• Haberler
  • Sağlık
  • Karın ağrısı ve kilo kaybının ardındaki gizli hastalık

Karın ağrısı ve kilo kaybının ardındaki gizli hastalık

Ağızdan anüse kadar sindirim sisteminin tamamını etkileyebilen Crohn hastalığı, uzun süre fark edilmeden ilerleyebiliyor. Uzmanlar, haftalarca süren sindirim şikâyetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.

Sindirim sistemini kronik ve iltihaplı yapısıyla etkileyen Crohn hastalığı, hastaların günlük yaşamını ve yaşam kalitesini ciddi şekilde zorlaştırabiliyor. Toplumda yeterince bilinmemesi nedeniyle tanısı gecikebilen bu hastalıkta, özellikle uzun süre devam eden şikâyetlerin çoğu zaman önemsenmediği belirtiliyor. Uzmanlara göre erken teşhis, hastalığın kontrol altına alınmasında belirleyici rol oynuyor.

Crohn hastalığı en sık ince bağırsağın son bölümü ile kalın bağırsağı tutsa da sindirim kanalının herhangi bir noktasında ortaya çıkabiliyor. Hastalık genellikle alevlenme ve sakin dönemler halinde seyrediyor. Belirtilerin kişiden kişiye değişmesi, tanı sürecini zorlaştıran en önemli etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Bu durum, hastalığın başka sindirim sorunlarıyla karıştırılmasına ve tedavinin gecikmesine yol açabiliyor.

Uzun süreli ishal, karın ağrısı ve kramplar, istemsiz kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik, dışkıda kan ya da mukus, ateş ve kansızlık hastalıkta sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Bu şikâyetlerin haftalarca sürmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiği vurgulanıyor. Ertelemenin, hem hastalığın ilerlemesine hem de tedavi sürecinin zorlaşmasına neden olabileceği ifade ediliyor.

Crohn hastalığının tanısı tek bir testle konulamıyor. Ayrıntılı hasta öyküsü, fizik muayene, kan ve dışkı testleri, kolonoskopi ve biyopsi gibi yöntemler birlikte değerlendirilerek tanıya gidiliyor. Ayrıca MR ve BT enterografi gibi görüntüleme yöntemleri de hastalığın yaygınlığını ve şiddetini belirlemede önemli katkı sağlıyor. Doğru tanı, Crohn hastalığının diğer iltihaplı bağırsak hastalıklarından ayrılması açısından büyük önem taşıyor.

Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmasa da güncel tıbbi yaklaşımlar sayesinde Crohn büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor. Tedavi süreci hastaya özel planlanıyor; iltihap baskılayıcı ve bağışıklık düzenleyici ilaçlar, biyolojik tedaviler, beslenme düzenlemeleri ve destekleyici yöntemler birlikte uygulanabiliyor. Bazı durumlarda cerrahi müdahale de tedavi seçenekleri arasında yer alabiliyor.

Tedavide temel hedefin yalnızca belirtileri hafifletmek olmadığına dikkat çekilirken, asıl amacın bağırsak hasarını önlemek ve hastanın uzun vadeli sağlığını korumak olduğu vurgulanıyor. Uzmanlar, doğru tedavi ve düzenli takip ile Crohn hastalığına rağmen aktif ve sağlıklı bir yaşam sürmenin mümkün olduğunu belirterek toplumu daha bilinçli olmaya çağırıyor.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme