Kadınlarda kalp krizi daha ölümcül

12–18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası kapsamında yapılan açıklamada, kadınlarda kalp krizine bağlı ölüm riskinin erkeklere göre daha yüksek olduğuna dikkat çekildi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası'nda, kadınlarda kalp krizine bağlı ölüm riskinin erkeklere göre daha yüksek olduğu belirtildi.
  • Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, menopoz sonrası ve geç başvuru nedeniyle kadınlarda ilk krizin daha ağır seyrettiğini vurguladı.
  • Uzmanlar tütün ve aşırı tuzdan kaçınmayı, düzenli egzersiz ile sağlıklı beslenmeyi ve menopoz sonrası rutin kontrolleri öneriyor.

12–18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla kalp hastalıklarına ilişkin önemli uyarılar geldi. Uzmanlar, kalp ve damar hastalıklarının hem dünyada hem de Türkiye’de en yaygın ölüm nedenleri arasında yer almaya devam ettiğini belirtiyor. Özellikle kadınlarda kalp krizinin daha ölümcül seyrettiği vurgulanıyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, kadın ve erkeklerde kalp hastalıklarının farklı seyrettiğine dikkat çekerek, “Erkeklerde kalp hastalıkları daha sık görülse de ölüm oranları kadınlarda daha yüksek. Özellikle menopoz sonrası dönemde risk belirgin şekilde artıyor. Kadınlarda ilk kalp krizi çoğu zaman daha ağır seyrediyor ve bunun en önemli nedenlerinden biri hastaneye geç başvurulması” dedi.

Kalp ve damar hastalıklarının geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirten Alagiç, koroner kalp hastalığı, inme ve diğer damar hastalıklarının bu gruba dahil olduğunu ifade etti. Bu hastalıklara bağlı ölümlerin büyük bölümünün kalp krizi ve inme nedeniyle gerçekleştiğini belirten Alagiç, genetik yatkınlığın yanı sıra yaş, diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol ve sigara kullanımının riski artırdığını kaydetti.

Belirtiler kişiden kişiye değişebiliyor

Kalp rahatsızlıklarının her bireyde farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini dile getiren Alagiç, “Kalbi bir ev gibi düşünebiliriz. Nasıl bir evde farklı sistemler bir arada çalışıyorsa, kalp de birçok yapıdan oluşur ve her birinde oluşan sorun farklı belirtilerle kendini gösterebilir. Göğüste baskı ya da yanma hissi, çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik, mide bulantısı ve terleme en sık görülen şikayetler arasında yer alıyor. Bu belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşır” ifadelerini kullandı.

Erken müdahalenin önemine değinen Alagiç, damar tıkanıklıklarının stent, balon veya bypass yöntemleriyle tedavi edilebildiğini belirterek, “Zamanında yapılan müdahalelerle kalp hasarını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Ancak belirtiler ihmal edilirse hasta kalp yetmezliği gibi ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalabilir” dedi.

Kalp sağlığını korumanın büyük ölçüde yaşam tarzına bağlı olduğunu vurgulayan Alagiç, “Tütün ürünlerinden kesinlikle uzak durulmalı. Haftada en az 5 gün, günde yarım saat egzersiz yapılması önemli. Tuz tüketimi 5 gramı geçmemeli. Omega-3 açısından zengin balıklar haftada en az bir kez tüketilmeli, kırmızı et ise sınırlandırılmalı. Günlük beslenmede sebze, meyve ve kuruyemişe yer verilmesi kalp sağlığını destekler” şeklinde konuştu.

Kadınlarda kalp krizi daha ölümcül

Düzenli sağlık kontrollerinin önemine de değinen Alagiç, “Erkeklerde 40 yaşından sonra, kadınlarda ise menopozdan birkaç yıl sonra düzenli kontrollerin başlaması öneriliyor. Ancak günümüzde sağlıksız yaşam alışkanlıklarının artmasıyla birlikte bu yaş sınırı giderek daha aşağıya çekiliyor. Gerekli durumlarda efor testi, EKO ve sanal anjiyo gibi tetkiklerle değerlendirme yapıyoruz” dedi.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme