Neden durmadan ekran kaydırıyoruz?

Sosyal medyada sürekli kaydırma alışkanlığı, beynin ödül sistemini etkileyerek daha güçlü uyarana ihtiyaç duyan bir döngü yaratıyor. Uzmanlara göre dijital detoks, bu döngüyü kırmada önemli bir adım olabilir.

Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, bireylerin ekran karşısında geçirdiği süre giderek artıyor. Uzmanlara göre bu durumun temelinde, beynin ödül sistemiyle doğrudan ilişkili olan dopamin mekanizması yer alıyor. Sürekli yeni içeriklerle karşılaşan zihin, zamanla aynı uyaranlardan aldığı hazza karşı duyarsızlaşıyor ve daha güçlü uyarıcılar aramaya başlıyor.

Dopamin; yiyecek, güvenlik, sosyal etkileşim veya keyif veren deneyimler sırasında salgılanan ve bireyin davranışlarını yönlendiren temel kimyasallardan biri olarak biliniyor. Beyin, hayatta kalmayı destekleyen bu deneyimleri ödüllendirici olarak algılıyor ve tekrar edilmesini teşvik ediyor. Ancak sosyal medya gibi sürekli erişilebilir ve hızlı haz sunan ortamlarda bu sistem aşırı uyarılıyor.

Kişiye özel içerik sunan algoritmalar sayesinde kullanıcılar, ilgi alanlarına göre şekillenen bir içerik akışıyla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, ekran başında geçirilen sürenin fark edilmeden uzamasına neden olurken, zaman algısını da zayıflatıyor. Uzmanlar, benzer uyaranlara sık aralıklarla maruz kalmanın dopamin toleransını artırdığını, bunun da haz alma kapasitesini düşürdüğünü belirtiyor.

Sosyal medya platformlarının sunduğu hızlı geri bildirim, beğeni ve etkileşim mekanizmaları, dopamin salgısını tetikleyerek bağımlılık riskini güçlendiriyor. Üstelik sosyal etkileşimin dijital ortamda daha kolay ve zahmetsiz hale gelmesi, bireyleri ekran kullanımına karşı daha savunmasız bırakıyor.

Bağımlılık üzerine yapılan çalışmalara göre, bir alışkanlığın bağımlılığa dönüşmesinde üç temel unsur öne çıkıyor: kolay erişilebilir olması, güçlü bir ödül hissi yaratması ve belirli aralıklarla yenilik sunması. Sosyal medya, bu üç özelliği aynı anda barındırarak kullanıcıları sürekli kaydırmaya teşvik ediyor.

Uzmanlar, bu döngüyü kırmak için yalnızca bireysel iradeye güvenmenin yeterli olmayabileceğini vurguluyor. Dijital ortamla araya fiziksel ve zamansal sınırlar koymak, ekran kullanımını belirli saatlerle sınırlamak ve kullanım amacını netleştirmek önerilen yöntemler arasında yer alıyor.

Ayrıca, kısa süreli değil, belirli bir zaman dilimini kapsayan dijital detoks uygulamalarının dikkat süresini artırdığı, stres seviyesini azalttığı ve bireylerin zaman algısını yeniden kazanmalarına yardımcı olduğu ifade ediliyor. Uzmanlara göre ekranla kurulan ilişkiyi yeniden düzenlemek, zihinsel denge açısından giderek daha fazla önem taşıyor.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
AA

Bakmadan Geçme