Altın alışverişinde kafa karışıklığına son

Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez, son günlerde sosyal medya ve bazı yayın organlarında yer alan 'nakit parayla altın satışının yasaklandığı' ve 'bandrolsüz altına el konulacağı' yönündeki iddiaların asılsız olduğunu belirterek, yapılan düzenlemelerin vatandaşın mağdur edilmesini değil, kayıt dışılığın ve sahteciliğin önlenmesini amaçladığını söyledi.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, **Hazine ve Maliye Bakanlığı**na bağlı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Kıymetli Maden Takip Sistemi (KMTS), kayıt dışı ekonomiyle mücadele edilmesi, vergi güvenliğinin sağlanması, saflık ayarı ve ağırlık konusunda yaşanabilecek usulsüzlüklerin önüne geçilmesi amacıyla uygulamaya alındı. Sistem aynı zamanda rafineriler tarafından üretilen kıymetli madenlerin ambalajlanarak standart hale getirilmesini hedefliyor.

KMTS kapsamında tüm basılı kıymetli madenler ile standart işlenmemiş kıymetli madenler sisteme dahil ediliyor. Buna göre 1 gram ve üzerindeki altın, gümüş, platin ve paladyum gibi ürünler ile Darphane tarafından belirlenecek diğer ürün grupları kayıt altına alınıyor. İşlenmemiş altınların sistem üzerinden takibi sağlanırken, 1 gramdan 10 grama kadar olan kıymetli madenlerde güvenlikli etiket üzerindeki seri numarası ambalajın üzerine lazerle işaretleniyor. 10 gramın üzerindeki ürünlerde ise seri numarasının hem kıymetli madenin üzerine hem de ambalajın üzerine lazerle işlenmesi öngörülüyor.

Buna karşın, bilezik, yüzük ve kolye gibi işlenmiş altınlar ile 22 ayar, 18 ayar gibi farklı ayarlardaki altın ürünleri KMTS kapsamı dışında tutuluyor. Yetkililer, bu durumun vatandaşların halihazırda sahip olduğu ziynet altınlarını kapsamadığını özellikle vurguluyor.

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği çerçevesinde ise kayıt dışılığın önlenmesi amacıyla 30 bin liraya kadar olan alışverişlerde nakit ödeme yapılabiliyor. Bu tutarın üzerindeki işlemlerde ise banka ya da finans kuruluşları aracılığıyla ödeme yapılması zorunluluğu bulunuyor. Bu uygulamanın sadece kuyumculuk sektörüne özgü olmadığı, tüm sektörlerde benzer limitlerin geçerli olduğu ifade ediliyor. Güncel piyasa fiyatları dikkate alındığında, vatandaşların yaklaşık 5 grama kadar olan kıymetli maden alışverişlerini nakit olarak yapabildiği, bu sınırın üzerindeki işlemlerin ise bankacılık sistemi üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Sosyal medya ve bazı yayın organlarında yapılan yanlış yorumların tüketicilerde kafa karışıklığına yol açtığını belirten kuyumcu esnafı, iddiaların gerçeği yansıtmadığını dile getiriyor. Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 30 bin liranın üzerindeki işlemlerde banka zorunluluğunun yeni bir uygulama olmadığını söyledi. Sönmez, “Bu yeni bir durum değildir ve sadece kuyumculuğu kapsamaz, bütün sektörleri kapsar. ‘Altın artık nakitle alınamayacak’ diye yanlış açıklamalarda bulunmak piyasada kaos oluşturma çabasıdır.” dedi.

Ödeme kaydedici cihazlarla yapılan alışverişlerde 36 bin lira limit bulunduğunu hatırlatan Sönmez, bu limitin diğer sektörlerde 12 bin lira olduğunu, kuyumculukta ise üç kat daha yüksek belirlendiğini ifade etti. Bandrolsüz altına el konulacağı yönündeki iddialara da değinen Sönmez, bu söylemlerin art niyetli olduğunu vurgulayarak, KMTS’nin amacının vatandaşı korumak ve dolandırıcılığı önlemek olduğunu söyledi.

KMTS’nin barkod sistemiyle çalışan bir güvenlik uygulaması olduğunu belirten Sönmez, “Bu durum sadece rafineri ürünlerini kapsar, vatandaşın bileziği, küpesi veya gerdanlığıyla ilgisi yoktur. Son günlerde sosyal medyada ve bazı yayın organlarında yer alan ‘nakit parayla altın satışının yasaklandığı’ ve ‘vatandaşın bandrolsüz altınına el konulacağı’ yönündeki iddialar tamamen asılsız.” ifadelerini kullandı.

Sektörün güven esasına dayalı çalıştığını vurgulayan Sönmez, reyting ve etkileşim kaygısıyla yanlış bilgi yayan içeriklere tepki gösterdi. Asılsız haberlerin hem esnafı hem de vatandaşları tedirgin ettiğini belirten Sönmez, yetkisi olmadığı halde açıklama yapan kişiler hakkında hukuki adımlar atılması gerektiğini dile getirdi. “Kuyumculuk sektörü stratejik bir sektördür. Bu sektöre zarar vermek ülkenin temeline dinamit atmaktır. Biz artık bu asılsız iddiaları müşterilerimize açıklamaktan bıktık.” dedi.

Öte yandan Sönmez, “Kuyum Ticareti Yetki Belgesi” harçlarının da sektör açısından önemli bir sorun olduğuna işaret ederek, kayıt altına almanın gerekli olduğunu ancak yüksek harçların esnafı zorladığını, bu nedenle daha makul seviyelere çekilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
AA

Bakmadan Geçme