Epstein belgeleri büyüyor mu? Washington'da kritik ifade
Eski ABD Başkanı Bill Clinton, Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında Kongre üyelerine ifade verdi.
ABD siyasetinde uzun süredir tartışma konusu olan Epstein dosyaları, yeniden gündemin merkezine yerleşti. Eski ABD Başkanı Bill Clinton, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurmakla suçlanan ve 2019 yılında tutuklu bulunduğu cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein ile ilişkisine dair Kongre üyelerinin sorularını yanıtladı. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi tarafından gerçekleştirilen sorgulama, New York’ta basına kapalı şekilde yapıldı.
ABD basınında yer alan bilgilere göre Clinton, ifadesinde Epstein ile geçmişte çeşitli temaslarının bulunduğunu kabul etti. Ancak milyarder iş insanının işlediği iddia edilen suçlardan “asla haberdar olmadığını” vurguladı. Clinton, ilk suç itirafından çok önce Epstein ile tüm ilişkisini kestiğini belirterek, “Hiçbir yanlış yapmadım ve beni şüpheye düşürecek bir durum görmedim. O, bunu uzun süre herkesten gizledi.” ifadelerini kullandı.
Sorgulama sürecine ilişkin açıklama yapan Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Anna Paulina Luna, Clinton’ın komiteye karşı iş birliği içinde olduğunu söyledi. Luna, şu ana kadar Clinton’ın herhangi bir bilgiyi sakladığına dair bir emare görmediğini ve eski başkanın şeffaf bir tutum sergilediğini dile getirdi.
Adalet Bakanlığı tarafından geçtiğimiz yılın sonlarında kamuoyuyla paylaşılan Epstein dosyalarında Clinton’ın adı da yer almıştı. Belgelerde, Clinton’ın Epstein’ın özel uçağıyla en az 16 kez seyahat ettiği bilgisi bulunuyor. Ayrıca bazı fotoğrafların da dosyalarda yer aldığı belirtilmişti. Clinton’ın sözcüsü Angel Urena ise söz konusu uçuşların 2000’li yılların başında, Epstein hakkında herhangi bir cinsel suç davası açılmadan önce ve Clinton Vakfı faaliyetleri kapsamında gerçekleştiğini açıklamıştı.
Epstein olayı, ABD kamuoyunda yıllardır tartışılmaya devam ediyor. Reşit olmayan çok sayıda kız çocuğuna cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanan Jeffrey Epstein, 10 Ağustos 2019’da Manhattan’daki federal hapishanede ölü bulunmuştu. O dönem olayın intihar mı yoksa cinayet mi olduğu yönündeki tartışmalar uzun süre gündemde kalmıştı.
Epstein dava dosyalarında, eski Prens Andrew, Donald Trump, Ehud Barak, Al Gore, Kevin Spacey, Michael Jackson, David Copperfield, Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi kamuoyunca tanınan pek çok ismin adının geçtiği belirtilmişti. Ancak isimlerin dosyalarda yer alması, bu kişilerin suç işlediği anlamına gelmiyor.
Federal Bureau of Investigation (FBI) ile ABD Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen inceleme sonucunda, kamuoyunda sıkça dile getirilen “müşteri listesi” iddialarına dair somut bir kanıt bulunamadığı açıklanmıştı. Yetkililer, Epstein’ın cezaevindeki ölümünün resmi kayıtlara göre intihar olarak değerlendirildiğini duyurmuştu.
Clinton’ın Kongre’de verdiği ifade, hem siyasi hem de hukuki açıdan yeni tartışmaların fitilini ateşlemiş durumda. Özellikle yaklaşan seçim sürecinde Epstein dosyalarının yeniden gündeme gelmesi, ABD siyasetinde tansiyonu yükseltebilir. Sürecin nasıl ilerleyeceği ve yeni belgelerin kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağı merak konusu olmaya devam ediyor.