Bayramda et tüketimi günlük 150 gramı geçmemeli
Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, Kurban Bayramı'nda aşırı et tüketiminin sindirim ve kalp-damar sağlığı açısından risk oluşturabileceğini belirterek günlük et tüketiminin 100-150 gramı aşmaması gerektiğini söyledi.
Haberin Özeti
- • Uzman Kübra Şahin, Kurban Bayramı'nda günlük et tüketiminin 100-150 gramı geçmemesi gerektiğini, aşırı tüketimin sindirim ve kalp sağlığına zarar verebileceğini belirtti.
- • Yeni kesilen etin sindirim sorunlarını önlemek için buzdolabında 12-24 saat dinlendirilmesi, böylece daha yumuşak, lezzetli ve güvenli tüketim sağlanacağı vurgulandı.
- • Etin haşlama veya fırında pişirilmesi önerilirken, kavurma ve kızartma yöntemlerinin yüksek yağ nedeniyle sindirimi zorlaştırabileceği belirtildi.
Kurban Bayramı’nda sofralarda kırmızı et tüketiminin artmasıyla birlikte sağlıklı beslenme konusunda uyarılar da gündeme geliyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Kübra Şahin, bayram süresince et tüketiminin kontrollü yapılması, etlerin uygun şekilde pişirilmesi ve mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Günlük et tüketiminin bireyin sağlık durumuna göre değişebileceğini ifade eden Kübra Şahin, “Yetişkin bir birey için günlük et tüketimi 100-150 gram (pişmiş ağırlık) civarında olmalıdır. Kalp-damar sağlığı ve böbrek fonksiyonları dikkate alındığında et tüketimi daha sınırlı miktarda (örneğin 70-100 gram) olmalıdır” dedi.
Kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilmesinin sindirim sistemi açısından çeşitli sorunlara yol açabileceğini belirten Şahin, etin mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yeni kesilmiş etin hayvan kesildikten sonra kasılıp sertleştiğini ifade eden Kübra Şahin, “Hemen tüketilen et serttir, çiğnenmesi ve sindirimi zordur. Bu durum şişkinlik, mide ağrısı, hazımsızlık, reflü ve gastrit şikayetlerinin artmasına neden olabilir” dedi.
Etin buzdolabında 12 ila 24 saat arasında dinlendirilmesinin önemine dikkat çeken Şahin, “Dinlendirilen etin kas lifleri gevşer, daha yumuşak ve lezzetli hale gelir. Aynı zamanda sindirimi kolaylaşır. Ayrıca mikrobiyolojik açıdan da daha güvenli olur” ifadelerini kullandı.
Hijyen kurallarına uyulmaması durumunda sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini belirten Şahin, “Uygun hijyen sağlanmazsa, taze ve ısısı düşmemiş et bakteri üremesi için uygun ortam oluşturabilir. Özellikle saklama koşulları uygun değilse ishal, mide bulantısı gibi gıda zehirlenmeleri görülebilir” diye konuştu.
Haşlama ve fırında pişirme önerisi
Etin pişirilme şeklinin sağlık üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade eden Kübra Şahin, haşlama ve fırında pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.
Şahin, “Haşlama yöntemi düşük kalorili olması ve sindirimi kolaylaştırması dolayısıyla önerilmektedir. Yağın bir kısmı suya geçtiği için etin yağ oranı da azalır. Fırında pişirme ise besin değerini büyük ölçüde korur ve ek doymuş yağ kullanılmadan sağlıklı pişirme imkânı sunar” dedi.
Kavurma ve kızartma yöntemlerinin risklerine de değinen Şahin, “Kavurma sindirimi zorlaştırabilir. Yüksek doymuş yağ ve kolesterol içeriği nedeniyle kalp-damar hastalıkları riskini artırabilir. Kızartmada ise yağ emilimi yüksek olduğu için kalori ve doymuş yağ miktarı artar, sindirim sistemi zorlanabilir” ifadelerini kullandı.
Etin yanında sebze ve tam tahıl tüketilmeli
Kurban Bayramı’nda yalnızca et tüketimine odaklanılmaması gerektiğini belirten Kübra Şahin, etin yanında sebze, tam tahıl ve fermente süt ürünlerinin de sofralarda yer alması gerektiğini söyledi.
“Sebzeler lif kaynağıdır. Sindirim sistemini destekler, bağırsak hareketlerini düzenler. Aynı zamanda antioksidan, vitamin ve mineral açısından da zengindir.” diyen Şahin, tam buğday ekmeği ve bulgur gibi ürünlerin de enerji sağladığını ve uzun süre tokluk hissi oluşturduğunu ifade etti.
Yoğurt, ayran ve kefirin sindirime katkı sunduğunu belirten Şahin, “Yoğurt, ayran ve kefir gibi probiyotik içeren besinler sindirim sisteminin daha rahat çalışmasına katkı sağlar” dedi.
C vitamini içeren besinlerin kırmızı ette bulunan demirin emilimini artırdığına dikkat çeken Şahin, “Limonlu salata, domates, yeşil biber, maydanoz, portakal ve nar gibi C vitamini kaynakları, kırmızı ette bulunan demirin emilimini artırır” şeklinde konuştu.
Çocuklar ve yaşlılar daha dikkatli olmalı
Çocuklar ve yaşlı bireylerin et tüketiminde daha kontrollü davranması gerektiğini vurgulayan Kübra Şahin, çocukların günlük yaklaşık 50-100 gram et tüketmesinin yeterli olduğunu belirtti.
Şahin, “Çocuklar yaklaşık 50-100 gram arasında et tüketmelidir. Etin hazırlanışında haşlama, fırında veya buharda pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Kızartmalardan ve çok yağlı kavurmalardan kaçınılmalıdır” dedi.
Çocuklarda bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmediğini hatırlatan Şahin, “Bu nedenle etin iyi pişmiş olması çok önemlidir. Et küçük parçalara ayrılarak tüketilmeli, yanında sebze, yoğurt ve tam tahıllı besinlerle dengeli bir öğün oluşturulmalıdır” ifadelerini kullandı.
Yaşlı bireylerde ise et tüketiminin günlük 70-100 gram arasında tutulmasını öneren Şahin, “Yaşlılar et tüketimini daha sınırlı miktarda, yaklaşık 70-100 gram arasında tutmalıdır. Et yumuşak ve kolay çiğnenebilir şekilde hazırlanmalıdır” dedi.
Yürüyüş ve su tüketimi ihmal edilmemeli
Bayramda aşırı et tüketiminin kabızlık, hazımsızlık, şişkinlik, mide ağrısı ve kramplara yol açabileceğini belirten Kübra Şahin, “Kabızlık, hazımsızlık, şişkinlik, mide ağrısı, kramp ve bağırsak hareketlerinde yavaşlama gibi sorunlar görülebilir” uyarısında bulundu.
Bu etkileri azaltmak için yeterli su tüketimi ve hareketli bir yaşamın önemine dikkat çeken Şahin, “Yeterli su tüketmek, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden uzak durmak, porsiyon kontrolü yapmak, yemek sonrası hafif yürüyüşler gerçekleştirmek ve probiyotik besinler tüketmek sindirim sistemini rahatlatacaktır” dedi.
Hafif yürüyüşlerin sindirim sistemini desteklediğini belirten Şahin, “Hafif yürüyüşler sindirim sistemini hızlandırarak mide ve bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlar, kabızlık riskini azaltır. Ayrıca metabolizmayı destekler, kan dolaşımını artırır, krampları ve şişkinliği hafifletir” ifadelerini kullandı.
Su tüketiminin önemine de değinen Şahin, “Su tüketimi mide ve bağırsaklarda besinlerin çözülmesine ve emilmesine yardımcı olur. Lifli besinlerin bağırsakta hareketini kolaylaştırır, kabızlığı önler, vücudu detoksifiye eder ve mideyi rahatlatır” diyerek sözlerini tamamladı.
Bakmadan Geçme
