• Haberler
  • Bölge
  • 26 yaşında kansere yakalandı, 37 yaşında hikâyesiyle umut oluyor

26 yaşında kansere yakalandı, 37 yaşında hikâyesiyle umut oluyor

Muş'ta yaşayan diyetisyen Semiha Ekinci Pirinç, evliliğinin ilk yılında yakalandığı meme kanserini yaklaşık iki yıllık tedaviyle yenerek anne olma hayaline kavuştu.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Muş’ta yaşayan 37 yaşındaki diyetisyen Semiha Ekinci Pirinç, 26 yaşında yakalandığı meme kanserini yaklaşık iki yıllık tedavi sürecinin ardından yenmeyi başardı.
  • • Ankara, Malatya ve Elazığ’da tedavi gören Pirinç, iyileştikten altı ay sonra anne olma hayaline kavuştu. Bugün 8 yaşında bir kız çocuğu annesi olan Pirinç, yaşadıklarını kadınlarla paylaşıyor.
  • • Meme kanserinde erken teşhisin önemini vurgulayan Pirinç, hastalıkla mücadele eden kadınlara, “Sonuç iyi olacak ve ben iyileşeceğim. Kaldığım yerden hikâyemi yazmaya devam edeceğim.” sözleriyle umutlarını kaybetmemeleri çağrısında bulundu.

Muş’ta yaşayan 37 yaşındaki diyetisyen Semiha Ekinci Pirinç, henüz 26 yaşındayken meme kanseri teşhisi aldı. Evliliğinin ilk yılında eşiyle gelecek planları yapan Pirinç, ikinci evrede öğrendiği hastalığı nedeniyle uzun bir tedavi sürecine başladı.

Ankara’da ameliyat edilen, kemoterapi ve radyoterapi tedavilerini Malatya ile Elazığ’da sürdüren Pirinç, yaklaşık iki yıl boyunca kanserle mücadele etti. Bu süreçte mesleğini bırakmadı. En büyük kaygılarından biri ise ileride anne olup olamayacağıydı.

Tedavisini başarıyla tamamlayan Pirinç, iyileşmesinden altı ay sonra kızını kucağına aldı. Bugün 8 yaşındaki kızının annesi olan Pirinç, tedavisinin tamamlanmasının üzerinden geçen 10 yılın ardından yaşadıklarını başka kadınlara umut vermek amacıyla anlatıyor.

Kanser olduğunu bir televizyon programından sonra öğrendi

Meme kanseri teşhisine uzanan sürecin televizyonda izlediği bir farkındalık programıyla başladığını belirten Pirinç, programın ardından muayene olmaya karar verdiğini söyledi.

Patoloji sonucunu öğrendiği günü unutamadığını anlatan Pirinç, hastanedeki arkadaşlarının kendisini üzmemek için sonucu söylemekte zorlandığını ifade etti.

Pirinç, o anları şöyle anlattı:

“Arkadaşlarım ben üzülürüm, ağlarım diye bazı önlemler almışlardı. Acildeki arkadaşları çağırmışlardı. Ben bilmiyordum, sonucumun iyi olduğunu düşündüm. Hastaneye ilk gittiğimde birkaç arkadaşım ağlıyordu. 'Niye ağlıyorsunuz?' dedim. 'Yoğun bakımda biri ölmüş.' falan dediler. Bir baktım, masada bir kağıt duruyor. O an anladım, patoloji sonucum olduğunu. 'Onu bana verin. Kendinizi zorlamayın, sıkıntıya sokmayın.' dedim. Oturdum, kağıdı elime aldım, baktım. 'Kaderde ne varsa onu yaşarız.' dedim.”

Hastalığının ikinci evrede tespit edildiğini belirten Pirinç, kadınların memelerindeki değişiklikleri takip etmelerinin ve şüpheli bir durumda sağlık kuruluşuna başvurmalarının önemini vurguladı.

“Benim hikâyem burada bitmeyecek dedim”

Kanser teşhisinin ardından yaşadığı belirsizliğin kendisini zorladığını dile getiren Pirinç, özellikle çocuk sahibi olma konusundaki endişelerini anlattı.

“Bir yıllık evliydim. Evimize yeni yerleşmiştik, hayallerimiz vardı. Bütün yaşıtlarımın çocukları, başka hayalleri varken bizim önümüzde bir kanser patolojisi vardı. Yol görünmüyordu, uzundu. Sorduğum kişiler zor olduğunu söylüyordu. Ben de tutunacak bir umut arıyordum.”

Hastalığın ilk döneminde kısa süreliğine umutsuzluğa kapıldığını ancak tedaviye devam etme kararlılığını koruduğunu belirten Pirinç, “Bir an 'Buraya kadarmış.' hissi gelmedi değil ama o hemen gitti. 'Bu hikâye buradan devam edecekmiş.' diye düşündüm ama 'Yok, benimki buraya kadar değil. Ben bunu baştan yazacağım.' dedim.” ifadelerini kullandı.

Tedavi sürecinde Ankara, Malatya ve Elazığ arasında gidip gelen Pirinç, yaşadığı güçlüklerin yanında iyileşme ve anne olma umudunu da korudu.

“İnanmak ve sabretmek”

Kanser tedavisinin üzerinden 10 yıl geçtiğini belirten Pirinç, bugün kızının büyümesine tanıklık etmenin kendisi için büyük anlam taşıdığını söyledi.

26 yaşında kansere yakalandı, 37 yaşında hikâyesiyle umut oluyor

Meme kanseriyle mücadele eden kadınlara seslenen Pirinç, şu ifadeleri kullandı:

“Ne olursa olsun umudunu yitirmemek gerekiyor. Tedavimin tamamlanmasının üzerinden 10 yıl geçti ve bugün 8 yaşındaki kızımla yaşamımı sürdürüyorum. 'Ben iyileşeceğim' diyeceksiniz. Öyle ya da böyle iyileşeceksiniz. Sonucun iyi olacağına baştan inandım. Yani çok yüksek bir umutla inandım. 'Sonuç iyi olacak ve ben iyileşeceğim. Kaldığım yerden hikâyemi yazmaya devam edeceğim.' dedim. Hastalara da söyleyeceğim bu: İnanmak ve sabretmek.”

Pirinç'in yaşadıkları, meme kanserinde erken tanının ve uygun tedavinin önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Uzmanlar, kadınların memelerinde fark ettikleri kitle veya olağan dışı değişiklikleri geciktirmeden hekime bildirmelerini ve yaşlarına, risk durumlarına uygun tarama programlarına katılmalarını öneriyor.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
AA

Bakmadan Geçme