Erken doğum çocukların diş sağlığını etkileyebilir
Erken doğum ve düşük doğum ağırlığının bazı çocuklarda diş minesinin gelişimini etkileyebildiğini belirten Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, ilk süt dişinin çıkmasıyla birlikte koruyucu ağız ve diş bakımına başlanmasının önem taşıdığını söyledi.
Haberin Özeti
- • Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, erken doğum ve düşük doğum ağırlığıyla dünyaya gelen çocuklarda diş minesinin gelişiminin etkilenebileceğini belirtti.
- • Mine yapısındaki bozukluklar, dişleri hassaslaştırarak çürük riskini artırabilir; bu nedenle ağız ve diş sağlığının erken takibi büyük önem taşır.
- • Özellikle erken doğan bebeklerde gece biberonuyla şeker içeren sıvıların tüketilmesi, erken çocukluk çağı çürükleri için önemli bir risk oluşturmaktadır.
Çocuklarda okul öncesi dönemde en sık karşılaşılan ağız ve diş sağlığı problemlerinden biri olan erken çocukluk çağı çürükleri, yalnızca dişlerde oluşturduğu hasarla sınırlı kalmıyor. İlerleyen vakalarda beslenmeden büyüme ve gelişime, günlük yaşam kalitesinden çocuğun psikolojik durumuna kadar farklı alanlarda olumsuzluklara neden olabiliyor.
Çürüklerin ortaya çıkmasında ağız hijyeninin yetersiz olması ve beslenme alışkanlıkları önemli rol oynarken, çocuğun dünyaya geldiği gebelik haftası, doğum ağırlığı ve erken dönemde karşılaştığı bazı sağlık problemleri de diş gelişimi açısından dikkate alınması gereken faktörler arasında bulunuyor.
Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, özellikle prematüre veya düşük doğum ağırlığıyla dünyaya gelen çocuklarda diş minesinin gelişiminin bazı yönlerden etkilenebileceğine dikkat çekti.
Erken veya düşük doğum ağırlığıyla dünyaya gelmenin çocuğun gelecekte mutlaka diş çürüğü yaşayacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Dt. Nurgül Demir, bu çocuklarda ağız ve diş sağlığının daha yakından takip edilmesinin yararlı olacağını belirtti.
Demir, “Erken doğum veya düşük doğum ağırlığı, çocuğun ilerleyen dönemde mutlaka diş çürüğü yaşayacağı anlamına gelmez. Ancak bu çocuklarda diş minesinin gelişiminde bazı bozukluklarla karşılaşma ihtimali artabilir. Mine yapısındaki değişiklikler, dişlerin dış etkenlere karşı daha hassas hale gelmesine neden olabilir” dedi.
Bu nedenle ağız ve diş sağlığının erken çocukluk döneminden itibaren takip edilmesinin önem taşıdığını ifade eden Demir, olası risklerin erken belirlenmesinin koruyucu uygulamalar açısından avantaj sağlayabileceğini kaydetti.
Erken doğum diş minesini etkileyebiliyor
Dişlerin dış yüzeyini kaplayan mine tabakası, ağız içerisindeki çeşitli etkenlere karşı önemli bir koruyucu görev üstleniyor. Prematüre doğan bebeklerde doğum öncesi ve sonrasında karşılaşılan bazı sistemik sorunlar ile mineral ve kalsiyum metabolizmasındaki değişiklikler, mine gelişimini etkileyebiliyor.
Mine yapısında meydana gelen gelişimsel bozukluklar, diş yüzeyinin normalden daha düzensiz veya hassas olmasına yol açabiliyor. Düzensiz yüzeylerde plak birikiminin kolaylaşması ise yeterli ağız bakımı yapılmadığında çürük gelişme riskini artırabiliyor.
Gece biberonuyla uyutmaya dikkat
Erken doğan bazı bebeklerde yaşanan beslenme güçlükleri nedeniyle biberon kullanımının daha uzun süre devam edebildiğine dikkat çeken Dt. Nurgül Demir, özellikle gece beslenmesi konusunda aileleri uyardı.
Demir, “Bebeğin biberonla uyuması ve özellikle şeker içeren sıvıların gece boyunca dişlerle temas etmesi, erken çocukluk çağı çürükleri açısından önemli bir risk oluşturabilir” ifadelerini kullandı.
Çocuğun yalnızca ne tükettiğinin değil, gün içerisinde ne kadar sık beslendiğinin ve beslenmenin hangi saatlerde gerçekleştirildiğinin de önemli olduğunu belirten Demir, beslenme sonrasında ağız bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
İlk diş çıktığında diş hekimi kontrolü başlamalı
Erken çocukluk çağı çürüklerinin tek bir nedene bağlanamayacağını belirten Dt. Nurgül Demir, genetik özelliklerden beslenmeye, ağız hijyeninden çocuğun genel sağlık durumuna kadar birçok faktörün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Özellikle erken veya düşük doğum ağırlığıyla dünyaya gelen çocuklarda ağız ve diş sağlığı takibinin çocuğun ihtiyaçlarına göre planlanmasını öneren Demir, “İlk süt dişlerinin sürmesiyle birlikte düzenli ve doğru ağız bakımının başlatılması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması ve çürük riskinin değerlendirilmesi koruyucu diş hekimliğinin temel adımlarındandır. İlk diş hekimi ziyaretinin de ilk dişin sürmesiyle birlikte gerçekleştirilmesini öneriyoruz” dedi.
Hedef çürük oluşmadan önlem almak
Dt. Nurgül Demir, erken doğum veya düşük doğum ağırlığı öyküsü bulunan çocukların ebeveynlerinin endişe etmek yerine koruyucu ağız ve diş sağlığı uygulamalarına ağırlık vermesi gerektiğini belirtti.
Düzenli diş kontrolleri, yaşa uygun ağız hijyeni, dengeli beslenme ve doğru beslenme alışkanlıklarının küçük yaşta kazandırılması, ilerleyen yıllarda karşılaşılabilecek diş sorunlarının azaltılmasına yardımcı olabiliyor.
Demir, “Ebeveynlerin burada temel hedefi, herhangi bir sorun ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek yerine, çocuğun ilk dişlerinden itibaren koruyucu bir ağız sağlığı rutini oluşturmak olmalı” ifadelerini kullanarak erken dönemde alınacak önlemlerin önemine dikkat çekti.
Bakmadan Geçme
