Mahmut Hoca'dan Yașar Usta'ya uzanan bir efsane
Sahnedeki ilk adımını çocuk yaşta atan, tiyatrodan sinemaya uzanan yolculuğunda kuşakların hafızasına kazınan Münir Özkul, Mahmut Hoca'dan Yaşar Usta'ya uzanan karakterleriyle Türk sanat tarihinin en özel isimlerinden biri oldu.
Kalabalık kadrolu Ertem Eğilmez filmlerinin vazgeçilmez yüzlerinden biri olan Münir Özkul, 15 Ağustos 1925’te İstanbul’da dünyaya geldi. Eğitim hayatını İstanbul Erkek Lisesi’nde sürdüren Özkul, sahneyle ilk kez 1937 yılında Bakırköy Ortaokulu’nda tanıştı. Henüz çocuk denecek yaşta tiyatroya adım atan sanatçı, 1940’ta kurulan Bakırköy Halkevi sahnesinde sergilenen “Erkek Güzeli” oyunundaki performansıyla dikkatleri üzerine çekti ve kısa sürede adını duyurdu.
Profesyonel oyunculuğa 1948 yılında Ses Tiyatrosu’nda sahnelenen “Aşk Köprüsü” ile başlayan Özkul, ardından Muhsin Ertuğrul’un yönetimindeki Küçük Sahne’ye geçti. Bu dönemde dünya tiyatrosunun önemli eserlerinde rol aldı; 1951’de “Fareler ve İnsanlar” ve “Babayiğit”, 1954’te “Yaz Bekarı”, 1955’te “Çayhane” başta olmak üzere “Bana Çiçek Yollama”, “Generalin Aşkı”, “Yağmurcu” ve “Godot’yu Beklerken” gibi oyunlarda sahne aldı. Hem klasik hem çağdaş metinlerde sergilediği güçlü oyunculuk, onu tiyatro dünyasında saygın bir konuma taşıdı.
İstanbul Şehir Tiyatroları, Ankara Devlet Tiyatrosu ve özel tiyatrolarda görev yapan sanatçı, Sadık Şendil’in kaleme aldığı “Kanlı Nigar” oyunundaki rolüyle 1968’de İlhan İskender Armağanı’nı kazandı. Aynı yıl, geleneksel Türk tiyatrosunun simgesi olan ve Kel Hasan’dan İsmail Hakkı Dümbüllü’ye uzanan 50 yıllık kavuğun kendisine teslim edilmesi, sanat hayatındaki yerini sembolik olarak da taçlandırdı. Haldun Taner’in “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı” oyunundaki başarısı ise Avni Dilligil, Ulvi Uraz, İsmet Küntay ve İsmail Dümbüllü ödüllerini beraberinde getirdi.
Sinemada 1950’li yıllardan itibaren görünmeye başlayan Münir Özkul, özellikle 1970’lerde izleyicinin kalbine yerleşti. Ertem Eğilmez imzalı filmlerde canlandırdığı karakterler, onu bir “baba”, bir “öğretmen” ve bir “vicdan” figürü haline getirdi. “Hababam Sınıfı” serisindeki tatlı sert müdür yardımcısı Kel Mahmut, namıdiğer Mahmut Hoca, kuşaklar boyunca unutulmayacak bir tipleme oldu. Bunun yanı sıra “Bizim Aile”deki Yaşar Usta, “Gülen Gözler”, “Neşeli Günler” ve “Aile Şerefi” gibi filmlerle de aile kavramının sıcak yüzünü temsil etti.
Televizyon dünyasına 1979’da “İbiş’in Rüyası” ile adım atan sanatçı, 1990’lı yıllarda dizilerin yaygınlaşmasıyla “Uzaylı Zekiye”, “Ana Kuzusu”, “Şaban ile Şirin” ve “Reyting Hamdi” gibi yapımlarda yer aldı. Sinemadaki başarısı ödüllerle de taçlandı; “Sev Kardeşim” filmindeki rolüyle 1972’de Altın Portakal’da “En İyi Erkek Karakter Oyuncu Ödülü”nü, “Bizim Aile” ile 1977’de Azerbaycan Film Festivali Özel Ödülü’nü kazandı.
Sanat yaşamında Muhsin Ertuğrul, Ferdi Tayfur, Haldun Dormen, Sadık Şendil ve Şakir Eczacıbaşı’nın kendisi üzerinde büyük etkisi olduğunu dile getiren Özkul, Atatürk’ün de takdirini kazanmıştı. Muhsin Ertuğrul’un aktardığı anıya göre, Atatürk, genç yaşta sahnede izlediği Özkul’a “Çocuk, çok büyük bir tiyatrocu olacaksın.” sözleriyle hitap etmişti.
Üç çocuk babası olan Münir Özkul’a 1998’de “Devlet Sanatçısı” unvanı verildi; 2006’da Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülü’nü, 2014’te Afife Tiyatro Ödülleri Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü’nü, 2015’te ise Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü aldı. Usta sanatçı, 5 Ocak 2018’de İstanbul’da hayata veda etti ve Bakırköy Mezarlığı’nda toprağa verildi. Geride ise sahneden perdeye uzanan, hâlâ yaşamaya devam eden bir miras bıraktı.
Bakmadan Geçme