Meme kanserinde bu 9 uyarıyı dikkate alın!
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, meme kanserinde erken tanının önemini anlatarak kadınların ihmal etmemesi gereken 9 noktayı açıkladı.
Haberin Özeti
- • Anadolu Sağlık Merkezi'nden Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, meme kanserinde erken tanının hayati olduğunu belirterek kadınların dikkat etmesi gereken 9 önemli noktayı açıkladı.
- • Ağrısız kitle veya aile öyküsünün olmamasının taramaları erteletmemesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, kişisel risklere uygun kontrol sıklığının önemini belirtti.
- • 40-69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi önerilirken, memedeki yeni kitle veya değişikliklerde belirti beklenmeden hekime başvurulması gerektiği bildirildi.
Meme kanseri, erken tanı ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabilen hastalıklar arasında yer alıyor. Ancak hastalığın her kadında aynı belirtilerle ortaya çıkmaması, düzenli taramaların ve memede meydana gelen değişikliklerin takip edilmesini gerekli kılıyor.
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, özellikle memede ağrısız kitle görülmesinin ve ailede meme kanseri öyküsü bulunmamasının yanlış değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Yıldırım, herhangi bir şikâyet yaşamayan kadınların da yaşlarına ve kişisel risk durumlarına uygun taramaları yaptırması gerektiğini söyledi.
Meme kanserinin tanı ve tedavisinde kişiye özel yaklaşımların giderek daha fazla kullanıldığını anlatan Prof. Dr. Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:
“Bilimsel gelişmeler sayesinde tümörlerin özelliklerini daha ayrıntılı inceleyebiliyor, tedaviyi hastalığın evresine, kişinin genel sağlık durumuna ve tercihlerine göre planlayabiliyoruz. Çünkü her tümör farklı, her hasta özel. Kendimizi iyi hissetmemiz ya da ailemizde meme kanseri olmaması ise taramaları ihmal edebileceğimiz anlamına gelmiyor. Tarama, hastalığı henüz belirti vermeden saptamayı amaçlıyor. Memede yeni bir kitle veya değişiklik fark edildiğinde, ağrı olmasa bile hekime başvurmak ve zamanı gelen kontrolleri ‘sonra’ya bırakmamak gerekiyor.”
Ağrısız kitle ve aile öyküsü konusunda uyardı
Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, meme sağlığını korumak ve olası hastalıkların erken dönemde belirlenmesini sağlamak için dikkat edilmesi gereken 9 noktayı şöyle sıraladı:
- Sağlık kontrollerini ertelemeyin: Günlük yaşamın yoğunluğu nedeniyle rutin kontroller ihmal edilebiliyor. Yıldırım, kadınların sağlık taramalarına düzenli olarak zaman ayırması gerektiğini belirtti.
- Ağrısız kitleyi önemsiz görmeyin: Memede yeni fark edilen bir kitlenin ağrıya neden olmaması, zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Her kitle kanser olmasa da mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.
- Ailede kanser öyküsü bulunmamasına güvenmeyin: Meme kanseri, ailesinde bu hastalığı geçirmiş kimse bulunmayan kadınlarda da ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle aile öyküsünün olmaması, taramadan vazgeçmek için yeterli bir neden değil.
- Belirti ortaya çıkmasını beklemeyin: Meme kanseri, erken dönemlerde herhangi bir şikâyete neden olmayabiliyor. Türkiye'deki ulusal tarama programı kapsamında 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi öneriliyor. Kişisel risk durumuna göre tarama yaşı ve sıklığı hekim tarafından farklı şekilde belirlenebiliyor.
- Memedeki değişiklikleri takip edin: Meme veya koltuk altında yeni bir kitle, meme derisinde çekilme, meme başının sonradan içe dönmesi ya da kanlı akıntı gibi belirtiler görüldüğünde rutin tarama tarihi beklenmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
- Mamografi zamanını geciktirmeyin: Düzenli mamografi taramaları, henüz belirti vermeyen şüpheli değişikliklerin saptanmasına yardımcı olabiliyor. Yıldırım, zamanı gelen kontrollerin günlük hayatın bir parçası haline getirilmesini önerdi.
- Kitle tespit edildiğinde hemen ameliyat gerektiğini düşünmeyin: Memede kitle bulunması doğrudan cerrahi müdahale yapılacağı anlamına gelmiyor. Öncelikle muayene ve uygun görüntüleme yöntemleriyle değerlendirme yapılıyor. Gerekli durumlarda biyopsiyle tanı netleştiriliyor.
- Başka hastaların tedavileriyle karşılaştırma yapmayın: Aynı hastalık tanısını alan kişilerin tümör özellikleri, hastalık evreleri ve genel sağlık durumları farklı olabiliyor. Bu nedenle bir hastaya uygulanan tedavi, başka bir hasta için uygun olmayabiliyor.
- Tedavi sürecinde sorularınızı hekiminize yöneltin: Tedavinin hangi aşamalardan oluştuğu, neden belirli bir yöntemin tercih edildiği ve olası seçenekler konusunda hastanın bilgilendirilmesi gerekiyor. Kişinin genel sağlık durumu ve tercihleri de tedavi planlamasında dikkate alınıyor.
Tedavi her hastaya göre planlanıyor
Meme kanseri tanısının ardından izlenecek yolun hastalığın evresine ve tümörün biyolojik özelliklerine göre belirlendiğini ifade eden Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, tedavide kişisel farklılıkların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Yıldırım'ın verdiği bilgilere göre, memede şüpheli bir değişiklik fark edilmesi her zaman kanser tanısı anlamına gelmiyor. Ancak değişikliğin nedeninin anlaşılması için muayene ve gerekli tetkiklerin geciktirilmemesi gerekiyor.
Özellikle 40-69 yaş grubundaki kadınların ulusal tarama programını takip etmesi, daha yüksek kişisel risk taşıyanların ise kontrol takvimini hekimleriyle birlikte belirlemesi öneriliyor.
Bakmadan Geçme
