Gazze'de savaş artık algoritmalarla mı yönetiliyor?

Gazze'ye yakın bölgede kurulan askeri koordinasyon merkezinde kullanılan yapay zeka destekli gözetim ve veri analiz sistemleri, savaşın artık yalnızca sahada değil, veri merkezlerinde ve algoritmalar üzerinden yürütüldüğünü gösteriyor.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları devam ederken, bölgeye yaklaşık 20 kilometre mesafede kurulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi (CMCC), modern savaş anlayışının dijital boyutunu gözler önüne seriyor. ABD tarafından kurulan merkezde, istihbarat toplama ve analiz süreçlerinde yapay zeka destekli sistemlerin aktif rol oynadığı belirtiliyor.

Merkezde kullanılan teknolojiler arasında ABD merkezli veri analiz şirketi Palantir Technologies ve gerçek zamanlı risk istihbaratı platformu geliştiren Dataminr yer alıyor. Bu şirketlerin sistemleri; uydu görüntüleri, insansız hava araçlarından elde edilen veriler, biyometrik kayıtlar, iletişim trafiği ve açık kaynaklı dijital içerikleri tek bir veri havuzunda toplayarak analiz edebiliyor.

CMCC’nin temel işlevinin, sahadan gelen çok katmanlı verileri anlık olarak işleyip askeri birliklere yönlendirme sağlamak olduğu ifade ediliyor. Hedef belirleme, tehdit sınıflandırması ve operasyon önceliği gibi kritik karar süreçlerinde algoritmaların etkisi giderek artıyor. Uzmanlara göre bu durum, savaşın “veri odaklı” bir yapıya evrildiğini gösteriyor.

Palantir tarafından geliştirilen ve “Maven” olarak bilinen yapay zeka destekli hedefleme platformu da bu sistemler arasında yer alıyor. ABD Savunma Bakanlığı tarafından “yapay zeka destekli savaş alanı platformu” olarak tanımlanan bu yapı, farklı kaynaklardan topladığı bilgileri analiz ederek askeri planlamaya entegre edebiliyor. Platformun yalnızca Gazze’de değil, Yemen, Suriye ve Irak gibi farklı coğrafyalarda da kullanıldığı biliniyor.

Öte yandan, İsrail’in Hamas bağlantılı olduğu değerlendirilen kişileri tespit etmek amacıyla kullandığı “Lavender” adlı yapay zeka destekli gözetim aracının da tartışma yarattığı belirtiliyor. Bu sistemin, belirli kriterler üzerinden olasılık hesaplaması yaparak hedef belirlemesi, hukuki ve etik soruları beraberinde getiriyor.

Sahadaki fiziksel gözetim zincirinde ise ABD merkezli dron üreticisi Easy Aerial’in geliştirdiği “drone-in-a-box” sistemlerinin adı geçiyor. Bu sistemler sayesinde sınır hattında toplanan görüntüler, yapay zeka destekli analiz platformlarına aktarılabiliyor ve risk değerlendirmeleri otomatik olarak sınıflandırılabiliyor.

Biyometrik gözetim alanında ise İsrail merkezli savunma şirketi Elbit Systems’in geliştirdiği yüz tanıma ve kimlik doğrulama sistemlerinin kontrol noktalarında aktif olarak kullanıldığı bildiriliyor. Bu uygulamalar, sivil nüfusun hareketlerinin dijital olarak izlenmesini mümkün kılıyor.

Tüm bu gelişmeler, yapay zekanın askeri kullanımıyla ilgili küresel bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Algoritmaların sivil-asker ayrımında belirleyici rol üstlenmesi, olası ihlallerde sorumluluğun kime ait olacağı sorusunu gündeme taşıyor. Kararı veren askeri yetkililer mi, sistemi geliştiren şirketler mi yoksa bu teknolojileri devreye alan devletler mi sorumlu olacak? Bu sorular henüz net bir yanıt bulmuş değil.

Gazze’deki örnek, savaşın yalnızca tanklar ve askerler üzerinden değil; veri merkezleri, yazılım platformları ve algoritmalar aracılığıyla yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Uzmanlar, yapay zekanın askeri kullanımına ilişkin uluslararası normların ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
AA

Bakmadan Geçme