İran ile ABD arasında kritik diplomasi trafiği

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile yürütülen temaslarda mesajların iletildiğini belirterek, sürecin kapsamı ve yol haritasına ilişkin karar aşamasına gelindiğini, beklentilerinin ise görüşmelerin somut sonuç üretmesi olduğunu söyledi.

İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında yaptığı değerlendirmede, son günlerde ABD ve İsrail’in bölgedeki adımlarının tansiyonu yükselttiğini, buna karşılık İran’ın diplomatik girişimlerini yoğunlaştırdığını ifade etti. Bekayi, İran Cumhurbaşkanı ve farklı ülkelerin devlet başkanları arasında üst düzey temaslar kurulduğunu, dışişleri bakanının ise komşu ve bölge ülkelerindeki mevkidaşlarıyla çok sayıda telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini, Türkiye ve Rusya’ya yapılan ziyaretlerin de bu diplomatik trafiğin bir parçası olduğunu vurguladı.

Avrupa Birliği’nin İran Devrim Muhafızları Ordusu’na yönelik girişimlerine de değinen Bekayi, Tahran’daki Avrupa ülkeleri ve AB üyesi devletlerin temsilcilerinin Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığını ve İran’ın itirazlarının yazılı olarak iletildiğini açıkladı. Bu adımı asgari bir karşılık olarak niteleyen Bekayi, AB’nin hukuka aykırı ve yanlış bir karar aldığını, buna karşı farklı seçenekler içeren önlemlerin karar mercilerine sunulduğunu dile getirdi. Önümüzdeki günlerde İran’ın atacağı karşı adımların netleşeceğini belirtti.

Bekayi, söz konusu kararın AB açısından stratejik bir yanlış hesaplama olduğunu savunarak, terör etiketiyle hedef alınan yapıların Basra Körfezi’nde güvenliğin sağlanması ve DEAŞ’la mücadelede oynadığı rolün göz ardı edildiğini söyledi. Kararın ABD ve İsrail’i memnun etmeye yönelik olduğu yönündeki algının açık bir yanılgı olduğunu ifade eden Bekayi, İsrail’in karardan sonra Almanya’yı ve Alman dışişleri bakanını ilk tebrik eden taraf olmasının bu yaklaşımın arka planını gösterdiğini kaydetti.

ABD’nin son yıllardaki tutumuna da değinen Bekayi, Washington’un defalarca taahhütlerini ihlal ettiğini ve söylemleriyle eylemleri arasında ciddi bir çelişki bulunduğunu dile getirdi. Tehdit dilinin diplomasiyle bağdaşmadığını vurgulayan Bekayi, Birleşmiş Milletler’in güç kullanma ya da tehdit yasağının, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi bir üyesi tarafından sürekli ihlal edildiğini savundu ve Konsey’in bu durum karşısındaki sorumluluğunun göz ardı edilemeyeceğini ifade etti.

Müzakerelere ilişkin değerlendirmesinde Bekayi, sürecin halen inceleme ve karar aşamasında olduğunu belirterek, bölge ülkelerinin Avrupa’dan farklı olarak yapıcı bir arabuluculuk rolü üstlendiğini söyledi. Taraflar arasında çeşitli mesajların iletildiğini aktaran Bekayi, sürecin hangi çerçevede ilerleyeceği ve izlenecek yol haritasının ayrıntılarının değerlendirildiğini, beklentilerinin ise ilerleyen aşamalarda somut bir sonuca ulaşılması olduğunu dile getirdi.

Yaptırımlar konusuna da değinen Bekayi, nükleer meselenin müzakerelerin ana başlığı olduğunu ve bu konunun yıllardır İran’a yönelik baskı, yaptırım ve savaş tehdidinin gerekçesi olarak kullanıldığını söyledi. Nükleer programa ilişkin kaygıların giderilmesi karşılığında, İran halkına uygulanan haksız yaptırımların kaldırılmasının vazgeçilmez bir öncelik olduğunu vurguladı.

Son olarak İran, Rusya ve Çin’in ortak askeri tatbikatlarına ilişkin iddiaları da yanıtlayan Bekayi, tatbikat programlarında herhangi bir değişiklik bulunmadığını, Çin ve Rusya’nın katılımıyla yapılan deniz tatbikatlarının yıllık ve planlı faaliyetler olduğunu ifade etti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme