'Bayezid' kitabı sınır sancağının bilinmeyen yönlerini ortaya koydu
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hakan Kaya'nın Doğubayazıt'ın 1578-1850 yılları arasındaki tarihini ele aldığı 'Bayezid' adlı eseri, Radyo Doğubayazıt'ta yayımlanan 'Toplumsal Artı' programında dinleyicilerle buluştu.
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hakan Kaya’nın kaleme aldığı “Bayezid” adlı eser, Doğubayazıt’ın 1578-1850 yılları arasındaki tarihine ışık tutuyor. Yaklaşık beş yıllık arşiv çalışmasının ürünü olan kitapta, Bayezid Sancağı’nın idari yapısı, toplumsal hayatı ve Osmanlı-İran hattındaki stratejik konumu ayrıntılı şekilde ele alınıyor. Doç. Dr. Kaya, çalışmasını Radyo Doğubayazıt’ta yayımlanan “Toplumsal Artı” programında dinleyicilerle paylaştı. Programda, Doğubayazıt’ın yalnızca bir sınır sancağı olmadığı; imparatorlukların kesişim noktasında yer alan stratejik bir merkez olduğu vurgulandı.
Beş Yıllık Arşiv Çalışması
Osmanlı arşiv belgeleri, resmi kayıtlar ve dönemin yazılı kaynakları üzerinden hazırlanan kitapta, Bayezid Sancağı’nın idari teşkilatlanması, vergi düzeni, nüfus yapısı ve askeri konumu ayrıntılı biçimde incelendi. Eserde ayrıca 17 ve 18. yüzyıllarda bölgede yaşanan toplumsal ve ekonomik gelişmelere de yer veriliyor. Programda konuşan Doç. Dr. Hakan Kaya, çalışmanın ortaya çıkış sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bayezid üzerine kapsamlı ve bütüncül bir çalışma eksikliği vardı. Yaklaşık beş yıl boyunca arşiv belgeleri üzerinde çalıştım. Amacım, Doğubayazıt’ın tarihini yalnızca siyasi olaylar üzerinden değil; idari yapı, ekonomik hayat ve toplumsal düzen çerçevesinde ele almaktı.”
Osmanlı-İran Mücadelesinde Bayezid’in Konumu
Kaya, Osmanlı Devleti açısından Bayezid Sancağı’nın stratejik önemine dikkat çekerek, bölgenin İran ile yürütülen mücadelede kritik bir noktada bulunduğunu belirtti.
“Bayezid, Osmanlı için sıradan bir sınır sancağı değildi. İran ile olan ilişkilerde ve askeri hareketlilikte önemli bir merkez konumundaydı. Bu nedenle idari ve askeri yapılanması da bu doğrultuda şekillenmişti.”
Kitapta, dönemin askeri sevkiyatları, sınır güvenliği ve bölgedeki yöneticilerin rolleri de belgeler ışığında değerlendiriliyor.
İshak Paşa Konusuna Açıklık Getirdi
Doç. Dr. Kaya, kamuoyunda sıkça karıştırılan bir konuya da açıklık getirdi. Kitapta önemli bir bölümün İshak Paşa’ya ayrıldığını belirten Kaya, Çıldır Beyi İshak Paşa ile Bayezid’de görev yapan İshak Paşa’nın farklı kişiler olduğunu vurguladı.
“İshak Paşa ismi tarih literatüründe zaman zaman karıştırılıyor. Ancak Bayezid’de görev yapan İshak Paşa ile Çıldır Beyi olan İshak Paşa’nın kesinlikle bir bağlantısı yoktur. Bu ayrımı belgelerle net şekilde ortaya koyduk.”
Salgınlar ve Afetler de Ele Alındı
Programda, 17 ve 18. yüzyıllarda Bayezid Sancağı’nda yaşanan veba salgınları ve çekirge istilaları gibi toplumu doğrudan etkileyen gelişmelere de değinildi. Kaya, söz konusu afetlerin bölge ekonomisi ve nüfus yapısı üzerinde ciddi etkiler bıraktığını ifade etti.
“Arşiv kayıtlarında veba salgınlarının ve çekirge istilalarının hem üretimi hem de nüfus hareketliliğini etkilediğini görüyoruz. Bu durum, bölgenin sosyoekonomik yapısında dönemsel kırılmalara yol açmış.”
Program sırasında dinleyicilerden gelen soruları da yanıtlayan Kaya, Doğubayazıt halkının kitaba ve yayına gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduğunu dile getirdi.
“Doğubayazıtlıların kendi tarihine sahip çıkması beni hem memnun etti hem de şaşırttı. Bu ilgi, yaptığımız çalışmanın karşılık bulduğunu gösteriyor.”
“Bayezid” kitabının, Doğubayazıt’ın Osmanlı dönemindeki idari ve toplumsal yapısını anlamak isteyen araştırmacılar ve yerel tarih meraklıları için önemli bir kaynak niteliği taşıdığı ifade ediliyor.
Bakmadan Geçme
