Borsada kazanç hırsı tehlikeli bir döngüye dönüşebilir
Borsada yatırım yaparken sürekli fiyat kontrolü yapmak, kısa sürede yüksek kazanç beklemek ve kaybedilen parayı geri kazanabilmek için riski artırmak, yatırım davranışının kontrolden çıktığını gösteren önemli işaretler arasında yer alıyor.
Haberin Özeti
- • Sürekli borsa takibi ve hızlı kazanç beklentisi, yatırım davranışının kontrolden çıktığına işaret edebiliyor.
- • Kaybedilen parayı telafi etmek için daha fazla risk almak, finansal kayıpların büyümesine ve borçlanmaya yol açabiliyor.
- • Kontrol kaybı ilerlediğinde aile ilişkileri, iş ve akademik hayat olumsuz etkilenirken depresif belirtiler de ortaya çıkabiliyor.
Borsa ve diğer finansal yatırım araçları, doğru bilgi ve analizle uzun vadeli birikim amacıyla kullanılabiliyor. Ancak yatırımcının piyasayla kurduğu ilişkinin değişmesi, özellikle kısa sürede kazanç sağlama isteğinin ön plana çıkması bazı kişilerde davranışsal bağımlılığa benzer bir sürecin gelişmesine neden olabiliyor.
Medipol Mega Üniversite Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman, yatırım ile bağımlılık arasındaki ayrımda işlemlerin sıklığı kadar kişinin davranışları üzerindeki kontrolünün de önemli olduğunu belirtti.
Her yatırımcı bağımlı olarak değerlendirilemez
Borsa, forex ve fon gibi araçlarda işlem yapan herkesin bağımlı olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirten Tuman, planlı ve bilgiye dayalı yatırımın sabır gerektiren bir süreç olduğunu ifade etti.
Tuman, “Yatırım daha çok sabır gerektiren, bilgi gerektiren ve analiz gerektiren bir süreç. Böyle olduğunda, bilgiye dayandığında, analize dayandığında ve uzun vadeli olduğunda bunun bir yatırım olduğunu söyleyebiliriz.” dedi.
Sorunun, yatırım aracının kişinin günlük yaşamında giderek daha fazla yer kaplamasıyla belirginleşebileceğine işaret eden Tuman, piyasadan uzak kalındığında huzursuzluk yaşanması ve kısa vadeli ödül beklentisinin sürekli hale gelmesinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Kaybı çıkarma düşüncesi riski büyütebilir
Sürekli telefon veya bilgisayardan fiyatları takip etmek, kısa zamanda yüksek kazanç beklemek ve zarar sonrasında daha büyük miktarlarla yeniden işlem yapmak riskli davranışlar arasında gösteriliyor.
Tuman, “Eğer bir yatırım yaptığımızda bunu sürekli, anlık bir şekilde kontrol etmeye ihtiyaç hissediyorsak ve çok kısa zamanda yüksek bir ödül beklentisi içine giriyorsak, kayıpları telafi etmek için daha yüksek miktarlarda oynama ve kısa vadede çok büyük miktarda kazanma beklentisi gibi durumlar varsa burada bunun artık bir yatırımdan çıkıp bir bağımlılığa dönüştüğünü söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Özellikle kaybedilen parayı kısa sürede geri kazanma isteğinin kişiyi daha fazla risk almaya yöneltebildiğini anlatan Tuman, bu durumun zararın büyümesine neden olabileceğine dikkat çekti.
Yatırımcıların “Bu kadar kaybettim, artık kazanmam gerekir” veya “Kaybettikçe sistemi öğrendim” şeklindeki düşüncelerle yeniden yüksek riskli işlemlere yönelebileceğini belirten Tuman, bu düşünce biçiminin gerçeği değerlendirme sürecini olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.
Borçlanmaya kadar ilerleyebilir
Tuman, kontrol kaybının devam etmesi halinde aile ilişkilerinde sorunlar, iş veya akademik performansta düşüş ve depresif belirtiler görülebileceğini ifade etti.
Ağır finansal kayıpların bazı kişilerde ciddi ruhsal sorunlarla birlikte intihar düşünceleri veya davranışlarıyla ilişkili olabileceğini de belirten Tuman, yatırım davranışının kişinin günlük yaşamını, ilişkilerini ve ekonomik kararlarını belirlemeye başlamasının önemli bir uyarı işareti olduğunu vurguladı.
