Göz kapağı sarkması görmeyi etkiler mi?

Üst göz kapağı sarkması yalnızca estetik görünümü etkilemiyor bazı vakalarda görme alanını daraltarak günlük yaşamı zorlaştıran sağlık sorunlarına da yol açabiliyor.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Üst göz kapağı sarkması, yalnızca estetik görünümü değil, ileri seviyede görme alanını daraltarak günlük yaşamı olumsuz etkileyen sağlık sorunlarına yol açabilir.
  • İstanbul Okan Üniversitesi'nden Dr. Habibe Topuz, yaşlanma ve genetik gibi etkenlerle oluşan bu durum için kişiye özel cerrahi veya cerrahi dışı tedavi planlamasının önemini vurguluyor.
  • Üst blefaroplasti, lokal anesteziyle fazla deri ve yağ dokusunu alarak göz kapağını yeniden şekillendirip hem estetik hem de fonksiyonel iyileşme sağlayan en sık başvurulan yöntemdir.

Üst göz kapağında zamanla oluşan sarkmalar, çoğu kişi tarafından ilk etapta estetik bir problem olarak değerlendiriliyor. Ancak, bu durumun sadece yüz ifadesini değiştirmekle sınırlı kalmadığını, ileri seviyeye ulaştığında görme kalitesini de olumsuz etkileyebildiğini belirtiyor. Özellikle üst kapakta biriken deri fazlalığı ve gevşeyen dokular, kişinin daha yorgun ve olduğundan daha yaşlı görünmesine neden olurken, bazı hastalarda görüş alanında daralmaya da yol açabiliyor.

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Habibe Topuz, üst göz kapağı sarkmasının değerlendirilmesinde hastanın genel sağlık durumunun, göz çevresi anatomisinin ve cilt yapısının ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini ifade etti. Topuz, uygulanacak yöntemin belirlenmesinde her hastanın ihtiyacının farklı olduğunu vurgulayarak, cerrahi ya da cerrahi dışı seçeneklerde doğru planlamanın tedavi başarısında önemli rol oynadığını kaydetti.

Topuz, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Üst göz kapağı sarkması her hastada aynı düzeyde ve aynı nedenle ortaya çıkmaz. Bu nedenle tedavi yaklaşımı da kişiye özel planlanmalıdır. Bazı hastalarda yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendirilirken, bazı hastalarda görme alanını ciddi şekilde etkileyebilen bir tablo ile karşılaşabiliyoruz. Bu noktada hastanın şikayetleri ve muayene bulguları birlikte ele alınmalıdır.”

Üst göz kapağı sarkmasının oluşumunda yaşlanma, genetik yatkınlık, güneş ışınlarına uzun süre maruz kalma, sigara kullanımı ve cilt elastikiyetindeki azalma gibi etkenlerin öne çıktığını belirten Topuz, bu nedenle tedavi yaklaşımının da kişiye özel olarak şekillendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Cerrahi müdahale ile fazla doku alınabiliyor

Dr. Öğr. Üyesi Habibe Topuz’un verdiği bilgilere göre, üst göz kapağı sarkmalarında en sık başvurulan yöntemlerden biri üst blefaroplasti operasyonu oluyor. Çoğunlukla lokal anestezi altında yapılan bu işlemde, göz kapağının doğal kıvrımına uygun kesi planlanıyor. Operasyon sırasında fazla deri çıkarılırken, gerekli görülen durumlarda yağ dokusuna da müdahale edilerek göz kapağı yeniden şekillendiriliyor.

Topuz, cerrahi sürece ilişkin değerlendirmesinde, “Blefaroplasti, doğru hasta seçimi ve uygun teknikle uygulandığında hem fonksiyonel hem de estetik açıdan tatmin edici sonuçlar sunabilen bir işlemdir. Ameliyat öncesi planlama ve sonrası bakım süreci en az operasyon kadar önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Ameliyat sonrasında hastalara ilk gün buz kompresi uygulanması, doktor tarafından önerilen ilaç ve kremlerin düzenli kullanılması ve yaklaşık 10 gün boyunca ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması öneriliyor. İyileşme sürecinin birçok hastada kısa sürdüğünü belirten Topuz, düzenli doktor kontrollerinin de sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önemli olduğunu aktardı.

Ameliyatsız uygulamalar hafif vakalar için tercih edilebiliyor

Cerrahi işlem istemeyen ya da operasyonu ileri bir tarihe ertelemek isteyen hastalar için ameliyatsız seçenekler de gündeme geliyor. Dr. Öğr. Üyesi Habibe Topuz, hafif düzeyde göz kapağı sarkması ve ince kırışıklıkları bulunan kişilerde fraksiyonel karbondioksit (CO2) lazer uygulamalarının tercih edilebildiğini söyledi.

Topuz, ameliyatsız yöntemlerle ilgili olarak, “Lazer ve plazma gibi teknolojiler, uygun hasta grubunda cilt kalitesini artırarak daha sıkı bir görünüm elde edilmesine katkı sağlayabilir. Ancak bu yöntemler her hasta için yeterli olmayabilir, bu nedenle beklentilerin doğru yönetilmesi gerekir.” dedi.

Bu yöntemde lazer yardımıyla cildin üst tabakasında kontrollü bir yenilenme sağlanırken, kolajen üretiminin de desteklendiğini ifade etti. İşlem sonrasında ciltte daha sıkı ve canlı bir görünüm elde edilmesinin amaçlandığını, iyileşme sürecinin ise yaklaşık 10 gün sürdüğünü belirtti.

Göz kapağı sarkması görmeyi etkiler mi?

Bir diğer ameliyatsız uygulamanın ise “Jet plazma” yöntemi olduğunu aktaran Topuz, bu işlemin göz kapağı cildinde toparlanma ve sıkılaşma sağlamak amacıyla kullanıldığını dile getirdi. Lokal anestezik krem eşliğinde uygulanan işlem sonrasında hastaların çoğunun 5 ila 7 gün içinde günlük yaşamına dönebildiğini kaydeden Topuz, bu süreçte hafif kızarıklık ve şişlik gibi geçici etkilerin görülebildiğini ifade etti.

Topuz, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Göz kapağı sarkması basit bir kozmetik sorun olarak görülmemeli. Özellikle günlük yaşamı etkileyen görme şikayetleri varsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı ve uygun tedavi yöntemi belirlenmelidir.”

Uygun hasta seçimi ve doğru yöntemle planlanan tedaviler sayesinde hem fonksiyonel hem de görünüm açısından olumlu sonuçlar alınabiliyor.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme