Alzheimer yıllar öncesinden sessizce ilerliyor

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer'a yol açan değişikliklerin ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlayabildiğini belirterek riski azaltmaya yardımcı 10 önemli önlemi sıraladı.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer'a yol açan değişikliklerin ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlayabildiğini vurguladı.
  • Türkiye'de yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer ile mücadele ederken, hastalığın ilerleyici doğası ailelere ve topluma ciddi yükler getiriyor.
  • Tuncer, orta yaşlardan itibaren benimsenen sağlıklı yaşam alışkanlıklarının Alzheimer riskini önemli ölçüde azaltabileceğini ve beyin sağlığını koruyabileceğini belirtti.

Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer hastalığı giderek daha önemli bir sağlık sorunu haline geliyor. Türkiye’de yaklaşık 700 bin kişinin Alzheimer ile mücadele ettiği belirtilirken, önümüzdeki yıllarda hasta sayısında önemli artış yaşanması bekleniyor.

Acıbadem Ataşehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, hastalığın yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkan unutkanlık olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Alzheimer’a ilişkin değişikliklerin belirtiler ortaya çıkmadan yaklaşık 20 yıl önce beyinde başlayabileceğini belirten Tuncer, bu nedenle özellikle orta yaşlardan itibaren benimsenen yaşam alışkanlıklarının ilerleyen yıllardaki beyin sağlığı açısından önem taşıdığını söyledi.

Prof. Dr. Tuncer, “Yaş ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen risklere rağmen, yaşam tarzıyla ilişkili bazı risk faktörlerini kontrol altına almak mümkün. Bu nedenle beyin sağlığını korumaya yönelik önlemlere erken yaşlardan itibaren önem vermek gerekir. Bilimsel veriler, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile Alzheimer riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini göstermektedir.” dedi.

İlk değişiklikler 20 yıl öncesinden başlayabiliyor

Beyin hücrelerinin ilerleyici biçimde hasar görmesi ve kaybedilmesi sonucu ortaya çıkan Alzheimer, hastanın yanı sıra ailesinin ve bakımını üstlenen kişilerin yaşamını da doğrudan etkileyebiliyor.

Hastalığın başlangıcında yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, aynı soruların tekrar tekrar sorulması ve günlük hayatta sık kullanılan kelimelerin hatırlanmasında güçlük yaşanması görülebiliyor. Hastalık ilerledikçe planlama becerilerinde zayıflama, zaman ve mekân algısında bozulma ve kişilik değişiklikleri ortaya çıkabiliyor.

Prof. Dr. Tuncer, ilerleyen dönemlerde kişinin günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılamakta güçlük çekebildiğini belirterek, “Alzheimer hastalığı bireysel olduğu kadar ailevi ve toplumsal bir sağlık sorunudur. Hastalığın ilerleyici doğası hastaların giderek bağımsızlığını yitirmesine, bakım verenlerin ise ciddi fiziksel, psikolojik ve ekonomik yüklerle karşılaşmasına neden olmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Hastalığın uzun yıllar boyunca sessiz biçimde gelişebildiğini vurgulayan Tuncer, “70’li yaşlarda bellek yakınması yaşayan bir bireyde süreç aslında 50’li yaşlarda başlamış olabilir. Bu durum, sağlıkla ilgili orta yaşta alınan kararların, yaşlılıkta beyin sağlığını doğrudan belirlediğini göstermektedir.” dedi.

Tuncer; hareketsiz yaşam, kontrol altında tutulmayan yüksek tansiyon ve kolesterol, diyabet, insülin direnci, obezite, sigara ve alkol kullanımı, tedavi edilmeyen işitme kaybı, sosyal izolasyon, yetersiz uyku, sağlıksız beslenme, depresyon, kafa travmaları ve hava kirliliğine maruz kalmanın Alzheimer açısından dikkate alınması gereken risk faktörleri arasında bulunduğunu kaydetti.

Alzheimer riskini azaltmaya yardımcı 10 önlem

Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer riskini azaltmaya yönelik günlük yaşamda uygulanabilecek önlemleri şöyle sıraladı:

  • Düzenli hareket edin: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılması öneriliyor. Tempolu yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi aktiviteler beyin sağlığını destekliyor.
  • Sağlıklı beslenin: Sebze, meyve, zeytinyağı, balık, kuruyemiş ve tam tahılların ağırlıkta olduğu Akdeniz tipi beslenmeye yönelmek; aşırı şeker, trans yağ ve işlenmiş gıda tüketimini sınırlamak önem taşıyor.
  • Uyku düzenine dikkat edin: Her gece 7-8 saat kaliteli ve kesintisiz uyku hedeflenirken, uyku apnesi gibi sorunların ihmal edilmemesi gerekiyor.
  • Beyni aktif tutun: Kitap okumak, yeni beceriler kazanmak, yabancı dil öğrenmek ve enstrüman çalmak gibi zihinsel faaliyetler bilişsel rezervin güçlendirilmesine katkıda bulunuyor.
  • Sosyal hayattan kopmayın: Aile ve arkadaşlarla iletişimi sürdürmek, sosyal etkinliklere katılmak ve gönüllülük faaliyetlerinde bulunmak beyin sağlığını destekleyen alışkanlıklar arasında gösteriliyor.
  • Tansiyon, kolesterol ve kan şekerini takip edin: Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün düzenli takip ve tedavisi, damar sağlığının yanı sıra beyin sağlığı açısından da önem taşıyor.
  • Sağlıklı kiloyu koruyun: Fazla kilo ve obezitenin önlenmesi, tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi diğer risk faktörlerinin kontrol altında tutulmasına da yardımcı oluyor.
  • Sigara ve alkolden uzak durun: Sigara ve alkol kullanımının bırakılması veya bunlardan uzak durulması, değiştirilebilir risk faktörlerinin azaltılmasında önem taşıyor.
  • İşitme kaybını ihmal etmeyin: İşitme problemi yaşayan kişilerin değerlendirmeden geçmesi ve gerekli durumlarda uygun desteklerden yararlanması öneriliyor.
  • Kafa travması ve hava kirliliğine karşı önlem alın: Baş bölgesini travmalardan korumak ve mümkün olduğu ölçüde hava kirliliğine maruziyeti azaltmak, ilerleyen yaşlardaki bilişsel sağlığın korunmasına katkı sağlayabiliyor.

Erken tanı ve tedavide yeni gelişmeler

Alzheimer hastalığında erken tanının tedavi süreci açısından kritik önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Tuncer, son yıllarda tanı yöntemlerinde önemli gelişmeler yaşandığına dikkat çekti.

ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nin (FDA) Alzheimer hastalığının tanısına yardımcı olmak amacıyla kullanılan ilk kan testine onay verdiğini hatırlatan Tuncer, kan üzerinden değerlendirilebilen biyobelirteçlerin hastalığa ilişkin biyolojik değişikliklerin daha erken dönemde ortaya konulmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Tuncer, “Erken tanı ve hastalığın biyolojik özelliklerinin daha erken dönemde ortaya konulabilmesi, uygun hastalarda tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle biyobelirteçler ve hastalık seyrini yavaşlatmaya yönelik yeni tedaviler de Alzheimer ile mücadelede umut veren gelişmeler arasında yer almaktadır.” dedi.

Alzheimer yıllar öncesinden sessizce ilerliyor

Tuncer, Alzheimer’a karşı mücadelenin yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra başlamaması gerektiğini belirterek, sağlıklı beslenmeden düzenli egzersize, kaliteli uykudan sosyal yaşamın korunmasına kadar günlük hayatta atılacak adımların beyin sağlığının korunmasında önemli olduğunu vurguladı.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme