Hamilelikte diş eti kanamasını 'normal' deyip geçmeyin

Çocuk Diş Hekimi Nurgül Demir, gebelik döneminde hormonal değişimlerle birlikte diş eti kanaması, hassasiyet, çürük, ağız kuruluğu ve kusmaya bağlı mine aşınmalarının görülebileceğini belirterek, ortaya çıkan ağız ve diş sorunlarının doğum sonrasına ertelenmemesi gerektiğini söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Çocuk Diş Hekimi Nurgül Demir, gebelikte hormonal değişimlerle ortaya çıkan diş eti kanaması, hassasiyet ve çürük gibi sorunların ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
  • • Demir, kusma sonrası dişleri hemen fırçalamak yerine ağzın suyla çalkalanmasını ve asit etkisini azaltmak için sodyum bikarbonatlı gargara kullanılmasını önerdi.
  • • Hamilelikte görülen ve "hamilelik tümörü" olarak bilinen iyi huylu diş eti büyümelerinin göz ardı edilmemesi ve gerektiğinde diş hekimi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Gebelik sürecinde vücutta meydana gelen hormonal ve fizyolojik değişiklikler ağız ve diş sağlığını da etkileyebiliyor. Özellikle diş etlerinin bakteriyel plağa verdiği yanıtın değişmesiyle kızarıklık, şişlik, hassasiyet ve kanama yaşanabiliyor.

Çocuk Diş Hekimi Nurgül Demir, çocuk sahibi olmayı planlayan kadınların mümkünse gebelik öncesinde diş hekimi kontrolünden geçmesini önerdi. Mevcut çürüklerin ve diş eti hastalıklarının bu dönemde belirlenmesi, gebelik sırasında karşılaşılabilecek sorunların kontrol altına alınmasını kolaylaştırabiliyor.

Kusmanın hemen ardından dişleri fırçalamayın

Gebeliğin özellikle ilk dönemlerinde sık görülen bulantı ve kusma, mide asidinin dişlerle temas etmesine neden olabiliyor. Tekrarlayan kusmalarda asit etkisiyle diş minesi yumuşayabiliyor ve zaman içerisinde aşınma meydana gelebiliyor.

Nurgül Demir, kusmanın hemen ardından diş fırçalamanın yumuşamış diş yüzeylerindeki aşınmayı artırabileceğine işaret etti. Kusma sonrasında önce ağzın suyla çalkalanmasını ve dişleri fırçalamadan önce bir süre beklenmesini öneren Demir, uygun şekilde hazırlanan sodyum bikarbonatlı gargaranın da ağızdaki asidin etkisinin azaltılmasına yardımcı olabileceğini belirtti.

Gebelik döneminde görülen diş eti kanamasının da ihmal edilmemesi gerektiğini kaydeden Demir, östrojen ve progesteron seviyelerindeki değişimlerin diş etlerinin bakteriyel plağa verdiği inflamatuar yanıtı artırabildiğini ifade etti.

Halk arasında “hamilelik gingivitisi” olarak bilinen durumda diş etlerinde kızarıklık, şişlik, hassasiyet ve kanama görülebiliyor. Demir, bu belirtilerin gebeliğin doğal bir sonucu olarak kabul edilip göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

“Hamilelik tümörü” adı korkutmasın

Gebelik sırasında diş etlerinde “hamilelik tümörü” olarak adlandırılan oluşumlar da ortaya çıkabiliyor. Nurgül Demir, bu yapıların genellikle iyi huylu diş eti büyümeleri olduğunu belirtti.

Daha çok gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterlerinde görülebilen oluşumlar kırmızı-mor renkli, hassas ve kolay kanayan bir yapıya sahip olabiliyor. Bazıları doğumdan sonra kendiliğinden gerilerken, büyüyen, sık kanayan veya beslenmeyi ve ağız temizliğini zorlaştıran oluşumların diş hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

Demir, periodontal hastalıklarla erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve bazı olumsuz gebelik sonuçları arasında ilişki bildiren araştırmalar bulunduğunu, ancak doğrudan neden-sonuç ilişkisinin kesin olarak ortaya konulmadığını da aktardı.

“Bebek annenin dişinden kalsiyum çekiyor” inanışı yanlış

Gebelik döneminde ağız kuruluğu yaşayan anne adaylarına yeterli miktarda su tüketmelerini öneren Demir, şekersiz ve tercihen ksilitol içeren sakızların tükürük akışını artırmaya yardımcı olabileceğini söyledi. Sakız kullanımının diş fırçalamanın yerini tutmadığının altını çizdi.

Toplumda yaygın olan “Bebek annenin dişlerinden kalsiyum çeker, bu nedenle anne dişlerini kaybeder” düşüncesinin doğru olmadığını belirten Demir, gebelikte ortaya çıkan çürük ve diş eti sorunlarında ağız hijyeni, beslenme alışkanlıkları, hormonal değişiklikler ve ağız ortamındaki farklılaşmaların rol oynadığını ifade etti.

Anne adaylarının dişlerini florürlü diş macunuyla sabah kahvaltıdan sonra ve gece yatmadan önce olmak üzere günde en az iki kez fırçalamasını öneren Demir, diş eti kanaması veya şişlik başladığında diş hekimine başvurulması gerektiğini kaydetti.

Diş tedavilerini doğum sonrasına bırakmayın

Gebelik sırasında diş tedavisi yaptırmanın bebeğe zarar vereceği düşüncesinin gerekli tedavilerin ertelenmesine yol açabildiğini belirten Demir, ihtiyaç duyulan işlemlerin gebeliğe uygun şekilde planlanabileceğini, acil diş tedavilerinin ise gerektiğinde gebeliğin herhangi bir döneminde uygulanabileceğini ifade etti.

Diş ağrısı, şişlik, enfeksiyon veya diş eti kanaması yaşayan anne adaylarının tedaviyi doğum sonrasına bırakmaması gerektiğini söyleyen Demir, kadın doğum hekimi ile diş hekiminin koordinasyonunda sürecin planlanabileceğini belirtti.

Hamilelikte diş eti kanamasını 'normal' deyip geçmeyin

Nurgül Demir, “Gebelik, hem anne adayı hem bebeğin sağlığı için, ağız ve diş sağlığının ihmal edilmemesi gerektiği bir dönem. Düzenli ağız bakımı, doğru beslenme ve zamanında yapılan diş hekimi kontrolleriyle gebelik boyunca ağız ve diş sağlığını korumak mümkün” dedi.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme