• Haberler
  • Güncel
  • Reid Weingarten kimdir, Epstein ile ilişkisi nasıl başladı ve dosyada neler bulunuyor? FETÖ'nün avukatı olarak bu soruların yanıtları nedir?

Reid Weingarten kimdir, Epstein ile ilişkisi nasıl başladı ve dosyada neler bulunuyor? FETÖ'nün avukatı olarak bu soruların yanıtları nedir?

Feto'nun Avukatı Reid Weingarten'ın Epstein Dosyasıyla Karanlık Kesişmesi..

Amerika Birleşik Devletleri’nde yüksek profilli ceza davalarının en tartışmalı isimlerinden biri olan avukat Reid H. Weingarten, 2026 yılında sızdırılan yeni belgelerle birlikte uluslararası kamuoyunun merceğine oturdu. Uzun yıllar boyunca FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in ABD’deki varlığını korumak için yürüttüğü hukuki ve siyasi manevralarla tanınan Weingarten’in, son belgelerde çocuk istismarı ağının merkezindeki Jeffrey Epstein ile olan derin bağları da gün yüzüne çıktı. Washington DC’nin karanlık dehlizlerinde şekillenen bu ilişkiler ağı, savunma hakkının ötesinde, belirli bir siyasi ve bürokratik lobi gücünün nasıl ortak aktörler üzerinden yönetildiğini gözler önüne seriyor.

Beyaz Yaka Suçlarının Gölge İsmi: Reid Weingarten Kimdir?

Amerikan hukuk sisteminin en tecrübeli ceza avukatlarından biri kabul edilen Reid H. Weingarten, kariyerine ABD Adalet Bakanlığı’nda kıdemli bir savcı olarak başladı. Ancak onu asıl üne kavuşturan, özel sektöre geçtikten sonra Steptoe & Johnson LLP bünyesinde üstlendiği "savunulması zor" müvekkiller oldu. Weingarten; federal soruşturmalar, kongre incelemeleri ve uluslararası siyasi krizlerin merkezindeki isimlerin ilk çaldığı kapı haline geldi. Karmaşık dosyaları hukuki bir labirente dönüştürme becerisiyle tanınan Weingarten, müvekkil portföyüyle her zaman tartışmaların odağında kaldı.

Gülen’in İade Sürecine Karşı Örülen Hukuki Duvar

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Türkiye Cumhuriyeti’nin Fetullah Gülen’in iadesi için sunduğu klasörler dolusu delil, ABD’de Reid Weingarten liderliğindeki bir hukuk kalkanıyla karşılaştı. 2016 sonrası süreçte Weingarten, Gülen’in savunmasını sadece mahkeme salonlarında değil, Washington’ın karar verici mekanizmalarında da aktif olarak yürüttü. Türkiye’nin sunduğu belgelerin "yetersiz" olduğu argümanını Amerikan bürokrasisine işleyen başat aktörlerden biri olan Weingarten, lobi faaliyetlerini hukuki süreçle iç içe geçirerek Gülen’in ABD’deki oturma iznini ve yasal statüsünü güvence altına alan stratejileri kurguladı.

Epstein Ve Gülen Dosyaları Arasındaki Şüpheli Trafik

Jeffrey Epstein’ın 2007-2008 yıllarında çocuk istismarı suçlamalarından çok az bir cezayla kurtulmasını sağlayan meşhur "plea deal" (anlaşmalı yargılama) sürecinde Weingarten’in adının geçmesi, 2026 yılındaki sızıntıların en çarpıcı kısmını oluşturuyor. Ortaya çıkan yeni mahkeme kayıtları ve e-posta trafikleri, Weingarten’in Epstein’ın savunma stratejilerini belirleyen çekirdek kadroda yer aldığını kanıtlıyor. Daha da önemlisi, bu belgeler Weingarten’in Epstein için kullandığı siyasi referans kanallarını ve bürokratik temasları, eş zamanlı olarak Gülen’in iadesini engellemek için de devreye soktuğuna dair güçlü emareler barındırıyor.

Hukukçuların Değerlendirmesi: "Weingarten’in her iki dosyada da aynı lobi figürlerini ve bürokratik temas noktalarını kullanmış olması, bu davaların sadece 'avukatlık' faaliyeti değil, aynı zamanda üst düzey bir siyasi koruma şemsiyesinin parçası olduğunu düşündürüyor."

2026 Sızıntılarında Yer Alan Gizli Yazışmalar

Şubat 2026 itibarıyla kamuoyuna sızan belgelerde, Weingarten’in Epstein dosyası üzerinden kurduğu "ilişkiler sermayesini" Gülen dosyasına nasıl tahvil ettiği detaylandırılıyor. Özellikle 2016-2019 yılları arasına tarihlenen bazı yazışmalarda, Epstein’ın yakın çevresinde bulunan belirli siyasi figürlerin, Gülen’in yasal süreciyle ilgili olarak Amerikan makamları nezdinde "güvence" verdiği iddia ediliyor. Bu bağlantılar, Washington’daki belirli güç odaklarının, birbirinden çok farklı görünen bu iki dosya üzerinden nasıl bir kesişim kümesi oluşturduğunu sorgulatıyor.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme