasının dolandırıcılık riskini önemli ölçüde azalttığı belirtildi.</p><p>Aynı uyarının rezervasyonlar, faturalar ve para iadesi işlemleri için de geçerli olduğu ifade edilirken, doğrulamanın mutlaka ilgili kurumun resmi kayıtlarından yapılması gerektiği vurgulandı.</p><strong>İşletmelere yeni güvenlik önerileri</strong>ESET, kurumların doğrulama süreçlerini güncellemeleri gerektiğini belirterek şu önerilerde bulundu:Ekran görüntülerini sistem kayıtlarıyla karşılaştırın.Ekran görüntüsü yerine doğrulanabilir orijinal e-posta veya resmi belgeleri talep edin.Görsel analiz araçlarını kesin kanıt olarak değil, yalnızca inceleme amacıyla kullanın.Finansal kayıtların üçüncü taraf sistemlerden doğrulanmasını sağlayacak entegrasyonlar geliştirin.Müşteri hizmetleri ve insan kaynakları ekiplerini sahte ekran görüntüleri konusunda eğitin.Para iadesi veya hesap işlemleri gibi geri dönüşü olmayan kararları yalnızca ekran görüntüsüne dayanarak vermeyin.<p>ESET, ekran görüntülerinin tamamen değersiz olmadığını ancak tek başına kesin kanıt olarak kabul edilmemesi gerektiğini belirtti.</p><p>Şirket, ekran görüntülerinin hata mesajlarını belgelemek veya incelemeye başlangıç noktası oluşturmak için faydalı olabileceğini, ancak doğrulamanın her zaman gönderenin müdahale edemeyeceği resmi sistemler ve kayıtlar üzerinden yapılması gerektiğini vurguladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/eset-ten-ekran-goruntusu-uyari_1785504432_o10vRU.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ESET'ten ekran görüntüsü uyarısı: "Doğrulamadan işlem yapmayın" ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/eset-ten-ekran-goruntusu-uyari_1785504432_o10vRU.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Siber casusluk ve yapay zekâ tehditleri masaya yatırıldı]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/siber-casusluk-ve-yapay-zeka-tehditleri-masaya-yatirildi/231086/</link>
            <description><![CDATA[Kaspersky'nin Tiflis'te düzenlediği Siber Güvenlik Hafta Sonu etkinliğinde, siber casusluk faaliyetleri, yapay zekânın oluşturduğu yeni riskler ve gelişen tehdit yöntemleri ele alındı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/siber-casusluk-ve-yapay-zeka-tehditleri-masaya-yatirildi/231086/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:40:05 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Siber güvenlik alanındaki güncel gelişmeler, Kaspersky&#39;nin Gürcistan&#39;ın başkenti Tiflis&#39;te düzenlediği Siber Güvenlik Hafta Sonu (Cyber Security Weekend) etkinliğinde değerlendirildi. Şirket yöneticileri ile küresel güvenlik araştırmacılarının katıldığı organizasyonda, özellikle Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesindeki siber tehditler, gelişmiş saldırı yöntemleri ve yapay zeknın güvenlik alanına etkileri öne çıktı.</p><p>Etkinlikte paylaşılan verilere göre şirket, 2025 yılında küresel gelirini 836 milyon dolara yükseltirken, dünya genelinde 5,3 milyardan fazla siber saldırıyı engelledi ve yaklaşık 200 bin kurumsal müşteriye güvenlik hizmeti sundu. META bölgesinin ise 2026&#39;nın ilk yarısında yüzde 21 büyüme gösterdiği belirtildi.</p><strong>Siber casusluk saldırıları dikkat çekiyor</strong><p>Toplantıda paylaşılan bilgilere göre küresel tehdit istihbaratı ekipleri bugün dünya genelinde 900&#39;den fazla tehdit grubu ve operasyonunu yakından takip ediyor. İzlenen faaliyetlerin büyük bölümünü ise siber casusluk amaçlı saldırılar oluşturuyor.</p><p>Son bir yılda 190&#39;dan fazla teknik tehdit raporu yayımlanırken, devlet destekli olduğu değerlendirilen gelişmiş saldırı gruplarının özellikle kritik kurumlar, kamu kuruluşları ve büyük şirketleri hedef aldığı ifade edildi.</p><p>Etkinlikte yapay zeknın siber güvenlik üzerindeki etkileri de kapsamlı şekilde ele alındı. Üretken yapay zek sistemlerinin artık yalnızca içerik üretmekle kalmayıp belirli görevleri kendi başına yerine getirebilen yapay zek ajanlarına dönüşmeye başladığı belirtildi.</p><p>Bu dönüşümün işletmeler için yeni güvenlik riskleri oluşturduğu, kurumların yapay zek tabanlı sistemleri kullanırken güvenlik politikalarını da aynı hızla geliştirmeleri gerektiği vurgulandı.</p><strong>Saldırganlar sistemlerde daha uzun süre kalmayı hedefliyor</strong><p>Siber saldırganların yöntemlerinin de değiştiğine dikkat çekilen etkinlikte, gelişmiş kalıcı tehdit (APT) gruplarının artık yalnızca sistemlere sızmayı değil, fark edilmeden uzun süre ağ içerisinde kalarak kritik verilere erişmeyi amaçladığı ifade edildi.</p><p>Bu saldırıların hedefinde kurumsal belgeler, e-posta hesapları, kullanıcı kimlik bilgileri ve stratejik projelerin yer aldığı belirtilirken, uzun süre tespit edilemeyen saldırıların kurumlar açısından ciddi risk oluşturduğu kaydedildi.</p><p>Toplantıda ayrıca son dönemde zararlı yazılımların daha farklı yöntemlerle yayılmaya başladığına dikkat çekildi. Bazı zararlı yazılımların reklam uygulamaları görünümü altında gizlenerek kullanıcıların cihazlarına sızabildiği, dijital reklam altyapılarının hedef belirleme amacıyla kullanılabildiği ve bazı casus yazılımların kullanıcı etkileşimi gerektirmeden cihazlara yüklenebilecek seviyeye ulaştığı aktarıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/siber-casusluk-ve-yapay-zeka-t_1785184804_EVkzwh.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Siber casusluk ve yapay zekâ tehditleri masaya yatırıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/siber-casusluk-ve-yapay-zeka-t_1785184804_EVkzwh.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Edge AI ile yapay zekâ sahaya iniyor]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/edge-ai-ile-yapay-zeka-sahaya-iniyor/231082/</link>
            <description><![CDATA[Edge AI teknolojisi, yapay zekâyı doğrudan cihaz üzerinde çalıştırarak internet bağlantısına olan bağımlılığı azaltıyor, saha ekiplerine daha hızlı, güvenli ve kesintisiz çalışma imkânı sunuyor.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/edge-ai-ile-yapay-zeka-sahaya-iniyor/231082/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:06:13 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yapay zek teknolojileri, üretimden enerjiye, ulaşımdan lojistiğe kadar birçok sektörde iş süreçlerini dönüştürmeye devam ediyor. Son dönemde öne çıkan Edge AI yaklaşımı ise yapay zekyı bulut sistemlerinden çıkararak doğrudan cihazlara taşıyor. Böylece internet bağlantısının yetersiz olduğu veya hiç bulunmadığı alanlarda dahi yapay zek destekli uygulamalar kesintisiz şekilde kullanılabiliyor.</p><p>Özellikle saha operasyonlarının yoğun olduğu sektörlerde çalışan ekipler için geliştirilen Edge AI çözümleri, karar alma süreçlerini hızlandırırken operasyonel verimliliği artırıyor. Aynı zamanda veri güvenliğini güçlendiren bu teknoloji, kritik bilgilerin cihaz üzerinde işlenmesini sağlayarak dış sistemlere olan bağımlılığı önemli ölçüde azaltıyor.</p><p>Yapay zeknın küresel ekonomide her geçen yıl daha büyük bir etki oluşturduğu belirtiliyor. Dünya Ekonomik Forumu&#39;nun öngörülerine göre yapay zeknın 2030 yılına kadar dünya ekonomisine yaklaşık 15,7 trilyon dolarlık katkı sağlaması ve küresel gayrisafi yurt içi hasılada yüzde 14&#39;e varan büyüme oluşturması bekleniyor. Bu tablo, işletmelerin yapay zek yatırımlarını hızlandırmasının temel nedenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p><strong>Bulut yerine cihaz üzerinde çalışan yapay zek</strong><p>Geleneksel yapay zek sistemlerinin büyük bölümü bulut altyapısına bağlı çalışıyor. Bu durum ise internet erişiminin zayıf olduğu üretim tesisleri, enerji santralleri, maden sahaları, kırsal bölgeler ve lojistik operasyonlarında önemli kısıtlamalar oluşturabiliyor.</p><p>Edge AI teknolojisi sayesinde yapay zek uygulamaları doğrudan bilgisayar, tablet veya diğer akıllı cihazlarda çalıştırılabiliyor. Cihazlarda bulunan Nöral İşlem Birimleri (NPU), yapay zek hesaplamalarını yerel olarak gerçekleştirerek hem işlem hızını artırıyor hem de enerji tüketimini düşürüyor.</p><p>Edge AI, saha çalışanlarının bilgiye ulaşma biçimini de değiştiriyor. Karmaşık teknik dokümanlar arasında uzun süre arama yapmak yerine kullanıcılar, yaşadıkları sorunu doğal bir dille ifade ederek saniyeler içinde yapay zek destekli yönlendirmeler alabiliyor.</p><p>Bu yaklaşım, bakım ve onarım süreçlerini hızlandırırken hata oranlarının azalmasına, ekipmanların daha kısa sürede yeniden devreye alınmasına ve operasyonel kesintilerin en aza indirilmesine katkı sağlıyor.</p><strong>Veri güvenliği güçleniyor</strong><p>Edge AI teknolojisinin en önemli avantajlarından biri de veri güvenliği olarak öne çıkıyor. Verilerin doğrudan cihaz üzerinde işlenmesi sayesinde hassas bilgiler sürekli olarak bulut sistemlerine gönderilmiyor. Bu durum hem siber güvenlik risklerini azaltıyor hem de internet bağlantısının olmadığı ortamlarda çalışmaların kesintiye uğramasını önlüyor.</p><p>Gelişen Edge AI çözümleriyle birlikte yapay zeknın yalnızca ofis ortamlarında değil, en zorlu saha koşullarında da etkin şekilde kullanılmasının önü açılıyor. İnternet bağlantısına bağımlılığı azaltan bu yeni nesil teknoloji; hız, güvenlik, mobilite ve operasyonel bağımsızlığı aynı platformda bir araya getirerek dijital dönüşümün sahadaki en önemli bileşenlerinden biri haline geliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/edge-ai-ile-yapay-zeka-sahaya-_1785182772_Th18tM.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Edge AI ile yapay zekâ sahaya iniyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/edge-ai-ile-yapay-zeka-sahaya-_1785182772_Th18tM.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Siemens ve HD Hyundai'den yapay zeka destekli dijital tersane hamlesi]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/siemens-ve-hd-hyundai-den-yapay-zeka-destekli-dijital-tersane-hamlesi/231056/</link>
            <description><![CDATA[Siemens ile HD Hyundai, yapay zeka, dijital ikiz ve otomasyon teknolojilerini bir araya getirerek gemi inşa sektöründe dijital dönüşümü hızlandıracak stratejik iş birliğini genişletti.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/siemens-ve-hd-hyundai-den-yapay-zeka-destekli-dijital-tersane-hamlesi/231056/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 23:15:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Siemens ve Güney Kore merkezli HD Hyundai, küresel gemi inşa sektöründe artan üretim ihtiyacına ve tersanelerin dijital dönüşümüne katkı sağlamak amacıyla stratejik ortaklıklarını yeni bir aşamaya taşıdı. İki şirket, yapay zeka destekli dijital tersanelerin geliştirilmesi için kapsamlı bir iş birliği anlaşmasına imza attı.</p><p>Yeni anlaşma kapsamında HD Hyundai, Siemens&#39;in Xcelerator endüstriyel yazılım ve otomasyon çözümlerini üretim süreçlerine entegre edecek. Böylece gemi tasarımından üretime, tedarik zincirinden tersane operasyonlarına kadar tüm süreçlerin dijital ortamda birbirine bağlı şekilde yönetilmesi hedefleniyor.</p><p>Kurulacak dijital altyapı sayesinde yapay zeka destekli analizler, akıllı otomasyon sistemleri ve veri odaklı karar mekanizmaları gemi üretiminin her aşamasında aktif olarak kullanılacak. Bu dönüşümün üretim hızını artırması, kalite standartlarını yükseltmesi ve yeniden üretim ihtiyacını azaltması bekleniyor.</p><p>Sistemin yalnızca yeni kurulacak tersaneler için değil, faaliyetlerini sürdüren mevcut tesislerin de üretimi durdurmadan aşamalı olarak modernize edilmesine imkn sağlayacak şekilde tasarlandığı bildirildi.</p><strong>ABD&#39;de yeni teknoloji merkezi kurulacak</strong><p>İş birliği kapsamında Washington&#39;da kurulması planlanan ABD-Kore Gemi İnşa Teknolojisi İşbirliği Merkezi de dijital dönüşüm çalışmalarının önemli parçalarından biri olacak. Merkezin, kamu kurumları, teknoloji şirketleri ve gemi inşa sektörünü aynı çatı altında buluşturarak yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesine katkı sunması hedefleniyor.</p><p>Siemens Xcelerator platformu ise veri paylaşımı, üretim süreçlerinin izlenmesi, dijital onay mekanizmaları, konfigürasyon yönetimi ve ürün yaşam döngüsünün takip edilmesi gibi birçok kritik alanda tersanelere teknolojik destek sağlayacak.</p><strong>'Geleceğin gemi inşa modelini oluşturmayı hedefliyoruz'</strong><p>HD Kore Gemi Yapımı ve Açık Deniz Mühendislik Başkanı ve CEO&#39;su Hyung-kwan Kim, yapay zeknın artık yalnızca üretim verimliliğini artıran bir araç olmadığını, gemilerin tasarlanma, inşa edilme ve işletilme süreçlerini köklü biçimde değiştiren stratejik bir teknoloji haline geldiğini belirtti.</p><p>Kim, yapay zeka, dijital ikiz ve otomasyon sistemlerini aynı dijital tersane altyapısında bir araya getirerek geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek yeni bir gemi inşa modeli oluşturmayı amaçladıklarını ifade etti. Ayrıca Siemens ile yürütülen iş birliğinin yalnızca ABD gemi inşa sektörünün modernizasyonuna değil, dünya genelindeki tersanelerin dijital dönüşümüne de katkı sağlayacağını söyledi.</p><p>Siemens AG Başkanı ve CEO&#39;su Roland Busch ise modern gemi üretiminde milyonlarca parçanın ve karmaşık süreçlerin aynı anda yönetildiğine dikkat çekti.</p><p>Busch, Siemens Xcelerator platformunun veri, yazılım ve otomasyonu tek bir dijital yapı altında buluşturduğunu belirterek, bu sayede endüstriyel yapay zek için güçlü bir işletim sistemi oluşturduklarını ifade etti. Yeni sistemin gemi üreticilerine üretim kapasitesini artırma, kaliteyi yükseltme ve yeniden işleme maliyetlerini azaltma konusunda önemli avantajlar sağlayacağını vurguladı.</p><p>Küresel gemi inşa sektöründe dijitalleşme ve yapay zek kullanımının hız kazandığı bir dönemde hayata geçirilen bu stratejik ortaklığın, tersanelerde daha verimli, esnek ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına katkı sunması bekleniyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/siemens-ve-hd-hyundai-den-yapa_1785096909_NuoCUM.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Siemens ve HD Hyundai'den yapay zeka destekli dijital tersane hamlesi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/siemens-ve-hd-hyundai-den-yapa_1785096909_NuoCUM.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Karsan üretimde güneş enerjisi dönemini başlattı]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/karsan-uretimde-gunes-enerjisi-donemini-baslatti/231029/</link>
            <description><![CDATA[Karsan, Bursa'daki üretim tesisinde devreye aldığı 3,5 megavatlık güneş enerji santraliyle elektrik ihtiyacının yaklaşık dörtte birini yenilenebilir kaynaklardan karşılamaya başladı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/karsan-uretimde-gunes-enerjisi-donemini-baslatti/231029/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 23:17:44 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Elektrikli ve otonom toplu ulaşım araçları üreten Karsan, sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda önemli bir enerji yatırımını daha hayata geçirdi. Bursa&#39;daki üretim tesisinde kurulan 3,5 megavat DC kurulu güce sahip güneş enerji santrali (GES) devreye alınırken, tesisin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 25&#39;i artık güneş enerjisinden karşılanacak.</p><p>Yıllık yaklaşık 4,6 milyon kilovatsaat elektrik üretme kapasitesine sahip santral sayesinde hem üretim maliyetlerinin düşürülmesi hem de karbon salımının azaltılması hedefleniyor. Üretilen temiz enerji, her yıl yaklaşık 1000 elektrikli aracın üretiminde tüketilen elektrik ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde olacak.</p><p>Kurulan sistemle birlikte yılda yaklaşık 2 bin ton karbondioksit emisyonunun önüne geçilmesi planlanıyor. Böylece Karsan, elektrikli araçların yalnızca kullanım aşamasındaki sıfır emisyon avantajını değil, üretim süreçlerini de daha çevreci hale getirerek karbon ayak izini azaltmayı amaçlıyor.</p><p>Yaklaşık altı ayda tamamlanan proje boyunca fizibilite, mühendislik, tedarik, saha uygulamaları, test ve devreye alma çalışmaları kesintisiz şekilde yürütüldü. Bu süreçte fabrikanın üretim faaliyetlerinin aksamaması öncelikli hedef olarak belirlendi.</p><p>Santralde yüksek verimlilik sağlamak amacıyla yerli üretim çift yüzeyli TopCon Bifacial 620 Wp güneş panelleri ile yüksek verimli invertörler kullanıldı. Çift taraflı enerji üretebilen paneller, yalnızca doğrudan gelen güneş ışığını değil, zeminden yansıyan ışığı da değerlendirerek elektrik üretim kapasitesini artırıyor.</p><p>Karsan Üst Yöneticisi Utku Ayyarkın, yenilenebilir enerji yatırımlarının şirketin sürdürülebilirlik vizyonunun temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, üretim süreçlerinde çevresel etkiyi azaltmaya odaklandıklarını söyledi.</p><p>Ayyarkın, devreye alınan güneş enerji santralinin fabrikanın elektrik ihtiyacının yaklaşık dörtte birini karşılayacağını belirterek, bu yatırım sayesinde her yıl yaklaşık bin elektrikli aracın üretiminde kullanılan elektriğin güneşten sağlanabileceğini ifade etti.</p><p>Yenilenebilir enerji yatırımlarını yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak görmediklerini vurgulayan Ayyarkın, bu projeyi aynı zamanda enerji güvenliği, maliyet yönetimi ve uzun vadeli rekabet gücünü artıran stratejik bir adım olarak değerlendirdiklerini dile getirdi.</p><p>Şirket, bu yatırımı 2030 Net Sıfır Fabrika hedefinin önemli aşamalarından biri olarak konumlandırırken, ilerleyen dönemde mevcut çatı alanlarını da değerlendirerek yeni güneş enerjisi yatırımlarını hayata geçirmeyi planlıyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve karbon düzenlemelerine uyum sürecine de katkı sağlayacak yatırımın, Karsan&#39;ın düşük karbonlu üretim vizyonunu güçlendirmesi bekleniyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/karsan-uretimde-gunes-enerjisi_1785010663_Oe2y7c.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Karsan üretimde güneş enerjisi dönemini başlattı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/karsan-uretimde-gunes-enerjisi_1785010663_Oe2y7c.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bilişim sektörü 1,6 trilyon liraya ulaştı: Yapay zekâ büyümenin lokomotifi oldu]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/bilisim-sektoru-1-6-trilyon-liraya-ulasti-yapay-zeka-buyumenin-lokomotifi-oldu/230997/</link>
            <description><![CDATA[Bilişim 500 Araştırması'nın 2025 yılı özet verilerine göre Türkiye'nin en büyük 500 bilişim şirketinin toplam geliri 1,6 trilyon liraya yükselirken, yapay zekâ yatırımları ve yerli yazılım çözümleri sektörün büyümesinde belirleyici rol oynadı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/bilisim-sektoru-1-6-trilyon-liraya-ulasti-yapay-zeka-buyumenin-lokomotifi-oldu/230997/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 22:32:17 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye bilişim sektörünün en kapsamlı araştırmalarından biri olan Bilişim 500 – İlk Beşyüz Bilişim Şirketi Araştırması&#39;nın 2025 yılı özet sonuçları açıklandı. Bu yıl 27&#39;ncisi gerçekleştirilen araştırma, sektörün büyümesini sürdürdüğünü ancak önceki yıllara göre daha dengeli bir büyüme dönemine girdiğini ortaya koydu.</p><p>Araştırma verilerine göre, Türkiye&#39;nin en büyük 500 bilişim şirketinin toplam cirosu bir önceki yıla göre yüzde 40 artarak 1,6 trilyon liraya ulaştı. Buna karşın sektörün büyüme hızında önceki yıllara kıyasla yavaşlama yaşandığı görüldü. TL bazında büyüme oranı 2023 yılında yüzde 88 seviyesindeyken, iki yıl içerisinde yaklaşık yarıya geriledi.</p><strong>Yapay zek yatırımları hız kesmedi</strong><p>Araştırmanın öne çıkan başlıklarından biri yapay zek oldu. 2025 yılında yapay zek odaklı gelirler geçen yıla göre yüzde 58 artış göstererek sektörün en hızlı büyüyen alanlarından biri haline geldi.</p><p>Bilişim Zirvesi Şirketi Araştırma ve Veri Hizmetlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Özlem Unan, yapay zeknın artık şirketler için yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, iş süreçlerinin merkezinde yer alan stratejik bir unsur haline geldiğini belirtti.</p><p>Unan, şirketlerin yapay zekyı verimlilik, rekabet gücü ve sürdürülebilir büyümenin temel araçlarından biri olarak değerlendirdiğini ifade etti.</p><p>Araştırmaya göre Türkiye&#39;de geliştirilen sektörel yazılımların gelirleri geçen yıla göre yüzde 35 artış gösterdi. Finans, bankacılık, turizm ve savunma sanayisi için geliştirilen yerli yazılımlar, toplam yazılım gelirlerinin yüzde 67&#39;sini oluşturdu.</p><p>Bu tablo, yerli yazılım üretiminin sektörün büyümesindeki en önemli itici güçlerden biri olmaya devam ettiğini ortaya koydu.</p><strong>Hızlı büyüyen şirket sayısı azaldı</strong><p>Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de büyümenin şirketler arasında eşit dağılmaması oldu.</p><p>Bilişim 500 listesinde yer alan şirketlerin yalnızca yüzde 8&#39;i gelirlerini yüzde 100&#39;ün üzerinde artırmayı başarırken, yılın en yüksek büyüme oranı yüzde 323 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Veriler, sektörün genel olarak büyümesini sürdürmesine rağmen çok yüksek büyüme yakalayan şirket sayısının önceki dönemlere göre daha sınırlı kaldığını gösterdi.</p><p>Araştırmada bu yıl ilk kez değerlendirilen 'Yönetilen Hizmetler' kategorisi de dikkat çekti.</p><p>Toplam büyüklüğü 3 milyar liraya ulaşan bu alanın, yapay zek yatırımlarının artması ve kurumların dış kaynak kullanımına yönelmesiyle birlikte önümüzdeki yıllarda sektörün en hızlı gelişen başlıklarından biri olması bekleniyor.</p><p>Bulut teknolojileri, güçlü altyapı yatırımları ve nitelikli insan kaynağı ihtiyacının artmasıyla birlikte yönetilen hizmet modellerinin şirketler açısından stratejik önem kazandığı değerlendiriliyor.</p><strong>Sonuçlar 5 Ağustos&#39;ta açıklanacak</strong><p>Bu yıl 'Teknolojinin İpek Yolu Anadolu&#39;dan Geçmeli!' temasıyla gerçekleştirilen Bilişim 500 Araştırması&#39;nın ayrıntılı sonuçları, 5 Ağustos&#39;ta İstanbul Grand Pera Tarihi Emek Sineması&#39;nda düzenlenecek ödül töreninde kamuoyuyla paylaşılacak.</p><p>Araştırma, Türkiye&#39;nin dijital ekonomide teknoloji geliştiren, üreten ve bölgesel ölçekte söz sahibi olma hedefini ortaya koyan en önemli sektör göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bilisim-sektoru-1-6-trilyon-li_1784921536_1t4FRq.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bilişim sektörü 1,6 trilyon liraya ulaştı: Yapay zekâ büyümenin lokomotifi oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/bilisim-sektoru-1-6-trilyon-li_1784921536_1t4FRq.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ESET: Çocuklar dijital tehditlere karşı korunmalı]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/eset-cocuklar-dijital-tehditlere-karsi-korunmali/230965/</link>
            <description><![CDATA[ESET, yaz tatilinde dijital cihaz kullanımının artmasıyla birlikte çocukların siber tehditlere daha açık hale geldiğine dikkat çekerek, ailelere güvenli internet kullanımı konusunda önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/eset-cocuklar-dijital-tehditlere-karsi-korunmali/230965/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 21:55:22 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yaz tatilinde çocukların bilgisayar, tablet ve akıllı telefon başında geçirdiği sürenin artması, siber güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Siber güvenlik şirketi ESET, özellikle oyun platformları ve sosyal medya üzerinden çocukları hedef alan tehditlere karşı ebeveynlerin daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini belirtti.</p><p>Şirket, çocukların yalnızca zararlı yazılımlarla değil, kimlik avı girişimleri, sahte oyun siteleri, sosyal medya dolandırıcılıkları ve kişisel verilerin ele geçirilmesine yönelik saldırılarla da karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti.</p><strong>Sahte oyun siteleri büyük risk oluşturuyor</strong><p>ESET&#39;e göre virüs, truva atı ve solucan gibi zararlı yazılımlar, özellikle ücretsiz oyun vaat eden güvenilir olmayan internet siteleri üzerinden yayılıyor. Üçüncü taraf uygulama platformlarından indirilen oyunlar ya da sahte bağlantılar, çocukların kullandığı cihazların güvenliğini tehdit edebiliyor.</p><p>Şirket, ebeveynlerin kendi telefon veya bilgisayarlarını çocuklarına verirken de gerekli güvenlik önlemlerini almalarının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p><p>ESET, akıllı telefonların yalnızca iletişim aracı olmadığını, tıpkı bilgisayarlar gibi kişisel veriler barındıran cihazlar olduğunu hatırlatarak mobil cihazlarda da güvenlik yazılımlarının kullanılması, düzenli güncellemelerin yapılması ve gerekli koruma ayarlarının aktif edilmesi gerektiğini belirtti.</p><strong>Çocuklarla açık iletişim kurulmalı</strong><p>Şirket, ailelerin çocuklarıyla dijital güvenlik konusunda düzenli olarak konuşmasını öneriyor. Telefon numarası, ev adresi, okul bilgileri ve şifre gibi kişisel bilgilerin internet ortamında paylaşılmaması gerektiğinin çocuklara anlatılması gerektiği ifade edilirken, internette paylaşılan içeriklerin tamamen silinemeyebileceği konusunda da farkındalık oluşturulması tavsiye edildi.</p><p>ESET, çocukların kullandığı hesaplarda güçlü ve benzersiz parolalar oluşturulmasını, mümkün olan tüm platformlarda iki faktörlü kimlik doğrulamanın (2FA) etkinleştirilmesini önerdi. Böylece hesap bilgilerinin ele geçirilmesi durumunda bile yetkisiz erişimlerin büyük ölçüde önlenebileceği belirtildi.</p><strong>Uygulama izinleri düzenli kontrol edilmeli</strong><p>Ailelerin çocukların kullandığı uygulamaların kamera, mikrofon, konum ve rehber gibi verilere hangi amaçlarla erişim istediğini düzenli olarak incelemesi gerektiğini belirten ESET, gereksiz izinlerin kaldırılmasının dijital güvenlik açısından önemli bir adım olduğuna dikkat çekti.</p><p>ESET, çocukların dijital dünyadan tamamen uzak tutulmasının çözüm olmadığını, bunun yerine bilinçli internet kullanımı alışkanlığı kazandırılmasının daha etkili olduğunu ifade etti. Şirket, ebeveynlerin çocuklarının kullandığı sosyal medya platformlarını tanımasını, internet deneyimlerine eşlik etmesini ve olası siber zorbalık durumlarında açık iletişim kurmasını tavsiye etti.</p><p>Şirket ayrıca işletim sistemleri, uygulamalar ve güvenlik yazılımlarının otomatik güncellenmesinin, yeni ortaya çıkan güvenlik açıklarına karşı en etkili koruma yöntemlerinden biri olduğunu belirterek, ailelerin profesyonel güvenlik çözümlerinden yararlanmasının çocukların dijital güvenliğini önemli ölçüde artıracağını vurguladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/eset-cocuklar-dijital-tehditle_1784832920_zuShbw.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ESET: Çocuklar dijital tehditlere karşı korunmalı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/eset-cocuklar-dijital-tehditle_1784832920_zuShbw.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Akıllı telefonlar dijital kasaya dönüştü: Güvenlik önlemleri ihmal edilmemeli]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/akilli-telefonlar-dijital-kasaya-donustu-guvenlik-onlemleri-ihmal-edilmemeli/230927/</link>
            <description><![CDATA[Kaspersky'nin küresel araştırması, internet kullanıcılarının büyük bölümünün artık akıllı telefonlarını ana cihaz olarak kullandığını ortaya koyarken, cihazlarda depolanan hassas verilerin artması nedeniyle güçlü siber güvenlik önlemlerinin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/akilli-telefonlar-dijital-kasaya-donustu-guvenlik-onlemleri-ihmal-edilmemeli/230927/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:22:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Akıllı telefonlar, yalnızca iletişim kurmak için kullanılan cihazlar olmaktan çıkarak kişisel ve profesyonel yaşamın merkezi haline geldi. Kaspersky&#39;nin yayımladığı son küresel araştırma, kullanıcıların internete erişim alışkanlıklarının önemli ölçüde değiştiğini ve akıllı telefonlarda depolanan verilerin her geçen gün daha kritik hale geldiğini ortaya koydu.</p><p>Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 58&#39;i internete erişmek için öncelikli olarak akıllı telefonlarını tercih ediyor. Bu oran 18-28 yaş aralığındaki Z Kuşağı kullanıcılarında yüzde 67&#39;ye yükseliyor.</p><p>Araştırma sonuçları, kullanıcıların akıllı telefonlarında giderek daha fazla kişisel ve kurumsal veri sakladığını gösteriyor.</p><p>Katılımcıların yüzde 63&#39;ü fotoğraf ve videolarını telefonlarında depolarken, yüzde 49&#39;u iletişim bilgilerini, yüzde 37&#39;si mesaj geçmişini, yüzde 34&#39;ü ise kimlik ve pasaport gibi resmi belgelerini mobil cihazlarında saklıyor.</p><p>Bunun yanında iş hayatına ait veriler de telefonlarda tutulmaya devam ediyor. Araştırmaya göre kullanıcıların yüzde 27&#39;si iş e-postalarını, yüzde 20&#39;si takvimlerini, yüzde 13&#39;ü ise kurum içi sistemlere erişim bilgilerini telefonlarında muhafaza ediyor.</p><p>Ayrıca cihazların yüzde 40&#39;ında finansal bilgiler ve giriş bilgileri, yüzde 30&#39;unda oyun hesapları, yüzde 27&#39;sinde ise yapay zek sohbet geçmişleri bulunuyor.</p><strong>Anton Kivva: 'Önemli olan artık verileri nasıl koruduğumuz'</strong><p>Kaspersky Siber Güvenlik Uzmanı Anton Kivva, akıllı telefonların artık hayatın vazgeçilmez dijital asistanları haline geldiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p><p>'Günümüzde akıllı telefonlar hayatımızın her alanına dokunan eksiksiz dijital asistanlar haline geldi. Bu cihazlarda yalnızca fotoğraflar veya telefon numaraları değil, çok daha hassas bilgiler bulunuyor. Artık önemli olan hangi verileri depoladığımız değil, bu verileri nasıl koruduğumuzdur. Güvenlik, cihazların taşıdığı bilgiler kadar vazgeçilmez bir unsur haline gelmiştir.'</p><p>Anton Kivva, önemli dosyaların yalnızca telefonda saklanmasının risk oluşturduğunu belirterek düzenli yedekleme yapılmasını önerdi.</p><p>Parolalar, kimlik belgeleri ve finansal bilgilerin güvenli parola yöneticileri veya şifreli dijital kasalarda muhafaza edilmesinin veri kaybı ve yetkisiz erişim riskini önemli ölçüde azaltabileceğini ifade etti.</p><p>Araştırmada yer alan verilere göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde kötü amaçlı yazılımlar, reklam yazılımları ve istenmeyen mobil uygulamalar kullanılarak gerçekleştirilen 2,67 milyondan fazla siber saldırı engellendi. Aynı dönemde 306 binden fazla zararlı mobil kurulum paketi tespit edildi.</p><p>Anton Kivva, bilgisayarlarda kullanılan güvenlik anlayışının artık mobil cihazlarda da uygulanması gerektiğini belirterek, zararlı yazılımları ve oltalama girişimlerini gerçek zamanlı tespit edebilen güvenlik çözümlerinin kullanılmasının önem taşıdığını söyledi.</p><strong>Telefonunuzu kaybetmeden önce önlem alın</strong><p>Kivva, telefon kaybolduğunda yaşanabilecek veri kayıplarına karşı kullanıcıların önceden hazırlıklı olması gerektiğini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>Konum hizmetleri açık tutulmalı ve cihazın uzaktan bulunabilmesi sağlanmalı.Otomatik yedekleme sistemi aktif hale getirilmeli.Ekran kilidi, cihaz kullanılmadığında otomatik olarak devreye girecek şekilde ayarlanmalı.Telefonlar ortak kullanım alanlarında gözetimsiz bırakılmamalı.<strong>'Telefonlarımıza hak ettiği güvenliği sağlamanın zamanı geldi'</strong><p>Kaspersky Siber Güvenlik Uzmanı Anton Kivva, kullanıcıların telefonlarında taşıdığı verilerin değerinin çoğu zaman farkında olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Kendinize şu soruları sorun; fotoğraflarınızı ve belgelerinizi en son ne zaman yedeklediniz? Telefonunuzu kaybederseniz bir B planınız var mı? Tıkladığınız bağlantıları doğruluyor musunuz? Pek çok kişi bilgisayarını koruyor ancak aynı özeni akıllı telefonu için göstermiyor. Günlük yaşamın vazgeçilmez parçası haline gelen mobil cihazlara da hak ettikleri güçlü siber korumayı sağlamanın zamanı geldi.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/akilli-telefonlar-dijital-kasa_1784726583_73Utqe.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Akıllı telefonlar dijital kasaya dönüştü: Güvenlik önlemleri ihmal edilmemeli ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/akilli-telefonlar-dijital-kasa_1784726583_73Utqe.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ESET yapay zekâ destekli siber saldırılarda artışa dikkat çekti]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/eset-yapay-zeka-destekli-siber-saldirilarda-artisa-dikkat-cekti/230863/</link>
            <description><![CDATA[ESET'in 2026 Yılı İlk Yarı Tehdit Raporu, yapay zekâ destekli saldırıların hız kazandığını, QR kodlu oltalama girişimlerinin rekor seviyeye ulaştığını ve fidye yazılımı tehditlerinin etkisini sürdürdüğünü ortaya koydu.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/eset-yapay-zeka-destekli-siber-saldirilarda-artisa-dikkat-cekti/230863/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 23:20:35 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Siber güvenlik şirketi ESET, Aralık 2025-Mayıs 2026 dönemini kapsayan '2026 Yılı İlk Yarı Tehdit Raporu'nu yayımladı. Rapor, siber suçluların yapay zek teknolojilerini daha etkin kullanmaya başladığını ve geleneksel saldırı yöntemlerini yeni teknolojilerle güçlendirerek daha geniş kitleleri hedef aldığını ortaya koydu.</p><p>Rapora göre, saldırganlar tamamen yeni saldırı yöntemleri geliştirmek yerine mevcut teknikleri yapay zek, bulut sistemleri ve kullanıcı alışkanlıklarına uyarlayarak daha etkili hale getiriyor. ESET araştırmacıları bu süreçte yapay zek ajanlarında kullanılan yaklaşık 900 bin farklı yapay zek becerisini analiz etti. Yapılan incelemelerde on binlerce şüpheli ve binlerce açıkça kötü amaçlı örnek tespit edildi.</p><p>ESET araştırmacıları, üretken yapay zekyı yürütme sürecinde kullanan ilk Android zararlı yazılımı olarak tanımlanan PromptSpy isimli tehdidi de ortaya çıkardı. Rapora göre bu gelişme, yapay zeknın yalnızca saldırı planlamasında değil, doğrudan zararlı yazılımların çalışma mekanizmasının bir parçası haline gelmeye başladığını gösteriyor.</p><p>ESET Tehdit Önleme Laboratuvarları Direktörü Jiří Kropáč, saldırganların hızla değişen dijital ortama uyum sağladığını belirterek, yapay zek tabanlı ekosistemin büyümesinin saldırı yüzeyini her geçen gün genişlettiğini ifade etti.</p><p>Raporda öne çıkan bir diğer gelişme ise 'Quishing' olarak adlandırılan QR kod tabanlı oltalama saldırıları oldu.</p><p>Siber saldırganların, güvenlik filtrelerini aşmak ve kullanıcıları mobil cihazlar üzerinden sahte sayfalara yönlendirmek amacıyla QR kodlarını yoğun şekilde kullandığı belirtildi. 2026&#39;nın ilk yarısında tespit edilen tüm oltalama e-postalarının yaklaşık yüzde 11&#39;inde QR kodu bulunduğu kaydedildi.</p><p>ESET verilerine göre QR kodlu oltalama saldırıları en fazla ABD, İspanya ve Meksika&#39;da görüldü.</p><p>Raporda, son dönemde hızla yaygınlaşan ClickFix saldırılarının da gelişerek farklı alanlara taşındığı vurgulandı.</p><p>Sahte hata mesajları ve CAPTCHA ekranlarıyla başlayan saldırılar artık yapay zek destek sayfaları, tarayıcı eklentileri ve bulut tabanlı kimlik doğrulama sistemlerini hedef alıyor. Ayrıca saldırganların OAuth yetkilendirme süreçlerini kötüye kullanarak çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) aşabildiği ve kullanıcı hesaplarını ele geçirebildiği belirtildi.</p><p>ESET raporu, fidye yazılımı saldırılarının da hız kesmeden devam ettiğini ortaya koydu.</p><p>Saldırganların, güvenlik yazılımlarını etkisiz hale getirmek amacıyla 'EDR Killer' olarak adlandırılan araçları kullanmayı sürdürdüğü belirtilirken, ESET araştırmacılarının gerçek saldırılarda kullanılan 100&#39;den fazla farklı EDR Killer çeşidi tespit ettiği açıklandı.</p><p>Her ne kadar fidye yazılımı saldırılarının sayısı artmaya devam etse de, saldırganlara ödeme yapan mağdur oranının tarihin en düşük seviyelerine gerilediği ifade edildi. Son yayımlanan sektör raporlarına göre ödeme yapan kuruluşların oranı yüzde 14 ile yüzde 28 arasında değişiyor.</p><p>ESET, kuruluşların yapay zek destekli yeni tehditlere karşı yalnızca güvenlik yazılımlarına güvenmemesi gerektiğini vurgulayarak, düzenli güvenlik güncellemeleri yapılmasını, çalışanlara siber güvenlik farkındalık eğitimleri verilmesini, kimlik doğrulama sistemlerinin güçlendirilmesini ve gelişmiş tehdit avcılığı uygulamalarının yaygınlaştırılmasını önerdi.</p><p>Rapora göre yapay zek teknolojilerinin hem savunma hem de saldırı tarafında daha fazla kullanılacağı yeni dönemde, kurumların güvenlik stratejilerini sürekli güncellemesi kritik önem taşıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/eset-yapay-zeka-destekli-siber_1784578833_03Q7oX.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ESET yapay zekâ destekli siber saldırılarda artışa dikkat çekti ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/eset-yapay-zeka-destekli-siber_1784578833_03Q7oX.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kaspersky uyardı siber saldırılar aylarca fark edilmeyebiliyor]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/kaspersky-uyardi-siber-saldirilar-aylarca-fark-edilmeyebiliyor/230861/</link>
            <description><![CDATA[Kaspersky'nin yayımladığı yeni rapor, birçok kurumun siber saldırıları aylar hatta yıllar boyunca fark edemediğini ortaya koyarken, güvenlik süreçlerindeki eksikliklerin kritik riskleri artırdığına dikkat çekti.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/kaspersky-uyardi-siber-saldirilar-aylarca-fark-edilmeyebiliyor/230861/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 23:10:59 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Küresel siber güvenlik şirketi Kaspersky, Compromise Assessment (Siber İhlal Analizi) ekibi tarafından hazırlanan yeni raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, kurumların önemli bir bölümünün siber güvenlik olaylarını zamanında tespit edemediği, bunun da saldırganların sistemlerde uzun süre fark edilmeden faaliyet göstermesine imkan tanıdığı belirtildi.</p><p>Rapora göre incelenen olayların yüzde 31&#39;inde saldırganlar, kurumların bilgi sistemlerinde üç aydan daha uzun süre boyunca tespit edilmeden hareket etti. Yüksek önem derecesine sahip ihlallerin ise yüzde 52&#39;sinin ancak 90 günden fazla süre geçtikten sonra ortaya çıkarıldığı kaydedildi. Son bir yıl içinde analiz edilen vakalar arasında dört yıl boyunca fark edilmeyen bir siber ihlalin bulunması ise dikkat çekti.</p><strong>Otomatik sistemler tek başına yeterli olmuyor</strong><p>Kaspersky&#39;nin değerlendirmesine göre birçok kurum, yalnızca otomatik güvenlik sistemlerine güvenerek önemli bir hata yapıyor. Tespit edilen vakaların yüzde 20&#39;sinin manuel incelemeler sonucunda ortaya çıkarıldığı belirtilirken, kurumların yüzde 60&#39;ında olayların gözden kaçmasının en önemli nedeninin mevcut güvenlik araçlarının yüksek güvenilirlikli uyarılar üretmemesi olduğu ifade edildi.</p><p>Raporda, düşük öncelikli görülen güvenlik uyarılarının da düzenli olarak incelenmesi ve güvenlik sistemlerinin değişen tehdit ortamına göre sürekli güncellenmesi gerektiği vurgulandı.</p><p>Yedekleme sistemleri yeni risk oluşturabiliyor</p><p>Araştırmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise yedekleme sistemleriyle ilgili oldu. Kaspersky, tespit edilen zararlı web kabuklarının (web shell) yüzde 40&#39;ının yedeklerde gizli şekilde bulunduğunu açıkladı.</p><p>Bu durumun, saldırı temizlendikten sonra sistemler yedeklerden geri yüklenirken zararlı yazılımların yeniden aktif hale gelmesine neden olabileceği belirtilirken, kurumlara yedekleme süreçlerini düzenli olarak denetlemeleri tavsiye edildi.</p><strong>İletişim eksikliği güvenliği zayıflatıyor</strong><p>Rapora göre kurum içindeki iletişim eksiklikleri de siber güvenlik açısından ciddi risk oluşturuyor. İncelenen olayların yaklaşık yüzde 32&#39;sinde personel değişiklikleri, bilgi aktarımındaki eksiklikler ve net görev dağılımının bulunmaması nedeniyle saldırıların zamanında fark edilemediği belirlendi.</p><p>Kaspersky, teknik altyapının yanı sıra kurum içi iletişim süreçlerinin de düzenli olarak test edilmesi ve kriz senaryolarına yönelik tatbikatlar yapılması gerektiğini vurguladı.</p><p>Raporda, siber saldırılara karşı hazırlanan müdahale planlarının statik belgeler olmaktan çıkarılması gerektiği ifade edildi. Yeni tehditlere göre sürekli güncellenmeyen planların, kritik saldırıların gözden kaçmasına ve sistemlerin kalıcı olarak ele geçirilmesine neden olabileceği belirtildi.</p><strong>Kaspersky&#39;den kurumlara önemli uyarılar</strong><p>Kaspersky Compromise Assessment Uzmanı Amged Wageh, kurumların yalnızca dış tehditlerle değil, altyapılarında gizlenen risklerle de mücadele etmek zorunda olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p><p>'Kurumlar sadece dış risklerle değil, kendi altyapılarının içinde saklanan tehditlerle de karşı karşıya ve siber ihlal belirtileri her zaman net olmayabiliyor. Proaktif güvenlik denetimleri, kurumların bir siber saldırıyı erkenden fark etme olasılığını önemli ölçüde artırır. Düzenli ve bağımsız üçüncü taraf değerlendirmelerini kurumsal süreçlere entegre etmek, beklenmedik kritik vakaların yaşanma ihtimalini azaltır ve genel risk duruşunu iyileştirir.'</p><p>Kaspersky, kurumlara güvenlik denetimlerini düzenli hale getirmeleri, 7/24 izleme sistemleri kurmaları, düşük öncelikli alarmları da değerlendirmeleri, güvenlik farkındalığı eğitimlerini artırmaları ve teknik ekiplerin düzenli tatbikatlarla olası saldırılara hazırlanmasını önerdi. Bu adımların, kurumların gelişen siber tehditlere karşı daha dirençli hale gelmesine önemli katkı sağlayacağı vurgulandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kaspersky-uyardi-siber-saldiri_1784578255_xFV51G.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kaspersky uyardı siber saldırılar aylarca fark edilmeyebiliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kaspersky-uyardi-siber-saldiri_1784578255_xFV51G.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kaspersky çalışan gelişimine 2,23 milyon dolarlık yatırım yaptı]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/kaspersky-calisan-gelisimine-2-23-milyon-dolarlik-yatirim-yapti/230759/</link>
            <description><![CDATA[Kaspersky, 2024-2025 Sürdürülebilirlik Raporu'nda çalışan gelişimi, sosyal sorumluluk, çevresel sürdürülebilirlik ve şeffaf yönetim alanlarında önemli ilerlemeler kaydettiğini açıkladı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/kaspersky-calisan-gelisimine-2-23-milyon-dolarlik-yatirim-yapti/230759/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 14:27:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Siber güvenlik şirketi Kaspersky, 2024-2025 Sürdürülebilirlik Raporu&#39;nu yayımlayarak çalışanlarına, topluma ve çevreye yönelik yatırımlarını kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre şirket, çalışanlarının mesleki gelişimini desteklemek amacıyla eğitim programlarına 2,23 milyon dolar yatırım yaptı.</p><p>Şirket, insan kaynağını güçlendirme, çevresel etkisini azaltma ve kurumsal şeffaflığı artırma hedefleri doğrultusunda önemli adımlar atarken, küresel ölçekte çalışan sayısını da artırmayı sürdürdü.</p><p>Rapora göre Kaspersky&#39;nin dünya genelindeki çalışan sayısı bir önceki yıla göre yüzde 11,3 artarak yaklaşık 5 bin 700&#39;e ulaştı. Aynı dönemde ortalama maaşlar yüzde 7 yükselirken, personel devir oranı ise yüzde 15&#39;ten yüzde 10&#39;a geriledi.</p><p>Şirkette çalışanların yüzde 18&#39;inin 10 yılı aşkın süredir görev yapıyor olması ise çalışan bağlılığının güçlü olduğuna işaret eden veriler arasında yer aldı.</p><p>Kaspersky, yalnızca çalışan eğitimlerine değil sosyal sorumluluk projelerine de önemli kaynak ayırdı. Raporda, doğrudan sosyal sorumluluk ve yardım faaliyetleri için 760 bin dolar harcandığı belirtilirken, sivil toplum kuruluşlarına 13 bin 500 siber güvenlik lisansı bağışlandığı aktarıldı.</p><p>Kaspersky Academy ise dünya genelinde büyümesini sürdürdü. Akademi, 42 ülkede yaklaşık 200 üniversiteyle iş birliği yürütürken, Academy Alliance programına son iki yılda yaklaşık 50 üniversite katıldı. Programa dahil olan üniversite sayısı ise 2023&#39;e göre iki katın üzerine çıktı.</p><strong>Kadınların teknoloji alanındaki temsiline destek</strong><p>Şirket, kapsayıcılık politikaları kapsamında kadın çalışanların istihdamını artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdü. Rapora göre kadınlar, Kaspersky çalışanlarının yüzde 25&#39;ini, yönetici kadrolarının ise yüzde 26&#39;sını oluşturdu.</p><p>Ayrıca genç kadınların siber güvenlik alanına yönelmesini teşvik etmek amacıyla yürütülen Future You in Tech programıyla geleceğin teknoloji uzmanlarının yetiştirilmesine katkı sağlanması hedefleniyor.</p><p>Kaspersky, çevresel sürdürülebilirlik kapsamında yaklaşık 43 bin dolar yatırım gerçekleştirirken, 420 kilogram elektronik ekipmanı geri dönüştürdü ve 3 tondan fazla eşyayı bağışladı veya çevreye duyarlı yöntemlerle bertaraf etti.</p><p>Şirketin Küresel Şeffaflık Girişimi (GTI) ise İstanbul, Bogota ve Seul&#39;de açılan yeni merkezlerle birlikte 13 Şeffaflık Merkezi&#39;ne ulaştı. Girişime bugüne kadar 9,4 milyon doların üzerinde yatırım yapıldığı belirtilirken, merkezlerde onlarca ziyaret ve ürün incelemesi gerçekleştirildi.</p><p>Kaspersky ayrıca raporlama döneminde SOC 2 ve ISO 27001 bağımsız denetimlerini başarıyla tamamlarken, Hata Ödül Programı kapsamında güvenlik açıklarını bildiren araştırmacılara 15 bin doların üzerinde ödül verdi.</p><strong>Maria Losyukova: 'Dijital dünyada güven inşa etmenin ayrılmaz bir parçası'</strong><p>Kaspersky ESG ve Sürdürülebilirlik Başkanı Maria Losyukova, sürdürülebilirliğin yalnızca teknolojik çözümler üretmekten ibaret olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p><p>'Bu dönemde bir yandan ekibimizi büyütürken bir yandan da personel devir hızımızı düşürdük, sosyal sorumluluk ve eğitim programlarımızı genişlettik, çevresel ayak izimizi hafiflettik ve süreçlerimizi dış denetimlere daha da açık hale getirdik. Bizim için insana ve topluma yatırım yapmak, şeffaf bir operasyon yürütmek, dijital dünyada güven inşa etmenin ayrılmaz bir parçasıdır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kaspersky-calisan-gelisimine-2_1784287651_P7Q9Ki.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kaspersky çalışan gelişimine 2,23 milyon dolarlık yatırım yaptı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kaspersky-calisan-gelisimine-2_1784287651_P7Q9Ki.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Dünyada 5G abone sayısı 3 milyarı geçti gözler artık 6G teknolojisinde]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/dunyada-5g-abone-sayisi-3-milyari-gecti-gozler-artik-6g-teknolojisinde/230718/</link>
            <description><![CDATA[Ericsson'un Haziran 2026 Mobilite Raporu, 5G'nin küresel ölçekte hızla yaygınlaşmaya devam ettiğini ortaya koyarken, 6G çalışmalarının da hız kazandığını gösterdi.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/dunyada-5g-abone-sayisi-3-milyari-gecti-gozler-artik-6g-teknolojisinde/230718/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 14:04:40 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Mobil iletişim teknolojilerinde dönüşüm hız kesmeden devam ediyor. Ericsson tarafından yayımlanan Haziran 2026 Mobilite Raporu&#39;na göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde dünya genelindeki 5G abone sayısı 162 milyon artarak 3 milyarı aştı. Rapor, önümüzdeki yıllarda 5G kullanımının daha da yaygınlaşacağını, aynı zamanda sektörün odağının kademeli olarak 6G teknolojilerine kaydığını ortaya koyuyor.</p><p>Rapora göre, 2031 yılı sonunda dünya genelindeki 5G abone sayısının 6,4 milyara ulaşması bekleniyor. Bugüne kadar yaklaşık 390 mobil operatör ticari 5G hizmetini devreye alırken, bunların 90&#39;dan fazlası bağımsız 5G mimarisi (5G SA) üzerinden hizmet sunmaya başladı. Batı Avrupa, Kuzey Amerika, Kuzeydoğu Asya ve Körfez İş Birliği Konseyi ülkelerinde 5G abonelik oranının 2031 yılında yüzde 90&#39;ın üzerine çıkacağı öngörülüyor.</p><p>Bağımsız 5G altyapısıyla birlikte ağ dilimleme teknolojisinin de yaygınlaştığı belirtilen raporda, farklı kullanım senaryolarına özel güvenilir bağlantılar sunulabildiği ifade edildi. Kasım 2025&#39;te 65 olan farklılaştırılmış ticari bağlantı hizmeti sayısı, Haziran 2026 itibarıyla 84&#39;e yükselerek teknolojinin ticari kullanımının hızlandığını gösterdi.</p><strong>Yapay zeka, mobil ağların yapısını değiştiriyor</strong><p>Ericsson CTO&#39;su ve raporun yayıncısı Erik Ekudden, mobil iletişim altyapısının artık yapay zek ile birlikte yeni bir döneme girdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p><p>'Veri merkezlerindeki merkezi modellerden cihazlarımıza, araçlarımıza ve şehirlerimize gömülü, genellikle 5G ile birbirine bağlı dağıtık ve otonom yapay zeka ajanlarına geçiyoruz. Mobil ağlar artık çeşitli uygulama ihtiyaçlarını karşılayan kritik ve akıllı altyapılar haline geliyor.'</p><p>Ekudden ayrıca şunları kaydetti:</p><p>'Mobil ağlar çeşitli uygulama ihtiyaçlarını karşılayan kritik ve akıllı altyapılar haline geliyor. Bu dönüşümün bir kısmını yansıtan unsur, 5G bağımsız ağ dilimlemesine dayalı yeni ticari hizmet tekliflerindeki ve 5G SA&#39;yı devreye alan iletişim servis sağlayıcılarının sayısındaki sürekli artıştır.'</p><strong>Mobil veri kullanım alışkanlıkları değişiyor</strong><p>Raporda dikkat çeken bir diğer gelişme ise kullanıcı alışkanlıklarındaki değişim oldu. Canlı görüntülü görüşmeler, bulut tabanlı uygulamalar ve içerik paylaşımındaki artış nedeniyle yükleme (uplink) yönlü mobil veri trafiği birçok ülkede indirme (downlink) trafiğinden daha hızlı büyüyor.</p><p>Ericsson&#39;un 55 mobil operatör üzerinde yaptığı incelemeye göre, 43 operatörde yükleme trafiğinin büyüme oranı indirme trafiğini geçti. Bunların 17&#39;sinde ise yükleme trafiği büyümesi indirme yönündeki artışın 1,5 katından fazla gerçekleşti. Şirketin senaryo analizleri, yapay zek uygulamalarının etkisiyle 2031 yılına kadar yükleme yönlü mobil veri trafiğinin 2025 seviyesine göre üç katın üzerine çıkabileceğini ortaya koyuyor.</p><p>Rapor, telekomünikasyon sektörünün artık 6G teknolojisine yönelik standartlaşma çalışmalarına ağırlık verdiğini de gösteriyor. İlk 6G teknik standartlarının 2028 sonu veya 2029 başında tamamlanması, ilk ticari 6G hizmetlerinin ise 2030 yılı civarında başlaması bekleniyor.</p><p>Yeni nesil 6G teknolojisinin; yapay zek entegrasyonu, uydu ve karasal ağların birlikte çalışması, enerji verimliliği ve entegre algılama-iletişim sistemleri gibi yeniliklerle mobil haberleşmede yeni bir dönemin kapısını aralaması hedefleniyor.</p><strong>Türkiye 5G sürecine hazır</strong><p>Ericsson Türkiye Genel Müdürü Mehmet Oğul ise Türkiye&#39;nin yeni nesil haberleşme altyapısına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Bu sayede, yapay zeka destekli servislerin ihtiyaç duyduğu uplink (yükleme kapasitesinin), düşük gecikme süresinin ve güvenilirliğin etken olduğu, ihtiyaçlar arttıkça ölçeklenebilecek esnekliğe sahip bir altyapı oluşturuldu. Bu gelişimi, kurumlar ve tüketiciler için somut ve gerçek uygulamalara dönüştürmek üzere ekosistem içerisinde müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla yakın iş birliği içinde çalışıyoruz. Ericsson&#39;un AR-GE ve yerel yeteneklere yatırım yapma kararı da Türkiye&#39;nin öncü rolünü daha da güçlendiriyor. Bu yatırım, telekom, sanayi ve toplum genelinde yeni olanakların önünü açacak yapay zeka yerleşik bir teknoloji olan 6G&#39;nin geliştirilmesine katkı sağlıyor.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dunyada-5g-abone-sayisi-3-mily_1784199879_9ytxGA.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Dünyada 5G abone sayısı 3 milyarı geçti gözler artık 6G teknolojisinde ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/dunyada-5g-abone-sayisi-3-mily_1784199879_9ytxGA.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Siber suçlular tatil sezonunu fırsata çevirdi]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/siber-suclular-tatil-sezonunu-firsata-cevirdi/230627/</link>
            <description><![CDATA[Yaz tatili planları yapan vatandaşlar, sahte rezervasyon siteleri, indirim tuzakları ve ücretsiz Wi-Fi ağları üzerinden gerçekleştirilen siber dolandırıcılıklara karşı uyarıldı. ESET, güvenli bir tatil için dikkat edilmesi gereken önemli noktaları paylaştı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/siber-suclular-tatil-sezonunu-firsata-cevirdi/230627/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 16:14:30 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tatil rezervasyonları hız kazanırken, siber suçlular da bu yoğun dönemi fırsata çevirmeye başladı. Tatil planı yapan vatandaşları hedef alan dolandırıcılar; sahte otel ve uçak bileti kampanyaları, kiralık ev ilanları, ücretsiz tatil vaatleri ve sahte internet siteleriyle kişisel bilgiler ile banka hesaplarını ele geçirmeye çalışıyor.</p><p>Siber güvenlik şirketi ESET, yaz sezonunda artış gösteren seyahat dolandırıcılıklarına karşı vatandaşları uyararak hem rezervasyon aşamasında hem de tatil sırasında dikkat edilmesi gereken riskleri sıraladı.</p><p>ESET&#39;e göre dolandırıcıların en sık kullandığı yöntemlerden biri, piyasa değerinin çok altında sunulan uçak bileti ve tatil paketleri oluyor. Sosyal medya reklamları, spam e-postalar ve kısa mesajlar aracılığıyla ulaşılan bu teklifler ilk bakışta cazip görünse de çoğu zaman dolandırıcılıkla sonuçlanıyor.</p><p>Bazı durumlarda satılan biletlerin çalıntı kredi kartlarıyla satın alındığı veya ele geçirilmiş sadakat hesaplarından temin edildiği belirtiliyor.</p><strong>Sahte kiralık ev ilanlarına dikkat</strong><p>Yazlık kiralamalarının artmasıyla birlikte sahte ilanlar da çoğaldı. Dolandırıcılar, gerçek ilan sitelerine var olmayan ya da başkalarına ait evlerin fotoğraflarını yükleyerek vatandaşlardan kapora veya kira bedeli talep ediyor.</p><p>Bazı kiralık evlerin ise aynı tarihler için birden fazla kişiye kiralandığı ve mağduriyetlerin tatil günü ortaya çıktığı ifade ediliyor.</p><p>Siber suçlular, havayolu şirketleri, oteller ve tatil rezervasyon platformlarının birebir kopyası olan internet siteleri hazırlayarak kullanıcıların ödeme bilgilerini ele geçirmeyi hedefliyor.</p><p>Bu siteler üzerinden yapılan rezervasyonların ardından sahte onay e-postaları gönderiliyor. Dolandırıldığını fark etmeyen kişiler ise durumu çoğu zaman havaalanında veya otele giriş sırasında öğreniyor.</p><strong>Ücretsiz tatil vaadiyle para istiyorlar</strong><p>ESET, son dönemde 'çekiliş kazandınız' veya 'ücretsiz tatil hakkı elde ettiniz' şeklindeki mesajların da yaygınlaştığını belirtti.</p><p>Vatandaşlardan sözde ödülü alabilmeleri için vergi, sigorta veya işlem ücreti adı altında ödeme talep edildiği, ödeme yapıldıktan sonra ise dolandırıcıların ortadan kaybolduğu ifade edildi.</p><strong>Sahte vize ve belge hizmetlerine karşı uyarı</strong><p>Bazı internet sitelerinin pasaport, vize, uluslararası sürücü belgesi gibi işlemleri hızlandırma vaadiyle yüksek ücret talep ettiğine dikkat çeken ESET, çoğu zaman bu belgelerin geçersiz veya sahte olduğunu belirtti.</p><p>Seyahat sırasında havaalanı, otel, kafe ve restoranlarda kullanılan ücretsiz kablosuz internet ağlarının da önemli güvenlik riskleri taşıdığı belirtildi.</p><p>ESET, halka açık Wi-Fi ağları üzerinden internet bankacılığı veya alışveriş işlemleri yapılmamasını önerirken, zorunlu durumlarda güvenilir bir VPN hizmeti kullanılmasını tavsiye etti.</p><p>Sahte erişim noktaları oluşturan siber suçluların kullanıcıların şifrelerini, kredi kartı bilgilerini ve kişisel verilerini ele geçirebildiği uyarısında bulunuldu.</p><p>Ayrıca halka açık USB şarj noktalarının da 'juice jacking' adı verilen yöntemle telefonlara zararlı yazılım bulaştırabileceği belirtilerek, kişisel şarj adaptörü kullanılmasının daha güvenli olduğu ifade edildi.</p><strong>ESET&#39;ten güvenli tatil için 8 önemli öneri</strong>Rezervasyon yapmadan önce firma ve internet sitesi hakkında mutlaka araştırma yapın.E-posta, SMS veya sosyal medya reklamlarındaki bağlantılara doğrudan tıklamayın.Kripto para, havale, hediye kartı veya para transferi uygulamalarıyla ödeme yapmaktan kaçının.Rezervasyon yapacağınız internet sitesinin adresini dikkatlice kontrol edin.Gerçek olamayacak kadar ucuz görünen kampanyalara şüpheyle yaklaşın.Uçuş ve konaklama rezervasyonlarında güvenilir ve resmî platformları tercih edin.Halka açık Wi-Fi ağlarında banka işlemleri yapmayın, mümkünse VPN kullanın.Ortak kullanım alanlarındaki USB şarj istasyonları yerine kendi şarj adaptörünüzü kullanın.<p>ESET, tatil döneminde küçük bir dikkatsizliğin hem maddi kayıplara hem de kişisel verilerin ele geçirilmesine yol açabileceğini belirterek, vatandaşların rezervasyon ve ödeme işlemlerinde güvenilir platformları tercih etmeleri gerektiğini vurguladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/siber-suclular-tatil-sezonunu-_1783948469_exBajX.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Siber suçlular tatil sezonunu fırsata çevirdi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/siber-suclular-tatil-sezonunu-_1783948469_exBajX.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Migros yapay zekâ destekli asistan MAYA AI'ı kullanıma sundu]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/migros-yapay-zeka-destekli-asistan-maya-ai-i-kullanima-sundu/230613/</link>
            <description><![CDATA[Migros, OpenAI iş birliğiyle geliştirdiği yapay zekâ destekli alışveriş asistanı MAYA AI'ı hizmete aldı. Yeni sistem, kullanıcıların doğal konuşma diliyle alışveriş yapmasına, kişiselleştirilmiş öneriler almasına ve ürünleri doğrudan sepetine eklemesine imkan tanıyor.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/migros-yapay-zeka-destekli-asistan-maya-ai-i-kullanima-sundu/230613/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 12:40:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Migros, dijital alışveriş deneyimini yeni bir seviyeye taşıyacak yapay zek destekli alışveriş asistanı MAYA AI&#39;ı kullanıcıların erişimine açtı. OpenAI iş birliğiyle geliştirilen sistem, müşterilerin alışveriş süreçlerini daha hızlı, pratik ve kişiye özel hale getirmeyi amaçlıyor.</p><p>Yeni nesil alışveriş asistanına, ChatGPT uygulamasındaki 'Uygulamalar' bölümünden Migros seçilerek doğrudan erişilebiliyor. Kullanıcılar sohbet ekranı üzerinden istedikleri ürünleri arayabiliyor, önerilen ürünleri tek dokunuşla alışveriş sepetine ekleyebiliyor.</p><p>MAYA AI yalnızca ürün bulmakla kalmıyor; kullanıcıların ihtiyaçlarına göre menü önerileri hazırlıyor, tarifler sunuyor ve gerekli malzemeleri otomatik olarak alışveriş listesine ekleyebiliyor. Günlük konuşma dilini anlayabilen sistem, 'Protein ağırlıklı kahvaltı hazırla', 'Geçen haftaki siparişimi tekrar oluştur' gibi doğal ifadeleri de kolaylıkla yerine getirebiliyor.</p><p>Yapay zek destekli asistan, ürünleri kampanya ve avantajlı fiyat seçeneklerini dikkate alarak listelerken, müşterilerin geçmiş alışveriş alışkanlıklarını analiz ederek kişiselleştirilmiş öneriler de sunuyor. Ayrıca sık tüketilen ve azalmaya başlayan ürünleri hatırlatarak alışverişin eksiksiz tamamlanmasına yardımcı oluyor.</p><p>Şimdilik yazılı sohbet üzerinden hizmet veren MAYA AI&#39;ın, ilerleyen dönemde sesli komut desteğiyle de kullanılabilmesi planlanıyor.</p><strong>'Kullanıcıların yüzde 60&#39;ı önerilen ürünleri sepete ekliyor'</strong><p>Migros One CEO&#39;su Orçun Onat, yapay zeknın yalnızca operasyonel süreçlerde değil, müşteri deneyimini dönüştüren stratejik bir teknoloji haline geldiğini belirtti.</p><p>Şirket olarak hazır sepet hazırlamadan lojistik planlamaya, depo operasyonlarından şirket içi verimlilik uygulamalarına kadar birçok alanda yapay zek kullandıklarını ifade eden Onat, MAYA AI ile bu deneyimi doğrudan müşterilere taşıdıklarını söyledi.</p><p>Onat, uygulamanın ilk kullanım verilerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:</p><p>'MAYA AI üzerinden ürün arayan kullanıcılarımızın yüzde 60&#39;ı önerilen ürünleri sepetine ekliyor. Bu sonuç, yapay zeknın alışveriş alışkanlıklarını ne kadar kısa sürede kolaylaştırdığını ve kullanıcı deneyimini geliştirdiğini açıkça ortaya koyuyor.'</p><p>Migros, MAYA AI ile yapay zek destekli alışveriş deneyimini daha da geliştirerek müşterilerine hızlı, akıllı ve kişiselleştirilmiş bir dijital market hizmeti sunmayı hedefliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/migros-yapay-zeka-destekli-asi_1783935652_VfWSkT.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Migros yapay zekâ destekli asistan MAYA AI'ı kullanıma sundu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/migros-yapay-zeka-destekli-asi_1783935652_VfWSkT.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bir e-posta hesabı tüm hayatınızı ele verebilir!]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/bir-e-posta-hesabi-tum-hayatinizi-ele-verebilir/230596/</link>
            <description><![CDATA[ESET, e-posta hesaplarının yalnızca iletişim amacıyla kullanılmadığını, dijital kimliğin merkezinde yer aldığını belirterek kullanıcıları güvenlik önlemlerini artırmaları konusunda uyardı. Şirket, siber suçluların ilk hedeflerinden biri haline gelen e-posta hesaplarının birçok kişisel ve kurumsal veriye açılan kapı niteliği taşıdığına dikkat çekti.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/bir-e-posta-hesabi-tum-hayatinizi-ele-verebilir/230596/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 17:30:05 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Siber güvenlik şirketi ESET, e-posta hesaplarının günümüzde yalnızca mesajlaşma aracı olmaktan çıktığını ve dijital yaşamın en kritik bileşenlerinden biri haline geldiğini açıkladı. Şirkete göre, bankacılık işlemleri, sosyal medya hesapları, çevrim içi alışverişler, sağlık kayıtları, seyahat rezervasyonları ve resmi belgeler gibi pek çok hassas bilgi e-posta kutularında saklanıyor.</p><p>ESET, e-posta hesaplarının aynı zamanda birçok çevrim içi platform için parola sıfırlama ve kimlik doğrulama merkezi olarak kullanıldığına dikkat çekerek, tek bir hesabın ele geçirilmesinin çok sayıda dijital hesabın da riske girmesi anlamına geldiğini vurguladı.</p><p>ESET&#39;in değerlendirmesine göre saldırganlar, ele geçirdikleri e-posta hesapları üzerinden bankacılık, sosyal medya ve bulut depolama hizmetlerine ait şifreleri sıfırlayabiliyor. Bunun yanında doğrulama kodlarını ele geçirerek kullanıcıların diğer hesaplarını da kontrol altına alabiliyor.</p><p>Şirket, bazı saldırganların kullanıcı fark etmeden e-posta yönlendirme kuralları oluşturduğunu ve gelen mesajların kopyalarını kendi hesaplarına aktardığını belirtti. Bu yöntem sayesinde kullanıcı şifresini değiştirse bile önemli doğrulama kodları ve bildirimlerin saldırganlara ulaşmaya devam edebildiği ifade edildi.</p><p>ESET ayrıca ele geçirilen e-posta hesaplarının yalnızca finansal dolandırıcılıkta değil, kimlik hırsızlığı, sosyal mühendislik ve şantaj girişimlerinde de kullanıldığına dikkat çekti. Hesaplarda bulunan kişisel bilgiler sayesinde hazırlanan sahte e-postaların çok daha inandırıcı hale geldiği kaydedildi.</p><strong>Kurumsal hesaplar daha büyük risk taşıyor</strong><p>ESET&#39;e göre kurumsal e-posta hesaplarının ele geçirilmesi durumunda saldırganlar şirket içi yazışmalara, müşteri bilgilerine, finans sistemlerine, insan kaynakları kayıtlarına ve bulut tabanlı uygulamalara erişebiliyor. Bu durumun hem veri ihlallerine hem de ciddi maddi kayıplara yol açabileceği belirtiliyor.</p><p>ESET, kimlik avı saldırılarının hl en yaygın siber tehditler arasında yer aldığını belirterek, saldırganların artık üretken yapay zek teknolojilerini kullanarak dil bilgisi hatası içermeyen ve son derece gerçekçi görünen sahte e-postalar hazırlayabildiğini bildirdi.</p><p>Verizon&#39;un son güvenlik ihlali raporuna göre geçen yıl yaşanan veri ihlallerinin yüzde 62&#39;sinde insan faktörü etkili olurken, sosyal mühendislik saldırıları en yaygın ihlal yöntemleri arasında yer aldı.</p><p>ESET, kullanıcıların her hesap için güçlü ve benzersiz parola oluşturmasını, mümkünse parola yöneticisi veya passkey teknolojisini kullanmasını tavsiye ediyor. Çok faktörlü kimlik doğrulamanın mutlaka etkinleştirilmesi gerektiğini belirten şirket, kurtarma telefon numarası ve e-posta bilgilerinin de güncel tutulmasının önemine dikkat çekiyor.</p><p>Şirket ayrıca e-posta hesaplarında bilinmeyen yönlendirme kuralları, tanınmayan cihazlar ve yetkisiz uygulamaların düzenli olarak kontrol edilmesini öneriyor.</p><p>ESET, kullanıcıların şüpheli e-postalarda gönderen adresini dikkatlice incelemesi, bilinmeyen bağlantılara tıklamaması, ek dosyaları açmaması ve kendilerinin başlatmadığı doğrulama bildirimlerini kesinlikle onaylamamaları gerektiğini vurguluyor.</p><p>Kurumsal kullanıcılar için ise yöneticiden veya bilgi işlem biriminden gelmiş gibi görünen acil para transferi taleplerinin mutlaka farklı bir iletişim kanalı üzerinden doğrulanması tavsiye ediliyor.</p><p>ESET, dijital güvenliğin ilk adımının e-posta hesabını korumaktan geçtiğini belirterek, alınacak basit güvenlik önlemlerinin hem kişisel hem de kurumsal verilerin korunmasında kritik rol oynadığına dikkat çekti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bir-e-posta-hesabi-tum-hayatin_1783866603_DavcsR.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bir e-posta hesabı tüm hayatınızı ele verebilir! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/bir-e-posta-hesabi-tum-hayatin_1783866603_DavcsR.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yapay zekâ siber saldırıları büyütüyor: ESET'ten kritik uyarılar]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/yapay-zeka-siber-saldirilari-buyutuyor-eset-ten-kritik-uyarilar/230572/</link>
            <description><![CDATA[ESET'in 2026 Yılı İlk Yarı Tehdit Raporu, yapay zekânın siber saldırganların daha hızlı, daha etkili ve daha geniş çaplı saldırılar düzenlemesini kolaylaştırdığını ortaya koydu.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/yapay-zeka-siber-saldirilari-buyutuyor-eset-ten-kritik-uyarilar/230572/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 21:34:47 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Siber güvenlik şirketi ESET, 2026 Yılı İlk Yarı Tehdit Raporu&#39;nu yayımlayarak Aralık 2025 ile Mayıs 2026 döneminde küresel tehdit ortamında öne çıkan gelişmeleri paylaştı. Rapor, özellikle yapay zek teknolojilerinin siber suçlular tarafından giderek daha yoğun kullanılmaya başlandığını ve saldırıların hem ölçeğini hem de verimliliğini önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu.</p><p>Rapora göre saldırganlar, tamamen yeni saldırı yöntemleri geliştirmek yerine mevcut teknikleri yapay zek destekli araçlarla güçlendirerek daha kısa sürede daha fazla hedefe ulaşabiliyor. Bu süreçte yapay zek ajanlarının kullandığı yüz binlerce 'beceri' (AI skills) analiz edilirken, binlerce kötü amaçlı ve on binlerce şüpheli örnek tespit edildi.</p><p>ESET araştırmacıları ayrıca üretken yapay zekyı yürütme sürecinde kullanan ilk Android zararlı yazılımı olarak değerlendirilen PromptSpy adlı tehdidi de belirledi. Bu gelişme, yapay zeknın artık yalnızca saldırı planlamasında değil, zararlı yazılımların çalışma mantığında da kullanılmaya başlandığını gösteriyor.</p><p>ESET Tehdit Önleme Laboratuvarları Direktörü Jiří Kropáč, saldırganların mevcut yöntemleri hızla yeni teknolojilere uyarladığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:</p><p>'Saldırganlar, tamamen yeni yöntem ve araçlara güvenmek yerine, yerleşik teknikleri yeni platformlara, teknolojilere ve kullanıcı davranışlarına hızla uyarlamaktadır. Bu yeni ekosistemdeki yapay zek becerilerinin sayısı şu anda hızla artıyor ve bu da saldırı yüzeyini daha da genişletiyor'</p><p>Kropáč, üretken yapay zek kullanan PromptSpy&#39;ın gelecekte daha esnek tehditlerin habercisi olabileceğine de dikkat çekerek, 'LLM&#39;lerde kötüye kullanıma karşı geliştirilen koruma mekanizmaları bu teknolojinin kötü amaçlı kullanımını belirli ölçüde yavaşlatıyor' ifadelerini kullandı.</p><p>Raporda, yapay zek ajanlarının kullandığı bazı becerilerin üçüncü taraf saldırı araçlarını çalıştırabildiği, sistemlerde kalıcılık sağlayacak dosyalar oluşturabildiği ve hatta kendi kodunu değiştirebildiği belirtildi. Bu özelliklerin saldırganlara daha esnek hareket alanı sağlarken güvenlik açısından yeni riskler oluşturduğu vurgulandı.</p><p>Bazı yapay zek tabanlı güvenlik araçlarının ise gerçekte yalnızca temel seviyede tarama yaptığı ve kullanıcılarda sahte bir güvenlik algısı oluşturduğu kaydedildi. ESET&#39;in raporunda son dönemin dikkat çeken sosyal mühendislik yöntemlerinden ClickFix saldırılarının kapsamını genişlettiği ifade edildi.</p><p>Sahte hata mesajları ve CAPTCHA ekranlarıyla başlayan saldırılar artık yapay zek destek sayfaları, tarayıcı eklentileri ve bulut kimlik doğrulama süreçlerine kadar uzanıyor. 'AI-fix' adı verilen yöntemde ise saldırganlar, yapay zek şirketlerinin alan adlarını taklit eden sahte sayfalarda kullanıcıları zararlı işlem adımlarını uygulamaya yönlendiriyor.</p><p>Bir diğer yöntem olan ConsentFix ise OAuth yetkilendirme süreçlerini kötüye kullanarak kullanıcı adı ve parola çalmadan bulut hesaplarına erişim sağlamayı hedefliyor. Rapora göre bu yöntemle ilgili tespitler son bir yıl içinde iki katın üzerinde artış gösterdi.</p><p>Kimlik avı saldırılarında da önemli değişiklikler yaşandı. 'Quishing' olarak adlandırılan QR kodlu oltalama yönteminin tarihin en yüksek seviyesine ulaştığı belirtildi.</p><p>Saldırganlar, kötü amaçlı bağlantıları QR kodlarına gizleyerek güvenlik filtrelerini aşmayı ve kullanıcıları mobil cihazlar üzerinden sahte sayfalara yönlendirmeyi amaçlıyor.</p><p>ESET verilerine göre 2026&#39;nın ilk yarısında tespit edilen tüm kimlik avı e-postalarının yaklaşık yüzde 11&#39;i QR kodu içerdi. Bu saldırılar en fazla ABD, İspanya ve Meksika&#39;da görüldü. Raporda fidye yazılımı saldırılarının hız kesmeden devam ettiği de vurgulandı.</p><p>Saldırganların güvenlik yazılımlarını etkisiz hale getirmek amacıyla geliştirdiği EDR Killer araçlarının kullanımının arttığı belirtilirken, gerçek saldırılarda kullanılan 100&#39;den fazla farklı varyantın tespit edildiği açıklandı.</p><p>Fidye yazılımı saldırılarının sayısı yükselmeye devam etmesine rağmen fidye ödemeyi kabul eden mağdurların oranının tarihî olarak en düşük seviyelere gerilediği ifade edildi. Yayımlanan sektör raporlarına göre ödeme yapan kuruluşların oranı yüzde 14 ile yüzde 28 arasında değişiyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yapay-zeka-siber-saldirilari-b_1783794886_EHDBg5.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yapay zekâ siber saldırıları büyütüyor: ESET'ten kritik uyarılar ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yapay-zeka-siber-saldirilari-b_1783794886_EHDBg5.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ESET uç nokta korumasında başarısını bir kez daha tescilledi]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/eset-uc-nokta-korumasinda-basarisini-bir-kez-daha-tescilledi/230374/</link>
            <description><![CDATA[ESET, ESET PROTECT platformuyla 2026 Gartner Magic Quadrant for Endpoint Protection raporunda üst üste üçüncü kez "Challenger" olarak gösterilerek küresel başarısını sürdürdü.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/eset-uc-nokta-korumasinda-basarisini-bir-kez-daha-tescilledi/230374/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 19:04:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Siber güvenlik şirketi ESET, uç nokta koruma çözümleri alanındaki başarısını bir kez daha uluslararası bir değerlendirmeyle taçlandırdı. Şirket, ESET PROTECT platformuyla 2026 Gartner Magic Quadrant for Endpoint Protection raporunda üst üste üçüncü kez 'Challenger' kategorisinde yer aldı.</p><p>ESET, Gartner&#39;ın uç nokta koruma çözümlerini değerlendirdiği raporda tam 16 yıldır kesintisiz yer alırken, son sekiz raporun yedisinde 'Challenger' unvanını almayı başardı. Şirket, bu başarısında rekabetçi fiyat politikası, uzun yıllara dayanan performansı ve gelişmiş siber güvenlik teknolojilerinin etkili olduğunu belirtti.</p><strong>'Tek Challenger olarak gösterilmek güçlü bir teyit'</strong><p>ESET İşletme Direktörü Pavol Balaj, elde edilen başarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:</p><p>'2026 Uç Nokta Koruması için Magic Quadrant&#39;ta tek &#39;Challenger&#39; olarak gösterilmek, bizim açımızdan stratejimizin ve dünya çapındaki müşterilerimize sunduğumuz değerin güçlü bir teyidi niteliğinde. Bunu, tutarlı inovasyonumuzun, güçlü performansımızın ve siber güvenliği hem etkili hem de yönetimi kolay hle getirmeye olan bağlılığımızın bir takdiri olarak görüyoruz. Kuruluşların gelişen siber tehditlerin bir adım önünde olmalarına yardımcı olmak için platform yeteneklerimizi geliştirmeye yatırım yapmaya devam edeceğiz.'</p><p>Raporda, 'Challenger' kategorisinde yer alan şirketlerin olgun uç nokta koruma ürünleri sunduğu ve müşterilerin güvenlik ihtiyaçlarını etkin şekilde karşıladığı vurgulandı. Gartner değerlendirmesinde şu ifadeler yer aldı:</p><p>'Challenger&#39;lar, uç nokta koruması satın alanların ihtiyaçlarını etkili bir şekilde karşılayan olgun uç nokta koruma ürünleri sunar. Ayrıca pazarda güçlü bir görünürlükleri vardır, bu da Niche Players&#39;a kıyasla daha iyi bir Yürütme Yeteneği ile sonuçlanır. Challenger&#39;lar, özellikle onlarla sağlam stratejik ilişkiler kurmuş müşteriler için pratik seçimlerdir.'</p><strong>Önce önleme yaklaşımı öne çıkıyor</strong><p>ESET PROTECT platformu, günümüz kurumlarının değişen siber güvenlik ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde geliştirildi. Platform, tehditleri yalnızca tespit edip müdahale etmek yerine, 'Önce Önleme' yaklaşımıyla saldırıları gerçekleşmeden durdurmayı hedefliyor.</p><p>Gelişmiş güvenlik teknolojileri ile yönetilen güvenlik hizmetlerini tek bir ölçeklenebilir platformda bir araya getiren ESET PROTECT; kurumların uç nokta güvenliği, tehdit yönetimi ve siber dayanıklılık süreçlerini daha etkin şekilde yönetmelerine olanak sağlıyor.</p><p>ESET, siber tehditlerin giderek karmaşık hale geldiği günümüzde yapay zek destekli güvenlik teknolojileri, otomasyon ve sürekli platform geliştirmeleriyle küresel ölçekte kurumların dijital varlıklarını korumaya yönelik yatırımlarını sürdürmeye devam ediyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/eset-uc-nokta-korumasinda-basa_1783267447_gHOYFm.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ESET uç nokta korumasında başarısını bir kez daha tescilledi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/eset-uc-nokta-korumasinda-basa_1783267447_gHOYFm.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ESET, 2026 MDR Liderlik Pusulası'nda "Pazar Lideri" seçildi]]></title>
            <link>https://www.karakosehaber.com/eset-2026-mdr-liderlik-pusulasi-nda-pazar-lideri-secildi/230370/</link>
            <description><![CDATA[Siber güvenlik şirketi ESET, KuppingerCole Analysts tarafından hazırlanan 2026 Yönetilen Tespit ve Müdahale (MDR) Liderlik Pusulası raporunda "Pazar Lideri" unvanını aldı.]]></description>
            <guid>https://www.karakosehaber.com/eset-2026-mdr-liderlik-pusulasi-nda-pazar-lideri-secildi/230370/</guid>
            <category domain="https://www.karakosehaber.com/haberler/teknoloji/">Teknoloji</category>
            <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 18:16:16 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Siber güvenlik çözümleri geliştiren ESET, KuppingerCole Analysts tarafından yayımlanan 2026 Yönetilen Tespit ve Müdahale (MDR) Liderlik Pusulası raporunda 'Pazar Lideri' olarak gösterildi. Raporda, gelişmiş tehdit tespiti, olay araştırması ve müdahale hizmetleri sunan şirketlerin ürün yetenekleri, inovasyon gücü ve pazardaki konumları değerlendirildi.</p><p>Raporda ESET&#39;in küresel ölçekte genişleyen MDR hizmet ağı, hızlı müdahale kabiliyeti ve gelişmiş tehdit istihbaratı altyapısı öne çıkarıldı. Şirketin farklı bölgelerde sunduğu çok dilli destek hizmeti ile otomasyona dayalı güvenlik çözümlerinin de güçlü yönleri arasında yer aldığı belirtildi.</p><p>Raporda ayrıca şu değerlendirmelere yer verildi:</p><p>'Hızlı otomatik müdahale ve kontrol altına alma, olgun tehdit istihbaratı ve araştırma yeteneği ile birçok bölgede sunulan çok dilli destek'</p><p>KuppingerCole Analysts, ESET&#39;in güvenlik platformuna yönelik geliştirmelerine de dikkat çekerek şu ifadeyi kullandı:</p><p>'ESET&#39;in ESET PROTECT MDR&#39;deki yeniliklerini kullanılabilirlik ve otomasyona odakladığını'</p><strong>'Kuruluşların dayanıklılığını korumalarına yardımcı oluyoruz'</strong><p>ESET Kurumsal ve KOBİ/MSP&#39;den Sorumlu Başkan Yardımcısı Michal Jankech, elde edilen başarıyla ilgili değerlendirmesinde kuruluşların artık sürekli izleme ve hızlı müdahale hizmetlerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirtti.</p><p>Jankech, şunları söyledi:</p><p>'Günümüzde kuruluşlar, sürekli izleme ve gelişen tehditlere karşı hızlı ve doğru müdahaleye ihtiyaç duyuyor. KuppingerCole tarafından MDR alanında Pazar Lideri olarak tanınmaktan gurur duyuyoruz. Bu takdir, en son teknolojiyi insan uzmanlığıyla birleştiren, uygun fiyatlı ve yüksek kaliteli MDR hizmetleri sunma konusundaki kararlılığımızı pekiştiriyor; bu sayede kuruluşların dayanıklılığını korumalarına ve siber tehditleri hızlı ve etkili bir şekilde tespit edip bunlara müdahale etmelerine yardımcı oluyoruz.'</p><strong>7/24 izleme ve hızlı müdahale tek platformda</strong><p>ESET PROTECT MDR hizmeti; 7 gün 24 saat izleme, tehdit avcılığı, gelişmiş analiz ve hızlı müdahale özelliklerini tek platformda bir araya getiriyor. Çözüm, her ölçekteki kuruluşun değişen siber tehditlere karşı güvenliğini güçlendirmeyi ve güvenlik operasyonlarını daha verimli hale getirmeyi amaçlıyor.</p><p>Raporda ayrıca, günümüzde kurumların uç noktalar, bulut sistemleri, kimlik altyapıları ve uygulamalara yönelik saldırılar karşısında tek merkezden görünürlük sağlayan MDR çözümlerine yöneldiği vurgulandı. XDR, SIEM, SOAR ve kimlik tehdit algılama teknolojileriyle entegre çalışan yeni nesil MDR sistemlerinin daha hızlı ve proaktif güvenlik operasyonlarına olanak sağladığı ifade edildi.</p><p>ESET&#39;in otomasyon, yapay zek destekli analiz ve tehdit istihbaratına yaptığı yatırımlarla MDR yeteneklerini geliştirmeyi sürdürdüğü, bunun da dünya genelindeki müşteriler için tehdit tespit hızını, müdahale etkinliğini ve genel siber güvenlik seviyesini artırdığı belirtildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karakosehaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/eset-2026-mdr-liderlik-pusulas_1783264570_Wg0kdv.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ESET, 2026 MDR Liderlik Pusulası'nda "Pazar Lideri" seçildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karakosehaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/eset-2026-mdr-liderlik-pusulas_1783264570_Wg0kdv.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karaköse Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karaköse Haber</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>