• Haberler
  • Politika
  • Gazze, Suriye ve yeni dünya düzeni: Bakan Fidan'dan kapsamlı mesajlar

Gazze, Suriye ve yeni dünya düzeni: Bakan Fidan'dan kapsamlı mesajlar

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, medya temsilcileriyle yaptığı değerlendirme toplantısında 2025'te uluslararası sistemde yaşanan kırılmaları, Gazze'deki insani krizi, Suriye'deki gelişmeleri ve Türkiye'nin 2026 yılına yönelik dış politika önceliklerini kapsamlı şekilde değerlendirdi.

Hakan Fidan, medya temsilcileriyle bir araya geldiği değerlendirme toplantısında, uluslararası sistemin mevcut durumu ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımına dair kapsamlı açıklamalarda bulundu. Fidan, 2025 yılının küresel ölçekte derin kırılmaların yaşandığı bir dönem olduğunu belirterek, uluslararası sistemdeki tıkanıklığın artık olağan hale geldiğine dikkat çekti. Küresel düzenin temelini oluşturan kuralların ciddi biçimde yıprandığını ifade eden Fidan, bu sürecin insanlığın ortak vicdanında derin yaralar açtığını söyledi.

Bakan Fidan, 2025 yılı boyunca art arda yaşanan krizlerin devletleri mevcut ittifak ilişkilerini sorgulamaya ittiğini ve yeni arayışların gündeme geldiğini dile getirdi. Çatışmalar, ekonomik dalgalanmalar ve teknolojik dönüşümlerin ülkelerin stratejik önceliklerini yeniden şekillendirdiğini belirten Fidan, bu tablo karşısında sorumluluk ve irade sahibi ülkeler için diplomasinin barışçıl çözüm yollarında tek etkili araç olarak öne çıktığını vurguladı. Bu nedenle 2025 yılının, hem uluslararası sistem hem de Türk dış politikası açısından son derece yoğun ve kalıcı izler bırakan bir yıl olduğunu ifade etti.

Gazze’de yaşananları 2025’in en ağır ve en öncelikli gündem maddesi olarak nitelendiren Fidan, burada yaşananların uluslararası hukuk ve insani değerler açısından küresel sistemin kapasitesini sınayan bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. “Açıkça ifade etmek gerekir ki, mevcut küresel yönetişim modeli bu sınav karşısında maalesef sınıfta kalmıştır” diyen Fidan, Gazze’de yaşanan soykırımın uluslararası sistemdeki adaletsizlikleri açık biçimde ortaya çıkardığını dile getirdi.

Türkiye’nin bu süreçte aktif bir diplomasi yürüttüğünü belirten Fidan, Cumhurbaşkanı liderliğinde dost ve kardeş ülkelerle birlikte ateşkesin sağlanması için yoğun çaba gösterildiğini hatırlattı. Gelinen noktada kırılgan ancak umut veren bir tablonun ortaya çıktığını kaydeden Fidan, “Önümüzdeki dönemde ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi, Gazze’nin yeniden imar edilmesi ve Filistinlilerin kendi devletlerinin çatısı altında barış ve huzur içinde yaşayabilmeleri amacıyla çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Fidan, bu çatışmanın yalnızca iki ülke arasındaki bir kriz olmanın ötesine geçerek transatlantik ilişkilerden Avrupa’nın güvenlik mimarisine kadar birçok başlığın yeniden tartışılmasına yol açtığını söyledi. Türkiye’nin bu süreçte diplomatik kanalları açık tutmaya özen gösterdiğini vurgulayan Fidan, barışın tesis edilmesi için yoğun çaba harcandığını belirtti. 2026 yılına ilişkin değerlendirmesinde ise savaşın sona erdirilmesine yönelik girişimlerin, ideal çözümler ile gerçekçi yaklaşımlar arasındaki farkı kapatmaya odaklanacağını ifade etti.

Suriye’de yaşanan gelişmelere de değinen Fidan, ülkenin içinden geçtiği dönüşüm sürecinin ve uluslararası topluma entegrasyon çabalarının 2025’in olumlu başlıklarından biri olduğunu söyledi. Bölge ülkeleri, Avrupa devletleri ve ABD’nin Suriye konusunda ortaya koyduğu yapıcı iradenin sürmesini temenni ettiklerini dile getiren Fidan, buna karşın SDG meselesinin hem Suriye hem Türkiye hem de bölge açısından sorun olmaya devam ettiğini vurguladı. Fidan, “SDG meselesi takip ettiğiniz gibi yine Suriye, Türkiye ve bölgemizin geri kalanı için bir sorun olmaya devam ediyor. İnşallah bu yıl bu sorun da çözülür. Türkiye olarak bu konudaki kararlı ve net politikamızı 2026 yılında da sürdüreceğiz” dedi.

İsrail’in bölge ülkelerine yönelik saldırılarına da dikkat çeken Fidan, bu yaklaşımın böl, parçala ve yönet anlayışına dayandığını ve yalnızca bölge ülkeleri için değil küresel düzeyde de ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin bu zihniyete karşı her platformda uyarılarda bulunduğunu belirten Fidan, 2025 yılında Türk dış politikasının etkin ve somut sonuçlar ürettiğini ifade etti.

Savunma sanayii alanında uygulanan yaptırımların büyük ölçüde kaldırılmasını önemli bir kazanım olarak değerlendiren Fidan, ekonomik ilişkiler, enerji ve bağlantısallık projelerine de özel önem verildiğini söyledi. Günümüz dünyasında belirsizliğin kalıcı hale geldiğini vurgulayan Fidan, hiçbir ülkenin artık dış politikasını ezber şablonlarla yürütemeyeceğini ifade etti.

Türkiye’nin vizyoner bir liderlik anlayışıyla bu dönemde belirleyici bir rol üstlenme kapasitesine sahip olduğunu dile getiren Fidan, 2026 yılında da yoğun bir diplomasi takviminin Türkiye’yi beklediğini söyledi. NATO, Türk Devletleri Teşkilatı ve BM İklim Değişikliği zirvelerine ev sahipliği yapılacağını hatırlatan Fidan, Türkiye’nin Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Doğu Akdeniz’den Latin Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada barış, istikrar ve refah üretme hedefiyle dış politikasını sürdürmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme