• Haberler
  • Sağlık
  • Kalbinizin verdiği bu 3 uyarıyı sakın görmezden gelmeyin!

Kalbinizin verdiği bu 3 uyarıyı sakın görmezden gelmeyin!

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, aort kapak hastalıklarının uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini belirterek nefes darlığı, göğüs ağrısı ve bayılma gibi şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, aort kapak hastalıklarının belirtisi olan nefes darlığı, göğüs ağrısı ve bayılma gibi 3 uyarıyı ihmal etmemek gerektiğini belirtti.
  • • Aort kapak darlığı ve yetmezliği, kalp kasının yükünü artırarak zamanla kalp yetersizliğine yol açabilir; yaşa bağlı kireçlenme ve doğumsal anomaliler başlıca nedenlerdir.
  • • Hastalığın tanısında ekokardiyografi temel yöntem olup, ani ve şiddetli göğüs ağrısı, nefes darlığı veya bayılma acil tıbbi müdahale gerektirir.

Kalbin sol karıncığı ile vücuda kan taşıyan aort damarı arasında bulunan aort kapağında gelişen daralma ve yetmezlikler, zamanla kalp kasının çalışma yükünü artırabiliyor. İleri dönemlerde kalp yetersizliğine kadar ilerleyebilen bu hastalıklar, özellikle yaşlılarda görülmekle birlikte gençleri de etkileyebiliyor.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, aort kapak hastalıklarında erken tanı ve doğru tedavi zamanlamasının kalp fonksiyonlarının korunması açısından önemli olduğunu belirtti.

Aort kapağının görevi, kalpten pompalanan kanın vücuda doğru ilerlemesini sağlamak ve kanın kalbe geri dönmesini engellemek. Kapağın yeterince açılamaması aort darlığına, tam kapanamaması ise aort kapak yetmezliğine neden oluyor.

Aort kapak darlığında kapak yaprakçıklarının kalınlaşması, kireçlenmesi veya birbirine yapışması sonucunda kanın geçişi zorlaşıyor. Kalp, kanı vücuda pompalayabilmek için daha yüksek basınç üretmek zorunda kalıyor. Uzun süre devam eden bu durum, kalp kasında kalınlaşmaya ve zamanla fonksiyon kaybına yol açabiliyor.

Aort kapak yetmezliğinde ise pompalanan kanın bir bölümü kalbe geri kaçıyor. Artan kan hacmi nedeniyle sol karıncık genişleyebiliyor ve kalbin kasılma gücü azalabiliyor.

Prof. Dr. Beşoğul, yaşa bağlı kireçlenmenin yanı sıra doğumsal kapak anomalileri, geçirilmiş romatizmal ateş, enfeksiyonlar ve bazı bağ dokusu hastalıklarının da aort kapağını etkileyebildiğini ifade etti.

Bu belirtiler ihmal edilmemeli

Aort kapak hastalıkları başlangıçta herhangi bir şikâyete neden olmayabiliyor. Hastalık ilerledikçe özellikle fiziksel hareket sırasında ortaya çıkan nefes darlığı, göğüs ağrısı ve çabuk yorulma görülebiliyor.

Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, efor sırasında bayılma veya bayılacak gibi olma hissinin de ileri aort kapak darlığı açısından değerlendirilmesi gereken belirtilerden olduğunu belirtti.

Hastalığın ilerleyen dönemlerinde çarpıntı, gece nefes darlığı, yatarken solunum güçlüğü ve ayak bileklerinde şişlik gelişebiliyor.

Özellikle ani başlayan şiddetli göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı ve bayılma gibi durumlarda acil tıbbi değerlendirme gerekiyor.

Aort kapak hastalıklarının tanısında öncelikle hastanın şikâyetleri ve fizik muayene bulguları değerlendiriliyor. Kalbin dinlenmesi sırasında duyulan üfürüm, kapak hastalığı şüphesini artırabiliyor.

Tanıda kullanılan temel yöntem ise ekokardiyografi. Kalp ultrasonu olarak da bilinen bu incelemeyle kapağın hareketleri, kan akımının hızı, darlığın veya kaçağın derecesi ve kalp kasının durumu değerlendiriliyor.

Gerekli görülen hastalarda bilgisayarlı tomografi, kalp MR'ı ve koroner anjiyografi gibi ek incelemeler de yapılabiliyor.

Kapak ameliyatında farklı yöntemler uygulanabiliyor

Prof. Dr. Beşoğul, tedavi kararının hastalığın derecesine, hastanın şikâyetlerine ve kalp fonksiyonlarına göre verildiğini belirtti.

Hafif ve orta dereceli kapak hastalıklarında düzenli takip yeterli olabilirken, ileri derecede darlık veya yetmezlik bulunan hastalarda cerrahi müdahale gerekebiliyor.

İlaç tedavileri yüksek tansiyon, ritim bozukluğu ve kalp yetersizliği gibi eşlik eden sorunların kontrolüne yardımcı olabiliyor. Ancak ileri derecede yapısal aort kapak darlığını ilaçla ortadan kaldırmak mümkün olmuyor.

Aort kapak hastalıklarının cerrahi tedavisinde kapak tamiri veya değişimi uygulanabiliyor. Günümüzde uygun hastalarda koltukaltından açılan 4-5 santimetrelik kesiyle aort kapak tamiri ve değişimi gerçekleştirilebiliyor.

Özellikle 75 yaş ve üzerindeki hastalarda kateter yoluyla aort kapağı yerleştirilmesini sağlayan TAVI veya TAVR yöntemi de değerlendirilebiliyor.

Prof. Dr. Beşoğul, uygulanacak yöntemin hastanın yaşı, cerrahi riski, kapak yapısı, beklenen yaşam süresi ve diğer sağlık sorunları dikkate alınarak belirlendiğini ifade etti.

Erken tanı kalp kasını koruyabilir

Aort kapak hastalıklarında tedavinin zamanlaması, kalp kasında kalıcı hasar oluşmasının önlenmesi açısından önem taşıyor.

Uzun süre devam eden kapak darlığı veya yetmezliği, kalbin artan yük altında çalışmasına neden oluyor. Bu süreçte kalp kası kalınlaşabiliyor, kalp boşlukları genişleyebiliyor ve pompalama fonksiyonları bozulabiliyor.

Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, belirgin şikâyeti bulunmayan ancak ileri derecede kapak hastalığı saptanan kişilerin de düzenli takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Nefes darlığı, eforla ortaya çıkan göğüs ağrısı, bayılma ve fiziksel kapasitede belirgin azalma yaşayan kişilerin muayeneyi geciktirmemesi gerektiğini belirten Beşoğul, uygun zamanda yapılan müdahalenin kalp fonksiyonlarının korunmasında belirleyici olduğunu ifade etti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme