• Haberler
  • Ağrı
  • Ağrı Dağı için master plan çağrısı: 'Gündem geçer, Ağrı kalır'

Ağrı Dağı için master plan çağrısı: 'Gündem geçer, Ağrı kalır'

Prof. Dr. Faruk Kaya, Ağrı Dağı ve Durupınar'a yönelik dünya çapındaki ilginin kalıcı turizm gelirine dönüştürülmesi için kapsamlı bir turizm master planı hazırlanması çağrısında bulundu.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Prof. Dr. Faruk Kaya, Ağrı Dağı ve Durupınar Formasyonu'na yönelik uluslararası ilginin kalıcı turizm gelirine dönüştürülmesi için master plan çağrısı yaptı.
  • • Kaya, Ağrı'nın uluslararası ilgiye rağmen ekonomik olarak yetersiz kaldığını, ziyaretçilerin kısa süreli kalmasının bölge gelirlerini sınırladığını belirtti.
  • • Bu dönüşüm için Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde "Ağrı Dağı ve Çevresi Turizm Master Planı" hazırlanarak Ağrı'nın varış noktası olması hedefleniyor.

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Faruk Kaya, Doğubayazıt’taki Durupınar Formasyonu’nda yürütülen 2026 saha çalışmalarının ardından bölgeye yönelen ulusal ve uluslararası ilginin kalıcı ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Kaya, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde “Ağrı Dağı ve Çevresi Turizm Master Planı” hazırlanmasını önerdi.

Doğubayazıt’taki Durupınar Formasyonu son haftalarda yeniden dünya basınının gündeminde. Bölgede 2026 yılında yürütülen saha çalışmasında alınan numunelerin laboratuvar incelemeleri devam ederken, sonuçlara ilişkin farklı değerlendirmeler de kamuoyuna yansıyor.

Ağrı Dağı ve Hz. Nuh anlatısı üzerine uzun yıllardır akademik çalışmalar yürüten, bu konuda sempozyumlar düzenleyen, kitap ve makaleler kaleme alan Prof. Dr. Faruk Kaya ise mevcut aşamada bilimsel sonuçların beklenmesi gerektiğini belirtti. Kaya, 2026 saha ekibinde yer almadığını da özellikle ifade ederek henüz yayımlanmış ve doğrulanmış bir laboratuvar sonucu bulunmadığını söyledi.

“Bu ilgiyi kalıcı değere dönüştüremedik”

Ağrı Dağı’nın dünya gündemine gelmesinin yeni olmadığını belirten Kaya, 1829’daki ilk tırmanıştan günümüze kadar dağın farklı dönemlerde uluslararası basında yer aldığını hatırlattı. 1959 yılında Durupınar Formasyonu’nun gündeme gelmesiyle ilginin farklı bir boyut kazandığını, sonraki araştırmalarla bölgenin birçok kez yeniden tartışıldığını kaydetti.

Kaya’ya göre temel sorun, yıllardır oluşan bu ilginin Ağrı ekonomisine yeterince yansımaması.

“Ağrı hâlâ kişi başına gelir bakımından Türkiye’nin en alt sıralarında yer alıyor; kişi başına gelir ülke ortalamasının yüzde 40’ının altında. Yıllardır oluşan bu ilgiyi kalıcı bir değere dönüştürememek bölge açısından önemli bir fırsat kaybı oldu. Artık aynı fırsatı bir kez daha kaçırmamak için vakit kaybetmeden harekete geçmeliyiz.”

Ağrı Dağı için master plan çağrısı: 'Gündem geçer, Ağrı kalır'

Ağrı Dağı’na tırmanmak ve Durupınar Formasyonu’nu ziyaret etmek için ücret alınmadığını belirten Kaya, Ağrı’nın paket turlarda çoğu zaman uzun bir güzergâhın kısa süreli durağı olarak kaldığını söyledi. Ziyaretçinin birkaç saat sonra kentten ayrılmasının konaklama, yeme-içme, rehberlik ve yöresel ürün satışından elde edilebilecek geliri sınırladığını ifade etti.

Kaya, “Gelir, ilginin kendisinden değil, kalış süresinden doğar. Hedefimiz Ağrı ve Doğubayazıt’ı bir geçiş noktası olmaktan çıkarıp bir varış noktasına dönüştürmek olmalı” dedi.

Ağrı Dağı ve çevresi için yeni plan önerisi

Bu ölçekte bir turizm dönüşümünün yalnızca yerel imkânlarla gerçekleştirilemeyeceğini söyleyen Prof. Dr. Kaya, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Ağrı Dağı ve çevresini kapsayan yeni bir turizm master planı hazırlanmasını istedi.

Planın çok disiplinli uzman ekipler tarafından sahada yapılacak çalışmalar üzerine kurulması gerektiğini belirten Kaya; ulaşım bağlantıları ve sefer sıklığından enerji, su ve atık yönetimine, ziyaretçi karşılama noktalarından konaklama yatırımlarına kadar ihtiyaçların birlikte ele alınmasını önerdi.

Konaklamada pansiyon, butik otel ve üst segment tesisleri kapsayan farklı seçeneklerin oluşturulabileceğini ifade eden Kaya, yeni yatırımların koruma alanlarının dışında tutulması gerektiğini vurguladı. Yerel istihdam ve yerel işletmelerden yapılacak tedarikin de planın parçası olmasını istedi.

Bir başka öneri ise “Ağrı Dağı ve Nuh Anlatısı Deneyim Merkezi” kurulması oldu. Kaya, merkezin koruma altındaki sahanın dışında yapılmasını; bilim ile inanç anlatısının birbirine karıştırılmadan, farklı inançlara saygılı bir yaklaşımla ele alınmasını önerdi.

Merkezde 1829’daki ilk Ağrı Dağı tırmanışından başlayarak 1959’da Durupınar Formasyonu’nun gündeme gelmesi ve sonrasında yapılan araştırmaların kronolojik olarak anlatılabileceğini belirten Kaya, ortaya atılan iddiaların da bilimsel çalışmalar ve kaynaklarıyla birlikte ziyaretçiye aktarılması gerektiğini söyledi.

Ağrı için birkaç günlük rota önerdi

Prof. Dr. Faruk Kaya’nın önerdiği model yalnızca Ağrı Dağı ve Durupınar Formasyonu ile sınırlı değil.

Kaya; Ağrı Dağı, Durupınar Formasyonu, İshak Paşa Sarayı, Ahmed-i Hani’nin düşünce ve edebiyat mirası, Meteor Çukuru ve Doğubayazıt Sazlığı’nın yanı sıra Taşlıçay’daki Balık Gölü, Diyadin Kanyonu ve termal kaynakları ile Meya ve Biligan mağaralarının aynı turizm ağı içerisinde değerlendirilmesini önerdi.

Yöresel mutfağın da bu güzergâha dahil edilmesiyle kültür, inanç ve doğayı bir araya getiren birkaç günlük bir Ağrı rotası oluşturulabileceğini ifade etti.

Dijital tanıtım ve üç boyutlu modellerin kullanılmasını, uluslararası bilimsel toplantıların güçlendirilmesini isteyen Kaya, turistlere bilgi aktaracak rehberlerin de özel olarak eğitilmesi gerektiğini belirtti. Sahadaki bilgilendirmelerde “iddia” ile “doğrulanmış bilgi” arasındaki ayrımın açık biçimde yapılmasını istedi.

Turizm hareketliliğinin yerel ekonomiye doğrudan ulaşması için pansiyonculuk, yöresel ürünler, el sanatları ve rehberlik faaliyetlerinin desteklenmesini öneren Kaya, ziyaretçi sayısının artması halinde koruma tedbirlerinin de aynı anda uygulanması gerektiğini kaydetti. Milli park, doğal sit ve Diyadin Kanyonu gibi koruma statüsündeki alanlarda mevcut kurallara uyulması, ziyaretçi kapasitesinin belirlenmesi ve sahaların izinsiz kazılardan korunması gerektiğini ifade etti.

Ağrı Dağı için master plan çağrısı: 'Gündem geçer, Ağrı kalır'

“Sonuç ne çıkarsa çıksın hazırlıklı olmalıyız”

Yerel yöneticilere, milletvekillerine, meslek odalarına, derneklere ve üniversitelere de çağrıda bulunan Kaya, kurumların gerekli bilgi ve verileri sağlaması, bilimsel araştırmaları desteklemesi ve yapılacak planlamaya katkı vermesi gerektiğini söyledi.

Kaya, Durupınar Formasyonu’ndan alınan numunelerin laboratuvar sonuçlarından bağımsız olarak Ağrı’nın önündeki asıl meselenin hazırlık olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Laboratuvar sonuçları hangi yönde çıkarsa çıksın, Ağrı Dağı da Durupınar Formasyonu da yerinde durmaya devam edecektir. Asıl mesele, bilimsel araştırmaların sonucunun ne olacağını bugünden ilan etmek değil; dünyanın bu doğal, kültürel ve inanç mirasına yönelebilecek ilgisine ne ölçüde hazır olduğumuzu sorgulamaktır.”

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Özel Haber

Bakmadan Geçme