Mavi ışık genç beyinleri daha fazla etkiliyor

Uzmanlara göre ekranlardan yayılan mavi ışık, özellikle çocuk ve ergenlerde uyku düzenini bozarak beyin gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, asıl koruyucu yöntemin ekran filtrelerinden çok 'dijital hijyen' olduğunu vurguladı.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Ekranlardan yayılan mavi ışığın, özellikle çocuk ve ergenlerde uyku düzeni, dikkat ve beyin gelişimi üzerinde önemli etkiler oluşturabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, filtreli gözlüklerin tek başına yeterli olmadığını, asıl çözümün uyku öncesi ekran kullanımını sınırlamak olduğunu ifade ediyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikologu Zeynep Betül Alp, mavi ışığın çocuk, ergen ve yetişkin beyni üzerindeki etkileri ile dijital hijyenin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Mavi ışık biyolojik saati etkiliyor

Mavi ışığın, gözün retina tabakasındaki özel hücreleri uyararak beynin biyolojik saatine sinyal gönderdiğini belirten Alp, bu sürecin uyku düzenini doğrudan etkilediğini söyledi.

Alp, “Bu hücreler beynin ana biyolojik saati olan hipotalamustaki suprakiyazmatik çekirdeğe sinyal gönderir. Bu da epifiz bezinden salgılanan ve uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen melatonin hormonunun baskılanmasına neden olur.” dedi.

Uzmanlara göre bu durum, beynin gece saatlerinde bile ‘gündüz modunda’ kalmasına ve uyku kalitesinin düşmesine yol açabiliyor.

Ergenlerde etkisi daha güçlü

Çocuk ve ergenlerde mavi ışığın etkisinin yetişkinlere göre daha fazla olduğunu vurgulayan Alp, bunun en önemli nedeninin göz merceğinin daha şeffaf olması olduğunu belirtti.

“Çocuk ve ergenlerin lensleri yetişkinlere göre çok daha şeffaftır ve retinaya daha fazla mavi ışık ulaşır. Ergenlerde melatoninin geç salgılanma eğilimi de bu etkiyi artırır. Bu durum uyku kalitesini ciddi şekilde düşürebilir.” diyen Alp, bunun aynı zamanda beyin gelişiminde önemli rol oynayan sinaptik budanma süreçlerini de etkileyebileceğini ifade etti.

Dijital içerik beyni sürekli uyarıyor

Mavi ışığın yanı sıra hızlı dijital içeriklerin de beyin üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu dile getiren Alp, ekran yorgunluğunun yalnızca gözlerle ilgili olmadığını belirtti.

Alp, “Mavi ışık uyanıklığı yapay olarak artırırken, hızlı dijital içerikler beyni sürekli yönlendirilmiş dikkat modunda tutar. Bu da dopamin gibi nörotransmitterlerin hızlı tüketilmesine ve mental yorgunluğa yol açar.” şeklinde konuştu.

Nörolojik hastalıklarda tetikleyici olabilir

Mavi ışığın bazı nörolojik rahatsızlıklarda da etkili olabileceğine dikkat çeken Alp, özellikle migren ve fotosensitif epilepsi gibi durumlarda ekran ışığının atakları tetikleyebileceğini söyledi.

Ayrıca mavi ışığın, beynin gece saatlerinde kendisini temizleme mekanizması olan glinfatik sistemin çalışmasını da olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

Mavi ışık genç beyinleri daha fazla etkiliyor

“Asıl koruma dijital hijyen”

Mavi ışık filtrelerinin yardımcı olabileceğini ancak tek başına yeterli olmadığını ifade eden Alp, asıl önemli olanın dijital hijyen olduğunu söyledi.

“Filtreler yalnızca retinaya ulaşan mavi ışık miktarını azaltabilir. Ancak nörolojik sağlık için en etkili yöntem, uyumadan en az 1–2 saat önce ekran kullanımını bırakmaktır. Bu, beynin doğal onarım sürecine fırsat tanır.” dedi.

 

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!