Menopozda vücutta neler değişiyor?

Medicana Konya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. S. Nihal Gökmen, menopozun yalnızca adetlerin sona ermesiyle sınırlı bir süreç olmadığını belirterek, bu dönemin doğru bilgi ve düzenli hekim takibiyle sağlıklı ve kaliteli şekilde geçirilebileceğini vurguladı.

Medicana Konya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı S. Nihal Gökmen, menopozun her kadının yaşamında doğal olarak karşılaştığı fizyolojik bir süreç olduğunu ancak bu dönemin çoğu zaman yalnızca “adetlerin bitmesi” olarak algılandığını söyledi. Menopozun, kadın bedeninde hormonal, fiziksel ve duygusal birçok değişimi beraberinde getirdiğine dikkat çeken Gökmen, “Menopoz yalnızca adetlerin bitmesi değildir, kadın vücudunda hormonal, fiziksel ve duygusal birçok değişimin yaşandığı yeni bir dönemdir. Ayrıca kadınlığın sonu değil; bilinçli yaşanılırsa yeni bir denge ve farkındalık dönemini de yansıtır” ifadelerini kullandı.

Genellikle 45-55 yaşları arasında görülen menopozun, adet kanamalarının kalıcı olarak sona ermesiyle tanımlandığını belirten Gökmen, bu sürecin sağlıklı, güçlü ve kişinin kendisiyle barışık bir şekilde geçirilmesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi. Menopoz döneminin kadın doğum uzmanı eşliğinde değerlendirilmesinin süreci daha rahat yönetilebilir hale getirdiğini vurgulayan Gökmen, “Gerekli durumlarda kişiye özel planlanan tedavilerle hem şikâyetler azalır hem de uzun vadeli sağlık korunmuş olur” diyerek düzenli doktor kontrollerinin aksatılmaması gerektiğine dikkat çekti.

Menopozla birlikte yumurtalıkların hormon üretiminin azaldığını, özellikle östrojen hormonundaki düşüşün çeşitli belirtilere yol açabildiğini ifade eden Gökmen, bu belirtilerin her kadında aynı şekilde görülmediğini söyledi. “Bu belirtilerin şiddeti kadından kadına değişir. Bazı kadınlar menopozu hafif yakınmalarla geçirirken, bazıları için günlük yaşamı zorlaştıran bir dönem olabilir” diyen Gökmen, menopoz sürecinde sık görülen değişimleri şu sözlerle anlattı: “Ateş basması ve gece terlemeleri, uyku sorunları, çarpıntı, sinirlilik, kaygı, unutkanlık, vajinal kuruluk ve cinsel istekte azalma, idrar yolu enfeksiyonlarına yatkınlık, kemik erimesi yani osteoporoz riski ile ciltte kuruluk ve elastikiyet kaybı menopoz döneminde vücutta meydana gelen değişimler arasında yer alır.”

Menopozun bir hastalık olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Gökmen, bunun kadın yaşamının doğal bir evresi olduğunu ancak yaşanan değişimlerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. “Doğru bilgi, düzenli hekim kontrolü ve kişiye uygun destekle menopoz dönemi sağlıklı ve kaliteli bir şekilde geçirilebilir” diyen Gökmen, menopoz sonrasında bazı sağlık risklerinin artabileceğine dikkat çekti. Bu dönemde kalp ve damar hastalıkları, kemik yoğunluğunda azalma, metabolik yavaşlama ve kilo artışının daha sık görülebildiğini ifade eden Gökmen, menopozun bu yönüyle kadın sağlığı açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Menopoz sürecinde kadınların sağlıklarını koruyabilmeleri için dikkat etmeleri gereken noktalara da değinen Gökmen, düzenli kadın doğum kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Kemik sağlığı ve meme sağlığının yakından takip edilmesinin önemine vurgu yapan Gökmen, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin bu dönemde büyük katkı sağladığını ifade etti. Gökmen, “Yeterli protein ve kalsiyum alımı sağlanmalı, uyku düzenine ve stres yönetimine özen gösterilmelidir. Gerekli görülen durumlarda biyoeşdeğer hormon tedavisi veya uzman tarafından önerilen destekleyici tedavilerden faydalanmak da menopoz sürecini daha konforlu hale getirebilir” dedi.

Uzmanlar, menopozun doğru yaklaşımla ele alındığında kadınların yaşam kalitesini düşüren bir süreç olmaktan çıkabileceğini, aksine bedensel farkındalığın ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının güçlendiği yeni bir dönem olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme