5 yaş altı çocuklar risk altında: bu virüs hızla yayılıyor
Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Akif Altan, özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda hızla yayılan el, ayak ve ağız hastalığının çoğu zaman hafif seyretse de bazı durumlarda ciddi komplikasyonlara yol açabileceği konusunda uyardı.
Haberin Özeti
- •
- •
- •
Çocukluk çağında sık görülen viral enfeksiyonlar arasında yer alan el, ayak ve ağız hastalığı, son yıllarda dünya genelinde milyonlarca çocuğu etkileyen önemli sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. En sık Coxsackie virüsünden kaynaklanan hastalık, özellikle bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmediği ve hijyen alışkanlıklarının yeterince oturmadığı 5 yaş altındaki çocuklarda daha yaygın görülüyor.
Hastalık genellikle hafif ateş, halsizlik ve iştahsızlıkla başlarken, ilerleyen süreçte ağız içinde ağrılı yaralar ve el ile ayak bölgelerinde döküntülerle kendini gösteriyor. Bu döküntüler zaman zaman küçük kabarcıklar şeklinde ortaya çıkarken, ağız içindeki yaralar çocukların beslenmesini zorlaştırabiliyor.
Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Akif Altan, hastalığın çoğunlukla 7-10 gün içerisinde kendiliğinden geçtiğini belirterek, “Genellikle 7-10 gün içinde kendiliğinden geçen el ayak ve ağız hastalığı nadiren de olsa ciddi tablolara yol açabilir. Bu nedenle, erken dönemde doktora başvurmak hem çocuğun sağlığını korur hem de hastalığın yayılmasını önler” dedi.
Virüsün son derece bulaşıcı olduğuna dikkat çeken Altan, hastalığın özellikle kreş ve okul gibi toplu ortamlarda hızla yayılabildiğini ifade etti. Tükürük, burun akıntısı ve temas yoluyla kolayca bulaşabilen hastalıkta hijyenin büyük önem taşıdığı vurgulanıyor. Altan, “Bulaşma riskine karşı çocuğun ellerinin sık sık yıkanması, oyuncakların ve ortak kullanılan yüzeylerin temizlenmesi ve hasta çocukların mümkünse evde dinlendirilmesi son derece önemlidir” diye konuştu.
Hastalığın tedavisinde özel bir ilaç bulunmadığını belirten Altan, sürecin daha çok çocuğun konforunu artırmaya yönelik yönetildiğini ifade ederek, ateş düşürücülerin yeterli sıvı alımı ve dinlenme tedavinin temelini oluşturduğunu, ağız içindeki yaraların hafifletilmesi için çeşitli destekleyici yöntemler uygulanabildiğini söyledi. Altan, antibiyotiklerin bu hastalıkta etkili olmadığının altını çizdi.
Ebeveynlerin süreç boyunca dikkatli olması gerektiğini belirten Dr. Altan, özellikle sıvı kaybı ve genel durum bozukluğu gibi risklere karşı uyardı. Altan, “Çocuk yeterli sıvı alamıyorsa, yüksek ateş uzun sürüyorsa, belirgin halsizlik varsa veya çocuk genel olarak iyi görünmüyorsa mutlaka yeniden doktora başvurulmalıdır. Erken değerlendirme, özellikle sıvı kaybına bağlı komplikasyonların önlenmesi açısından çok önemlidir” ifadelerini kullandı.
Dr. Altan, hastalık sürecinde çocukların bol sıvı tüketmesinin sağlanması, ağız yaralarını artırabilecek asidik ve sert gıdalardan uzak durulması, daha çok yumuşak ve ılık gıdaların tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması ve doktor önerisi dışında herhangi bir tedavi uygulanmaması gerektiğini vurguladı.
Bakmadan Geçme
