Organik sandığınız ürün gerçekten organik mi?
Sağlıklı yaşam arayışıyla organik ürünlere yönelen tüketiciler için uzmanlardan kritik bir uyarı geldi.
Sağlıklı beslenmeye verilen önemin artmasıyla birlikte doğal ve katkısız gıdalara olan ilgi hızla yükseliyor. Bu durum, özellikle organik tarım ürünlerine olan talebi artırırken, piyasada “organik” adı altında satılan ancak bu kriterleri karşılamayan ürünlerin de çoğalmasına neden oluyor. Uzmanlar, tüketicilerin bu noktada daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini belirtiyor.
Toplumda doğal gıda ile organik gıdanın sıklıkla birbirine karıştırıldığına dikkat çekiliyor. Doğal kavramı, gıdanın kaynağına işaret ederken; organik gıda, üretimin tohumdan hasada kadar tüm aşamalarının denetlenmesini ve kimyasal girdilerden uzak olmasını ifade ediyor. Yani bir ürünün doğal olması, otomatik olarak organik olduğu anlamına gelmiyor.
Organik üretim süreci; yapay gübre, pestisit ve sentetik katkı maddelerinin kullanılmamasını, bunun yanı sıra üretimin sertifikasyon kuruluşları tarafından sürekli kontrol edilmesini gerektiriyor. Bu denetim süreci maliyetleri artırdığı için organik ürünlerin fiyatı da konvansiyonel ürünlere kıyasla daha yüksek oluyor. Uzmanlara göre, bu fiyat farkı bazı satıcıların “organik” ifadesini haksız kazanç için kullanmasına zemin hazırlıyor.
Pazarlarda ya da ambalajsız ürünlerde el yazısıyla belirtilen “organik” ifadelerinin tüketici açısından hiçbir güvence sunmadığı belirtiliyor. Bir ürünün gerçekten organik olup olmadığının, yalnızca ambalaj üzerindeki resmi sertifikalar ve yetkili kuruluş logoları ile anlaşılabileceği vurgulanıyor. Ürünün görünümü, rengi ya da tadı ise bu konuda belirleyici olmuyor; hatta uzmanlar, eğitimli kişilerin bile laboratuvar analizi olmadan bunu ayırt edemeyeceğini ifade ediyor.
Konvansiyonel üretimde kullanılan kimyasal gübre ve pestisit kalıntılarının insan vücudunda zamanla birikebildiğine dikkat çekiliyor. Bu birikim; hormonal bozukluklar, üreme sorunları ve bazı kanser türleri gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabiliyor. Bu nedenle bütçesi elveren tüketicilere organik ürünler önerilirken, organik ürünlere ulaşamayanlar için güvenilir üreticilerden temin edilen ve pestisit kalıntısı içermediği belirtilen ürünler alternatif olarak gösteriliyor.
Öte yandan Tarım ve Orman Bakanlığı’nın belirli aralıklarla hileli veya sağlığa zararlı ürünleri ve markaları kamuoyuna açıkladığı hatırlatılıyor. Uzmanlar, bu listelerin düzenli takip edilmesini ve daha önce ifşa edilen markalarla bağlantılı yeni markalara karşı da temkinli olunmasını tavsiye ediyor. İnternet üzerinden yapılacak basit bir araştırmanın bile tüketiciyi önemli risklerden koruyabileceği ifade ediliyor.
Bakmadan Geçme