Fidan'ın AB mesajı: Şimdi sıra Avrupa'da

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya'da yaptığı açıklamalarda Türkiye'nin AB'ye tam üyelik konusundaki kararlılığını vurgularken, Avrupa güvenliği, Rusya-Ukrayna Savaşı, NATO'nun rolü ve Suriye'deki gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya ziyareti sırasında Welt am Sonntag gazetesine verdiği röportajda, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan Avrupa güvenlik mimarisine, NATO’nun rolünden Türkiye’nin AB üyeliği sürecine kadar birçok başlıkta önemli açıklamalarda bulundu. Savaşın iki tarafının da, gelinen aşamada, barışa geçmişe kıyasla daha açık hale geldiğini belirten Fidan, hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın yaşanan yıkımın boyutunu gördüğünü, savaşın sınırlarını fark ettiğini ifade etti.

Fidan, “Putin’in belirli koşullarda ateşkesi ve kapsamlı bir barış anlaşmasını kabul etmeye hazır olduğunu biliyoruz. Bu Ukrayna tarafına iletildi. Türkiye de sürecin bazı yönlerinde aktif rol alıyor.” dedi. Rusya’nın da savaş nedeniyle ekonomik ve sosyal açıdan ağır bir bedel ödediğini vurgulayan Fidan, barışın sadece Ukrayna için değil, tüm Avrupa için uzun vadeli istikrar sağlayabileceğini dile getirdi.

Macron’un “Türkiye dahil bazı ülkelerin Ukrayna’ya koruma gücü gönderebileceği” yönündeki sözlerini değerlendiren Fidan, NATO birlikleri ile uluslararası gözlemci birlikleri arasındaki farklara işaret ederek, şu anda en kritik meselenin ABD’nin Ukrayna’ya sağlayacağı güvenlik garantisi olduğunu söyledi. Avrupa ülkelerinin egemenlik haklarını koruma konusunda haklı endişeleri bulunduğunu, Rusya’nın ise kendi güvenlik sınırlarını bu tartışmanın merkezine koyduğunu ifade etti.

Fidan, Türkiye’nin Avrupa güvenliğine bakış açısını da şöyle özetledi:
“Suriye ve Libya gibi pek çok mücadelede Rusya ile karşı karşıya geldik ancak hiçbir zaman diyaloğu kesmedik. Türkiye, komşularıyla sürekli çatışma halinde olmak istemez; çıkarlarımız ihlal edildiğinde tepki veririz ama esas hedefimiz istikrardır.”

Avrupa güvenliğinin geleceğine ilişkin üç temel unsur üzerinde duran Fidan; NATO’nun belirleyici rolü, savunma sanayisinin güçlendirilmesi ve ABD’nin Avrupa’ya yönelik angajmanının nasıl şekilleneceği konularının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin Avrupa savunma sanayi projelerine daha fazla katılmak istediğini belirten Fidan, Avrupa’nın yeni güç dengeleri içinde kendi merkezini oluşturma sorumluluğu bulunduğunu ifade etti.

Türkiye-AB ilişkilerine değinen Fidan, üyelik sürecinde tıkanmaların siyasi sebeplerden kaynaklandığını belirterek, “Fasıllar açılmadan neyi yerine getirip getirmediğimiz değerlendirilemez. Cumhurbaşkanımız üyelik konusundaki irademizi açık şekilde beyan ediyor. Şimdi adım atması gereken AB’dir.” dedi.

Almanya ile ilişkilerde son yıllarda yaşanan siyasi uyumun iş birliğini kolaylaştırdığını aktaran Fidan, Almanya’nın yeni güvenlik ortamında daha fazla sorumluluk almak zorunda kalacağını belirtti.

Suriye’deki duruma ilişkin değerlendirmesinde ise Fidan, ülkenin ekonomik toparlanma belirtileri gösterdiğini, devrimden bu yana yaklaşık 500 bin kişinin Türkiye’den Suriye’ye döndüğünü ve koşullar iyileştikçe bu sayının artabileceğini söyledi. İsrail’in bölgedeki politikalarının süreci tehdit eden en büyük risk olduğunu vurgulayan Fidan, güvenlik kaygılarının diyalog yoluyla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
AA

Bakmadan Geçme