Prostat büyümesi ne zaman hastalık sayılır?
İyi huylu prostat büyümesinin yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan doğal bir süreç olduğunu belirten Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Çağlar Yıldırım, her prostat büyümesinin tedavi gerektirmediğini, tedavi gereken durumlarda ise cerrahinin her zaman ilk seçenek olmadığını vurguladı.
Liv Hospital Samsun Üroloji Uzmanı Çağlar Yıldırım, erkeklerin büyük bölümünü yakından ilgilendiren iyi huylu prostat büyümesi hakkında önemli bilgiler paylaştı. Prostatın, tüm erkeklerde mesane çıkışında yer alan ve bazı salgı fonksiyonları bulunan bez yapısında bir organ olduğunu belirten Opr. Dr. Yıldırım, iyi huylu prostat büyümesinin tek başına bir hastalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Bu durumun yaşlanmanın doğal bir sonucu olduğunu dile getiren Yıldırım, prostatın ortalama 20 gram civarında olduğunu, ilerleyen yaşla birlikte bu dokunun 25–30 gramın üzerine çıkmasının büyüme olarak adlandırıldığını ancak bunun her zaman sağlık sorunu anlamına gelmediğini söyledi.
Opr. Dr. Yıldırım, “Ortalama 20 gram civarında olan prostat dokusu, ilerleyen yaşla birlikte 25–30 gramın üzerine çıktığında prostat büyümesinden söz edilir. Her büyüme hastalık anlamına gelmez” sözleriyle hastaların gereksiz endişeye kapılmaması gerektiğini vurguladı. Prostatın içinden idrar kanalının geçtiğini hatırlatan Yıldırım, büyümenin bu kanala baskı yapması durumunda şikâyetlerin ortaya çıktığını ifade etti.
“Büyüme bu kanala baskı yapması halinde şikâyetler ortaya çıkar. Eğer büyüme idrar akımını bozacak seviyeye ulaşırsa hastalık belirtileri başlar ve bu aşamada tedavi gerekliliğini değerlendiririz” diyen Opr. Dr. Yıldırım, iyi huylu prostat büyümesinin yaşla birlikte neredeyse tüm erkeklerde görüldüğünü, ancak her hastada aynı seyri göstermediğini belirtti. Erkeklerin yaklaşık yarısında tedavi ihtiyacı doğduğunu, yüzde 15’lik bir kesimde ise cerrahiye gerek duyulduğunu dile getirdi.
Tedavinin her zaman ameliyat anlamına gelmediğinin altını çizen Yıldırım, ilk basamağın yaşam tarzı değişiklikleri olduğunu vurguladı. Opr. Dr. Yıldırım, “Sıvı alımının dengelenmesi, beslenme düzenlenmesi ve kabızlık varsa bunun giderilmesi tedavinin temelini oluşturur. Bu aşamadan sonra ilaç tedavileri devreye girer. Prostat dokusunu gevşeterek idrar kanalını rahatlatan ilaçlar, hacim küçültücü tedaviler ve bazı bitkisel içerikler kullanılabiliyor. Her prostat büyümesi tedavi gerektirmez, tedavi gerektiğinde de her zaman cerrahiye başvurulmaz” ifadelerini kullandı.
Cerrahi tedavi kararının ise belirli kriterlere göre alındığını belirten Yıldırım, işeme fonksiyonunun yalnızca prostatla ilişkili olmadığını söyledi. “Mesanenin kasılma gücü ve idrar kanalının durumu da önemlidir. Bu nedenle ameliyat öncesi bazı hastalarda mesane ve idrar kanalını kamera ile inceleyerek mekanik tıkanıklığı netleştirmek isteriz” diyen Yıldırım, tedaviye direnç, tekrarlayan enfeksiyonlar, kanama, idrar tıkanıklığı, böbrek yetmezliği ve mesane taşı gibi durumların cerrahiye yaklaştıran faktörler olduğunu ifade etti.
Güncel cerrahi yöntemlere de değinen Opr. Dr. Yıldırım, lazer teknolojilerinin öne çıktığını söyledi. “Kullanılan lazer tipine göre HOLEP, THULEP veya BIPOLEP adını alan bu yöntemlerde, prostatı portakal gibi düşünürsek kabuğu bırakıp iç dokuyu tamamen çıkarıyoruz. Bazı hastalarda su buharı yöntemi olan REZUM, çok büyük prostatlarda ise açık prostatektomi tercih edilebilir” dedi.
HOLEP ve THULEP yöntemlerinin iyi huylu prostat büyümesinde kapalı cerrahinin altın standardı olma yolunda ilerlediğini vurgulayan Yıldırım, bu ameliyatların idrar kanalından endoskopik olarak yapıldığını belirtti. “Bu ameliyatlarda kanama daha azdır, daha fazla doku çıkarıldığı için yeniden ameliyat ihtiyacı düşüktür. Hastanede ve sondalı kalış süresi kısalır” diyen Yıldırım, lazer enerjisinin çevre dokulara zarar vermemesi sayesinde sinir hasarının neredeyse hiç görülmediğini ve sertleşme fonksiyonlarının korunduğunu da sözlerine ekledi. Ayrıca kan sulandırıcı ilaç kullanan bazı hastalarda bu ilaçlar kesilmeden dahi ameliyat yapılabildiğini belirterek, lazer cerrahisinin önemli avantajlar sunduğunu ifade etti.
Bakmadan Geçme