- Haberler
- Sağlık
- Doğumda yalnızca bir kez alınabiliyor: Kordon kanı hangi hastalıklarda kullanılıyor?
Doğumda yalnızca bir kez alınabiliyor: Kordon kanı hangi hastalıklarda kullanılıyor?
Acıbadem Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Zeynep Cansu Aladağ, doğum sırasında toplanabilen kordon kanının 80'den fazla hastalıkta kullanılan kök hücre tedavileri açısından önemli bir kaynak olduğunu belirterek ailelerin doğum öncesinde bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
Haberin Özeti
- • Kordon kanı ve kordon dokusu, doğum anında toplanabilen, kök hücre içeren önemli bir kaynaktır; ailelerin önceden bilgilendirilmesi gerekmektedir.
- • Acıbadem Adana Hastanesi'nden Dr. Zeynep Cansu Aladağ'a göre, bu kök hücreler 80'den fazla kan ve bağışıklık sistemi hastalığının tedavisinde kullanılabiliyor.
- • Kordon kanı, nörolojik ve bağ dokusu hastalıklarında gelecekteki tedaviler için büyük potansiyel taşırken, toplanması için sadece doğum anı fırsat sunar.
Bebek dünyaya geldikten sonra göbek kordonu ve plasentada kalan kan, içerdiği kök hücreler nedeniyle bazı hastalıkların tedavisinde kullanılabiliyor. Ancak bu kanın toplanabilmesi için yalnızca doğum sırasında fırsat bulunuyor.
Kordon kanı bankacılığı hakkında bilgi veren Acıbadem Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Zeynep Cansu Aladağ, ailelerin doğumdan önce bu konuda bilgi edinmesinin önemini anlattı.
Kordon kanı, doğumun ardından göbek kordonu ve plasentada kalan kanın özel yöntemlerle toplanmasıyla elde ediliyor. Toplanan kan, gerekli kontrollerden geçirildikten sonra saklanmaya uygun bulunursa dondurularak kordon kanı bankasına alınıyor.
Kordon kanında bulunan kan yapıcı kök hücreler, belirli kan hastalıkları ve bağışıklık sistemi rahatsızlıklarında gerçekleştirilen kök hücre nakillerinde kullanılabiliyor.
“80'den fazla hastalık için tedavi olabilecek bir yöntem”
Kordon kanının alınabilmesi için doğum anının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Aladağ, bu nedenle ailelerin kararlarını önceden vermelerinin önemli olduğunu söyledi.
Dr. Aladağ, “Kordon kanının alınması ve kordon bağını toplanabilmesi için sadece bir an var. Bu da doğum anı. Bu nedenle ailelerin doğumdan önce bilgilendirilmesi gerekiyor. Seksenden fazla kan hastalığı türü için tedavi olabilecek, zaman içerisinde geliştirilecek yöntemlerle daha fazla nörolojik hastalıklara, bağ dokusu, bağışıklık sistemi hastalıklarında bize katkı sağlayabilecek bir yöntemdir” dedi.
Kordon kanındaki kök hücreler, bazı lösemi türleri, belirli kalıtsal kan hastalıkları ve bağışıklık sistemi bozukluklarında uygulanan kök hücre nakillerinde kullanılabiliyor.
Nörolojik hastalıklar ve bağ dokusu hastalıklarında ise kordon kanı ve kordon dokusundan elde edilen hücrelerin olası kullanım alanlarına yönelik araştırmalar sürüyor. Bu alanlardaki çalışmaların tamamı, günümüzde yerleşik ve etkinliği kanıtlanmış tedaviler anlamına gelmiyor.
Kordon dokusunun saklanması da gündemde
Kordon kanının yanı sıra göbek kordonu dokusunun da saklanabildiğini anlatan Dr. Aladağ, bu dokunun gelecekteki hücresel tedavi araştırmaları açısından değerlendirildiğini belirtti.
Aladağ, “Kordon bağı çok zengin bir doku olduğu için, nörolojik ve bağışıklıklarla ilgili hastalıklarda bize çok fazla tedavi seçeneği sunacak bir yöntemdir. Zamanla gelişen teknoloji ve yapılan yeni çalışmalarla birçok hastalığa tedavi olacaktır. Alınıp saklanabilmesi için tek şansımız olduğundan dolayı doğum anında alıp saklanırsa hem kendi evladınız için ilerde oluşabilecek hastalıklara, hem de başka çocuklara tedavi sağlayabilecek önemli bir kaynaktır” ifadelerini kullandı.
Kordon kanının ileride kullanılabilmesi, yalnızca saklanmış olmasına bağlı değil. Hastalığın türü, hücrelerin uygunluğu, yeterli hücre miktarı ve nakil koşulları da tedavi kararında belirleyici oluyor.
Ayrıca bir çocuğun kendi kordon kanı, özellikle bazı genetik hastalıklarda ve belirli lösemi türlerinde uygun tedavi kaynağı olmayabiliyor.
Anne ve bebekten kan alınmıyor
Kordon kanının toplanma sürecine ilişkin bilgi veren Dr. Zeynep Cansu Aladağ, işlemin bebek doğduktan ve göbek kordonu ayrıldıktan sonra gerçekleştirildiğini söyledi.
Aladağ, “Eğer erken doğum olmamışsa, annede herhangi bir enfeksiyon yoksa ve plasentada herhangi bir enfeksiyon oluşmamışsa kordon bağını biz alabiliyoruz. Sonrasında yeterli kök hücre olup olmadığı bankada değerlendiriliyor. Yeterli kök hücre varsa bebeğin ailesinin istediği süre boyunca saklanabiliyor. Doğum esnasında bebekten herhangi bir kan alınmıyor. Bebek ayrıldıktan sonra kalan kandan ve göbek kordonundan toplandığı için anneye ve bebeğe hiçbir zararı olmuyor” şeklinde konuştu.
Toplama işlemi, doğumun ardından kalan kan üzerinden yapıldığı için bebeğe ayrıca iğne uygulanmasını gerektirmiyor. Bununla birlikte işlemin gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği, doğumun koşullarına ve anne ile bebeğin sağlık durumuna göre değerlendiriliyor.
Toplanan kanın saklanabilmesi için gerekli laboratuvar incelemelerinin yapılması ve yeterli miktarda uygun hücre bulunması gerekiyor.
Ailelerin doğum öncesinde karar vermesi gerekiyor
Kordon kanı bankacılığında ailelerin önünde bağış ve özel saklama gibi farklı seçenekler bulunabiliyor. Bağışlanan kordon kanı, uygun koşullarda başka hastaların tedavisinde kullanılmak üzere değerlendirilebiliyor.
Özel saklama ise kordon kanının aile adına muhafaza edilmesini kapsıyor. Ancak saklanan hücrelerin ileride mutlaka kullanılacağı veya her hastalık için uygun olacağı garanti edilemiyor.
Dr. Zeynep Cansu Aladağ'ın açıklamaları, kordon kanı toplama işleminin yalnızca doğum sırasında yapılabilmesi nedeniyle ailelerin bu konuyu gebelik döneminde değerlendirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Bakmadan Geçme
