• Haberler
  • Güncel
  • İmar kirliliğine neden olma suçu ceza? İmar kirliliğine neden olma suçu istinaf? İmar kirliliği uzlaşmaya tabi mi? 3194 sayılı İmar Kanunu 32. maddesi cezası nedir? 2026

İmar kirliliğine neden olma suçu ceza? İmar kirliliğine neden olma suçu istinaf? İmar kirliliği uzlaşmaya tabi mi? 3194 sayılı İmar Kanunu 32. maddesi cezası nedir? 2026

2026 yılı itibarıyla, yapılaşmanın yoğun olduğu bölgelerde hukuki denetimler sıkılaşmış durumdadır. İmar kirliliğine neden olma suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesinde düzenlenmiş olup çevreye karşı suçlar kapsamında yer alır.

Türk Ceza Kanunu ve İmar Kanunu çerçevesinde şekillenen yapılaşma rejimine dair güncel hukuki detaylar, 2026 yılı itibarıyla mülkiyet sahipleri ve yükleniciler için kritik bir önem taşımaktadır. Talebiniz doğrultusunda hazırlanan, profesyonel gazete haberi dilinde ve belirlediğiniz başlık yapısına uygun analiz aşağıda yer almaktadır.

İmar kirliliğine neden olma suçu ceza?

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçu, belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde ruhsatsız ya da ruhsata aykırı bina inşa edilmesiyle vücut bulur. 2026 yılındaki güncel yargı pratiklerine göre, bu fiili işleyen veya işleten kişilere yönelik öngörülen hapis cezası 1 yıldan 5 yıla kadar değişim göstermektedir. Kanun koyucu, suçun sadece binayı yapan ustayı değil, aynı zamanda bu yapıyı yaptıran mülk sahibini veya yükleniciyi de sorumlu tuttuğunu açıkça belirtmektedir. Öte yandan, yapı henüz inşaat aşamasındayken elektrik, su veya telefon gibi altyapı hizmetlerinin bağlanmasına izin veren kamu görevlileri veya özel hizmet sağlayıcıları da aynı hapis cezası tehdidi altındadır. Bu suç tipinde doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi mümkün olmamakla birlikte, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) gibi kurumların bu suç özelinde uygulanabilirliği, yapının imara uygun hale getirilmesi şartına bağlı olarak sıkı bir denetime tabi tutulmaktadır.

İmar kirliliğine neden olma suçu istinaf?

İmar kirliliği suçuna ilişkin yerel mahkemelerce (Asliye Ceza Mahkemeleri) verilen kararlara karşı yargı yolu açıktır. Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca, hükmün tefhiminden veya tebliğinden itibaren başlayan yedi günlük süre içerisinde bölge adliye mahkemelerine istinaf başvurusu yapılması mümkündür. 2026 yılındaki güncel parasal sınır ve kesinlik limitleri göz önüne alındığında, hapis cezasına ilişkin kararların büyük çoğunluğu istinaf incelemesine tabidir. Ancak, yargılama sürecinde sanığın etkin pişmanlık göstererek yapıyı ruhsata uygun hale getirmesi ve davanın düşmesi yönünde verilen kararlar da yine üst mahkemenin denetimine sunulabilir. İstinaf aşaması, hem maddi vakıaların incelenmesi hem de hukuki hataların düzeltilmesi açısından sanıklar için hayati bir hak arama yolu olarak işlev görmektedir.

İmar kirliliği uzlaşmaya tabi mi?

Hukuk sistemimizde "uzlaşma", mağdurun şahıs olduğu ve toplumsal zararın daha az hissedildiği suçlarda uygulanan bir alternatif çözüm yöntemidir. Ancak imar kirliliğine neden olma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun "Çevreye Karşı Suçlar" bölümünde yer alır ve bu suçun mağduru kişi değil, doğrudan toplumun tamamıdır. Bu niteliği sebebiyle, imar kirliliği suçu uzlaşma kapsamında değildir. Savcılık makamı, herhangi bir şikayet olup olmadığına bakmaksızın, kaçak yapıyı tespit ettiği anda resen (kendiliğinden) soruşturma başlatmak zorundadır. Suçun takibinin şikayete bağlı olmaması, imar barışı gibi dönemsel yasal düzenlemeler haricinde, tarafların kendi aralarında anlaşarak kamu davasını ortadan kaldırmasına imkan tanımamaktadır.

3194 sayılı İmar Kanunu 32. maddesi cezası nedir?

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıların idari yoldan durdurulması ve mühürlenmesi sürecini düzenler. Bu madde kapsamında, ruhsata aykırı olduğu tespit edilen yapılar için ilgili idare (belediye veya valilik) tarafından "yapı tatil zaptı" düzenlenir. Bu zaptın düzenlenmesiyle birlikte yapı inşaatı derhal durdurulur. 2026 yılındaki idari yaptırımlar çerçevesinde, 32. maddeye aykırılığın giderilmesi için mülk sahibine bir aylık süre tanınır; eğer bu süre zarfında yapı ruhsata uygun hale getirilmezse, yapının ilgili belediye veya valilik tarafından yıkılmasına karar verilir. Ayrıca bu süreçle eş zamanlı olarak, Kanun’un 42. maddesi uyarınca metrekare bazlı ve yapının niteliğine göre değişen, 2026 yılı yeniden değerleme oranlarıyla oldukça yüksek meblağlara ulaşan idari para cezaları kesilmektedir. Bu para cezaları, adli cezadan bağımsız olarak uygulanan idari bir yaptırımdır.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme