Kış ayları estetik lazer için neden daha avantajlı?

Sivas Medicana Hastanesi'nde görev yapan Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, estetik lazer uygulamalarında mevsim seçiminin tedavi başarısı ve cilt sağlığı açısından belirleyici olduğunu belirterek, güneş etkisinin azaldığı kış aylarının lazer işlemleri için daha güvenli bir dönem sunduğunu vurguladı.

Sivas’ta estetik ve medikal lazer uygulamalarına yönelik artan ilgiyle birlikte, mevsimsel planlamanın önemi bir kez daha gündeme geldi. Sivas Medicana Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nde görev yapan Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, lazer tedavilerinin cilt üzerindeki etkilerinin yılın farklı dönemlerinde değişiklik gösterdiğine dikkat çekti.

Estetik amaçlı lazer uygulamaları; lazer epilasyon, cilt gençleştirme, akne ve iz tedavileri ile damar uygulamaları gibi birçok alanda yaygın olarak kullanılıyor. Bu işlemler sonrasında ciltte bir yenilenme süreci başlıyor ve cilt geçici olarak daha hassas bir yapıya bürünüyor. Bu hassasiyet, çevresel faktörlere karşı cildin daha savunmasız hale gelmesine neden oluyor. Özellikle güneş ışınları, lazer sonrası dönemde cilt üzerinde belirleyici bir rol oynuyor.

Yaz aylarında güneş ışınlarının dünyaya daha dik açıyla ulaşması, ultraviyole maruziyetini artırıyor. Bu durum, lazer uygulaması sonrası hassaslaşan ciltte leke oluşumu, kızarıklık ve kalıcı iz riskini yükseltebiliyor. Aynı zamanda yaz aylarında açık havada daha fazla zaman geçirilmesi ve güneşten kaçınmanın zorlaşması, iyileşme sürecini olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle yaz döneminde yapılan lazer işlemlerinde daha sıkı önlemler alınması gerekiyor.

Kış aylarında ise güneş ışınlarının geliş açısının değişmesi ve etkisinin azalması sayesinde lazer uygulamaları daha kontrollü bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Cildin güneşe daha az maruz kalması, işlem sonrası ortaya çıkabilecek lekelenme ve yan etki riskini belirgin şekilde düşürüyor. Ayrıca kalın kıyafetlerin tercih edilmesi, lazer sonrası oluşabilecek kızarıklık ve hassasiyetin günlük yaşamda daha az fark edilmesini sağlıyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, lazer uygulamalarının mutlaka mevsim koşulları göz önünde bulundurularak planlanması gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Güneşin etkisi her zaman kaçınılmazdır ve birçok lazer işleminden sonra cilt incelip hassaslaştığı için güneşten daha fazla etkilenir.”

Kış döneminin sunduğu avantajlara da değinen Özkaya, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Estetik lazer işlemleri için en uygun dönem kış aylarıdır. Bunun en önemli nedeni güneş ışınlarına maruziyetin azalmasıdır. Lazer uygulamalarından sonra cilt güneşe karşı daha hassas hale gelir ve yaz aylarında bu durum leke ile iz riskini artırabilirken, kışın bu risk belirgin şekilde düşer. Lazer epilasyon, cilt izleri, akne izleri, cilt yenileme ve damar tedavileri gibi birçok işlem kış aylarında daha güvenli ve etkili şekilde yapılabilir. Ayrıca kalın kıyafetler sayesinde işlem sonrası oluşabilecek kızarıklık ve hassasiyet sosyal yaşamı daha az etkiler. Ancak kışın da güneş koruyucu kullanımının ihmal edilmemesi gerekir ve her lazer işlemi kişiye özel planlanmalıdır. Yaz aylarında güneş ışınları dünyaya daha dik açıyla gelirken, kışın hem açısı değişir hem de etkisi azalır. Bu da ciltte oluşabilecek lekelenme ve reaksiyonların daha az görülmesini sağlar ve işlemleri daha rahat yapmamıza imkan tanır. Güneşin etkisi her zaman kaçınılmazdır ve birçok lazer işleminden sonra cilt incelip hassaslaştığı için güneşten daha fazla etkilenir.”

Uzmanlar, estetik lazer uygulamalarında yalnızca mevsimin değil, kişinin cilt tipi, yaşam tarzı ve güneşle temas süresinin de dikkate alınması gerektiğini vurgularken, bilinçli planlama ile daha başarılı ve güvenli sonuçlar elde edilebileceğine dikkat çekiyor.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme