Ağrı Dağı'nda bazı bölgeler 'kesin korunacak hassas alan' ilan edildi
Ağrı Dağı Milli Parkı'nda belirlenen bazı bölgeler, Resmi Gazete'de yayımlanan kararla 'kesin korunacak hassas alan' ilan edilerek en üst düzeyde koruma altına alındı.
Haberin Özeti
- • Ağrı Dağı Milli Parkı'nda belirlenen bazı bölgeler, Cumhurbaşkanı Kararı ile Resmi Gazete'de "kesin korunacak hassas alan" ilan edildi.
- • Ağrı ve Iğdır sınırları içindeki Doğubayazıt ile Iğdır merkezdeki bu alanlar, biyolojik çeşitliliği korumak için en üst düzeyde koruma altına alındı.
- • Yeni statüyle bu bölgelerde yapılaşma, madencilik ve doğal yapıyı bozacak faaliyetler yasaklandı, turizm kontrollü yürütülecek.
Ağrı ve Iğdır sınırları içerisinde yer alan Ağrı Dağı Milli Parkı için önemli bir koruma kararı alındı. Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda milli park içerisindeki bazı bölgeler, “kesin korunacak hassas alan” olarak tescil edilerek resmen ilan edildi.
Karara ilişkin düzenleme, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, Doğubayazıt ilçesi ile Iğdır merkez sınırları içerisinde kalan ve “Potansiyel Doğal Sit Alanı” statüsünde bulunan bölgelerde yapılan değerlendirmeler sonucunda belirli alanların koruma derecesi artırıldı.
Koruma statüsü en üst seviyeye çıkarıldı
Yeni düzenlemeyle birlikte belirlenen alanlar, doğanın en üst düzeyde korunmasını öngören “kesin korunacak hassas alan” statüsüne alındı. Bu kapsamda söz konusu bölgelerde yapılaşma, madencilik, doğal yapıyı bozabilecek her türlü faaliyet ve insan müdahalesi büyük ölçüde sınırlandırılacak.
Kroki ve sınırlar detaylandırıldı
Cumhurbaşkanı Kararı’nın ekinde, hassas alan ilan edilen bölgelere ilişkin detaylı kroki ve koordinat listesi de yer aldı. Böylece sınırların net şekilde belirlenmesiyle birlikte sahadaki uygulamaların daha etkin yürütülmesi hedefleniyor.
Turizm ve faaliyetler kontrollü yürütülecek
Yeni statüyle birlikte bölgede yapılacak doğa yürüyüşleri, dağcılık faaliyetleri ve turizm etkinliklerinin de belirli kurallar çerçevesinde ve izin sistemiyle yürütülmesi bekleniyor. Böylece hem doğanın korunması hem de sürdürülebilir turizm dengesinin sağlanması amaçlanıyor.