Kan şekeri yalnızca vücudu değil beyni de etkiliyor
Kan şekeri kontrolünün yeterince sağlanamamasının beyin yaşlanmasını hızlandırabileceğini belirten Prof. Dr. Cihan Top, tip 2 diyabet ile Alzheimer'ın gelişim sürecinde insülin direnci ve iltihaplanma gibi ortak mekanizmaların bulunduğuna dikkat çekti.
Haberin Özeti
- • Kan şekeri kontrolünün yeterince sağlanamaması beyin yaşlanmasını hızlandırarak demans riskini artırabiliyor.
- • Prof. Dr. Cihan Top, tip 2 diyabet ile Alzheimer’ın gelişiminde insülin direnci ve iltihaplanma gibi ortak süreçlerin rol oynadığını belirtti.
- • Diyabet tedavisinde kullanılan bazı ilaçların biyolojik yaşlanma ve beyin sağlığı üzerindeki olası etkileri araştırılmaya devam ediyor.
Tip 2 diyabet denildiğinde ilk olarak yüksek kan şekeri ve buna bağlı sağlık sorunları akla geliyor. Ancak diyabetin uzun dönemdeki etkileri yalnızca kalp, böbrek, göz ve damarlarla sınırlı kalmıyor. Kan şekeri dengesinin bozulması beyin sağlığını da yakından ilgilendiriyor.
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Cihan Top, tip 2 diyabet ile Alzheimer hastalığının ortaya çıkışında bazı benzer biyolojik süreçlerin rol oynadığını belirtti.
Top, “İnsülin direnci ve iltihaplanma her iki hastalıkta da rol oynuyor. Hücrelerin proteinleri işleme, hasarlı parçalarını temizleme ve enerji üretme süreçlerinde yaşanan aksaklıklar da ortak noktalar arasında. Kısacası, iki hastalığın gelişiminde benzer süreçler görüyoruz” dedi.
Kontrolsüz kan şekeri beyin yaşlanmasını hızlandırabiliyor
Alzheimer’ın demansa neden olan hastalıklar arasında en yaygın olanlardan biri olduğunu belirten Top, demansın ise hafıza, düşünme ve günlük yaşam becerilerindeki bozulmayı ifade eden genel bir kavram olduğunu söyledi.
Kan şekeri kontrolünün iyi sağlanamadığı diyabetli kişilerde beyin yaşlanmasının hızlanabileceğini aktaran Top, beyin damar hastalıkları ve demans riskinin de artabileceğine dikkat çekti.
Tip 2 diyabetli kişilerde Alzheimer gelişme riskinin daha yüksek olabileceğini gösteren araştırmalar bulunduğunu belirten Top, kan şekerinin etkili biçimde kontrol edilmesinin demans gelişme riskinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.
İleri yaşlarda ortaya çıkan kas kaybı da kan şekeri dengesini etkileyebiliyor. Kasların şekeri kullanma kapasitesinin azalması kan şekeri kontrolünü zorlaştırırken, insülin direncinin artmasına neden olabiliyor.
Prof. Dr. Cihan Top, bu nedenle ileri yaştaki diyabetli kişilerin metabolik değerlerinin düzenli takip edilmesinin önem taşıdığını belirtti. Glukoz sensörlerinin özellikle tedavinin yoğunlaştırıldığı dönemlerde yakın takip sağlayabileceğini, hareket kısıtlılığı bulunan kişilerde ise beslenme ve tedavi planının daha yakından düzenlenmesi gerekebileceğini kaydetti.
Diyabet ilaçlarının yaşlanmaya etkisi araştırılıyor
Diyabet tedavisinde kullanılan bazı ilaçların biyolojik yaşlanma üzerindeki olası etkileri de bilimsel araştırmalara konu oluyor.
Metforminin kan şekerinin kontrolünde kullanılan ilaçlardan biri olduğunu hatırlatan Top, GLP-1 analoglarının ise kan şekerinin düzenlenmesinde rol oynayan bir hormonun etkisini taklit ettiğini belirtti.
Top, bazı klinik çalışmaların bu ilaçların diyabetli kişilerde biyolojik yaşlanma süreçleri üzerinde etkileri olabileceğine işaret ettiğini söyledi. Semaglutid ve tirzepatid üzerine hayvanlarda yapılan deneylerde beyindeki yaşlanma süreçleriyle ilgili dikkat çekici sonuçlar elde edildiğini, metformin konusunda da yaşam süresi üzerindeki olası etkileri araştıran çalışmalar bulunduğunu aktardı.
Bununla birlikte bu bulguların özellikle hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlarının insanlarda aynı etkiyi göstereceği anlamına gelmediği ve ilaçların yalnızca hekim değerlendirmesiyle kullanılması gerektiği önem taşıyor.
Bakmadan Geçme
