• Haberler
  • Sağlık
  • Dijital unutkanlığın asıl nedeni hafıza değil, dikkat kaybı olabilir

Dijital unutkanlığın asıl nedeni hafıza değil, dikkat kaybı olabilir

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yoğun dijital kullanımın dikkat ve öğrenme süreçlerini etkileyebildiğini belirterek dijital demans kavramının gerçek demans hastalığıyla karıştırılmaması gerektiğini söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital demansın tıbbi bir tanı olmadığını ve yaşanan unutkanlığın hafıza kaybından ziyade dikkat eksikliğinden kaynaklandığını açıkladı.
  • • Dijital cihazların yedek hafıza gibi kullanıldığını belirten Tarhan, bilgiyi öğrenmek yerine nerede olduğunu hatırlamanın derin öğrenme alışkanlıklarını olumsuz etkilediğini vurguladı.
  • • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Tarhan, dijital ortamda aynı anda birden fazla işle ilgilenmenin odaklanmayı zorlaştırarak verimli ve kalıcı öğrenmeyi engellediğini ifade etti.

Telefon, bilgisayar ve sosyal medya kullanımının günlük yaşamda giderek daha fazla yer kaplaması, unutkanlık ve odaklanma sorunlarını da gündeme getiriyor. Özellikle birden fazla dijital içerikle aynı anda ilgilenmek, bilgiyi öğrenmek yerine sürekli yeni uyaranlara yönelmeye neden olabiliyor.

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital çağda yaşanan unutkanlıkların önemli bir bölümünün hafızadan önce dikkatle ilişkili olduğunu belirtti. Tarhan'a göre kişi yeterince odaklanamadığında bilgiyi zihnine kaydedemiyor ve sonrasında bu durumu unutkanlık olarak yorumlayabiliyor.

Dijital demans gerçek bir hastalık mı?

Son yıllarda sıkça kullanılan dijital demans ifadesinin tıbbi bir tanı olmadığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kavramın teknolojinin hafıza üzerindeki olası olumsuz etkilerini anlatmak amacıyla ortaya çıktığını söyledi.

Tarhan, “Dijital demans kitabi bir tanım değil ama gerçek payı var.” diyerek özellikle çocukların yoğun dijital kullanımının hafıza ve öğrenme alışkanlıkları üzerindeki etkilerine değindi.

Klinik demans ile dijital cihaz kullanımına bağlı yaşanabilen dikkat ve unutkanlık sorunlarının birbirinden ayrılması gerektiğini ifade eden Tarhan, bu durumu hafıza erozyonu olarak tanımlamanın daha doğru olacağını belirtti.

Prof. Dr. Tarhan, “Kişi odaklanma zorluğu yaşadığı zaman bunu unutkanlık zannediyor. Halbuki beyin odaklanıp bilgiyi kaydetmiyor.” sözleriyle dikkat ve hafıza arasındaki ilişkiyi anlattı.

Telefonlar yedek hafıza gibi kullanılıyor

Dijital cihazların bilgiye ulaşmayı kolaylaştırması, insanların bilgiyi akılda tutma biçimini de değiştiriyor. Telefon numaraları, adresler ve günlük bilgiler çoğu zaman hafızada tutulmak yerine cihazlara kaydediliyor.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insanların dijital dünyayı giderek bir yedek beyin gibi kullandığını ifade etti. Bilginin kendisini öğrenmek yerine nerede bulunacağını hatırlamanın öncelik kazandığını belirten Tarhan, bunun derin öğrenme alışkanlıklarını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

Bir metni okumak, kopyalamak veya başka bir yere aktarmanın tek başına öğrenme anlamına gelmediğini vurgulayan Tarhan, kişinin öğrendiği bilgiyi yorumlaması ve kendi cümleleriyle yeniden anlatması gerektiğini kaydetti.

Aynı anda birden fazla işle uğraşmak öğrenmeyi zorlaştırıyor

Dijital ortamda bir yandan mesajlara cevap vermek, diğer yandan video izlemek veya başka içerikleri takip etmek yaygın bir alışkanlığa dönüşmüş durumda.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çoklu görev olarak adlandırılan bu davranışın öğrenme üzerindeki etkilerine değinerek, “Aynı anda çok şeylerle ilgileniyorum zannediyor fakat hiçbirinden bir şey öğrenemiyor, verim alamıyor.” dedi.

Tarhan, bilginin kalıcı biçimde öğrenilebilmesi için kişinin belirli bir süre tek bir konuya yoğunlaşması gerektiğini ifade etti. Sürekli bölünen dikkatin, okunan veya dinlenen bilgilerin anlamlandırılmasını zorlaştırabileceğini belirtti.

Sosyal medyada art arda kısa videolar izlemek ve sürekli ekran kaydırmak da odaklanma süresini etkileyebilen alışkanlıklar arasında gösteriliyor.

Tarhan, geçmişte sınıf ortamında öğrencilerin dikkatinin yaklaşık 14-15 dakika sonra dağılabildiğini, günümüzde ise bazı durumlarda bu sürenin 3-4 dakikaya kadar gerileyebildiğini dile getirdi. Bu süreler Tarhan'ın değerlendirmesine dayanıyor.

Yapay zekâ düşünmenin yerini almamalı

Yapay zekâ uygulamalarının bilgiye erişimi kolaylaştırdığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu teknolojilerin insanın düşünme ve yorumlama becerilerinin yerine kullanılmaması gerektiğini söyledi.

Tarhan, kişinin farklı bilgiler arasında bağlantı kurmasının ve yeni yorumlar geliştirmesinin zihinsel faaliyetler açısından gerekli olduğunu belirtti. Bu süreçlerin sürekli dijital sistemlere bırakılmasının muhakeme alışkanlıklarını zayıflatabileceğini ifade etti.

Öğrencilerin yapay zekâyla hazırladıkları ödevlere de değinen Tarhan, bazı öğretim üyelerinin öğrencilerden çalışmalarını elle yazmalarını istemeye başladığını aktardı.

Tarhan'a göre teknoloji tamamen yasaklanmak yerine öğrenmeyi destekleyecek biçimde kullanılmalı. Öğrencinin hazır bilgiyi aktarması yerine anlaması, değerlendirmesi ve yeniden ifade etmesi gerekiyor.

Dijital platformlar kullanıcı alışkanlıklarını takip ediyor

Sosyal medya algoritmalarının kullanıcıların izlediği içerikleri ve ilgi alanlarını analiz ederek yeni öneriler oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu sistemlerin insanların ekran başında geçirdiği süreyi etkileyebildiğini söyledi.

Kişiselleştirilmiş içeriklerin kullanıcıların ilgisini sürekli canlı tutabildiğini anlatan Tarhan, dijital platformların insan davranışlarını yönlendirme potansiyeline işaret etti.

Yapay zekâ ve dijital sistemlerin kullanımında kişisel verilerin korunması ve algoritmaların şeffaflığı konularının da dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Ailelere haftada bir gün dijital detoks önerisi

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital cihaz kullanımının aile içinde ortak kurallarla düzenlenmesini önerdi. Özellikle çocukların ekran alışkanlıklarının değiştirilmesinde ebeveynlerin de aynı kurallara uymasının gerekli olduğunu ifade etti.

Tarhan, “Bir ailede haftanın belli bir günü ‘dijital detoks’ yapmayı öneriyoruz. Herkes telefonu bırakacak, beraber bir saat iki saat kitap okuyacak.” dedi.

Uyku öncesinde telefon kullanımına da değinen Tarhan, sürekli ekran kaydırmanın uykuya geçişi zorlaştırabileceğini belirterek yatmadan önce dijital cihazların bırakılmasını tavsiye etti.

Teknoloji kullanımının tamamen bırakılmasını savunmadığını ifade eden Tarhan, dijital araçların belirli bir amaç doğrultusunda kullanılmasının daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu söyledi.

Dijital unutkanlığın asıl nedeni hafıza değil, dikkat kaybı olabilir

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, teknolojinin öğrenme, iletişim ve günlük işleri kolaylaştırabildiğini ancak kontrolsüz kullanımın dikkat, ruh sağlığı ve sosyal ilişkiler üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Özellikle çocuklarda dijital bağımlılığın okul reddi ve yemek reddi gibi davranışsal sorunlarla ilişkili olabileceğini ifade ederek ailelerin ekran kullanımını yakından takip etmesini önerdi.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme