Geçmeyen öksürük ne zaman tehlikeli hale geliyor
Uzmanlar, 8 haftayı aşan öksürüklerin mutlaka araştırılması gerektiğini belirterek, bilinçsiz antibiyotik ve öksürük şurubu kullanımına karşı uyarıyor.
Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Gazi Gülbaş, öksürüğün süresine göre sınıflandırıldığını ve özellikle uzun süren öksürüklerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Gülbaş, üç haftadan kısa süren öksürüklerin akut, 3 ila 8 hafta arasındakilerin uzamış, 8 haftadan uzun sürenlerin ise kronik öksürük olarak kabul edildiğini söyledi.
Mevsimsel viral enfeksiyonların ardından görülen kuru öksürüğün haftalarca sürebildiğine dikkat çeken Gülbaş, en sık yapılan hatanın öksürük geçmediği gerekçesiyle gereksiz antibiyotik kullanımına devam edilmesi olduğunu ifade etti. Gribal enfeksiyonlar sona ermesine rağmen öksürüğün uzamasının günümüzde oldukça yaygın bir durum haline geldiğini belirten Gülbaş, bunun her zaman devam eden bir enfeksiyon anlamına gelmediğini vurguladı.
Zatürre, bronşit, farenjit, bademcik iltihabı ve sinüzit gibi enfeksiyonlara bağlı öksürüklerin çoğunlukla geçici olduğunu dile getiren Gülbaş, bazı durumlarda enfeksiyon sonrasında gelişen bronş hassasiyeti ya da kronik sinüzitin öksürüğü uzatabildiğini aktardı. Kış aylarında viral enfeksiyonların daha sık görülmesiyle birlikte bu tür şikâyetlerin arttığını söyledi.
Öksürük kesici ve balgam sökücü ilaçların her hasta için uygun olmadığını vurgulayan Gülbaş, özellikle balgamlı hastalarda öksürüğün baskılanmasının iyileşmeyi geciktirebileceğini belirtti. Çocuklar, yaşlılar, astım ve KOAH hastaları ile kalp, tansiyon ve prostat hastalığı bulunan bireylerin bu tür ilaçları mutlaka doktor önerisiyle kullanması gerektiğini kaydetti.
Öksürüğün solunum yollarını temizlemeye yönelik koruyucu bir refleks olduğuna dikkat çeken Gülbaş, bunun yalnızca akciğer hastalıklarına bağlı olmayabileceğini ifade etti. Burun, boğaz, sinüsler, mide ve yemek borusu hastalıkları, reflü, kalp yetmezliği, bazı tansiyon ilaçları, sigara kullanımı ve akciğer kanseri gibi pek çok durumun uzun süreli öksürüğe yol açabileceğini söyledi.
Sekiz haftayı geçen öksürüklerde mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini vurgulayan Gülbaş, gece uyandıran öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, uzun süren ateş, açıklanamayan kilo kaybı ve göğüs ağrısı gibi belirtilerin varlığında süre beklenmeden doktora gidilmesi gerektiğini belirtti.
Halk arasında “100 günlük öksürük” olarak bilinen boğmacanın, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre hâlen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu aktaran Gülbaş, Türkiye’de çocukluk çağı aşılamasının yüksek olması sayesinde vakaların düşük seyrettiğini ancak ergen ve yetişkinlerde görülebildiğini söyledi. Aşıların koruyuculuğunun önemine değinen Gülbaş, antibiyotik ve öksürük şuruplarının hastalığı değil, yalnızca belirtileri hafiflettiğini ifade etti.
Gülbaş ayrıca, temiz hava, ortamın uygun nem dengesi, yeterli sıvı alımı, sigara dumanından uzak durulması, dengeli beslenme, yeterli uyku ve gece yatarken başın hafif yükseltilmesi gibi basit önlemlerin öksürüğün kontrol altına alınmasına katkı sağlayabileceğini dile getirdi.
Bakmadan Geçme