Ekran süresi uzadı, zihinsel yük arttı: Dijital detoks çözüm mü?
Sürekli bildirim, içerik akışı ve 'kaçırma korkusu' ile uzayan ekran süreleri, zihinsel yükü artırıyor. Uzmanların işaret ettiği 'dijital detoks' yaklaşımı ise belirli sürelerle ekranlardan uzaklaşıp gerçek hayata odaklanmayı hedefliyor.
Ekranların hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte, pek çok kişi gün içinde fark etmeden saatlerce telefon, tablet ve bilgisayar başında kalıyor. Haberleşme, eğlence ve öğrenme gibi alanlarda kolaylık sağlayan dijital araçlar, kontrolsüz kullanıldığında ise zihinsel yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve psikolojik baskı gibi sonuçları beraberinde getirebiliyor.
Bu süreçte öne çıkan başlıklardan biri “FOMO” olarak bilinen, bir şeyleri kaçırma kaygısı. Cihazdan uzak kalındığında olup biteni kaçırma endişesi, ekranla bağı güçlendirirken; sosyal mecralarda bitmeyen içerik akışı da “aşırı bilgi yüklenmesi” hissini artırıyor. Bildirimler, indirim mesajları, anlık gelişmeler ve günlük yazışmalar gün boyunca dikkati bölüyor; odaklanma süresi kısalırken zihinsel yük büyüyor.
Dijitalleşmenin yaygınlaşmasıyla “sosyal medya yorgunluğu”, “bildirim yorgunluğu” gibi kavramlar da daha sık konuşulur hale geldi. Uzun süreli ve yoğun kullanımın, bazı kişilerde bitkinlik, can sıkıntısı ve tükenmişlik hissini beslediği; kaygı ve depresyon gibi olumsuz duygularla birlikte seyredebileceği ifade ediliyor.
Küresel ölçekte ekran sürelerinin arttığına işaret eden Datareportal’ın 2025 dijital raporunda, günlük ortalama ekran süresinin 6 saat 40 dakika olduğu; bu sürenin 2013’ten bu yana yaklaşık 30 dakika yükseldiği bilgisi yer alıyor. Aynı raporda 0-2 yaş grubundaki çocukların önemli bir kısmının ekranla etkileşimde olduğu, Z kuşağında ise ekran süresinin 9 saate kadar çıkabildiği aktarılıyor.
Bildirimler özelinde de benzer bir tablo dikkat çekiyor. Reuters Enstitüsü’nün 2025 Haber Raporu’na göre, katılımcıların önemli bir bölümü hafta içinde haber bildirimi almadığını belirtirken, bildirim almadığını söyleyenlerin kayda değer bir kısmı da bu seçimi bilinçli olarak yaptığını ifade ediyor. Raporda, haber bildirimlerinin son 10 yılda arttığına ve bazı ülkelerde haftalık bildirim alanların oranında belirgin yükseliş olduğuna dikkat çekiliyor.
Bu verilerle birlikte “dijital detoks” kavramı daha fazla öne çıkıyor. Brown Üniversitesi’nin tanımına göre dijital detoks; akıllı telefon, bilgisayar, tablet ve televizyon gibi cihazlardan ve sosyal medya platformlarından belirli bir süre uzak kalmayı ifade ediyor. Amaç, dikkati dağıtan uyaranları azaltarak kişinin gerçek hayatla daha doğrudan bağ kurabilmesi.
Dijital detoksun gerekli görülmesinin nedenleri arasında, sürekli bilgi akışına maruz kalmanın kaygıyı artırabilmesi, karar verme süreçlerini zorlaştırabilmesi ve odak süresini düşürebilmesi yer alıyor. Ayrıca aynı anda birçok işi yapmaya çalışma eğiliminin artması, dikkat süresinin kısalması ve mahremiyetin giderek daha fazla tartışma konusu olması da dijital dünyaya kontrollü mesafe koyma arayışını güçlendiriyor.
Bakmadan Geçme