İş dünyası enflasyon rakamlarını nasıl okudu?

TÜİK'in açıkladığı aralık ayı enflasyon verilerinin piyasa beklentilerinin altında gelmesi, iş dünyasında temkinli bir iyimserlik yarattı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı aralık ayı enflasyon verileri, ekonomi çevreleri ve iş dünyası tarafından yakından takip edildi. Açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aralık ayında aylık bazda yüzde 0,89 artarken, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 0,75 yükseldi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 30,89, yurt içi üretici fiyatlarında ise yüzde 27,67 olarak kayıtlara geçti. Böylece yıllık enflasyon, piyasa beklentilerinin altında gerçekleşmiş oldu.

Verilere ilişkin değerlendirmede bulunan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, 2025 yılının yüzde 30,89’luk enflasyon oranıyla tamamlandığını belirterek, bu seviyenin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yüzde 32 olan tahmininin altında kalmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi. Avdagiç, 2025 yılı boyunca uygulanan dezenflasyon politikasının, Türkiye’nin en temel ekonomik sorunlarından biri olan enflasyonu daha yönetilebilir bir patikaya taşıdığını ifade etti.

Şekib Avdagiç, enflasyon rakamlarının beklentilerin altında kalmasının fiyatlama davranışları üzerinde olumlu etkiler oluşturacağına inandıklarını vurgulayarak, “Tahminin altında kalan bu rakamın en önemli etkisini fiyatlama davranışları üzerinde göreceğimize inanıyoruz. Bireylerin ve şirketlerin enflasyon beklentisini düşürecek bir rakam ortaya çıktı. Dezenflasyon sürecinin yavaşlamasında, özellikle kira ve eğitim gibi hizmet sektörlerinde geçmiş döneme endeksli fiyatlamalar önemli bir katılık oluşturdu. Ayrıca tarımda geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gıda fiyatlarını artış yönünde etkiledi. Tarımda yapısal sorunlara çözüm üretmemiz ve uygulamaya geçmemiz gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikasıyla sınırlı kalmaması gerektiğine de dikkat çeken Avdagiç, arz yönlü politikaların desteklenmesi ve kamunun tasarrufunu da kapsayan etkin bir maliye politikasının sürece katkı sağlayacağını belirtti. Avdagiç, enflasyonla mücadelede halen alınacak mesafe bulunduğunu ifade ederek, 2026 yılı için Merkez Bankası’nın ara hedefinin yüzde 16 olduğunu hatırlattı ve bu hedefe ulaşmada kamu, özel sektör ve tüketicilerin ortak çabasının önemine işaret etti.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Genel Başkanı Burhan Özdemir ise kasım ve aralık aylarında aylık enflasyonun yüzde 1’in altında gelmesini, 2026 yılı için dezenflasyon sürecine dair umut verici bir gelişme olarak değerlendirdi. Özdemir, aralık ayı enflasyonunun piyasa beklentilerinin biraz altında gerçekleştiğini ve yıllık enflasyonun yüzde 31’in altına indiğini belirtti.

Son 12 ayda yıllık enflasyonda 13,5 puanlık bir gerileme yaşandığını vurgulayan Özdemir, 2027 yılında enflasyonu tek haneye indirme hedefi doğrultusunda 2026 yılının kritik bir eşik olacağını söyledi. Özdemir, “Bu yıl enflasyonu en azından Merkez Bankası’nın üst tahmin bandı olan yüzde 19’a yakın kapatmamız elzemdir. Bunun için makul sıkılıkta bir para politikasına ihtiyaç olacak. Enflasyondaki düşüşle uyumlu olmakla birlikte dezenflasyona zarar vermeyecek oranlarda faiz indirimlerinin bu yıl devam etmesini bekliyoruz. Para politikasının enflasyonla mücadelede gerekli fakat yeterli bir araç olmayacağının altını bir kez daha çizmek isteriz” ifadelerini kullandı. Özdemir ayrıca, maliye politikasıyla uyumlu adımların ve yeniden değerleme oranının beklenen enflasyonla uyumlu belirlenmesinin stratejik önem taşıdığını dile getirdi.

Enflasyon verilerine ilişkin bir diğer değerlendirme ise Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği Genel Başkanı Orhan Aydın’dan geldi. Aydın, enflasyonla mücadelede alınan tedbirlerin olumlu yansımalarının görülmeye başlandığını belirterek, yıllık TÜFE’nin yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine gerilemesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

TÜFE’nin Kasım 2021’den bu yana en düşük seviyeye gerilemesinin, ekonomi politikalarında istikrar ve öngörülebilirliğin somut bir sonucu olduğunu vurgulayan Aydın, güven ortamının sağlıklı ekonomiler için vazgeçilmez olduğunu söyledi. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi’ndeki yıllık artışın yüzde 27,67’ye düşmesinin de maliyet enflasyonundaki yavaşlamaya işaret ettiğini belirten Aydın, “Türkiye ekonomisi üretkenliği ve performansıyla küresel dalgalanmalara karşı güçlü duruşunu sürdürüyor. Açıklanan enflasyon rakamları, fiyat istikrarı hedefinde kararlılığın göstergesidir” dedi.

Orhan Aydın, enflasyonla mücadelenin kısa vadeli adımlarla değil, uzun vadeli ve yapısal reformlarla kalıcı hale getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, nihai hedefin tek haneli enflasyon olduğunu ifade etti. İş dünyası temsilcileri, açıklanan verilerin ardından temkinli bir iyimserlikle sürecin dikkatle izlenmesi gerektiği görüşünde birleşti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
AA

Bakmadan Geçme