- Haberler
- Güncel
- 2026'da Kalandar ne zaman? Kalandar kimler kutlar? Kalandarın anlamı nedir? Kalandar gecesi Rum geleneği mi?
2026'da Kalandar ne zaman? Kalandar kimler kutlar? Kalandarın anlamı nedir? Kalandar gecesi Rum geleneği mi?
Kalandar rüzgarı Karadeniz'de esmeye devam ediyor: 2026 yılı geleneksel yeni yıl kutlamaları
Doğu Karadeniz’in sarp dağlarından kıyı kasabalarına kadar geniş bir coğrafyada asırlardır yaşatılan Kalandar geleneği, modern zamanın hızına direnerek 2026 yılında da tüm renkleriyle hayat buluyor. Rumi takvime göre yılın ilk günü kabul edilen bu özel dönem, bölge insanı için sadece bir zaman dilimi değişikliği değil, aynı zamanda bolluk, bereket ve toplumsal dayanışmanın en saf haliyle sergilendiği bir bayram niteliği taşıyor. Eski takvim ile yeni takvim arasındaki o mistik geçişin sembolü olan Kalandar, köylerde yakılan ateşlerden şehir meydanlarındaki festivallere kadar uzanan geniş bir yelpazede, kışın en soğuk günlerini samimiyetle ısıtmaya devam ediyor.
2026 Kalandar takvimi: Ne zaman kutlanır?
Kalandar kutlamalarının zamanlaması, bölgede hala kullanılan Rumi takvimin (Jülyen takvimi kökenli) miladi takvimle olan 13 günlük farkına dayanmaktadır. 2026 yılındaki takvim döngüsü incelendiğinde, Kalandar ayının miladi takvime göre 14 Ocak günü başladığı görülmektedir. Bu bağlamda, geleneğin en heyecan verici ve gizemli bölümü olan "Kalandar Gecesi", 13 Ocak’ı 14 Ocak’a bağlayan Salı gecesi büyük bir coşkuyla kutlanacaktır. Kalandar soğuklarının hüküm sürdüğü bu Ocak ayı boyunca, Karadenizliler için yeni bir yılın umudu ve toprağın uyanışına dair ilk işaretler büyük bir titizlikle takip edilmektedir.
Kalandarın kökeni ve toplumsal anlamı
Etimolojik olarak Latince "Calandae" (ayın ilk günü) kelimesinden türeyen Kalandar, Doğu Karadeniz’de Trabzon, Rize ve Giresun başta olmak üzere, komşu Gürcistan ve Kafkasya kültürlerinde de derin izlere sahiptir. Bu kadim gelenek, bir takvim başlangıcı olmasının ötesinde, doğayla iç içe yaşayan halkın bereket inancını simgeler. Kalandar'ın ilk sabahında eve giren ilk kişinin (Kalandar kırma ritüeli) "ayağı uğurlu" bir erkek ya da temiz kalpli bir çocuk olması, o hanenin tüm yıl boyunca hastalıktan uzak, bol rızıklı ve huzurlu geçeceğine dair sarsılmaz bir inanç oluşturur. Bu inanç, Karadeniz insanının köklerine olan bağlılığını ve manevi değerlerini 2026 yılında da geleceğe taşımasını sağlamaktadır.
Tarihsel perspektif: Rum kültürü ve kültürel sentez
Kalandar'ın kökenleri üzerine yapılan araştırmalar, bu geleneğin Roma ve Bizans dönemine kadar uzanan çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Antik Roma’da kutlanan Calandae festivalleri, Hristiyanlık döneminde Noel ve Epifani kutlamalarıyla harmanlanmış, bölgede yaşayan Rum (Pontus) halkı tarafından yüzyıllarca başat bir ritüel olarak korunmuştur. Ancak Anadolu’nun kültürel zenginliği içerisinde bu gelenek zamanla etnik bir sınırın ötesine geçerek, Müslüman Türk nüfusun da dahil olduğu ortak bir "yayla ve köy kültürü" haline dönüşmüştür. Günümüzde Kalandar, Karadeniz’in hırçın doğasında hayata tutunan tüm toplulukların ortak mirası ve bölgenin kimlik kartı olarak kabul edilmektedir.
Kalandar gecesinin mistik ritüelleri: Torba atma ve Karakoncolos
Kalandar gecesini diğer tüm kutlamalardan ayıran en eğlenceli ve biraz da ürkütücü yanı, nesilden nesile aktarılan dramatik oyunlardır. Havanın kararmasıyla birlikte gruplar halinde toplanan gençler ve çocuklar, tanınmayacak şekilde kılık değiştirir; yüzlerini kömür isiyle boyayıp üzerlerine koyun postları giyerler.
Torba Atma (Çanta Atma): Kapı kapı dolaşan gençler, kapıların önüne bir ipin ucuna bağladıkları torbaları bırakıp zili çalarak gizlenirler. Ev sahipleri ise "Kalandar geliyor!" diyerek bu torbaları fındık, ceviz, meyve veya yöresel şekerlemelerle doldurur.
Karakoncolos Oyunu: Efsaneye göre bu gece ortaya çıkan hayali yaratıktan korunmak için düzenlenen seyirlik oyunlarda, "Dede", "Gelin" ve "Karakoncolos" figürleri canlandırılır. Kemençe eşliğinde evleri ziyaret eden bu ekipler, toplumsal bir tiyatro sergileyerek topladıkları erzakları gecenin sonunda hep birlikte paylaşırlar.
Kalandar sofrasının lezzetleri ve UNESCO süreci
Kalandar gecesi, sadece oyunlarla değil, aynı zamanda damağa hitap eden özel bir gastronomi şöleniyle de kutlanır. Evlerde mutlaka kışın vazgeçilmezi olan lahana sarması, mısır haşlaması, kabak felisi (tatlısı) ve çeşitli kuruyemişlerden oluşan "Kalandar Sofrası" kurulur. Bazı köylerde yapılan çok tuzlu "kolot" ekmeği ise, bekar gençlerin rüyalarında evlenecekleri kişiyi görmeleri umuduyla yenen bir gelenektir. Bu denli zengin ve yaşayan bir kültür olması hasebiyle Kalandar, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine adaylık süreciyle de dikkat çekmektedir. Anadolu’nun en özgün kış ritüellerinden biri olan bu mirasın korunması, sadece Karadeniz için değil, dünya kültürel çeşitliliği için de büyük önem taşımaktadır.
2026 yılında Trabzon ve Rize belediyelerinin Kalandar gecesine özel festivaller ve meydan etkinlikleri düzenleyeceği açıklandı. Bu eşsiz atmosferi yerinde solumak için 13 Ocak gecesi Karadeniz yaylaları görülmeye değer olacak.