Bebek ölümlerini azaltacak yeni uygulama geliyor
Sağlık Bakanlığı, yenidoğan bebeklerde erken dönemde belirti vermeyen ancak hayati risk taşıyan doğuştan kalp hastalıklarının tespiti için ulusal tarama programını hayata geçiriyor.
Sağlık Bakanlığı tarafından yenidoğan bebeklerde kritik doğuştan kalp hastalıklarının erken tanısını amaçlayan “Neonatal Kritik Doğuştan Kalp Hastalıkları Tarama Programı”nın ulusal tanıtımı Ankara’da gerçekleştirildi. Tanıtım toplantısı, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Kadın Doğum Hastanesi Safiye Ali Konferans Salonu’nda yapıldı. Programla birlikte, doğumdan sonra belirti vermeyen ancak ilerleyen süreçte ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabilen kalp hastalıklarının erken dönemde tespit edilmesi hedefleniyor.
Toplantıda konuşan Sağlık Bakan Yardımcısı Nurullah Okumuş, tarama programlarının koruyucu halk sağlığı hizmetlerinin en temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Okumuş, bu programlar sayesinde yalnızca bireysel hastalıkların erken teşhis edilmediğini, aynı zamanda toplum sağlığının da güvence altına alındığını ifade etti.
Yenidoğan topuk kanı tarama programı kapsamında halihazırda altı kalıtsal hastalığın tarandığını hatırlatan Okumuş, bu hastalıkların fenilketonüri, hipotiroidi, biyotinidaz eksikliği, kistik fibrozis, konjenital adrenal hiperplazi ve Spinal Musküler Atrofi (SMA) olduğunu belirtti. Bunun yanı sıra gelişimsel kalça çıkığı taramasıyla ileride ciddi ortopedik sorunlara yol açabilecek rahatsızlıkların erken dönemde tespit edildiğini, yenidoğan işitme ve görme taramalarıyla da çocukların dil ve bilişsel gelişiminin desteklendiğini aktardı. Evlilik öncesi SMA ve talasemi taşıyıcılığı taramalarının da sürdüğünü kaydetti.
Okumuş, ülkelerin sağlık sistemlerinin gücünü gösteren en önemli göstergelerden birinin bebek ölüm hızı olduğuna dikkat çekerek, son 20 yılda uygulanan sağlık politikaları sayesinde önemli iyileşmeler sağlandığını söyledi. Bu süreçte 5 yaş altı çocuk ölüm hızının binde 40’lardan 10,9’a, bebek ölüm hızının ise binde 31,5’ten 8,9’a gerilediğini ifade eden Okumuş, yenidoğan ölüm hızının da 2000’li yılların başındaki binde 17 seviyesinden 5,6’ya düştüğünü belirtti.
Yeni başlatılan tarama programının bilimsel temeline de değinen Okumuş, gebelikte ultrasonla bazı kalp hastalıklarının tespit edilebildiğini ancak bunun her zaman mümkün olmadığını vurguladı. Okumuş, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün tanıtımını yaptığımız nabız oksimetre taraması, gebelikte tanı konulamayan ve doğumdan sonra erken dönemde belirti vermeyen kritik doğumsal kalp hastalıklarının taburcu edilmeden önce erken dönemde saptanması amacıyla geliştirilmiş, bilimsel olarak yararı ispatlanmış bir tarama yöntemidir. Bu yüzden biz, bu bebeklerin erken dönemde semptom vermeyen daha sonra ciddi sıkıntılara hatta ölüme neden olabilen kritik konjenital kalp hastalıklarının taraması için bugünden itibaren uygulamaya başlayacağız. 1 Temmuz itibarıyla da ülkemiz genelindeki tüm kamu, özel ve üniversite hastanelerinde zorunlu olacak kritik doğuştan kalp hastalıkları tarama programını başlatıyoruz.”
Taramanın bebeğe hiçbir zarar vermediğinin altını çizen Okumuş, “Bebeğe hiçbir şekilde zarar vermiyoruz, bebeğin konforunu bozmuyoruz. Bebeğin canını yakmıyoruz. Sadece bir nabız oksimetre cihazıyla yapılan bir tarama testi bu. Uygulaması son derece basit sonuçları da oldukça etkileyici.” dedi.
Toplantıda ayrıca Hakan Usta, Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü olarak projeye başından itibaren destek verdiklerini ve uygulama sürecinin sorumluluğunu üstleneceklerini söyledi. Muhammed Emin Demirkol ise programın yenidoğan sağlığı açısından kritik bir eşik olduğunu vurguladı.
Tanıtım programı kapsamında, taramanın ilk uygulaması Nurullah Okumuş’un katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğe ayrıca Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe ile Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç da katıldı.