Geceleri horluyor, boğularak uyanıyorsanız dikkat!

Uzmanlar, horlamanın yalnızca bir uyku alışkanlığı olmadığını, uyku apnesinin habercisi olabileceğini belirterek gece nefes durmaları yaşayan kişilerin mutlaka uzman değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini vurguluyor.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Memorial Ankara Hastanesi'nden Prof. Dr. Erdal Seren, horlamanın uyku apnesi habercisi olabileceğini ve tedavi edilmediğinde kalp-damar hastalıkları ile ani ölüm riski taşıdığını belirtti.
  • Gece boğulma hissiyle uyanma, gün içi uyku hali ve dikkat eksikliği gibi belirtilerle seyreden uyku apnesinin kesin tanısı uyku testiyle konulur.
  • Fazla kilo, burun tıkanıklıkları gibi faktörlerin neden olduğu horlama ve uyku apnesinin tedavisinde kilo verme ve sigarayı bırakma gibi yaşam tarzı değişiklikleri önemlidir.

Toplumda oldukça yaygın görülen horlama, çoğu zaman basit bir uyku alışkanlığı olarak değerlendirilse de uzmanlara göre ciddi sağlık sorunlarının ilk işareti olabilir. Özellikle gece boyunca nefes durmalarıyla seyreden uyku apnesi, tedavi edilmediğinde kalp-damar hastalıklarından felce, diyabetten ani ölüme kadar birçok önemli riski beraberinde getirebiliyor.

Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü'nden Prof. Dr. Erdal Seren, sürekli horlayan ve gece nefes darlığı yaşayan kişilerin mutlaka uzman kontrolünden geçmesi gerektiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.

Sürekli horlama ciddiye alınmalı

Uyku sırasında üst solunum yollarındaki kasların gevşemesi sonucu hava yolunun daralmasıyla ortaya çıkan horlama, vücudun yeterli oksijen alamadığını gösterebilen önemli belirtilerden biri olarak kabul ediliyor. Uzmanlara göre yumuşak damağın ve küçük dilin uzun olması, bademcik ve geniz eti büyüklüğü, burun tıkanıklıkları ile fazla kilo horlamaya neden olabiliyor. Ara sıra görülen horlama önemli bir sorun oluşturmasa da sürekli hale gelmesi ve nefes durmalarıyla birlikte görülmesi mutlaka araştırılması gereken bir durum olarak değerlendiriliyor.

Bu belirtiler varsa vakit kaybetmeyin

Uyku apnesi bulunan kişiler gece boyunca farkında olmadan defalarca nefessiz kalabiliyor. Prof. Dr. Erdal Seren, hastalığın en sık görülen belirtilerini; horlama, "gece boğulma hissiyle uyanma", çarpıntı, sık idrara çıkma, sinirlilik ve depresif ruh hali, gün içinde sürekli uyku hali ve halsizlik, dikkat eksikliği ile performans düşüklüğü ve sabah baş ağrısı olarak sıralıyor.

Uzmanlar, tedavi edilmeyen uyku apnesinin uzun vadede yüksek tansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, felç, Tip 2 diyabet ve ani ölüm riskini artırabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca horlamanın yalnızca hastayı değil, aynı ortamda uyuyan aile bireylerini de etkileyerek uyku kalitesini düşürdüğü belirtiliyor.

Kesin tanı için uyku testi gerekiyor

Prof. Dr. Erdal Seren, "Hastalığın tanısında en önemli yöntemlerden biri, uyku laboratuvarında gerçekleştirilen polisomnografi yani uyku testidir." diyerek, bu test sayesinde gece boyunca solunum hareketleri, oksijen düzeyi, kalp ritmi, beyin dalgaları ve uyku düzeninin ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini ifade etti.

Uzmanlar ayrıca Kulak Burun Boğaz muayenesiyle hava yolunda darlığa neden olan anatomik problemlerin de ayrıntılı olarak incelendiğini belirtiyor.

Tedavi kişiye göre planlanıyor

Prof. Dr. Erdal Seren, "Horlama ve uyku apnesinin tedavisi, hastalığın şiddetine ve altta yatan nedenlere göre değişiklik göstermektedir." diyerek ilk aşamada kilo verilmesi, sigara ve alkolün bırakılması, düzenli uyku alışkanlığı kazanılması, doğru yatış pozisyonunun tercih edilmesi ve burun tıkanıklıklarının giderilmesi gibi yaşam tarzı değişikliklerinin önerildiğini söyledi.

Hafif ve orta dereceli vakalarda ağız içi aparatlar kullanılarak hava yolunun genişletilebildiğini ve horlamanın azaltılabildiğini ifade eden Seren, tedavinin mutlaka kişiye özel planlanması gerektiğinin altını çizdi.

Cerrahi tedavi de uygulanabiliyor

Anatomik darlıkların ön planda olduğu ya da diğer tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı hastalarda cerrahi seçeneklerin değerlendirildiğini belirten Prof. Dr. Erdal Seren, "Lazer veya radyofrekans destekli yumuşak damak ameliyatları, burun eğriliğinin düzeltilmesi, konka küçültme işlemleri, nazal valv cerrahisi ile bademcik ve geniz eti operasyonları hava yolunu genişleterek solunumun rahatlamasını sağlayabilir. Uygun hastalarda uygulanan cerrahi tedaviler, hem horlamayı hem de uyku apnesine bağlı şikâyetleri önemli ölçüde azaltabilmektedir" ifadelerini kullandı.

Geceleri horluyor, boğularak uyanıyorsanız dikkat!

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme